T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 366
KARAR NO: 2020 / 614
KARAR TR : 26.10.2020
ÖZET :Taşınmazlarına davalı idare tarafındankamulaştırmaksızın el atıldığındanbahisle tazminat talebiyle açılan davanın, İDARİYARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacılar:M.Ş. Ş. ve diğ.
Vekili : Av. Adar Adıbelli
Davalı :İdil Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. Cihan Güçlük
OL A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerineait olan Şırnak ili, İdil İlçesi,Aşağı mahallede bulunan 94 ada 130 ve 131 nolu parselleredavalı kurum tarafından imar planına aykırı olarak yolgeçirilmek sureti ile kamulaştırmaksızın elatıldığını, davalı kurumun müvekkillerineait olan bu arsadan geçirdiği yolun bedelini ödemediğini,geçirmiş olduğu yol sebebi ile müvekkillerine aitarsanın neredeyse tamamının yol olduğu, geri kalan az birkısımın değer kaybettiği gibikullanılamadığını, davalı idarenin herhangi bir bedelödemeden yapmış olduğu bu eylemin mülkiyethakkının ihlali olduğunu belirterek fazlaya ilişkinhakları saklı olmak kaydıyla dava tarihinden itibarenişleyecek reeskont avans faiz oranı ile birlikte davalı idaredentazminat tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık vekaletücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesiistemleriyle adli yargı yerinde açılmıştır.
İDİLASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: E:2013/369 sayılıdosyasında verdiği 3.11.2014 gün, K:2014/426 sayılıkararıyla, "... Dava, kamulaştırmasız el atmadankaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davakonusu taşınmazlara ait tapu kayıtları ve krokilergetirtilerek dosyamız içerisine alınmış,yapılan incelemede dava konusu taşınmazlardadavacıların hisselerinin olduğu görülmüştür.
Davalıkuruma yazılan müzekkere cevabında, dava konusu parsellerin13.12.2005 tarihinde 1/1000 ölçekli uygulama imar planıyapıldığı zaman imar planı içerisindekaldığını, fakat 94 ada 43 nolu parsele ait imar planıdeğişikliği 03.11.2009 tarihi ve belediye meclisi 43sayılı karar ile 12 m"lik imar yolu 10 m"yedüşürülüp yolun tamamı 94 ada 131 nolu parseleaktarıldığının bildirildiğigörülmüştür.
Davakonusu taşınmazlara emsal olabilecek tapudan yapılansatışların onaylı suretleri getirtilerek dosyamıziçerisine alınmıştır. Dava konusutaşınmazların belediye hizmetlerindenyararlandığı, mücavir alan içerisindekaldığını, etrafında meskun alan bulunduğununbildirildiği görülmüştür.
Delillertoplandıktan sonra dava konusu taşınmazlar başında19.09.2014 tarihinde 2 kadastro, 2 inşaat, 1 mülkve 1fotoğrafçı bilirkişi refakate alınarak keşificra edilmiş, keşifte, taşınmazın İdil - Cizreyolunun Cizre istikametine doğru İdil çıkışındabulunan saat kulesi ile İdil Devlet Hastanesinin yol ayrımınayakın olduğu, taşınmazın üzerinde keşifanı itibariyle fiilen el atılmış bir yolbulunmadığı, taşınmazın üzerinde 1 er ve 2şer katlı binaların olduğunun gözlemlerenektutanağa geçirildiği görülmüştür.
Keşifsonrasında teknik bilirkişiler, inşaat bilirkişiler vemülk bilirkişi tarafından tanzim edilen raporlarındosyamıza ibraz edildiği görülmüştür. Teknikbilirkişiler tarafından tanzim edilen raporda özetle; davakonusu taşımazların İdil Belediyesinin uygulama imarplanı içerisinde yer aldığı, imar planında davakonusu taşınmazlardan imar yolunun geçtiğibildirilmiştir.
Keşifsonrasında inşaat mühendisleri Mehmet Gasır ve Mehmet MuadElçi tarafından tanzim edilen raporda dava konusutaşınmazlara isabet eden imar yollarının toplamdeğerinin 826.896,40 TL olduğunun bildirildiğigörülmüştür.
