T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 544
KARAR NO : 2020 / 579
KARAR TR : 26.10.2020
ÖZET : Davacıların kuracakları lisanssız güneş enerjisi santralleri için yaptıkları bağlantı başvurularının davalı kuruluş tarafından reddedilmesine ilişkin kararın iptali istemiyle açılan davada; davalı konumunda kamu kuruluşu niteliği taşımayan MEDAŞ’ın olması nedeniyle idari yargı yetkisi kapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacılar :1-A.Ç. vediğ. Vekili : Av. A. Y.Ö. Davalı : M. ElektrikDağıtım Anonim Şirketi Vekili : Av. M.Ş.Ş. O L A Y : Davacılarvekili dilekçesinde özetle; müvekkillerinin Temmuz/2014tarihinde, Aksaray İli Merkez İlçesi Armutlu Köyü,Amaratişletmesi mevkii 2054 parsel için yaptığı159314, 159642, 159316, 159310 nolu bağlantı başvurularınakarşı davalı şirket tarafından 17/09/2014 tarihinde,"Hat kapasitesi nedeniyle bağlantı başvurusu olumsuzsonuçlanmıştır" şeklinde işlem tesis edildiğini;müvekkilleri arasında HMK 57. maddesi kapsamında ihtiyari davaarkadaşlığı bulunduğunu; işlemin hukukidayanaktan uzak ve subjektif olduğunu; kendilerinden sonrayapılan başvurulara olumlu cevap verildiğini görenmüvekkillerinin, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'na 02.12.2014tarihinde yeniden incelenme başvurusunda bulunduğunu; EPDK’nınbaşvurularına ilişkin davalı şirketten bilgi talep ettiğini, davalı şirketin verdiği 15.01.2018 tarihli cevabiyazıda özetle "bağlantı başvurusuna olumlu cevapverilenlerin Fider 2 ye göre sonuçlandırıldığımüvekkillerin Fider 2 ye olan uzaklıklarının 10 kmolduğu bu sebeple Fider 1’e göresonuçlandırıldığı Fider 1'inde kapasitesinindolu olduğu" gerekçelerine yer verildiğini; devam edensüreçte davalı şirket tarafından müvekkillerleilgili yeniden işlem tesis edilmediğinden, 06.07.2018 tarihindetekrar EPDK'ya başvuruda bulunulduğunu; EPDK tarafından11.07.2018 tarihli yazı ile davalı şirket hakkında benzerşikayetlerden dolayı idari para cezasıuygulandığının belirtildiğini; gelinen aşamadadavalı şirket tarafından müvekkilleri hakkında olumlubağlantı görüşü verilmediği gibi,EPDK'nın cevabından bağlantı taleplerinin haksız vehukuka aykırı olarak reddedildiği degörüldüğünden bu davayı açtıklarını;Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün 28.11.2016tarih ve E:2016/103, K:2016/531 sayılı kararında, uyuşmazlığın,özel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varıldığının belirtildiğini;başvurularının, ilgili mevzuat kapsamında, teknik olarakbağlantı yapılmasına uygun olmasına rağmen, somuthiçbir hesaplama ve tespit yapılmaksızın hukukaaykırı bir biçimde reddedildiğini; konuya ilişkin mevzuathükümleri irdelendiğinde de görüleceğiüzere, bağlantı başvurularının olumlusonuçlanması durumunda, Şebeke işletmecisine gerekliizleme ve kontrol yetkisi, mevzuata uymayan santraller içinyaptırım ve devre dışı bırakma yetkisi ve bununyanında, olası zararların santral sahibi şirket ve teknikişletme sorumlusundan tazmin edilebilmesine ilişkin yetkiler verildiğini;müvekkilleri tarafından da dağıtım şebekesininkorunması için gerekli tüm tedbirlerinalındığını; kamu hizmetini yürütme konusundayetki verilen davalı özel şirketin, lisanssızgüneş enerjisi başvuru bağlantısı taleplerinindeğerlendirilmesi hususunda takdir yetkisine sahip olup olmadığınabakıldığında; kamu hizmetini yürüten davalışirketin bu hizmeti görürken İdareler gibi belli kurallaragöre hareket etmesinin gerektiğini; dava konusu başvuruyailişkin olarak, davalı şirketin takdir yetkisibulunmamasına rağmen bir takım isteklilerin bağlantıtalebi başvurularını kabul ederken müvekkili ve benzerdurumdaki diğer başvuruları reddetmesininaçıkça hukuka aykırı olduğunu; zirabağlantı başvuru taleplerinin değerlendirilmesineilişkin usul ve esasların mevzuat tarafından takdir yetkisineyer vermeyecek bir biçimde düzenlendiğini, başvurutaleplerini değerlendiren idarenin, bağlantı talebinde bulunanaisteklilerin şartları taşıması durumundabağlantı taleplerini kabul etmesinin gerekeceğini, somut