T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/430
KARAR NO : 2020/599
KARAR TR : 26.10.2020
ÖZET: 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun uyarınca işyerinin 10 gün süre ile kapatılmasına ilişkin olarak verilen idari yaptırım kararının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : T.D. Vekili : Av. B.B.T. Davalı : MelikgaziKaymakamlığı Vekili : Av. S.K. OLAY : MelikgaziKaymakamlığı İlçe SağlıkMüdürlüğü’nün 31.12.2019 gün ve16032953-289-E.4245 sayılı kararı ile, İlçe SağlıkMüdürlüğü denetim ekiplerince 27.12.2019 tarihindedavacıya ait işyerinde yapılan denetimde, tütünürünlerinin kullanımının yasak olduğu kapalıalanlarda tütün ürünü kullanımına izinverildiği ve bu durumun bir yıl içinde işlenenüçüncü tekerrür (dördüncü ihlal) olduğununtespit edildiğinden bahisle, 4207 sayılı TütünÜrünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve KontrolüHakkında Kanun’un 2. maddesinin ilgili fıkralarıgereği kapalı alanda tütün ürünütüketilmemesine ilişkin yasakların uygulanması vetedbirlerin alınması ile ilgili yükümlülüklerinyerine getirilmemesi fiiline istinaden, 4207 sayılı Kanun’un 5.maddesinin on altıncı fıkrası uyarınca bahsedileniş yerinin 10 gün süreyle kapatılmasına kararverilmiştir. Davacı vekili, idariyaptırım kararının iptali istemiyle idari yargı yerindedava açmıştır. Davalı vekili süresiiçinde görev itirazında bulunmuştur. KAYSERİ 2. İDAREMAHKEMESİ: 11.02.2020 gün ve E:2020/31 sayı ile, 4207sayılı Kanun’un 5. maddesinin on altıncı fıkrasında,madde kapsamında yer alan ve ceza gerektiren fiillerin aynıdönemde üçüncü tekerrüründe işyerininon günden bir aya kadar kapatılacağınındüzenlendiği, ancak anılan Kanunda işyerinin geçicisüreyle kapatılmasına ilişkin işlemler konusundagörevli yargı yerine ilişkin düzenlemeyapılmadığı, anılan Kanunda düzenlenenişyerinin geçici süreyle kapatılmasıyaptırımının 5326 sayılı Kanun’un 19. maddesindedüzenlenen istisnalar içinde bulunduğu belirtilerek, davayabakma görevinin idari yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görev itirazının reddinekarar vermiştir. Davalı vekilinin, adliyargı yararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içindeverdiği dilekçesi üzerine, dava dosyası YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı’na gönderil-miştir. YARGITAY CUMHURİYETBAŞSAVCISI; 01.07.2020 gün ve YY-2020/48367 sayı ile, davacıyaait işyerinin 4207 sayılı Kanun’un 5. maddesinin onaltıncı fıkrasına dayanılarak ve bu fıkrada öngörülensürelere uygun olarak süresiz değil, belirli bir süreiçin (10 gün) kapatılmasına karar verildiği vebu haliyle de 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 16.maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden olduğu,4207 sayılı Kanunda bu idari yaptırımlara karşıitiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği, bu durumda,5326 sayılı Kanunun 3. maddesi gereğince, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleridikkate alınacağından, işyerinin 10 gün süreylekapatılması kararına karşı açılandavanın anılan Kanun’un 27. maddesinin (1) numaralı bendiuyarınca adli yargı yerinde görülmesi gerektiğinibelirterek, 2247 sayılı Kanun’un 10 ve 13. maddelerigereğince olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine karar vermiştir. Başkanlıkça, 2247sayılı Yasa’nın 13. maddesi uyarıncaDanıştay Başsavcısının yazılıdüşüncesi alınmıştır. DANIŞTAYBAŞSAVCILIĞI: 21.09.2020 gün ve E:2020/80 sayı ile, somutolay ve mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden,4207 sayılı Kanun’un 5. maddesinin on altıncıfıkrası uyarınca ve bu fıkrada öngörülensürelere uygun olarak süresiz değil, belirli bir süreiçin davacıya ait işyerinin (10 gün) süre ilekapatılmasına ilişkin idari yaptırımkararının, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesininbelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu,önce 13.02.2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun’un 202.maddesiyle, daha sonra 24.05.2013 tarih ve 6487 sayılı Kanun’un27. maddesiyle, 4207 sayılı Kanun’da yapılandeğişikliklerle Kanun’un yeniden düzenlendiği ve buhaliyle 4207 sayılı Kanunda “iş yerinin 10 günsüre ile kapatılmasına” ilişkin kararakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediğininanlaşıldığı, bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanunla değişik 