T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 507
KARAR NO : 2020 / 574
KARAR TR : 26.10.2020
ÖZET : Davacıların maliki olduğu ve çevreyolu çalışmaları sebebiyle bir kısmı kamulaştırılan taşınmazın, kamulaştırmadan artakalan kısmında, yol yapım çalışmaları sırasında kayma ve derin çatlaklar oluştuğu, taşınmaz üzerinde bulunan ağaçlar ile sulama kanallarının zarar gördüğünden bahisle maddi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar: 1-A. Ş. Y. ve diğ.
Vekili : Av. M. A.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. Y..
İhbarOlunan
(AdliYargıda) : C.İnşaat San. ve Tic. A.Ş.
Vekili : Av. Ü. K.
O L AY : Davacılar vekili dilekçesinde; Gümüşhaneİli, Merkez İlçesi Eskibağlar Mahallesinde bulunan 236ada 13 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile yineayni mahallede bulunan 234 ada 10 parsel sayılıtaşınmazın ½’lik kısmınınmüvekkillerinin müteveffa babaları Yaşar Yokuş’aait olduğunu; davalı tarafından yapılmakta olanGümüşhane İli Çevre YoluÇalışmaları nedeniyle 236 ada 13 parsel sayılı,9,367.00 m2.lik taşınmazın 1898,37m2.lik kısmınınkamulaştırıldığını; daha sonra, Nisanayında kamulaştırılan kısımda yapılan yolçalışmaları ve arazinin de eğimli nitelikteolması nedeniyle, kamulaştırmadan arta kalan kısımdakayma ve derin çatlakların meydana geldiğini; yani davalıidarece çevre yolu projesine dahil olmayan taşınmazda telafisimümkün olmayan zararlar ortaya çıktığını;yine 234 ada 10 parsel numaralı 761,00 m2’liktaşınmazın altından (yol çalışmasıkapsamında) tünel yapıldığını; tünelçalışmaları sırasında tüneldegöçük meydana geldiğini, bunun sonucunda taşınmazınbüyük bir kısmında çukur oluştuğunu; toprakkayması ve göçük nedeniyle taşınmazlardabulunan ağaçların, sulama kanallarının ve diğeryapıların zarar gördüğünü; can ve malgüvenliğinin tehlikeye girdiğini, butaşınmazın yeniden kullanımının imkansızhale geldiğini; bu nedenle, söz konusu taşınmazın gerikalan kısmının da davalı idare tarafından bedelikarşılığında alınmasının gerektiğini;konuya ilişkin davalı idare yetkilileriyle yapılan şifahigörüşmelerden sonuçalınamadığını; hukuk ve hakkaniyet gereğimüvekkillerine ait taşınmazın davalı idarecesatın alınmasnın gerektiğini, çünkütaşınmazın altına yapılan tünel nedeniylemüvekkillerinin söz konusu taşınmazda tasarruf yetkisininkısıtlandığını, ilerde yapılmasımuhtemel yapıların altından tünel geçmesi sebebiyleengellenmesinin, müvekkillerinin mülkiyet hakkınıkısıtladığını; toprak kaymasınınmeydana geldiği taşınmazda ise, uzun yıllarkullanılacak çevre yolunun güvenliğiaçısından kalan kısmınkamulaştırılmaya dahil edilmesinin her açıdan yararlıolacağını; çünkü toprak kaymasınınasıl nedeninin, eğimli arazinin sadece kamulaştırılanalanda yapılan derin kazılar olduğunu ifade ederek; 236 ada 13parsel ve 234 ada 10 parsel numaralı taşınmazların, 2942sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümleri kıyasenuygulanarak tespit edilecek değerin tam ve kesin olarakbelirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmaküzere, kamulaştırmasız el koymakarşılığı olan 2.000,00 TL’nin dava tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsilinekarar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
GÜMÜŞHANEASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 30.3.2018 gün ve E:2016/621, K:2018/295sayı ile, “(…)Tüm dosya kapsamı birliktedeğerlendirilmekle; Davacı tarafça Gümüşhaneİli Çevre Yolu yapımı çalışmaları nedeniylekendilerine ait 236 ada 13 parsel ve 234 ada 10 parsel numaralıtaşınmazlarda kayma, derin çatlaklar ve çökmelerinolduğu, taşınmazlar üzerinde bulunan ağaçlar,sulama kanalları ve diğer yapıların zarargördüğü ileri sürülerek davalıKarayolları Genel Müdürlüğü'ne davaaçılmıştır.