olaydaise hiçbir teknik incelemeye ve gerekçeye dayanmaksızınmüvekkilinin başvurusunun hukuka aykırı bir biçimdereddedildiğini ifade ederek; müvekkillerinin bağlantıbaşvurularına karşı davalı şirket tarafındantesis edilen "Hat kapasitesi nedeniyle bağlantı başvurusuolumsuz sonuçlanmıştır" şeklindeki 17/09/2014tarihli işlemin iptali ile müvekkili şirketin başvurusunailişkin olumlu bağlantı görüşü verilmesiistemiyle 27.8.2018 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır. KONYA2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ: 9.4.2019 gün ve E:2018/743,K:2019/234 sayı ile, “(…)Dava, lisanssız güneşenerjisi santrali bağlantı başvurusunun reddine ilişkinişlemlerin iptali ve bunlara olumlu bağlantıgörüşü verilmesi talebine yöneliktir. 6100sayılı HMK'nın 114. maddesine göre davaya ilişkin adliyargı yolunun caiz olup olmadığı, mahkemenin davaya bakmaklagörevli olup olmadığı hususları mahkemece davanınher aşamasında re'sen gözetilmesi gereken davaşartlarındandır. Her ne kadarUyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün 28/11/2016tarih 2016/103 Esas - 2016/531 Karar sayılı kararında butür uyuşmazlıklarda adli yargı yerinin görevliolduğuna karar verilmişse de, dava konusu işleminözelleştirme nedeniyle devredilen kamusal bir yetkininkullanılmasından kaynaklanması, davalı şirketin kamuhizmeti veren tekel niteliğinde bir tüzel kişi olması,davaya konu işlerde tam bir sözleşme serbestisine sahipolmaması, bağlantı başvurularının ne şekildeyapılacağının ve hangi usullerle değerlendirilip neşekilde sonuçlandırılacağının bu husustaçıkarılmış yönetmelik ve tebliğlerlebelirlenmiş olması hususları göz ardı edilerek,sırf dava konusu işlemi tesis eden tarafın bir özel hukuktüzel kişisi olması nedeniyle uyuşmazlığınadli yargının görev alanına girdiğinin kabulümümkün değildir. Biruyuşmazlığın adli yargıda dava konusu edilebilmesiiçin o davanın sonucunda olumlu veya olumsuz, gerekirse kamugücüyle infazı kabil bir karar verilebilir olması gerekir.Bu ve benzer davalarda davacıların davalı dağıtımşirketinin red kararının iptali ile kendilerine olumlubağlantı görüşü verilmesini talep ettiklerigörülmektedir. Davacı tarafların haklı olduğunakanaat getirilerek davanın kabulü yönünde karar verilecekolması halinde bu kararın kamu gücüyle infazı kabilolmayacaktır. Ayrıca, adli yargı mahkemelerinin özel hukuktüzel kişilerini başkalarıyla sözleşme yapmayaicbar edecek bir karar vermeleri de hukuken mümkün değildir.Sadece varsa hukuka aykırılığın tespitinin,davacının hukuken sahip olduğu bir hakkı kullanabilmesisonucunu temin etmeyeceği de izahtan varestedir. Ancak söz konusuişlemin idari nitelikte bir işlem olduğunun kabulü halindetam anlamıyla yargısal denetiminin yapılması ve hukukaaykırılığın tespiti halinde hukuka uygun işlemtesisi mümkün olacaktır. Aksidüşüncenin kabulü halinde, haklı bir gerekçeolmaksızın kendisiyle sözleşme yapmaktankaçındığı gerekçesiyle gerçekkişilere ve diğer özel hukuk tüzel kişilerinekarşı açılacak davalarda nasıl bir yol izlenecektir?Örneğin franchising sözleşmesi yoluyla ulusal çaptabir restoran zincirinin şubesini açmak yahut bir ticariişletmenin bayiliğini almak için yaptığıbaşvuru reddedilen gerçek veya tüzel bir kişininaçacağı davada, başvurunun reddi için haklıbir gerekçe olmadığının anlaşılmasıhalinde davalıyı davacı ile sözleşme yapmaya icbaredecek bir karar verilebilecek midir? Serbest piyasa ekonomisinin uygulandığıülkemizde bu soruya olumlu cevap vermek mümkün değildir.Ticari faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişileri yahutgerçek kişiler hiçbir haklı gerekçeleri olmasadahi yapmak istemedikleri bir sözleşmeyi yapmaya zorlanamazlar.Ancak, kamu hizmeti niteliğindeki idari işlemler içinböyle bir keyfiyet söz konusu değildir. Örneğin tekelniteliğinde hizmet veren elektrik, su veya doğalgazdağıtımı ya da perakende satışı yapan birşirketin istemediği kişiyle abonelik sözleşmesiyapmamak, ona bu hizmeti vermemek gibi bir serbestiyeti bulunmamaktadır.Bu