T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 595
KARAR NO: 2020 / 630
KARAR TR : 26.10.2020
ÖZET :Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılanzararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918sayılı Kanun'un 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDEgörülmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı :A. Ö.
Vekili : Av. N. K.
Davalı : Kırklareli İl Özel İdaresi
Vekilleri:Av. Ö. T. - Av. S. M. A.
OL A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilineşinin 8.7.2018 tarihinde, sevk ve idaresinde bulunan 39 ... 631plakalı motosiklet ile Havluobası Köyü istikametindenDüğüncübaşı Köyü istikametine seyirhalinde bulunduğu sırada, yolun bozuk olmasından dolayıdireksiyon hakimiyetini kaybettiği ve tek taraflı,ölümlü, maddi hasarlı trafik kazası meydanageldiği, meydana gelen bu kaza sonucu müvekkilin eşinin vefatetmiş olduğu, Kazanın meydana geldiği yol her ne kadarmotorlu araç trafiğine açık ise de, bu yolun motorluaraçlar için tehlike arz ettiğinin açıkolduğu, çevre sakinlerince yolun tehlike arz ettiği veonarılması hususunda şikayet ve başvurularınbulunduğu, davalının kusurlu olduğu, davacınınuğramış olduğu maddi ve manevi zararın giderilmesikonusunda, bir dilekçe ile davalı idare olan Kırklareliİl Özel İdaresine başvuruda bulunulmuş olmasınarağmen davalı idarece başvurularına olumlu veya olumsuz bircevap verilmediği, idarenin hizmet kusuru sebebiyle müvekkilineşini kaybettiği ve desteğinden yoksun kalmışolduğundan bahisle, adli yardım talebinin kabulü iledavacının 1 yıl süreyle asgariihtiyaçlarının karşılanabilmesi bakımından20.000 TL geçici ödemenin Türk Borçlar Kanunu'nun 76.maddesi gereğince yargılama sonunda hükmedilecek tazminattanmahsup edilmek üzere davalıdan tahsili hususunda tensip arakararı kurulmasına, davanın maddi tazminata ilişkinkısmı "belirsiz alacak davası" niteliğinde olupgerçek zararı belirlenebilir hale geldiğinde talebiartırılmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydıyla 20.000,00TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibarenişletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, eşinikaybederek büyük bir acı ve yıkım içine girendavacı için 70.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihindenitibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline,yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıyayükletilmesine karar verilmesi istemleriyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
EDİRNEİDARE MAHKEMESİ: E:2019/934 sayılı dosyasında,"... 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: '... Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir...' (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında 'Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.' denilmektedir. AnayasaMahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun'dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartlan, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacaksorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün 20.04.2018tarih, E.2018/131 K: 2018/250 sayılı kararı ile İstanbulBölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesinin 15/09/2017günlü, E:2017/2710, K:2017/2239 sayılı kararı da buyöndedir.
Diğeryandan, motosikletin, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nunyukarıda ayrıntılı olarak yer verilen 3.maddesindebelirtilen tanımlar çerçevesinde, aynı Kanun'un 110.Madddesi kapsamına girdiği konusunda bir tereddütbulunmamaktadır.
Açıklanannedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüYasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca davanıngörev yönünden reddine, ..." dair 17.7.2019 gün,2019/919 sayılı kararının kesinleştiğianlaşılmıştır.
Davacıvekili, aynı yöndeki taleple bu kez adli yargı yerinde davaaçmıştır.
LÜLEBURGAZ2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: E:2019/437 sayılıdosyasında "... Tüm dosya kapsamı birliktedeğerlendirildiğinde; Somut olayda, davacı tarafça,davalı Kırklareli İl Özel İdaresi tarafındanyolun bozuk olması nedeniyle gerekli tedbirlerinalınmadığı ve yolun bakım ve onarımınınyapılmadığı ve bu nedenle davaya konu kazanın meydanageldiği ileri sürülmüştür. Davalıİdarebir kamu tüzel kişiliği olup, işlem ve eylemlerikamusal nitelik taşır vekamu hizmeti görmektedir. Görevinhiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hizmet kusuruniteliğindedir.
Anayasa'nın125/1.fıkrası ile idarenin her türlü eylem veişlemlerine karşı yargı yolu açık olduğu;2577 sayılı İYUK 2-b bendinde, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan ihlal edilenlertarafından, idari yargı yerinde tam yargı davasıaçabileceği hüküm altınaalınmıştır.
Kamuhizmeti görmekle yükümlü olan idareler kamu hizmetisırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukukhükümlerine tabi değildirler. Kamu tüzel kişilerininyasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerinkullanılması sırasında oluşan zararda niteliğiitibari ile hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olduğu için buzararların tazmini amacıyla 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunun 2. maddesine göre idari yargıyerinde tam yargı davası açılması gerekmektedir.