Yol yapmaişi davalı idareye kamu yasası ile verilmiş birgörevin gereğidir. Bir kamusal görevin kusurlu tertibi,yanlış düzenlenmesi, kötü yürütülmesisonucunda doğan zarar, hukuki nitelikçe hizmet kusurundandoğan zarar niteliği taşımaktadır. 11.02.1959 tarih ve17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı BirleştirmeKararında belirtildiği üzere bir kamu kurumunungörevlerinden olan bir işi yapmayıkararlaştırması idari bir karar olduğu gibi bu kararıyerine getirmek üzere plan ve projeler yapıp, o plan ve projelergereğince iş görmesi de kararın neticesi olan birer idarieylemdir. Karayolu yapılması sebebiyle davacılara ait 236 ada 13parsel ve 234 ada 10 parsel sayılı taşınmazlarda meydanagelen zararlar idari karar ve eylemlerden doğan zarar niteliğitaşımaktadır. Böyle davalar ise tam yargı davasıolup, idari yargı yerinde görülmesi gerekmekte olup davanınyargı yolu görevsizliği nedeniyle reddine karar verilerekaşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Uyuşmazlığınçözümünde İdari Yargı görevliolduğundan davanın HMK.nun 114/1-C ve 115.maddeleri gereğinceUSULDEN REDDİNE…” karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacılarvekili bu defa, 236 ada, 13 parsel sayılı taşınmazailişkin olarak; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla, şimdilik 2.000,00 TL'lik zararın dava tarihindenitibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
ERZİNCANİDARE MAHKEMESİ; 13.7.2020 gün ve E:2019/47 sayı ile,”(…)idare hukuku esaslarına göre; bir işlem veya kararın idarinitelikte sayılabilmesi için onun, bir kamu kurumu veya idareörgütü içinde yer alan idari bir makam tarafındanyapılmış olması, idare hukuku alanındaki idarifaaliyetlerle ilgili olması gerekmektedir. Dolayısıyla idarehukuku kuralları içinde, kamu hizmetinin yürütülmesiamacıyla kamu gücü kullanılarak tesis edilen idariişlemler, idari eylemler ve idari sözleşmelerden doğanuyuşmazlıkların görüm ve çözümüidari yargının görev alanına girmekte olduğu, bunundışındaki, bir başka anlatımla idari işlem, idarieylem ve idari sözleşme mahiyetinde olmayan veya kanun koyucutarafından adli yargı tarafında çözümlenmesini öngördüğüuyuşmazlıkların ise adli yargının görevalanına girdiği anlaşılmaktadır.
(…)
13.07.2010tarih 6001 sayılı Karayolları GenelMüdürlüğü’nün Teşkilat veGörevleri Hakkındaki Kanun’un, “Amaç veKapsam” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Kanununamacı; karayolları ağının kalkınma planları,ulaştırma ana planı, stratejik plan ve programlar çerçevesindeilgili diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliği içindeulusal düzeyde geliştirilerekyaygınlaştırılmasını; karayolları vekarayollarıyla ilgili altyapı, diğer yatırımlar vehizmetlerin, ekonomik ve sosyal gelişmenin gereklerine uygun, diğerulaşım sistemleri ile uyumlu, güvenli ve çevreyeduyarlı bir şekilde yapılması ve/veyayaptırılması ve Karayolları GenelMüdürlüğünün çalışma usul veesasları ile teşkilat ve görevlerine ilişkinhükümleri düzenlemektir.” hükmüne;“Görev ve Yetkiler” başlıklı 4. Maddesinde;“...c) Görev alanına giren karayolu ağlarınınyapımı, bakımı, onarımı ve diğer hususlarhakkında teknik nitelik ve şartları tespit etmek veya ettirmekve gerekli şartnameleri hazırlamak(...)