şekilde keyfi bir işlemin tesisi halinde bunun iptali vegereğinin davalı tarafından ifası 2577 sayılıİYUK'nun 28. maddesi kapsamında mümkün olacaktır. Tüm buizahattan sonra, mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları iledosya kapsamındaki delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda,ülke genelinde elektrik dağıtım faaliyetinin önceleribir kamu kurumu olan Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi(TEDAŞ) tarafından gerçekleştirilmekte iken, 4628sayılı kanunla bu hizmetin oluşturulacak bölgesel tekellertarafından yürütülmesininöngörüldüğü; bu kapsamda ÖzelleştirmeYüksek Kurulu'nun 2004 yılında adı geçen kurumuözelleştirme programı kapsamına aldığı vedağıtım bölgelerinin şirketleştirilerekTEDAŞ bünyesinde bölgesel tekel niteliğinde 20 ayrışirketin oluşturulduğu; 2005 yılında buşirketlerin blok satış yöntemiyleözelleştirilmesi sonucunda, faaliyetlerini EPDK'nın gözetimve denetimi altında yürütmek üzere, aralarındadavalı şirketin de bulunduğu dağıtımşirketlerinin ortaya çıktığı; bu şirketlerher ne kadar birer özel hukuk tüzel kişisi olsalar dayürüttükleri faaliyetin kamusal nitelikte olduğu ve buşirketlerin diğer özel hukuk tüzel kişileri gibisözleşme serbestiyetine sahip şirketler olmadığı;lisanssız elektrik üretimine ilişkin bağlantıbaşvurularının nasıl yapılıpsonuçlandırılacağının 02/10/2013 tarihli ResmiGazetede yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız ElektrikÜretimine İlişkin Yönetmelikle düzenlendiği;davacının yaptığı bağlantı başvurusunungeçersizliğine dair dava konusu işlemi yapan davalıMEDAŞ'ın özel bir şirket olmasına rağmen,işlemin kendisinin kamusal bir hizmetin yürütülmesineyönelik olarak tek taraflı irade açıklamasıylagerçekleşen ve yürütülmesi zorunlu bir işlemolması nedeniyle söz konusu işlemin idari bir işlemniteliğinde olduğu ve yargısal denetiminin idari yargıyolunun görev alanına girdiği; bu nedenle eldeki davayönünden adli yargı yolunun caiz olmadığıkanaatine varılmakla davanın dava şartı yokluğunedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. 09/04/2019tarihli kısa kararın 1. fıkrasında sehven"Davanın mahkememizin görev alanına girmediğianlaşılmakla mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,HMK 114/l-c ve 115/1 ve 2 maddeleri uyarınca dava şartıyokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE" şeklindehüküm kurulmuşsa da, takibeden 2. fıkradan daaçıkça anlaşılacağı üzere, esasenadli yargı yolunun caiz olmadığınınanlaşılması nedeniyle mahkememizce davanın usulden reddinekarar verilmiş olup, yapılan yazım hatası hükmünhenüz taraflara tebliğ edilmemiş olması nedeniyleHMK'nın 304. maddesi uyarınca taraflar davet edilmeksizin re'senaşağıdaki şekilde düzeltilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davanınadli yargının görev alanına girmediği (davaiçin adli yargı yolunun caiz olmadığı)anlaşılmakla HMK I 14/1-b ve 115/1 ve 2 maddeleri uyarınca davaşartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE(…)”karar vermiş, bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir. Davacılarvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. KONYA1.İDARE MAHKEMESİ: 2.4.2020 gün ve E:2020/343 sayı ile,“(…)Elektrik sektöründeki dağınıkyapıyı ortadan kaldırmak ve işletmebütünlüğünü sağlamak amacıyla 1970yılında çıkarılan 1312 sayılı Kanun ileTürkiye Elektrik Kurumu (TEK) kurulmuş, imtiyazlışirketlerin görev bölgeleri ve belediye sınırlarıdışında tüm yurtta elektriğin üretim, iletim,dağıtım ve satış hizmetleri TEK bünyesindetoplanmıştır. Hizmetlerin daha etkin, daha verimli veçağdaş bir şekilde sürdürülebilmesiamacıyla ve özelleştirme politikalarıçerçevesinde TEK, Bakanlar Kurulunun 12.08.1993 tarih ve 93/4789sayılı Kararı ile. Türkiye Elektrik Üretim-İletimA.Ş. (TEAŞ) ve Türkiye Elektrik DağıtımA.Ş.(TEDAŞ) adı altında iki ayrı İktisadi DevletTeşekkülü olarak yenidenyapılandırılmıştır. 