Davadilekçesi, cevap dilekçesi, tapu kayıtları, krokiler,keşif, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamıbirlikte değerlendirildiğinde, Şırnak ili, İdililçesi, Aşağı Mahallede bulunan davacınınpaylı mülkiyet esaslarına göre malik olduğu94 ada 131ve 132 nolu parsellerden davalıtarafındankamulaştırmasız el atılması nedeniyle yolgeçirildiği iddiası ile davaaçıldığı, taşınmaz başındayapılan keşifte mahkeme gözlemi ve hazırlanan teknikbilirkişi raporlarında sabit olduğu gibi, davalı idaretarafından fiilen yol geçirilmediği, dava konusutaşınmazların imar planında yol geçirileceğininsabit olduğu, fiili el atmanın olmadığıanlaşılmakla davanın çözüm ve görümyerinin idari yargının alanına girmesi nedeniyle yargı yoluyönünden davanın reddine ..." karar verilmiş olup,karar 3.3.2015 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacıvekili aynı yöndeki taleple bu kez idari yargı yerinde davaaçmıştır.
MARDİN1. İDARE MAHKEMESİ: E:2015/340 sayılı dosyasında"... Dava dilekçesi ve Mahkememiz ara kararı ile getirtilenİdil Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E.2013/369 esas sayılı davadosyasının birlikte incelenmesinden;anılan mahkemece mahallindeyapılan keşif sonucu düzenlenen keşif tutanağı vebilirkişi raporlarında dava tarihi itibariyle davacılartaşınmazına herhangi bir el atmanınolmadığının ve üzerinde hali hazırda binalarbulunduğunun belirtildiği, diğer taraftan anılantaşınmazlarda İmar Kanununun 18. maddesi uyarıncayapılmış bir parselasyon işlemininbulunmadığının anlaşıldığıgörülmekte olup Mahkememizde açılan iş bu davadafiili el atmadan kaynaklı tazminat talebinde bulunulduğu vedilekçe içeriğinde taşınmazın bedelödenmeksizin kamulaştırıldığındanbahsedildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle tazminattalebinin hangi zarara ilişkin olduğunun tam olarak ortaya konulamadığıve Mahkememizde tereddüt hasıl olduğu, eğer imarplanında yapılan değişiklik sonucu davacılarınmülkiyet hakkının kısıtlandığı ve birzarara uğradığından bahsedilerek dava açılmakisteniyor ise dilekçede bu durumun açık ve net birşekilde belirtilmesi gerekmekte olup, davanın türü,sebepleri ve niteliği hususunda Mahkememizde tereddüt hasılolduğundan dava dilekçesi yukarıda belirtilen yasahükümlerine uygun bulunmamıştır.
Budurumda; şayet dava yenilenmek isteniyorsa, işbu dilekçe retkararından da bahsedilerek Mahkememize hitaben yazılmak suretiyle ikinüsha olarak düzenlenmiş, yukarıda yapılanaçıklamalara uygunyeni bir dilekçe ile davanınyenilenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; sözüedilen eksiklikler, 30 gün içinde tamamlanmak suretiyle yenidendava açmakta serbest olmak üzere 2577 Sayılı Kanunun 3.maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin, aynı Kanunun 15.maddesinin 1/dbendi gereğince Reddine, dilekçe ve eklerininfazlasının davacılara iadesine, anılan yasanın 15.maddenin 3. fıkrası uyarınca yeni dilekçedüzenlenerek açılacak dava için ayrıca harçalınmamasına, aynı maddenin 5. fıkrası uyarıncayeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklaryapıldığı takdirde davanın reddedileceğinindavacılara bildirilmesine, ..." dair 20.4.2015 gün, K:2015/879sayılı kararı üzerine davacı yeni davadilekçesiyle Mahkemeye müracaat etmiştir.
Mardin1. İdare Mahkemesi E:2015/1673 sayılı dosyasında"... Dava, davacılara ait Şırnak İli, İdilİlçesi, Aşağı Mahallede bulunan 94 ada, 130 ve 131sayılı parsellerin imar planında "yol alanı"olarak ayrılmasına rağmen tahsis amacına uygun herhangi birişlem yapılmadığı, bu suretlekamulaştırmasız el atıldığı ve mülkiyethakkının ihlal edildiğinden bahisle 826.896,00-TLtazminatın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyleaçılmıştır.