3. maddesinde belirtildiğiüzere, idari yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle,görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasahükümleri dikkate alınacağından, “işyerinin 10 gün süre ile kapatılmasına” ilişkinkarara karşı açılan iş bu davanıngörüm ve çözümünün anılan Kanun’un27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adliyargının görev alanına girdiğini belirterek,yapılan başvurunun kabulü gerektiği yolunda düşüncevermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesininBurhan ÜSTÜN’ün başkanlığında,Üyeler Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, AydemirTUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Bilal ÇALIŞKAN’ınkatılımlarıyla yapılan 26.10.2020 tarihlitoplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarıncayapılan incelemeye göre; Davalı vekilinin anılanYasa’nın 10/2. maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddesinde belirtilen süre içindebaşvuruda bulunması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca,10. maddesinde öngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 4207sayılı Tütün Ürünlerinin ZararlarınınÖnlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’un 5. maddesinin on altıncı fıkrası uyarıncadavacıya ait işyerinin 10 gün süre ilekapatılmasına ilişkin olarak verilen idari yaptırımkararının iptali istemiyle açılmıştır. 4207 sayılıKanun’un “Ceza hükümleri”başlığı altında düzenlenen 5. maddesinin ikincifıkrasında, “ (Değişik: 13/2/2011-6111/202 md.) 2nci maddenin (a) bendi hariç birinci,üçüncü, dördüncü ve beşincifıkralarında belirtilen yasakların uygulanması vetedbirlerin alınması ile ilgili yükümlülükleriniyerine getirmeyen işletme sorumlularına, mahalli mülki amirtarafından bin Türk Lirasından beş bin TürkLirasına kadar idarî para cezası verilir.”; on altıncı fıkrasında, “ (Ek:13/2/2011-6111/202 md.; Değişik: 24/5/2013-6487/27 md.) Bu maddedekicezaları gerektiren fiillerin bir yıllık dönemdetekerrürü hâlinde idari para cezası bir kat; ikincitekerrürü hâlinde iki kat artırılarak verilir.Aynı dönemdeki üçüncü tekerrürde deiş yeri on günden bir aya kadar kapatılır.”denilmiş; “Tütün ürünlerininyasaklanması” başlığı altındadüzenlenen 2. maddesinin birinci fıkrasında ise,“Tütün ürünleri; a) Kamu hizmet binalarınınkapalı alanlarında, b)Koridorları dahil olmak üzere her türlü eğitim,sağlık, üretim, ticaret, sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeriamaçlı özel hukuk kişilerine ait olan ve birdençok kişinin girebileceği (ikamete mahsus konutlarhariç) binaların kapalı alanlarında, c) (Değişik:24/5/2013-6487/26 md.) Hususi araçların sürücükoltukları ile taksi hizmeti verenler dâhil olmak üzerekarayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu toplu taşımaaraçlarında, ç) Okul öncesieğitim kurumlarının, dershaneler, özel eğitim veöğretim kurumları dahil olmak üzere ilk ve ortaöğrenim kurumlarının, kültür ve sosyal hizmetbinalarının kapalı ve açık alanlarında, d) Özel hukukkişilerine ait olan lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibieğlence hizmeti verilen işletmelerde, tüketilemez…..” hükmü yer almıştır. Öte yandan; 30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a) İdarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b) Diğer genelhükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında, uygulanır.”; 16.maddesinde, “(1) Kabahatler karşılığındauygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî paracezası ve idarî tedbirlerden ibarettir. (2)İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgilikanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir”; 19. maddesinde, “(1)Diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için; a) Bir meslek vesanatın yerine getirilmemesi, b)İşyerinin kapatılması, c) Ruhsat veyaehliyetin geri alınması, d)Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferdenalıkonulması, Gibi yaptırımlarailişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklıdır”; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise,“İdari para cezası ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç on beş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir” düzenlemeleri yer almıştır. Buna göre, KabahatlerKanunu’nun; idari yaptırım kararlarına karşıkanun yoluna ilişkin hükümlerinin, Kanun’un 19. maddesindesayılan yaptırımlar saklı tutulmak kaydıyla, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır. 