1994 yılındaTEAŞ ve TEDAŞ tüzel kişiliklerine kavuşmuşlar.233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli listede Enerjive Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile ilgilendirilen"Teşekkül" olarak gösterilmişlerdir. 233sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1. maddesinde, buKanun Hükmünde Kararname'nin: iktisadi devlet teşekkülleriile kamu iktisadi kuruluşlarının ve bunlarınmüesseselerinin, bağlı ortaklıklarınınkurulmasını, iştiraklerinin teşkilini, özerk birtarzda ve ekonominin kurallarına uygun olarak yönetilmelerini veamaçlarına ulaşabilmelerini sağlamak için''denetlenmelerini düzenlemek amacı taşıdığınaişaret edilmiş; 2. maddesinde, iktisadi devletteşekkülü "Teşekkül", sermayesinintamamı Devlete ait, iktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyetgöstermek üzere kurulan, kamu iktisaditeşebbüsüdür." şeklindetanımlanmış; değişik 15. maddesinde, sermayesinintamamı Devlete ait teşebbüslerin, işletmelerinimüessese halinde teşkilatlandırabilecekleri vemüesseselerin, teşebbüs genel müdürününteklifi, yönetim kurulunun kararı ile kurulacağıbelirtilmiş, 4. maddesinde teşebbüslerin, 16. maddesinde demüesseselerin, tüzel kişiliğe sahip oldukları ve buKanun Hükmünde Kararnamede saklı tutulan hususlardışında özel hukuk hükümlerine tabibulundukları ifade edilmiştir. Buna göre,TEDAŞ'nin, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamedeişaret edildiği üzere, özerk bir tarzda ve ekonomininkurallarına uygun olarak faaliyette bulunmak üzere kurulupişletmelerini müessese olarak teşkilatlandıran,sermayesinin tamamı Devlete ait, tüzelkişiliğe sahip birkamu kurumu olduğu kuşkusuzdur. Ancak, 233 sayılı KanunHükmünde Kararnamede saklı tutulan hususlardışında özel hukuk hükümlerine tabibulunduğu gözden kaçırılmamalıdır. BugünElektrik dağıtım ve perakende satışsektöründe rekabete dayalı bir ortamınoluşturulması ve gerekli reformların yapılmasınıteminen dağıtım bölgeleri baz alınarak kamumülkiyetindeki elektrik işletmelerinin yenidenyapılandırılması suretiyle elektrik enerjisidağıtım hizmetlerinin özelleştirilmesine kararverilmiş ve TEDAŞ 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılıÖzelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ileözelleştirme kapsam ve programınaalınmıştır. Dağıtım bölgeleri yenidenbelirlenerek, Türkiye 21 dağıtım bölgesineayrılmıştır. 31.08.2013 tarihi itibariyle şirketlerleTedaş arasındaki hisse devri sözleşmeleritamamlanmıştır. Diğertaraftan. Yüksek Planlama Kurulunun 25.11.1993 tarih ve 93/T-103sayılı kararı ile Türkiye Elektrik DağıtımA.Ş.'ne bağlı ortaklık olarak 7 GenelMüdürlük kurulmuştur. Bu bağlı OrtaklıkGenel Müdürlüklerinden biri olan ve merkezi Konya'da olmaküzere. Konya ve Karaman illerinde hizmet vermek amacıyla kurulan;01.03.2005 tarihinde Aksaray-Nevşehir-Niğde ve Kırşehirİşletme Müdürlüklerinin bağlanmasınedeniyle, hizmet sahası genişleyen "Meram ElektrikDağıtım A.Ş."nin Özelleştirme YüksekKurulunun 30.04.2009 tarih ve 2009/16 sayılı kararıuyarınca % 100 oranındaki hissenin satışınailişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığıile Alcen Enerji Dağıtım ve Perakende Satış HizmetleriA.Ş. arasında 30.10.2009 tarihinde imzalanan Hisse SatışSözleşmesi ile Şirket özelleştirilmiş olupaynı isim altında "Meram Elektrik DağıtımA.Ş." olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. 233sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 35. maddesinde. "Teşebbüs,müessese ve bağlı ortaklıklar, işletmelerindeüretilen mal ve hizmet fiyatlarını tespitte serbesttirler."denilmiş; 1.7.2004 tarih ve 6083 sayılı Türkiye TicaretSicili Gazetesinde yayımlanan Ana Sözleşmenin 3. maddesinin 1.bendinde Şirketin amacının. "... elektrik enerjisinindağıtımı, perakende satışı ve perakendesatış hizmeti faaliyetlerini "kârlılık veverimlilik" ilkesi çerçevesinde, ticari, ekonomik ve sosyalgerekçelere uygun biçimde yürütmek... ..."olduğu belirtilmiştir. Bu durumda davanınaçıldığı tarihte davalı kurumun kamukuruluşu niteliği taşımayan MEDAŞ (Meram ElektrikDağıtım A.