T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 539
KARAR NO: 2020 / 611
KARAR TR : 26.10.2020
ÖZET :Davacı şirketinortağından miras yoluyla davalımüflise kalan şirket payı karşılığı taahhütedilen sermaye payının ödenmemesinden kaynaklıalacağın sıra cetveline kayıt ve kabulü istemiyleaçılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDEgörülmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : ... Menkul Değerler A.Ş.
Vekilleri: Av. Y. Ö. - Av. M. A.
Davalı :1- Müflis Ali Avni Balkaner İflas İdare Memurları (AdliYargıda)
2- Müflis Ali Avni Balkaner İflas İdaresi (İdariYargıda)
Vekili :Av. F. P.
OL A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacışirketin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) YönetimKurulu'nun 9.6.2005 tarih ve 225 sayılı kararı ile ammealacaklarının tahsili bakımından 5020 sayılıKanun ile değişik 5411 sayılı Kanun'un Geçici 11. maddesiçerçevesinde mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun15/7a maddesi uyarınca temettü hariç ortaklıkhakları ile yönetim ile denetiminin deviralındığı, halen davacı şirketin tüzelkişiliği dolayısıyla şirketin yönetim vedenetiminin TMSF tarafından atanan yöneticilerce idare edildiği,davacı şirketin Yurtbank A.Ş'nin hakim ortaklarından olanAli Avni Balkaner'in ortağı bulunduğu bir yatırımşirketi olup Sermaya Piyasası Kurulu'nun 25.6.2001 tarih veAFD/852-7084 sayılı yazısı ile davacı şirketinfaaliyetlerinin geçici olarak durdurulduğu, davacışirketin ortaklarından olan Muzaffer Hakan Balkaner'in vefatıüzerine kayıtlı hisselerin 1/2'sinin babası Ali AvniBalkaner'e miras yolu ile devredildiği, bu durumda muflis adınakaydı yapılan (devredilen) taahhüt ettiği pay miktarınınyarısı (taahhüd edilen sermayenin ödenmeyenkısmı) olan 96.000,00 TL'nin 26.7.2004 tarihinden itibaren iflastarihi olan 17.10.2007 tarihine kadar oluşan 51.121,97 TL faizi ilebirlikte toplam 147.121,97 TL olduğundan bahisle, bu miktarın davatarihinden itibaren T.C. Merkez Bankası reeskont faiz tutarınaişleyecek olan faizi ile birlikte alacağın kabulü ilealacak kaydının tesisine ve sıra cetveline kaydına kararverilmesi istemleriyle adli yargı yerinde davaaçmıştır
ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ: E:2011/122sayılı dosyasında "... Dava; davacı şirketinortağındanmiras yoluyla davalı müflis Ali Avni Balkaner kalan şirketpayı karşılığı taahhüt edilen sermayepayının ödenmemesinden kaynaklı alacağınsıra cetveline kayıt ve kabulüne ilişkindir.
Müflis Ali Avni Balkaner hakkında Ankara Asliye 2. TicaretMahkemesinin 2005/120 esas 2007/381 sayılı kararı ileiflasına karar verildiği, iflas tasfiyesinin T.C. TasarrufMevduatı Sigorta Fonu Tasfiye Dairesi Başkanlığıncayürütüldüğü görülmüştür.
Ankara 6.Sulh Hukuk Mahkemesinin 26/07/2004 tarih ve 2004/607 esas 2004/1045karar sayılı mirasçılık belgesinin incelenmesindemuris Muzaffer Hakan Balkaner'in 03/04/2004 tarihinde vefatı ile geriye[eşi ve müşterek çocuğunun terekeyikayıtsız ve şartsız reddettiği ve reddin tesciledildiği dikkate alınarak] mirascı olarak babası Ali AvniBalkaner ve annesi Fatma Pelin Balkaner'i bıraktığıgörülmüştür.