Davalıidarenin usule ilişkin itirazları yerindegörülmemiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa7.9.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6745 sayılıYatırımların Proje Bazında Desteklenmesi İle BazıKanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde DeğişiklikYapılmasına Dair Kanunun 33'üncü maddesi ile eklenen EkMadde 1'de; 'Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmîkurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkınınözüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanantaşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarınınyürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllıksüre içerisinde imar programları veya imar uygulamalarıyapılır ve bütçe imkânları dâhilinde butaşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veyaher hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engelteşkil edecek kısıtlılığı kaldıracakşekilde imar planı değişikliğiyapılır/yaptırılır. Bu süre içerisindebelirtilen işlemlerin yapılmaması hâlindetaşınmazların malikleri tarafından, bu Kanunungeçici 6 ncı maddesindeki uzlaşma sürecini ve 3194sayılı İmar Kanununda öngörülen idaribaşvuru ve işlemleri tamamlandıktan sonrataşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idarealeyhine idari yargıda dava açılabilir.
Birinci fıkra uyarınca davaaçılması hâlinde taşınmazın ya daüzerinde tesis edilen irtifak hakkının dava tarihindekideğeri, mahkemece; bu Kanunun 15 inci maddesine göre bilirkişiincelemesi yapılarak, taşınmazın hukuken tasarrufununkısıtlandığı veya fiilen el konulduğu tarihtekinitelikleri esas alınmak suretiyle tespit edilir ve taşınmazınveya hakkın idare adına tesciline veya terkinine hükmedilir.
Bu madde kapsamında kalan taşınmazlarhakkında açılacak dava ve takiplerde, bu Kanunun geçici6 ncı maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci ve onbirinci fıkra hükümleri, bu maddenin yürürlüğegirdiği tarihten önce açılan ancak henüz kararabağlanmayan veya kararı kesinleşmeyen davalara bu maddehükümleri, kesinleşen ancak henüz ödemesiyapılmayan kararlar hakkında ise geçici 6 ncı maddeninüçüncü, sekizinci ve on birinci fıkrahükümleri uygulanır.
Bu Kanunun geçici 6 ncı maddesinin sekizincifıkrası uyarınca ayrılması gereken yüzde ikioranındaki ödenekler, yüzde dört olarak ayrılır.İlave olarak ayrılan yüzde iki oranındaki ödenekler,münhasıran bu ek madde ile geçici 11 inci ve geçici 12 ncimaddeler kapsamında yapılacak ödemelerde kullanılır.Yapılacak ödemelerin toplam tutarının ilave olarakayrılan ödeneğin toplamını aşmasıhâlinde, ödemeler, en fazla on yılda ve geçici 6ncı maddenin sekizinci fıkrası hükmüne göreyapılır.' hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kanuna 6745 sayılı Kanunun34'üncü maddesi ile eklenen Geçici Madde 11'de ise; 'BuKanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan vebu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten öncetasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkındaaynı fıkrada belirtilen süre, bu maddeninyürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar.
Bu Kanunun ek 1 inci maddesininüçüncü fıkrası hükmü, bu maddekapsamında kalan taşınmazlara ilişkin dava ve takiplerhakkında da uygulanır.' hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen düzenlemeye göre;uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlaraayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özünedokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanantaşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarınınyürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllıksüre içerisinde imar programları veya imar uygulamalarıyapılması ve bütçe imkânları dâhilindebu taşınmazların ilgili idarelerce kamulaştırılmasıveya imar planı değişikliğiyapılması/yaptırılması zorunluluğu getirilerek bukonuda vatandaşların karşılaştıklarımağduriyetlerin giderilmesi, bu kapsamda kalantaşınmazların bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten itibaren en geç beş yıllıksüre içerisinde bütçe imkanları dahilinde ilgiliidarelerce kamulaştırılması veya taşınmazlarınmevcut imar planı bulunup bulunmadığı veya imar planıyapılabilecek yerlerden olup olmadığı durumununa göreimar planı/imar uygulaması/toplulaşmayapılmak/yaptırılmak suretiyle başka yerdenmümkün ise müstakil, değilse hisseli parsel verilmesiveyahut taşınmazların tahliye edilerek kullanıma imkanverecek biçimde malikine iade edilmesiamaçlanmıştır.