Ş.)'nin olması karşısındaidari yargı yetkisi kapsamında açılmış biridari dava bulunduğundan sözetmek olanaksız olduğundan,uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim ,Uyuşmazlık Mahkemesi'nin aynı konuya ilişkin 27/01/2020tarih ve E:2020/39, K:2020/47 sayılı kararı da bu yöndedir. Açıklanannedenlerle; 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesiuyarınca görevli yargı merciinin belirlenmesi içinUyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulmasına, dava dosyasıile Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/04/2019 tarih ve E.2018/743K.2019/234 sayılı dosyasının ilgili mahkemesindenistenilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine,dosyanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'nin karar vermesinekadar ertelenmesine…” karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, BurhanÜSTÜN’ün Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ,Nurdane TOPUZ ve Bilal ÇALIŞKAN'ınkatılımlarıyla yapılan 26.10.2020 günlütoplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının onaylıörneğinin Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,davacıların kuracakları lisanssız güneş enerjisisantralleri için Aksaray İli Merkez İlçesi ArmutluKöyü Amarat İşletmesi mevkii 2054 parsel içinyaptıkları bağlantı başvurularının 17/09/2014tarihinde, davalı kuruluş tarafından Hat Kapasitesigerekçesiyle reddedilmesine ilişkin kararın iptali istemiyleaçılmıştır Elektriksektöründeki dağınık yapıyı ortadankaldırmak ve işletme bütünlüğünüsağlamak amacıyla 1970 yılında çıkarılan1312 sayılı Kanun ile Türkiye Elektrik Kurumu (TEK)kurulmuş, imtiyazlı şirketlerin görev bölgeleri vebelediye sınırları dışında tüm yurttaelektriğin üretim, iletim, dağıtım ve satışhizmetleri TEK bünyesinde toplanmıştır. Hizmetlerin dahaetkin, daha verimli ve çağdaş bir şekildesürdürülebilmesi amacıyla ve özelleştirmepolitikaları çerçevesinde TEK, Bakanlar Kurulunun 12.08.1993tarih ve 93/4789 sayılı Kararı ile, Türkiye ElektrikÜretim-İletim A.Ş. (TEAŞ) ve Türkiye ElektrikDağıtım A.Ş.(TEDAŞ) adı altında ikiayrı İktisadi Devlet Teşekkülü olarak yenidenyapılandırılmıştır. 1994 yılındaTEAŞ ve TEDAŞ tüzel kişiliklerine kavuşmuşlar,233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli listede Enerjive Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile ilgilendirilen"Teşekkül" olarak gösterilmişlerdir. 233sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesinde,bu Kanun Hükmünde Kararname'nin; iktisadi devletteşekkülleri ile kamu iktisadi kuruluşlarının vebunların müesseselerinin, bağlıortaklıklarının kurulmasını, iştiraklerininteşkilini, özerk bir tarzda ve ekonominin kurallarına uygunolarak yönetilmelerini ve amaçlarına ulaşabilmelerinisağlamak için denetlenmelerini düzenlemek amacıtaşıdığına işaret edilmiş; 2. maddesinde,iktisadi devlet teşekkülü "Teşekkül",sermayesinin tamamı Devlete ait, iktisadi alanda ticari esaslara görefaaliyet göstermek üzere kurulan, kamu iktisaditeşebbüsüdür." şeklindetanımlanmış; değişik 15. maddesinde, sermayesinintamamı Devlete ait teşebbüslerin, işletmelerinimüessese halinde teşkilatlandırabilecekleri vemüesseselerin, teşebbüs genel müdürününteklifi, yönetim kurulunun kararı ile kurulacağıbelirtilmiş, 4. maddesinde teşebbüslerin, 16. maddesinde demüesseselerin, tüzel kişiliğe sahip oldukları vebu Kanun Hükmünde Kararnamede saklı tutulan hususlardışında özel hukuk hükümlerine tabibulundukları ifade edilmiştir. Buna göre,TEDAŞ'nin, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamedeişaret edildiği üzere, özerk bir tarzda ve ekonomininkurallarına uygun olarak faaliyette bulunmak üzere kurulupişletmelerini müessese olarak teşkilatlandıran,sermayesinin tamamı Devlete ait, tüzelkişiliğe sahip birkamu kurumu olduğu kuşkusuzdur. Ancak, 233 sayılı KanunHükmünde Kararnamede saklı tutulan hususlardışında özel hukuk hükümlerine tabibulunduğu gözden kaçırılmamalıdır. BugünElektrik dağıtım ve perakende satışsektöründe rekabete dayalı bir ortamınoluşturulması ve gerekli reformların yapılmasınıteminen dağıtım bölgeleri baz alınarak kamumülkiyetindeki elektrik işletmelerinin yenidenyapılandırılması suretiyle elektrik enerjisidağıtım hizmetlerinin özelleştirilmesine kararverilmiş ve TEDAŞ 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılıÖzelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ileözelleştirme kapsam ve programınaalınmıştır. Dağıtım bölgeleri yenidenbelirlenerek, Türkiye 21 dağıtım bölgesineayrılmıştır. 