2918sayılı Yasa'nın 110. maddesine göre 'işleteni veyasahibi devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolanaraçların sebep verdiği zararlara ilişkin olanlarıdahil, bu kanundan doğan sorumluluk davaları Adli Yargı'dagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.' 2918sayılı KTK'nın 110. maddesinde yapılan değişiklikle,kamu araçlarının verdiği zararlar nedeniyleişletenin sorumluluğuna ilişkin olarak adli yargıdadavanın görülmesi esası benimsenmiş ancakhizmetkusurundan kaynaklanan hukuki uyuşmazlıkların da bu kapsamdadeğerlendirileceğine yönelik herhangi bir ifadeye yerverilmemiştir.
YargıtayHukuk Genel Kurulu'nun 29.06.2016 tarih, 2014/1163 E. "2016/909 K:sayılı ilamında'....KTK’dan doğan sorumlulukdavaları 85 ve devamı maddelerinde düzenlenen “motorluaracın işletilmesinin” sonucu doğan zararlar nedeni ile“motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğuteşebbüsün sahibinin” sorumlu olduğu davalardır.Yani KTK'nun 106. maddesi gereğince Devlet ve diğer kamukuruluşlarına ait motorlu araçların işletilmesinedeniyle araç işleticisi sıfatıyla (KTK'nun 85. maddesigereğince) kamu idareleri ve kuruluşlarına karşıaçılacaklar da dahil bütün araç sahibi veişleticilerine karşı açılan davalar adli yargıkolunun görev alınana girmektedir. Buna karşın kamuidareleri ve kuruluşlarının trafik güvenliği vedüzenini sağlamak amacıyla gerek kendi kuruluşyasaları, gerekse 2918 sayılı KTK’na göreyürüttükleri hizmetlerin, kamu hizmeti niteliğinitaşıması ve yukarıda sözü edilen KTK’da görevlendirilenkamu idare ve kuruluşlarının sorumluluklarına ilişkinherhangi bir düzenlemenin ayrıca KTK’da yer almamasıdikkate alındığında, trafik düzeni vegüvenliği hizmetlerinden kaynaklandığı iddia edilenzararların tazmini istemiyle ilgili idarelere karşı açılandavalar idari yargı kolunun görev alanına girmektedir.'şeklinde karar verilmiştir .
6100sayılı HMK'nın 114/1-b maddesi gereğince 'Yargıyolunun caiz olması' düzenlenmesine yer verilmiş olup, 115/2.maddede ise 'Mahkeme, dava şartı noksanlığınıtespit ederse davanın usulden reddine karar verir'düzenlenmiştir.
Tümbu yasal düzenlemeler ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı birarada değerlendirildiğinde; davanın konusunu oluşturanolayda davalı idarenin, hizmet kusuru bulunupbulunmadığını araştırma görevinin, idariyargının görev alanında bulunduğu ve Davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. Maddesihükmünce İdari Yargı yerinde çözümlenmesigerektiği, HMK'nın 114/1-b maddesi gereğince yargı yolununcaiz olmadığı anlaşılmakla, HMK madde 115/2gereğince davanın usulden reddine ..." dair 23.1.2020 gün,K:2020/69 sayılı kararı 1.7.2020 tarihindekesinleşmiştir.
Davacıvekili tarafından, olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyleLüleburgaz 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'ne verilen dilekçeyle UyuşmazlıkMahkemesine başvurulması talep edilmiş olmakla, davadosyası Lüleburgaz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 18.9.2020 gün,E:2019/437 sayılı yazısıyla Mahkememizegönderilmiş olup, 2.10.2020 tarihinde kayda girmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Burhan ÜSTÜN’ünBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan26.10.2020 günlü toplantısında:
I-İLK İNCELEME:
Dosyaüzerinde 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarıncayapılan incelemeye göre; adli ve idari yargı yerleriarasında 2247 sayılıKanun'un 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, usule ilişkinişlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Burak CenkİLHAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davanın;meydana gelen trafik kazası neticesinde ortayaçıktığı belirtilen zararın, olayınoluşumunda kusurlu olduğu ileri sürülen davalıkurumdan tazmini istemiyle açıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; "Kapsam"başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
AynıKanunun, "Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri"başlıklı 7. maddesinde; "Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
j)Trafik zabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmaküzere Bu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır"hükmüne yer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Kanun'un 19.1.2011 günlü Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıKanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır" denilmiştir.
2918sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2. Asliye HukukMahkemesi'nce yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: "… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…" (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158. maddesinin son fıkrasında "Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır." denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158. maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Kanun'un 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Lüleburgaz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23.1.2020 gün veE:2019/437, K:2020/69 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Lüleburgaz 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23.1.2020 gün ve E:2019/437, K:2020/69sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,26.10.2020 gününde, OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Burhan Şükrü Mehmet Birol
ÜSTÜN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Bilal
TUNÇ TOPUZ ÇALIŞKAN
Full & Egal Universal Law Academy