T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 471
KARAR NO: 2020 / 625
KARAR TR : 26.10.2020
ÖZET :Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyleaçtığı davanın, 2918 sayılı Kanun'un19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesigözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesigerektiği hk.
KARAR
Davacı : A. Sigorta A.Ş.
Vekilleri : Av. Z. F. - Av. H. K.
Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekilleri : Av. İ. K. - ve diğ.
O L A Y : Davacıvekilidavadilekçesindeözetle; müvekkilitarafından 79203509 numaralı kasko sigorta poliçesi ilesigortası yapılan 46 ... 9092 plakalı aracın 14.2.2015tarihinde seyir halinde iken davalı kurumun sorumluluğundaki yolunortasında bulunan 25-30 cm yüksekliğindeki taşparçasına çarpması sonucu maddi hasarlı kazameydana geldiği, kazanın meydana geldiği yerde aydınlatmaolmadığı, kaza sonrası tutulan tutanağa göresigortalı aracın kusurunun olmadığı, davalıkurumun meydana gelen kazada tamamen kusurlu olduğu, hasarlısigortalılarına ait araç üzerinde yapılan incelemesonunda 3.841,88.TL hasar bedelinin sigortalısına 25.2.2015 tarihindeödendiği, sorumlulardan ödemiş olduğu tazminatıtalep etme hakkının bulunduğundan bahisle, 3.841,88.TL'ninödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birliktedavalıdan tahsiline karar verilmesi istemini belirterek adli yargıyerinde dava açmıştır.
GAZİANTEP 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: E:2015/526sayılı dosyasında, verdiği 17.5.2016 gün, K:2016/219sayılı kararıyla davayı kısmen kabul etmiş,karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulması üzerineYargıtay 17. Hukuk Dairesince davanın İdari YargılamaUsulü hakkındaki Kanun'un 2. maddesi uyarınca tam yargıdavası olarak açılması gerekli olup yargı yolununcaiz olmadığından bahisle hükmün bozulmasına30.5.2017 tarihinde karar verilmiştir.
Yargıtay'ın belirtilen kararı üzerine Gaziantep3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2017/323 sayılı dosyasındabozma ilamına uyarak yargı yolu caiz olmadığından davaşartı yokluğu nedeniyle davanın reddine dair verdiği1.2.2018 gün, K:2018/64 sayılı kararına karşıtemyiz kanun yoluna başvurulmuş, hüküm, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 6.2.2020 günlü kararıyla onanarak 1.7.2020tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı vekili, bu kez aynı taleple idari yargı yerindedava açmıştır.
GAZİANTEP 1. İDARE MAHKEMESİ: 13.5.2020 günve E:2020/392, K:2020/421 sayılı kararı ile davanıngörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varıldığından bahisledavanın görev yönünden reddine kesin olarak kararvermiş ve kararın kesinleştiğianlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyleGaziantep 1. İdareMahkemesi'ne verilen dilekçeyle Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulması talep edilmiş olmakla, dava dosyası Gaziantep1. İdare Mahkemesi'nin 13.8.2020 gün, E:2020/392, K:2020/421sayılı yazısıyla Mahkememize gönderilmiş olup, 19.8.2020tarihinde kayda girmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Burhan ÜSTÜN’ünBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan26.10.2020 günlü toplantısında:
I-İLK İNCELEME:
Dosya üzerinde 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılıKanun'un 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, usule ilişkinişlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Burak CenkİLHAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, sigortalı aracın uğradığıhasarı ödediğinden bahisle sigorta şirketinin, zararınidarece giderilmesi istemine ilişkin bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; "Kapsam"başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynıKanunun,"Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri" başlıklı 7. maddesinde;"Karayolları Genel Müdürlüğünün buKanunla ilgili görev ve yetkileri şunlardır:
a) Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b) Tüm karayollarındaki işaretlemestandartlarını tespit etmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c) (Mülga: 17/10/1996-4199/47 md.)
d) Trafik ve araç tekniğine ait görüşbildirmek, karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleriincelemek ve onaylamak,
e) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında, İçişleri Bakanlığınınuygun görüşü alınmak suretiyle, yönetmeliktebelirlenen hız sınırlarının üstünde veyaaltında hız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f) Trafik kazalarının oluş nedenlerine göreverileri hazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici tekniktedbirleri almak veya aldırmak,
g) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında trafik güvenliğini ilgilendiren kavşak,durak yeri, aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeritesisleri yapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarcahazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h) Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilentrafik kaza analizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i) (Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j) (Değişik: 17/10/1996-4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerineaykırı hareket edenler hakkında suç veya cezatutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerindebelirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemekve gerekli işlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek,
k) (Ek:18/10/2018-7148/14 md.) Bu Kanunun 31 ve 49 uncu maddelerikapsamında takoğraf ve çalışma-dinlenmesüreleri yönünden karayolları denetim istasyonlarındadenetim yapmak ve trafik idari para cezası karar tutanağıdüzenlemek,
l) (Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Otoyolların habitatlarıböldüğü yerlerde Doğa Koruma ve Milli Parklar GenelMüdürlüğünün görüşünüalarak yaban hayvanlarının geçişlerine izin verecekmenfez, ekolojik köprü ve benzeri tesisleri yapmak,
m) (Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Otoyollarda yaban hayvanlarındankaynaklanacak trafik kazalarını önlemek maksadı ile kafestel çit yapmak,
n) (Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Yaban hayvanlarının muhtemelyaşam alanlarının bulunduğu bölgelerdekikarayollarında uyarıcı levhalara yer vermek,
o) Bu Kanunla ve bu Kanuna göreçıkarılmış olan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmaktır.
(Son fıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)"hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Kanun'un 19.1.2011günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir"; Geçici 21. maddesinde de "Bu Kanunun110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önceidari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz"denilmiştir.
2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: "… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…" (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158. maddesinin son fıkrasında"Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır." denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158. maddesi uyarınca, başta Mahkememiz olmaküzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılı Kanun'un 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Gaziantep 3. Asliye HukukMahkemesi'nin 1.2.2018 gün ve E:2017/323, K:2018/64 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Gaziantep 3. AsliyeHukuk Mahkemesi'nin 1.2.2018 gün ve E:2017/323, K:2018/64 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.10.2020gününde, OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Burhan Şükrü Mehmet Birol
ÜSTÜN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Bilal
TUNÇ TOPUZ ÇALIŞKAN
Full & Egal Universal Law Academy