Kanunda düzenlenen 5 yıllık sürenin ek1'inci madde kapsamında kalan ve bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce tasarruf hakkı kısıtlanantaşınmazlar hakkında da bu maddeninyürürlüğe girdiği tarihten itibarenbaşlayacağı, bu maddenin yürürlüğegirdiği tarihten önce açılan ancak henüz kararabağlanmayan veya kararı kesinleşmeyen davalara da bu maddehükümlerinin uygulanacağı sonucunaulaşılmaktadır.
Bu durumda; yeni yasal düzenleme uyarınca buaşamada hukuken uyuşmazlığın esası hakkındakarar verme olanağı bulunmamaktadır.
Öte yandan; davanınaçıldığı tarih itibariyle, davacılaryönünden dava açma şartlarınınoluştuğu ve davanın esası hakkında karar verme olanağınınsonradan yürürlüğe giren yasal düzenleme nedeniyleortadan kalkmış olduğu dikkate alındığında,yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasıve davacılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi adaletve hakkaniyet ilkeleri gereğidir.
Açıklanannedenlerle; dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,..." dair 28.3.2017 gün, K:2017/913 sayılı kararınakarşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine GaziantepBölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesi'nce"... karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasınıgerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin reddine,..." dair 28.12.2017 tarihinde verilen karara karşı temyiz kanunyoluna başvurulmuş, Danıştay 6. Dairesi'nce"...2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa 07.09.2016 tarihindeyürürlüğe giren 6745 sayılıYatırımların Proje Bazında Desteklenmesi İle BazıKanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde DeğişiklikYapılmasına Dair Kanunun 33. maddesi ile eklenen Ek Madde 1'de;'Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlaraayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özünedokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanantaşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarınınyürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllıksüre içerisinde imar programları veya imar uygulamalarıyapılır ve bütçe imkânları dâhilinde butaşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veyaher hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engelteşkil edecek kısıtlılığı kaldıracakşekilde imar planı değişikliğiyapılır/yaptırılır. Bu süre içerisindebelirtilen işlemlerin yapılmaması hâlindetaşınmazların malikleri tarafından, bu Kanunungeçici 6 ncı maddesindeki uzlaşma sürecini ve 3194sayılı İmar Kanununda öngörülen idaribaşvuru ve işlemleri tamamlandıktan sonrataşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idarealeyhine idari yargıda dava açılabilir.
Birinci fıkra uyarınca davaaçılması hâlinde taşınmazın ya daüzerinde tesis edilen irtifak hakkının dava tarihindekideğeri, mahkemece; bu Kanunun 15 inci maddesine göre bilirkişiincelemesi yapılarak, taşınmazın hukuken tasarrufununkısıtlandığı veya fiilen el konulduğu tarihtekinitelikleri esas alınmak suretiyle tespit edilir vetaşınmazın veya hakkın idare adına tesciline veyaterkinine hükmedilir.
Bu madde kapsamında kalan taşınmazlarhakkında açılacak dava ve takiplerde, bu Kanunun geçici6 ncı maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci ve onbirinci fıkra hükümleri, bu maddeninyürürlüğe girdiği tarihten önceaçılan ancak henüz karara bağlanmayan veya kararıkesinleşmeyen davalara bu madde hükümleri, kesinleşen ancakhenüz ödemesi yapılmayan kararlar hakkında isegeçici 6 ncı maddenin üçüncü, sekizinci ve onbirinci fıkra hükümleri uygulanır.
Bu Kanunun geçici 6 ncı maddesinin sekizincifıkrası uyarınca ayrılması gereken yüzde ikioranındaki ödenekler, yüzde dört olarak ayrılır.İlave olarak ayrılan yüzde iki oranındaki ödenekler,münhasıran bu ek madde ile geçici 11 inci ve geçici 12nci maddeler kapsamında yapılacak ödemelerdekullanılır. Yapılacak ödemelerin toplam tutarınınilave olarak ayrılan ödeneğin toplamınıaşması hâlinde, ödemeler, en fazla on yılda vegeçici 6 ncı maddenin sekizinci fıkrası hükmünegöre yapılır.' hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kanuna 6745 sayılı Kanunun34. maddesiyle 'Bu Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasıkapsamında kalan ve bu maddenin yürürlüğe girdiğitarihten önce tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlarhakkında aynı fıkrada belirtilen süre, bu maddeninyürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar.