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 27. maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenensekizinci fıkrasında, idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, buişlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği kurala bağlanmış, bu maddeningerekçesinde de bu hükümle, Kabahatler Kanunu'ndakidüzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir. 19.12.2006 tarihindeyürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak; idari yaptırımkararının verildiği işlem kapsamında aynıkişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanınagiren kararların da verilmiş olması halinde; idariyaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılıkiddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idariyargı merciinde görüleceği anlaşılmaktadır. UyuşmazlıkMahkemesi’nce, idari para cezası yönünden oluşanolumsuz görev uyuşmazlık-larınınçözümünde, idaripara cezasına konu işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararın da verilmiş olması vedosya içeriğinden bu kararın idari yargı yerinde davakonusu edildiğinin anlaşılması halinde; idari paracezasına ilişkin kararın hukukaaykırılığı iddiasının da, idari yargıyerinde görüleceği sonucuna varılarak, idari yargıyerince verilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasınakarar verilmiştir. Olayda,davacıya ait işyerinin 4207 sayılı Kanun’un 5.maddesinin on altıncı fıkrasına dayanılarak ve bufıkrada öngörülen sürelere uygun olarak süresizdeğil, belirli bir süre için (10 gün)kapatılmasına ilişkin idari yaptırımkararının; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun“Saklı tutulan hükümler”başlığını taşıyan 19. maddesinde,“diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için, ….. İşyerininkapatılması …….gibiyaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda buKanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklıdır” denilerek, ilgili kanununda, bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklı tutulan, başka bir deyişle, belirtilen istisnalariçinde sayılan yaptırımlardan biri olduğu, 4207sayılı Kanun’un ilk kez, 13.2.2011 tarih ve 6111sayılı Kanun’un 202. maddesiyle, daha sonra 24.5.2013tarih ve 6487 sayılı Kanun’un 27. maddesiyledeğiştirilerek yeniden düzenlendiği ve “işyerinin belirli bir süre için kapatılması”na ilişkin karara karşı kanunyoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmıştır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğin yürürlüğegirmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dairintikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, 4207 sayılı Kanun’un 5. maddesinin on altıncı fıkrasıuyarınca ve bu fıkrada öngörülen sürelere uygunolarak süresiz değil, belirli bir süre için davacıyaait işyerinin (10 gün) süre ile kapatılmasınailişkin idari yaptırım kararının, 5326sayılı Kanun’un 16. madde-sinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, önce 13.2.2011 tarihve 6111 sayılı Kanun’un 202. maddesiyle, daha sonra24.5.2013 tarih ve 6487 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle, 4207sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerleKanun’un yeniden düzenlendiği ve bu haliyle, 4207sayılı Kanun’da, “işyerinin 10 gün süreile kapatılmasına” ilişkin karara karşı kanunyoluna ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı anlaşılmıştır. Budurumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, “işyerinin 10 günsüre ile kapatılmasına” ilişkin kararakarşı açılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile, davalı vekilinin görevitirazının reddine ilişkin, Kayseri 2. İdare Mahkemesinceverilen 11.02.2020 gün ve E:2020/31 sayılı görevlilikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç: Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle, YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, davalı vekilinin görev itirazının reddineilişkin, Kayseri 2. İdare Mahkemesince verilen 11.02.2020 gün veE:2020/31 sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.10.2020 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Burhan ÜSTÜN Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Birol SONER Üye Aydemir TUNÇ Üye Nurdane TOPUZ Üye Bilal ÇALIŞKAN
Full & Egal Universal Law Academy