T.C. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Tasfiye DaireBaşkanlığının 14 Nisan 2011 tarih ve 00733sayılı yazı cevabı ve eklerinin incelenmesinde davacıMet Menkul Değerler A.Ş vekili tarafından 07/04/2009 tarihlidilekçe ile 147.121,97 TL alacak kayıt talebinde bulunulduğu;iş bu talebin iflas idaresi talebinden (5) numaralı alacak kayıtbaşvurusu olarak değerlendirildiği ve alacak kayıt talebihakkında 29/11/2010 tarih ve 56 sayı ile "Alacakyargılamayı gerektirdiğinden alacaklının alacakkayıt talebinin reddine, 4. Sıra kapsamındadeğerlendirilmesine...." karar verildiği;görülmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarcagösterilen deliler toplanmış ve konunun incelenmesiuzmanlık gerektiren yönleri olduğundan talimatla bilirkişiincelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler M. H. ve Prof.A. N. B. tarafındanmüştereken düzenlenen (İstanbul Asliye 5. TicaretMahkemesinin 2011/35 Talimat sayılı) 12/10/2011 tarihlibilirkişi raporuna göre davacının davalıdan iflastarihi 17/10/2007 tarihi itibariyle Sermaye taahhüt borcundan kaynaklanan96.000,00 TL asıl alacak 51.674,67 TL temerrüt faizi olmak üzeretoplam 147.674,67 TL alacaklı bulunduğu, davacınıntesbitlerin altında kalan 147.121,97 TL kayda esas talebi ilebağlı olduğu yönünde görüşbildirilmiş olduğu incelenen bilirkişi raporundananlaşılmıştır.
İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia vesavunmalarına, bilirkişi raporu içeriğine göre;
Taraflar arasında davacı şirketin ortağı olanmuris Muzaffer Hakan Baklaner'in vefatı ile mirasınınmüflis Ali Avni Balkaner ve dava dışı Fatma PelinBalkaner'e kaldığı, müflis Ali Avni Balkaner'iniflasına karar verildiği; iflas tasfiye işlemlerinin yasagereği T.C. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Tasfiye DairesiBaşkanlığınca yürütüldüğühususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacışirketin ortaklığına miras yoluyla sahip olan müflisAli Avni Balkaner'in davacı şirkete taahhüt edilipödenmeyen sermaye payı borcu bulunup bulunmadığı;varsa ödenmemiş asıl borç ve faiz miktarınınsaptanması hususunda bulunmaktadır.
Kural olarak; Anonim Şirket payı üzerindeki haklar damiras yoluyla intikal kabiliyetine haizdir; mirasçılarınsöz konusu pay üzerindeki hakkı, mirasınaçılması ile birlikte iktisap edeceklerdir.
Somut olayda; davacı şirketin ortağı olan M. H.B.'in 03/04/2004 tarihinde vefatı ile geriye [eşi vemüşterek çocuğunun terekeyi kayıtsız veşartsız reddettiği ve reddin tescil edildiği dikkatealınarak] mirascı olarak davalı/müflis A. A. B. ve davadışı F. P. B.'i bıraktığı; terekenin taksimedildiği; resmi tasfiyeye tabi tutulduğu veyahut aile mallarıortaklığı tesis olunduğu yönünde savunmabulunmadığından; tereke borcundan kaynaklı olarakmirası kabul eden mirascıların murisin borçlarındanşahsen müteselsilen sorumlu bulundukları dikkatealındığında; alacaklınınmirasçıların tamamı ve/veya bir kaçı ile birinekarşı (BK.mad.142) alacak isteminde bulunabileceği dikkatealındığında; yargılama sırasındabilirkişiler Mehmet Haznedar ve Prof.A.N. B. tarafındanmüştereken düzenlenen (İstanbul Asliye 5. TicaretMahkemesinin 2011/35 Talimat sayılı) denetime elverişli12/10/2011 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının,davalıdan iflas tarihi 17/10/2007 tarihi itibariyle Sermaye taahhütborcundan kaynaklanan 96.000,00 TL asıl alacak 51.674,67 TL temerrütfaizi olmak üzere toplam 147.674,67 TL alacaklı bulunduğu;davacının tesbitlerin altında kalan 147.121,97 TL kayda esas talebiile HMK.nun 26-(1) maddesi uyarınca bağlı olduğu; bunedenle davacının davalı aleyhine açmışolduğu işbu davasının sübut bulduğundankabulüne ..." dair 14.2.2012 gün, K:2012/41 sayılıkararına karşı yapılan temyiz kanun yolu başvurusuüzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nce "... 1- Dava, davacıalacağının, müflisin iflas tasfiye işlemleriniyürüten TMSF Tasfiye Dairesi Başkanlığı'ncareddine dair karara itiraz istemine ilişkindir.
Müflis Ali Balkaner'in iflas tasfiyesinin, 5411sayılı Bankalar Kanunu'nun geçici 11. maddesiyollamasıyla, Mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 16.maddesi uyarınca TMSF tarafındanyürütüldüğüanlaşılmıştır.