31.08.2013 tarihi itibariyle şirketlerle TEDAŞarasındaki hisse devri sözleşmeleritamamlanmıştır. Diğertaraftan, Yüksek Planlama Kurulunun 25.11.1993 tarih ve 93/T-103sayılı kararı ile Türkiye Elektrik DağıtımA.Ş.'ne bağlı ortaklık olarak 7 GenelMüdürlük kurulmuştur. Bu bağlı OrtaklıkGenel Müdürlüklerinden biri olan ve merkezi Konya'da olmaküzere, Konya ve Karaman illerinde hizmet vermek amacıyla kurulan;01.03.2005 tarihinde Aksaray-Nevşehir-Niğde ve Kırşehirİşletme Müdürlüklerinin bağlanmasınedeniyle, hizmet sahası genişleyen "Meram ElektrikDağıtım A.Ş."nin Özelleştirme YüksekKurulunun 30.04.2009 tarih ve 2009/16 sayılı kararıuyarınca %100 oranındaki hissenin satışınailişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığıile Alcen Enerji Dağıtım ve Perakende Satış HizmetleriA.Ş. arasında 30.10.2009 tarihinde imzalanan Hisse SatışSözleşmesi ile Şirket özelleştirilmiş olupaynı isim altında "Meram Elektrik DağıtımA.Ş." olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. 233sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 35. maddesinde,"Teşebbüs, müessese ve bağlı ortaklıklar,işletmelerinde üretilen mal ve hizmet fiyatlarını tespitteserbesttirler." denilmiş; 1.7.2004 tarih ve 6083 sayılıTürkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan AnaSözleşmenin 3. maddesinin 1. bendinde Şirketinamacının, "... elektrik enerjisinindağıtımı, perakende satışı ve perakendesatış hizmeti faaliyetlerini "kârlılık veverimlilik" ilkesi çerçevesinde, ticari, ekonomik ve sosyalgerekçelere uygun biçimde yürütmek…” olduğubelirtilmiştir. Bu durumdadavanın açıldığı tarihte davalı konumundakamu kuruluşu niteliği taşımayan MEDAŞ (Meram ElektrikDağıtım A.Ş.)'nin olması karşısındaidari yargı yetkisi kapsamında açılmış biridari dava bulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan,uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Konya 1.İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile Konya 2. Asliye TicaretMahkemesinin 9.4.2019 gün ve E:2018/743, K:2019/234 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç: Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Konya 1.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜile Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 9.4.2019 gün ve E:2018/743,K:2019/234 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 26.10.2020 gününde, Üyelerden AydemirTUNÇ ve Bilal ÇALIŞKAN’ın KARŞI OYLARI ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Burhan Şükrü Mehmet Birol ÜSTÜN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Bilal TUNÇ TOPUZ ÇALIŞKAN KARŞI OY Dava ElektrikPiyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkinYönetmelik kapsamında lisanssız olarak (güneş enerjisiile) elektrik üretimi ve ticareti yapmak amacıyla davalı Kurumile bağlantı anlaşması yapmak üzere başvurudabulunan davacı şirketin başvurusunun hat kapasitesi nedeniylereddine ilişkin 04/12/2015 tarihli davalı idare işleminin iptaliistemiyle açılmıştır. 