T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/590
KARAR NO : 2020/649
KARAR TR: 26.10.2020
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : E.B.
Vekili : Av.A.A.
İdari Yargıda
Sağlık Belediye Başkanlığı
Davalı: Adli Yargıda
Sağlık Belediye Başkanlığı
Vekili : Av.G.G.
İhbar Olunan: İller Bankası A.Ş.
Vekili : Av.E.D.
İhbar Olunan: K.Y.(E.İnş.Taah.Doğalgaz veProje & Argem Grup
İnşTurz. Proje Müh. Tic. Ltd. Şti)
O L A Y :Davacıvekilidavadilekçesindeözetle; müvekkilinin7.12.2017 tarihinde 68 ... 686 plakalı aracıyla SağlıkKasabası Narçiçeği Sokakta trafiğeaçık olan yolda seyir halinde iken yol kenarında bulunançukura düştüğünü, düşmesonucunda aracının tamamen yanarak kullanılamaz halegeldiğini; uğramış olduğu zararın tazmini içindavalı idareye başvuruda bulunduğunu; başvurusunarağmen tarafına herhangi bir cevap verilmediğini; davalıidare tarafından sokakta gerçekleştirilen altyapıçalışması nedeniyle yol kenarında büyükçukurlar açıldığını ve söz konusuhizmet esnasında hiçbir uyarı levhasınınasılmadığını; güvenlik önlemininalınmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla 1.100,00-TL maddi tazminat ve5.000,00-TL manevi tazminatın tahsili istemiyle idari yargı yerindedava açmıştır.
AKSARAY İDARE MAHKEMESİ: 10.4.2018 gün veE:2018/322, K:2018/319 sayı ile, davanın, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun uygulanmasına ilişkin birtazminat davası olduğu, anılan Kanunun 110. maddesiuyarınca görüm ve çözümünde adliyargı mercilerinin görevli olduğu gerekçesiyle adliyargının görev alanına giren davanın,2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi ve15.maddesinin (1-a) bendi uyarınca görev yönünden reddinekarar vermiş,bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez1.100,00-TL maddi ve 2.000,00-TL manevitazminat istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesi: 20.12.2019 gün veE:2018/158, K:2019/233 sayı ile, davacının zararınınidarenin yol bakım çalışması esnasında hizmetinkötü işlemesinden kaynaklı bir dava olduğu anlaşılmakla,davanın idari yargı mercilerinde açılmasıgerektiğinden bahisle 6100 Sayılı HMK 114/1-b ve 115.maddelerigereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanındava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermiş, bukarara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi: 10.3.2020gün ve E:2020/293, K:2020/395 sayı ile, hizmet kusurundan kaynaklananzararlar yönünden idare aleyhine tam yargı davasınıidari yargı yerinde açması gerektiği gerekçesiyle,görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemecekendiliğinden (re'sen) dikkate alınmasının zorunluolduğu; davanın daha önce idari yargıdaaçıldığı ve adli yargının görevliolduğuna dair karar verildiğinin görüldüğü;ancak, söz konusu kararın kesinleşip kesinleşmediğininanlaşılamadığı; öncelikle söz konusu davadosyasının getirtilip denetlenerek verilen kararınkesinleşip kesinleşmediğinin araştırılıpaçıklığa kavuşturulması ve kararınkesinleştiğinin görülmesi halinde ise dava dosyasındakiyargılamayı durdurmak suretiyle (2247 sayılı UMK m. 19/1),her iki dosyanın kül halinde yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesiamacıyla Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi,Uyuşmazlık Mahkemesi'nin kararı beklenilerek sonucuna görekarar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekildekarar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle, davacıvekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesikararının HMK'nun 353/1-a,4. maddesi uyarıncakaldırılmasına, dosyanın mahalline iadesine kesin olarakkarar verilmiştir.
AKSARAY 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 8.9.2020 günve E:2020/92 sayı ile, Davanın görüm veçözümünün idari yargı yerinin görevinegirdiği neticesine varıldığından, Mahkemeleridosyası ile birlikte Aksaray İdare Mahkemesi'nin 2018/322 Esassayılı dosyasının fıziken dosya arasınaalınarak, her iki dosyanın birlikte kül halinde, görevlimerciin belirlenmesi için, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesigereğince Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine,Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından karar verilinceye kadaryargılamanın durdurulmasına, yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesiiçin UMK'nın 19/1. maddesi uyarınca UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Burhan ÜSTÜN’ünBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıylayapılan26.10.2020 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;Asliye Hukuk Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, adliyargı dosyasının Mahkemece, ekinde idari yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği vedavalı Sağlık Belediye Başkanlığı yönündenusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimGülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yoldameydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülenzararın tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklarave yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaretlevhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafikbirimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının aracıyla seyirhalindeyken kaza yaptığı, bu kaza neticesinde oluştuğuönesürülen zararın tazmini talebiyle bakılan budavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’daadli ve idari yargı ayırımına gidilmiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu dolayısıyla, Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan 8.9.2020 gün ve E:2020/92 sayılı başvurununreddi gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Aksaray3. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan 8.9.2020 gün ve E:2020/92sayılı BAŞVURUNUN REDDİNE, 26.10.2020 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Burhan Şükrü Mehmet Birol
ÜSTÜN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Bilal
TUNÇ TOPUZ ÇALIŞKAN
Full & Egal Universal Law Academy