g)Karayollarının yapım, bakım ve onarımı ileemniyetle işlemesi için gerekli olan garaj ve atölyeleri,makine ve malzeme ambarları ile depolarını, servis veakaryakıt tesislerini, laboratuvarlarını, denemeistasyonlarını, dinlenme yerlerini, bakım ve trafik emniyetinisağlamaya yönelik bina ve lojmanları, alıcı-vericitelsiz istasyonları ile gerekli haberleşme şebekelerini, GenelMüdürlüğün görevlerini daha verimli şekildeyerine getirmesine yönelik eğitim tesisleri ile sosyal tesisleri vediğer bütün yan tesisleri hazırlayacağı vehazırlatacağı plan ve projelere göre yapmak,yaptırmak, donatmak, işletmek veya işlettirmek, bakım veonarımını yapmak veya yaptırmak, kiralamak(...)”hükümlerine yer verilmiştir.
İdareninyürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetineilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydanagetirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibitesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerince çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmişbulunmaktadır.
Nitekimyukarıda belirtilen genel kabul doğrultusundaki Yargıtayİçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 11.2.1959günlü, E: 1958/17, K: 1959/15 sayılı kararının,III. Bölümünde, “İstimlâksiz el atma halindeamme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygun hareketetmeden ferdin malını elinden almış olması sebebiylekanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan davaMedeni Kanun hükümlerine giren mülkiyete tecavüzünönlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazminidavasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesiiçindedir.
Bundanbaşka, bir amme teşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılır.
Yapılanişlerin plan veya projeye aykırı olarak yapılması halide idari karara aykırı bir hareket bulunması itibariyle yineidari kararın tatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan buiddia ile açılmış bir dava haksız fiilden doğanbir davadan ibaret olacaktır.
Bu bentteanılan davalar, içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur” görüşüne yerverilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacıların maliki olduğuve çevreyolu çalışmaları sebebiyle 1.898,37 m2 likkısmı kamulaştırılan Gümüşhaneİli, Merkez İlçesi, Eskibağlar Mahallesinde bulunan 236ada 13 parsel sayılı taşınmazınkamulaştırmadan arta kalan kısmında, yol yapımçalışmaları sırasında kayma ve derinçatlaklar oluştuğu, taşınmaz üzerinde bulunanağaçlar ile sulama kanallarının zarargördüğünden bahisle uğranılan zararıntazmini istemiyle 05/08/2016 tarihinde Gümüşhane Asliye HukukMahkemesi'nin 2016/621 esasına kayden açılan davada,anılan Mahkemenin 30/03/2018 tarih ve K:2018/295 sayılıkararı ile "uyuşmazlığınçözümünde idari yargı görevli olduğundandavanın HMK'nın 114/1-C ve 115 maddeleri gereğince usuldenreddine" karar verildiği, söz konusu kararınkesinleşmesi üzerine görülmekte olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Karayoluyapımı sırasında mülkiyeti davacılara aittaşınmazda, kayma ve derin çatlaklar oluştuğu,taşınmaz üzerinde bulunan ağaçlar ile sulamakanallarının zarar gördüğü iddiasıyla,meydana gelen zararın tazmini talebi söz konusu olduğundan,davanın haksız fiilden doğan bir tazminat davasısayılacağı kuşkusuzdur.
Belirtilenduruma ve davanın niteliğine göre, idarenin ayni bir hakkamüdahalesinin hukuka uygunluğunun yargısal denetimi işinesasını teşkil etmekte olup, açılan dava ile biridari tasarrufun iptalinin ya da böyle bir tasarruf nedeniyleuğranılan zararın tazmininin istenilmemiş bulunmasıkarşısında, haksız fiilden doğan zararlarıntazmini davasının, özel hukuk hükümlerine göregörüm ve çözümünde adli yargı yerigörevli bulunmaktadır.
Bu durumda,yukarıda yapılan açıklamalar uyarıncauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görev alanı içerisindebulunmadığı ve davanın önceki görevsizlikkararı veren Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanıiçerisinde kaldığı sonucunavarıldığından, yukarıda hükmüne yer verilen2247 sayılı Kanun uyarınca, görevli merciin belirtilmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmak gerekmiştir.