Bu Kanunun ek 1 inci maddesininüçüncü fıkrası hükmü, bu maddekapsamında kalan taşınmazlara ilişkin dava ve takiplerhakkında da uygulanır.' hükmünü içerenGeçici 11. madde eklenmiştir.
Ankara 2. İdare Mahkemesinin E:2016/196sayısına ve Adana 3. İdare Mahkemesinin E:2017/41sayısına kayıtlı dosyalarda, Geçici 11. maddenin;derdest olan davaların esası hakkında karar verilmesiniengelleyici bir düzenleme olduğu, mülkiyet hakkıüzerindeki kısıtlamaların daha uzun sürmesine yolaçtığı, yargı yetkisinin kullanılmasındagenel hukuk ilkelerine uygun olmayan sınırlamalar getirildiği,bu sebeple ilgili kuralın mülkiyet hakkını, hak aramahürriyetini ve hukuk devleti ilkesini zedelediği belirtilerekkuralın Anayasa’nın 2., 5., 9., 35. ve 36. maddelerineaykırı olduğundan bahisle itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesinebaşvurulmasına karar verilmiş, bu başvurular üzerineAnayasa Mahkemesinin 28.03.2018 tarihli, E:2016/196, K:2018/34 sayılıkararıyla, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa 6745sayılı Kanunun 34. maddesi ile eklenen Geçici 11. maddeninAnayasaya aykırı olduğundan iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi tarafından söz konusukararın gerekçesinde, imar uygulamalarının genişalanları kapsaması nedeniyle ve bütçeye yeterliödeneğin konulması amacıyla kanun koyucunun kamulaştırmasürecinin beş yıllık süre içindetamamlanmasını öngördüğü, mülkiyetin kamuyararı amacıyla kontrolüne ilişkin söz konusumüdahaleler bakımından kanun koyucunun takdir yetkisibulunduğu, bu takdir yetkisi çerçevesinde söz konusukamu yararı amacının gerçekleştirilmesiyönünden belirtilen fiili ve hukuki engeller sebebiyle malikin makulve belirli bir süre boyunca bu kısıtlamalarakatlanabileceği, ancak bu sürenin uzaması hâlinde sözkonusu kısıtlamaların, taşınmaz malikine yüklenenkülfeti ağırlaştıracağı gibikısıtlılık süresinin uzamasına bağlıolarak malikin zararını karşılayabilecek herhangi birgiderim imkânının getirilmemesinin de malikeaşırı bir külfet yüklenmesine sebep olacağı,itiraz konusu kuralda, mülkiyet hakkından dilediği gibi tasarrufedebilmesi ve yararlanabilmesi kısıtlanan malikinkamulaştırma bedeline kavuşabilmesi veya söz konusukısıtlılık hâlinin kaldırılarakmülkiyet hakkından yararlanabilmesi için geçmesigereken beş yıllık sürenin yenidenbaşlamasının söz konusu olduğu, kanun koyucunun busüre nedeniyle malikin uğradığı zararları telafietmeye veya gidermeye yönelik herhangi bir düzenlemegetirmediği, üstelik bu kısıtlılık nedeniyleaçılacak davalarda taşınmazı kullanamamaktandoğan zararların tazminine yönelik bir düzenlemenin mevcutolmadığı gibi bu kuralın, yürürlüktarihinden önceki kısıtlılık sürelerinin dedikkate alınmamasına yol açtığı ve malikeaşırı bir külfet yüklediği, kamu yararı ilemalikin mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adildengeyi malik aleyhine bozduğu, dolayısıyla itiraz konusukuralın Anayasanın 13. ve 35. maddelerine aykırıolduğu, birinci fıkrasının iptal edilmesi nedeniyle itirazkonusu ikinci fıkranın uygulanma olanağınınkalmadığı belirtilmiştir.