Davacının alacak talebinin TMSF Tasfiye DairesiBaşkanlığı'nca reddedilmesi üzerine davaaçılmış olup; İİK hükümleriuyarınca düzenlenen bir sıra cetveli bulunmamaktadır.Tüzel kişiliği haiz Fon tarafından düzenlenen ve idariişlem niteliğinde bulunan sıra cetveli nedeniyleçıkan işbu uyuşmazlık, Adli Yargınıngörevi dahilinde değildir. Bu bakımdan mahkemece, idari birişlemin iptalinin İdari Yargıdan istenebileceği gözönündebulundurulup, HMK'nın 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarıncadavanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılışekilde uyuşmazlığın esası incelenerekhüküm kurulması doğru olmamıştır. ..."gerekçesiyle hükmün bozulmasına 5.6.2014 tarihinde kararverilmiş, davalının karar düzeltme istemi,Yargıtay'ın aynı dairesince 23.6.2015 tarihindereddedilmiştir.
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nceYargıtay'ın yukarıda belirtilen bozma ilamına uyularakdevam olunan yargılamada E:2015/1448 sayı ile kaydedilen dosyada"... Dava, davacı alacağının müflisin iflastasfiye işlemlerini yürüten TMSF Tasfiye DairesiBaşkanlığı'nca reddine dair karara itiraz talebineilişkin olup müflis Ali Balkaner'in iflas tasfiyesinin 5411sayılı Bankalar Kanunu'nun geçici 11.maddesi yollamasıile mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 16.maddesiuyarınca TMSF tarafından yürütülmekte olduğuanlaşılmakla İİK hükümleri uyarıncadüzenlenen bir sıra cetveli bulunmadığından fontarafından düzenlenen ve idari işlem niteliğinde bulunansıra cetveline itiraz nedeni ile gerçekleşenuyuşmazlığın idari yargının görev alanıiçerisinde olması nedeni ile Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'ninbozma ilamı nazara alınarak açılan davanınyargı yoluna ilişkin dava şartı yokluğundan usuldenreddine ..." dair 25.1.2016 gün, K:2015/489 sayılıkararına karşı yapılan temyiz kanun yolu başvurusuüzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nce hükmünonanmasına 17.2.2020 tarihinde karar verilmiş ve kararınkesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili, aynı yöndeki istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır.
ANKARA 23. İDARE MAHKEMESİ: E:2020/1034sayılı dosyasında "... Dosyanın incelenmesinden,davacı şirketin müflis Ali Avni Balkaner'den olanalacağın tahsili amacıyla iflas masasına kaydedilmesi vesıra cetveline alınması talebiyle yapılanmüracaatının reddine dair işlemin iptali talebiyleaçılan davada, müflis Ali Avni Balkaner'in iflas tasfiyeişlerinin Tasarruf Sigorta Mevduatı Fonu tarafından yürütülmekteolduğu anlaşıldığından, davanıngörüm ve çözümünün, yukarıda yerverilen genel yetki kuralı gereğince dava konusu işlemi tesiseden idarenin bulunduğu İstanbul İli'nin idari yargıyetkisi yönünden bağlı bulunduğu İstanbulİdare Mahkemesi'nin yetkisinde olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanannedenlerle, 2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin 1/a bendiuyarınca davanın yetki yönünden reddine, davadosyasının yetkili İstanbul İdare Mahkemesi'negönderilmesine ..." dair 2.7.2020 gün, K:2020/1057sayılı kararı üzerine İstanbul 10. İdareMahkemesi'nce E:2020/1106 sayı ile kaydedilen dosyada "... her nekadar 5411 sayılı Kanunla tasfiye konusunda TMSF'yemünhasır yetkiler verilmişse de, dava konusuuyuşmazlığın iflas masasına alacak kaydı ileilgili olduğu, iflas masaına alacak kaydına ilişkinhususların 2004 sayılı İcra İflas Kanunu hükümleriuyarınca çözümlenmesi gerektiği,uyuşmazlığın özel hukuku ilgilendirdiği, alacakkaydı işlemlerine ilişkin davaların görüm veçözümünde adli yargı mercilerinin görevliolduğu, dolayısıyla dava konusu olayın idariyargının görev alanına girmediği, bu nedenle Ankara13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yukarıda anılan görev retkararının kaldırılması için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Mahkememezin görevine girmeyen ve Ankara 13. Asliye TicaretMahkemesi'nce görevsizlik kararı verilen bu davada görevlimahkemenin belirlenmesi için dava dosyasının 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncaUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine, UyuşmazlıkMahkemesince bir karar verilinceye kadar yargılamanın ertelenmesine..." dair 23.7.2020 günlü kararının ardından8.9.2020 gün ve E:2020/1106 sayılı yazı ile Mahkememizemüracaat etmiş, başvuru 17.9.2020 tarihinde kayıtaltına alınmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Burhan ÜSTÜN’ünBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Birol SONER, Hikmet KANIK, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan26.10.2020 günlü toplantısında:
I-İLK İNCELEME:
Dosya üzerinde 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Kanun'un 19. maddesinde öngörülen şekildebaşvurulduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, adli veidari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Burak CenkİHLAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava; davacı şirketinortağından miras yoluyladavalı müflis A. A. B.'e kalan şirket payıkarşılığı taahhüt edilen sermayepayının ödenmemesinden kaynaklı alacağınsıra cetveline kayıt ve kabulüne ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden, A. A. B.in Ankara 2. Asliye TicaretMahkemesi'nce verilen 17.10.2007 gün ve E:2005/120, K:2007/381sayılı ilamı ile iflasına karar verildiği,kararın kesinleştiği, AnkaraİflasMüdürlüğü'nün 2007/30 sayılıdosyasından iflas işlemlerine başlanıldığı,iflas idare memurlarının Fon tarafından atandığı,bu çerçevede iflas tasfiye işlemlerine TasarrufMevduatı Sigorta Fonu Hukuk işleri DaireBaşkanlığı'nın 2008/1 sayılı dosyasıüzerinden devam edildiği anlaşılmıştır.
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF/Fon), 22.7.1983 tarihindeTürkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) bünyesinde tasarrufmevduatını sigorta etmek üzere kurulmuştur. 1999yılında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu(BDDK) kurulmuş ve TMSF’nin temsil ve idaresi TCMB’denalınarak BDDK’ya devredilmiştir. 26.12.2003 tarihindeTMSF’nin karar organının Fon Kurulu olduğu hükmebağlanarak TMSF'nin özerk bir statüye kavuşturulduğuanlaşılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun"İflas takiplerinde yetkili merci" başlıklı 154.maddesinde;
" (Değişik: 18/2/1965-538/74 md.)
İflas yoliyle takipte yetkili merci, borçlunun muamelemerkezinin bulunduğu mahaldeki icra dairesidir.
Merkezleri yurt dışında bulunan ticari işletmelerhakkında yetkili merci, Türkiye’deki şubenin, birdenziyade şubenin bulunması halinde merkez şubenin bulunduğuyerdeki icra dairesidir.
Borçlu ile alacaklı yetkili icra dairesini yazılıanlaşma ile tayin etmişlerse, o yerin icra dairesi dahi iflas takibiiçin yetkili sayılır.Şu kadar ki, iflas davalarıiçin yetki sözleşmesi yapılamaz ve iflas davasımutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaretmahkemesinde açılır." hükmüne yer verilmişolup, iflas yolu ile takipte icra dairesinin, iflas davasında ise ticaretmahkemesinin görevli olduğu anlaşılmaktadır.
2004 sayılı Kanun'un "İflas daireleri"başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde lüzumukadar iflas dairesi bulunur.
Birinci madde iflasları daireleri hakkında da caridir."
Aynı Kanun'un 3. maddesine göre; icra ve iflas işleribir dairede birleştirilebilir.
2004 sayılı Kanun'un "İflas kararınıntebliği ve ilanı" başlıklı 166. maddesinde;
" (Değişik: 18/2/1965-538/79 md.)
İflas kararı, iflas dairesine bildirilir.
(Değişik: 9/11/1988-3494/30 md.) Daire, kararıkendiliğinden ve derhal tapuya, ticaret sicil memurluğuna,gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine,mahalli ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınırkıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğerlazım gelenlere bildirir. Daire, ayrıca kararı, karar tarihinde,tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımıyapılan gazetelerden biri ile birlikte iflas edenin muamele merkezininbulunduğu yerdeki bir gazetede ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan eder.Tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımıyapılan gazetenin yayınlandığı yer aynı zamandamuamele merkezi ise mahalli gazetede ilan yapılmaz."hükmüne yer verilmiştir.