Nitekim,benzer uyuşmazlıklarda verilen Uyuşmazlık Mahkemesi'nin20.02.2017 tarih ve E:2016/622, K:2017/27 sayılı kararı ile29.01.2018 tarih ve E:2018/30, K:2018/60 sayılı kararı da buyöndedir.
Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca,davada adli yargı mercii görevli olduğu ve Mahkememizingörevsizliği kanaatine varıldığından,görevli merciin belirlenmesi için, Gümüşhane AsliyeHukuk Mahkemesi'nin E:2016/621 sayılı dosyası da temin edilerek,dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, işinincelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, BurhanÜSTÜN’ün Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ,Nurdane TOPUZ ve Bilal ÇALIŞKAN'ınkatılımlarıyla yapılan 26.10.2020 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, idari yargı dosyası ile birlikte adli yargıdosyası da temin edilmek sureti ile 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesinde öngörülen şekildebaşvurulduğu ve adli ve idari yargı yerlerinde ortak talep olan, 236 ada, 13 parsel sayılı taşınmaz yönündengörev uyuşmazlığı doğduğu; usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile kararverildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacılarınmaliki olduğu ve çevreyolu çalışmalarısebebiyle bir kısmı kamulaştırılanGümüşhane İli, Merkez İlçesi, EskibağlarMahallesinde bulunan 236 ada 13 parsel sayılıtaşınmazın, kamulaştırmadan artakalankısmında, yol yapım çalışmalarısırasında kayma ve derin çatlaklar oluştuğu,taşınmaz üzerinde bulunan ağaçlar ile sulama kanallarınınzarar gördüğünden bahisle fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL'lik maddi zararın davatarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine kararverilmesi istemiyle açılmıştır.
İdareninyürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetineilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydanagetirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibitesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi bir aynihakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazmini davalarınınise, mülkiyete tecavüzün önlenmesine ve haksızfiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre adliyargı yerince çözümleneceği, yerleşikyargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Nitekimyukarıda belirtilen genel kabul doğrultusundaki Yargıtayİçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 11.2.1959günlü, E:1958/17, K:1959/15 sayılı kararının,III. Bölümünde, “İstimlâksiz el atma halindeamme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygun hareketetmeden ferdin malını elinden almış olması sebebiylekanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan davaMedeni Kanun hükümlerine giren mülkiyete tecavüzünönlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararıntazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesiiçindedir.
Bundanbaşka, bir amme teşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılır.
Yapılanişlerin plan veya projeye aykırı olarak yapılması halide idari karara aykırı bir hareket bulunması itibariyle yineidari kararın tatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan buiddia ile açılmış bir dava haksız fiilden doğanbir davadan ibaret olacaktır.
Bu bentteanılan davalar, içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur” denilmektedir.
Dosyanınincelenmesinden, Gümüşhane İli, Merkez İlçesi,Eskibağlar Mahallesinde bulunan 236 ada, 13 parsel sayılıtaşınmazın davacılara ait olduğu; davalı idaretarafından yapılmakta olan Gümüşhane İli,Çevre Yolu çalışmaları kapsamındataşınmazın bir bölümününkamulaştırıldığı; kamulaştırılankısımda yapılan yol çalışmaları vearazinin de eğimli nitelikte olması nedeniyle,kamulaştırmadan arta kalan kısımda kayma ve derinçatlakların meydana geldiği; davalı idarece çevreyolu projesine dahil olmayan taşınmazda telafisi mümkünolmayan zararlar ortaya çıktığı ilerisürülerek, uğranılan zararın tazmini istemiyle davaaçıldığıanlaşılmıştır.