2577sayılı Kanun'un 2.1.a maddesinde; İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlâl edilenler tarafındanaçılan iptal davaları İdarî dava türleriarasında sayılmış olup, idare tarafından, bir kamuhizmetinin yürütülmesi dolayısıyla kamu gücükullanılarak tek taraflı iradeyle tesis edilen kesin veyürütülmesi zorunlu İdarî işlemlerekarşı açılacak davalarda İdarî yargı yerigörevli bulunmaktadır. Elektrikenerjisine ilişkin faaliyetleri, temel olarak “üretim”,“iletim”, “dağıtım” ve“ticaret” başlıkları altında toplamakmümkündür. Hizmetin kesintiye uğramasının alternatifmaliyetleri çok yüksek olduğu için bütün bufaaliyetlerin bir koordinasyon içinde yürütülmesişarttır. Bu amaçla, 4628 sayılı ElektrikPiyasası Kanunu ile, 2001 yılında kamu tüzelkişiliğini haiz, İdarî ve mali özerkliğe sahipve bu Kanun ile kendisine verilen görevleri yerine getirmek, enerjipiyasasını düzenlemek ve denetlemek üzere EnerjiPiyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) kurulmuştur. Elektrikpiyasası faaliyetleri, 4628 sayılı Kanun ve ilgilimevzuatında detaylı olarak düzenlenmiş, 4628sayılı Kanun'un mülga 2. maddesi, elektrik piyasasıfaaliyetlerini: “piyasada faaliyet gösterecek tüzelkişilerin üretim, iletim, dağıtım, toptansatış, perakende satış, perakende satış hizmeti,ticaret, ithalat ve ihracat faaliyetleri” olaraksıralamıştır. Kanun'da elektrik enerjisi“iletim” faaliyetinin ancak tekel niteliğinde ve TürkiyeElektrik İletim Anonim Şirketi tarafındanyürütülebileceği düzenlenmiştir. Diğerfaaliyetlerde ise, kamu tüzel kişilerinin yanında, özelhukuk tüzel kişilerinin de hizmetlerin yürütülmesinekatılabileceği öngörülmüştür. Elektrikpiyasası faaliyetlerinin yürütülmesinde kamu-özelayrımı yapılmaksızın, kural olarak, lisansalınması zorunluluğu getirilmiştir. Belirtilenyaklaşım, 30.3.2013 tarih ve 28603 sayılı ResmîGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6446sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile desürdürülmüştür. Bu itibarla,elektrik piyasası faaliyetlerinin, arz güvenliğini ve kamuhizmeti gerekliliklerini sağlayacak bir uyum içindeyürütülmesi için düzenleme, denetleme ve kolluk faaliyetlerindebulunma işlevlerinin kamu gücüyle yerine getirildiği birkamu hizmeti faaliyeti olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Öte yandan,elektriğin kamu hizmeti özelliği,"dağıtım" faaliyeti açısından elealındığında, 6446 sayılı Kanun'un"Dağıtım Faaliyeti" başlıklı 9.maddesi, dağıtım şirketlerinin lisanslarındabelirtilen bölgelerdeki tesislerde yenileme, ikame ve kapasiteartırım yatırımlarını yapma,dağıtım sistemine bağlı ve/veya bağlanacak olantüm sistem kullanıcılarına, eşit taraflararasında ayrım gözetmeksizin elektrik enerjisidağıtımı ve bağlantı hizmeti sunmayükümlüğü getirmiştir. Kanun'da ve ilgiliyönetmeliklerde "dağıtım" faaliyetini yerinegetirecek işletmelerin uyması gerekenyükümlülükler açıkçadüzenlenmiştir. Elektrikdağıtım piyasasının en temel aktörüTürkiye Elektrik Dağıtım AŞ (TEDAŞ); tüzelkişiliğe sahip, özel hukuk hükümlerine tabi,faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesi ile sınırlı,elektrik dağıtımıyla, elektriğin tüketicilereperakende satışı ve tüketicilere perakende hizmetiverilmesiyle iştigal eden bir iktisadi devletteşekkülüdür. Doğal tekel niteliğindeki elektrikdağıtım faaliyeti 4628 sayılı Kanun öncesindeTEDAŞ tarafından gerçekleştirilmekte iken, 4628sayılı Kanun uyarınca, dağıtımsektörünün, EPDK tarafından verilen dağıtımlisanslarıyla bölgesel tekeller olarak işletilmesiöngörülmüştür. 17/03/2004 tarihinde YüksekPlanlama Kurulu'nun 2004/3 sayılı kararıyla onaylanarak yürürlüğegiren "Elektrik Enerjisi Sektörü Reformu veÖzelleştirme Stratejisi Belgesi" (Strateji Belgesi) ile elektrikdağıtım ve üretim alanları içinözelleştirme girişimi başlatılaraközelleştirme uygulamalarına dağıtımsektöründen başlanacağı belirtilmiş; StratejiBelgesi'ndeki eylem planına uygun olarak ÖzelleştirmeYüksek Kurulu'nun 02.04.2004 tarihli ve 2004/22 sayılıkararıyla TEDAŞ özelleştirme programınaalınmıştır. Bu kapsamda, söz konusu YüksekPlanlama Kurulu kararı ekinde yer alan dağıtım bölgelerininşirketleştirilmesinin tamamlanarak TEDAŞ'ın hissedarıolduğu ve dağıtım ve perakende satış hizmetiyürüten 20 dağıtım şirketioluşturulmuştur. 