2004 sayılı Kanun, icra mahkemesinin icra hukukundakibirtakım görevlerini iflas hukukunda ticaret mahkemesine vermişolup Asıl iflas organı ticaret mahkemesidir.(Kuru,B./Arslan,R./Yılmaz,E.,İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, 28. Baskı, Ankara, 2014,s. 454-455)
Ayrı bir asliye ticaret mahkemesinin olmadığıyerlerde, o yerdeki asliye hukuk mahkemesi iflas davalarına dabakmaktadır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İflasmasası" başlıklı 184. maddesi şöyledir:
"İflas açıldığı zamandamüflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursabulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsisolunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesinegeçen mallar masaya girer.
Müflis namına gelen mektuplar iflas idaresi tarafındanaçılır ve sair mevrudelerin de masaya gönderilmesi postaidaresine bildirilir"
2004 sayılı Kanun'un 226. maddesinin 1. fıkrasında"Masanın kanuni mümessili iflas idaresidir. İdaremasanın menfaatlerini gözetmek ve tasfiyeyi yapmaklamükelleftir. " hükmü yer almaktadır.
2004 sayılı Kanun'un "Alacaklılar sıracetvelinin müddet ve şekli" başlıklı 232.maddesinde;
"Alacakların kaydı için muayyen müracaatmüddeti geçtikten sonra ve iflâs idaresininseçilmesinden itibaren en geç iki ay içinde iflâsidaresi tarafından 206 ncı ve 207 nci maddelerde yazılıhükümlere göre alacaklıların sırasınıgösteren bir cetvel yapılır ve iflâs dairesinebırakılır. Zorunlu hâllerde iki ayın hitamındanönce iflâs idaresinin icra mahkemesine başvurmasıhâlinde icra mahkemesi bir defaya mahsus olmak üzere bu süreyien çok iki ay daha uzatabilir. Süresi içinde sıracetvelinin verilmemesi hâlinde iflâs dairesinin durumu icramahkemesine intikal ettirmesi üzerine iflâs idaresi üyelerininvazifesine son verilir ve sebketmiş hizmetleri için kendilerine birücret tahakkuk ettirilmez. Mahkeme ayrıca bu üyelerin biryıldan az olmamak ve üç yılı geçmemek kaydıylaherhangi bir iflâs idaresinde görev almalarınıyasaklayabilir, bu karar kesindir." hükmüne yerverilmiştir.
Aynı Kanun'nun 234. maddesi şöyledir:
"(Değişik birinci fıkra: 6/6/1985-3222/29 md.)İflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir vealacaklıları 166 ncı maddenin 2 nci fıkrasındaki usulegöre ilan yoluyla haberdar eder.
İddialarının tamamı veya bir kısmıreddedilen yahut iddia ettikleri sıraya kabul edilmiyen alacaklılaradoğrudan doğruya haber verilir."
2004 sayılı Kanun'un "Sıra cetveline itiraz veneticeleri" başlıklı 235. maddesinin 1.fıkrasında;
"(Değişik: 9/11/1988-3494/49 md.) Sıra cetvelineitiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş güniçinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine davaaçmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncüfıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacınınisteği halinde ikinci alacaklılar toplantısınakatılıp katılmaması ve ne nisbette katılmasıgerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasınakıyasen onbeş gün zarfında karar verir."hükmü bulunmaktadır.
Somut olayda A. A. B.'in iflasına dair 17.10.2007 tarihlikararın adli yargı yerince verildiği ve bu kararınardından oluşan iflas idaresinin sıra cetveline ilişkinişlemlerinin 2004 sayılı Kanunla düzenlendiğianlaşılmakta ise de, sıra cetvelini düzenleyen iflasidaresini oluşturan iflas idare memurlarının Fon tarafındanatanması nedeniyle, iflas idaresince düzenlenen sıra cetvelinin,idarenin kamu gücüne dayalı ve tek yanlı olarak tesisettiği idari işlem niteliğinde olduğudeğerlendirilerek, alacağın sıra cetveline kayıt vekabulü istemiyle açılan davanın görüm veçözümünde idari yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, İstanbul 10. İdareMahkemesi'nin başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
S O N U Ç: Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, İstanbul10. İdare Mahkemesi'nin BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 26.10.2020gününde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Burhan Şükrü Birol Hikmet
ÜSTÜN BOZER SONER KANIK
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Bilal
TUNÇ TOPUZ ÇALIŞKAN
Full & Egal Universal Law Academy