Olayda, adliYargı yerinde açılan davada yapılan keşif sonucuhazırlanan 15.9.2017 tarihli "Teknik Bilirkişi Raporunda","... Dava konusu 236 ada, 13 parsel; Tapu Sicilinde 9367.00 m² alanlakayıtlı olup, Gümüşhane ili hudutları dahilindeyol, inşaat ve emniyet sahası tesis etmek amacıyla yapılantünel çalışmaları nedeniyletaşınmazın bir kısmında yarık veçökmeler oluşmuştur. Davacı taşınmazındayol tünel inşaatı nedeniyle zarar gören ve ekli krokide Bharfi ile gösterilen alan 3101.09m²dir.”denildiği; yineİnşaat Mühendisi, Ziraat Mühendisleri ve GayrimenkulDeğerlendirme Uzmanınca hazırlanan 21.9.2017 tarihliBilirkişi Heyeti Raporunda da; "... Keşif sırasındayapılan incelemede 234 ada, 10 parsel nolu taşınmazüzerinde derin bir çökme olduğu, 234 ada, 13 parsel nolutaşınmaz üzerinde ise derin çatlaklar olduğugörülmüştür. Taşınmazlardan 234 ada, 10parsel nolu taşınmaz üzerinde oluşan derin ve genişçökme nedeni ile kullanılamayacaktır. 234 ada, 13 parselnolu taşınmaz üzerinde ise derin çatlakları kapsayanalan fen bilirkişi raporunda 3.101.09 m² olarak belirtilmiş oluptaşınmazın el atılan kısmının arsa bedeli veüzerindeki ağaç bedeli aşağıda hesaplanmıştır...." görüşüne yer verildiği; aynışekilde hazırlanan Ek Bilirkişi Raporunda da "... Keşifsırasında 236 ada 13 parsel nolu taşınmaz üzerinde isederin ve geniş çatlaklar görülmüştür.Derin ve geniş çatlaklar nedeniyle arazi üzerinde bulunanağaçların sulanması imkansız bir halalmıştır. Heyelana bağlı olarak oluşançatlaklar nedeniyle kuvvetle muhtemel ağaçkökleri zarar görmüş olabilir, verim düşüklüğüveya ağaçlardaki kurumalar ilerleyen zamanlardagörülebilir…..taşınmazın eski hale getirilme imkanınınolup-olmadığının, alanında uzman jeolojimühendisleri tarafından tespitinin yapılması halindetaşınmazın eski haline getirilme bedeli hesaplanabilecektir..."ibarelerine yer verildiği görülmekte, davacılarıntaleplerinin de, yol yapımı sırasında olumsuz etkilenentaşınmazlarından dolayı uğradıkları zarardandolayı tazminat istemleri olduğu görülmektedir.
Anayasanın125 inci maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu kurala bağlanmış olup, bununla birlikte idareninyürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda,düzenlenişinde veya işleyişinde nesnel nitelikli bozukluk,aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusurununhizmetin kötü işlemesi veya hiç işlememesihallerinde gerçekleştiği ve bunun idarenin tazminyükümlülüğünün doğmasına yolaçtığında kuşku bulunmamaktadır.
Bu durumdadavacıların iddiaları ve dosyada bulunan bilirkişiraporları dikkate alınarak, davanın, idarenin görevindeolan kamu hizmetini yürüttüğü sıradaki eylemindenveya eylemsizliğinden doğan zararın giderilmesine yönelikolarak açıldığının kabulü gerekir.
Kamuhizmetinin, yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin; kamu yararına uygun şekildeişletilip işletilmediğinin; hizmet kusuru ya da başka birnedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığınınyargısal denetiminin, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun 2. maddesinde “idari dava türleri”arasında sayılan “idari işlem ve eylemlerden dolayızarara uğrayanlar tarafından açılacak tam yargıdavası” kapsamında, idari yargı yerlerinceyapılacağı açıktır.
Belirtilendurum karşısında, davanın görüm veçözümü idari yargı yerinin görevinegirdiğinden, Erzincan İdare Mahkemesinin 13.7.2020 gün veE:2019/47 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir.
S O N U Ç:Davanın çözümünde İDARİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle Erzincan İdare Mahkemesinin13.7.2020 gün ve E:2019/47 sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 26.10.2020 gününde, OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Burhan Şükrü Mehmet Birol
ÜSTÜN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Bilal
TUNÇ TOPUZ ÇALIŞKAN
Full & Egal Universal Law Academy