4628 sayılı Kanun'un 14.2. maddesinde yerverilen, "TEDAŞ'ın faaliyet alanında yer alan vedağıtım faaliyeti için gerekli olan işletme vevarlıklar üzerinde, mülkiyeti saklı kalmak kaydı ileTEDAŞ ile belirlenen dağıtım bölgelerinde faaliyetgöstermek üzere kurulan elektrik dağıtımşirketleri arasında işletme hakkı devirsözleşmesi düzenlenebilir." kuralı uyarınca,TEDAŞ ile % 100 hisselerine sahip olduğu 20 elektrikdağıtım şirketi arasında dağıtımvarlıklarının işletilmesine yönelik İdarîsözleşme niteliğine sahip "İşletme HakkıDevir Sözleşmesi" imzalanmış ve ÖzelleştirmeYüksek Kurulu'nun 7.11.2005 tarihli ve 2005/125 sayılıkararıyla da; sermayesinin % 100'ü TEDAŞ'a ait olan ve elektrikdağıtım bölgelerinde dağıtım lisansıile TEDAŞ'ın uhdesinde bulunan dağıtım sistemininişletme hakkına sahip olan veya ileride sahip olacakdağıtım şirketlerinin hisselerinin blok olaraksatış yöntemi ile özelleştirilmesine kararverilmiştir. Öte yandan,14/02/2018 günlü, 30332 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. AnaStatüsünün 5. maddesinde, TEDAŞ’ın tüzelkişiliğe sahip faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğusermayesiyle sınırlı bir iktisadi devletteşekkülü olduğu hükmüne yer verilmiştir. Dağıtımbölgelerinin özelleştirilmesinde "İşletmeHakkı Devri"ne dayalı olarak uygulanan "HisseSatış Modeli"ne göre yatırımcı,özelleştirilen dağıtım şirketinin bulunduğubölgedeki elektrik dağıtım lisansına sahip tekşirket olmaktadır. Ancak, yatırımcınınişletme hakkını devraldığı dağıtımtesisleri ve bu tesislerin işletilmesinde varlığı zorunluunsurların mülkiyeti TEDAŞ'ta kalmaya devam etmektedir.Yatırımcı, dağıtım şirketinin hisselerininsahibi olarak TEDAŞ ile imzalanmış olan işletme hakkıdevir sözleşmesi çerçevesinde dağıtımvarlıklarının işletme hakkını elde etmektedir.Yani, "hisse satış modeli"nde, mevcut varlıklar ileözelleştirme sonrası yatırımcı tarafındangerçekleştirilecek yatırımlar sonucu oluşacak yenivarlıkların mülkiyeti TEDAŞ'ta kalırken,yatırımcı, dağıtım tesislerinin ve bu tesislerinişletilmesinde varlığı zorunlu diğer unsurlarınişletme hakkını kazanmakta ve tüm yeni yatırımlarıgerçekleştirme yükümlülüğünüüstlenmektedir. Yatırımcı ayrıca, işletmehakkı çerçevesinde vereceği hizmeti veüstlendiği yükümlülükleri, 4628 sayılıKanun ve ilgili alt düzenlemeler uyarınca ve EPDK'nın denetimialtında gerçekleştirmektedir. Davalıdağıtım şirketinin de belirli bölgeler dâhilindebölgesel tekel olarak elektrik enerjisinin dağıtımıylagörevli olduğu söz konusu kamusal hizmet kapsamında,lisanssız elektrik üretimine ilişkin bağlantıbaşvurularının 02/10/2013 tarihli ve 28783 sayılıResmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasasında LisanssızElektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik ve Yönetmelikuyarınca çıkarılan Tebliğ çerçevesindedağıtım şirketlerine yapılacağıbelirtilmiştir. Yönetmeliğin "Bağlantı ve SistemKullanımına İlişkin Hükümler"başlıklı bölümünde, bağlantıesasları, bağlantı başvuru süreci, bağlantıbaşvurularının değerlendirilmesi vesonuçlandırılması ve bağlantı ve sistemkullanımı süreci, bu süreçte dağıtımşirketinin yetki ve sorumluluğu, her aşamada hangi idariişlemlerin nasıl tesis edileceği ayrıntılı olarakdüzenlenmiştir. Her ne kadardavalı şirketin özel hukuk tüzel kişisi ve dava konusuişlemlerin de özel hukuk işlemi olduğu ifade edilmişsede, özel faaliyetler için söz konusu olamayacaküstün ayrıcalıklara sahip olan,yükümlülükler rejimine tabi tutulan ve sorumluluğu iledenetimi son tahlilde bir kamu otoritesi tarafından üstlenilen kamuhizmeti niteliğindeki elektrik dağıtım faaliyetiniyürüten davalı şirket ile davacı şirketarasındaki ilişkinin ticari bir ilişki olarakdeğerlendirilemeyeceği, bu kapsamda kamu gücükullanılarak tek yanlı irade açıklamasıyla tesisedilen dava konusu işlemlerin yargısal denetimini yapma ve buişlemlerden doğan tazminat istemini (ve diğer istemleri) kararabağlama görevinin idari yargı merciine ait olduğuaçıktır. Bu itibarla,davacı tarafından yapılan söz konusu başvurununreddine ilişkin işlemden doğan uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevindebulunduğu sonucuna ulaşıldığından,uyuşmazlığın çözümünde adliyargıyı görevli kabul eden çoğunluğunkararına katılmıyoruz.26.10.2020 Üye Üye Aydemir TUNÇ BilalÇALIŞKAN
Full & Egal Universal Law Academy