Bu durumda, 2942 sayılı KamulaştırmaKanununun Geçici 11. maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafındanyukarıdabelirtilen gerekçeyle iptal edilmiş olmasıkarşısında, İdare Mahkemesince, öncelikle sorumluidare/idareler belirlenerek, uyuşmazlığa konutaşınmazdaki tasarruf imkanının mülkiyethakkının özüne dokunacak şekildekısıtlanıp kısıtlanmadığı,kısıtlanmışsa bu kısıtlılığınuygulama imar planından mı yoksa özel kanundan (2863sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını KorumaKanunu, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu gibi) mıkaynaklandığı, taşınmazın hangi tarih itibariyleedinildiği hususları araştırılarak, uygulama imarplanında belirlenen işlevi nedeniyle mülkiyet hakkınınsüresi belirsiz bir zaman dilimindekısıtlandığının ve tazminatı gerektirirmağduriyetinin oluştuğunun tespit edilmesi halinde ise; aralarındagayrimenkul değerleme uzmanının da bulunduğu bilirkişikurulunca, taşınmazın dava tarihindeki cins ve nevi,yüzölçümü, kıymetini etkileyecekbütün nitelik ve unsurları, her unsurun ayrı ayrıdeğeri, varsa vergi beyanı, varsa resmi makamlarca yapılmışkıymet takdirleri, taşınmazın mevkii veşartlarına göre ve olduğu gibi kullanılmasıhalinde getireceği net geliri, özel amacı olmayan emsal(uyuşmazlığa konu taşınmazın çevresininimar planındaki kullanım biçimi, yapılaşmakoşulları ve konumları açısından benzerözellikleri olan taşınmazlar arasından seçilmeli,davaya konu taşınmaz kadastro parseli ise; emsal alınacaktaşınmaz da kadastro parseli olmalı ya da emsal parsel imarparseli ise, emsal taşınmazda kesilen düzenleme ortaklıkpayı oranı ölçüsünde davaya konutaşınmaz bedeli düşülerek taşınmazıngerçek bedeli belirlenmeli) satışlara göresatış değeri, bedele etki eden tüm kanuni veriler, imarverileri, taşınmazın özgün nitelik ve kullanımşekli, değeri etkileyen hak ve yükümlülükleri,gayrimenkul üzerinde ayni ve şahsi ittifak hakları vegayrimenkul mükellefiyetleri vb. bedelin tespitinde etkili olacakdiğer objektif ölçülerin belirlenmesi suretiyletaşınmaz bedeli tespit edilerek uyuşmazlığınesası hakkında yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
Hukuki el atma nedeniyle açılan tam yargıdavaları, adli yargıdaki fiili el atma nedeniyle açılandavalardan farklı olarak, 3194 ve 2942 sayılı Kanunlarkapsamında açılan davalar olduğundan, hükmedilecekfaizin; dava açma tarihi itibariyle talep edilen miktar için,dava tarihinden geçerli olmak üzere, ıslah edilenkısım için ıslah tarihi itibariyle hesaplanmasıgerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, Gaziantep 2. İdariDava Dairesince verilen 28/12/2017 tarihli, ... sayılı kararınbozulmasına, ..." 22.10.2018 günü karar verilmesininardından Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi İkinciİdari Dava Dairesi'nce E:2018/4035 sayı ile kaydedilen dosyada"... 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun Geçici11. maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından yukarıdabelirtilengerekçeyle iptal edilmiş olması karşısında,İdare Mahkemesince, öncelikle sorumlu idare/idareler belirlenerek,uyuşmazlığa konu taşınmazdaki tasarrufimkanının mülkiyet hakkının özüne dokunacakşekilde kısıtlanıp kısıtlanmadığı,kısıtlanmışsa bu kısıtlılığınuygulama imar planından mı yoksa özel kanundan (2863sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını KorumaKanunu, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu gibi) mıkaynaklandığı, taşınmazın hangi tarih itibariyleedinildiği hususları araştırılarak, uygulama imarplanında belirlenen işlevi nedeniyle mülkiyet hakkınınsüresi belirsiz bir zaman dilimindekısıtlandığının ve tazminatı gerektirirmağduriyetinin oluştuğunun tespit edilmesi halinde ise;aralarında gayrimenkul değerleme uzmanının dabulunduğu bilirkişi kurulunca, taşınmazın davatarihindeki cins ve nevi, yüzölçümü, kıymetinietkileyecek bütün nitelik ve unsurları, her unsurun ayrıayrı değeri, varsa vergi beyanı, varsa resmi makamlarcayapılmış kıymet takdirleri, taşınmazınmevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibikullanılması halinde getireceği net geliri, özel amacıolmayan emsal (uyuşmazlığa konu taşınmazınçevresinin imar planındaki kullanım biçimi,yapılaşma koşulları ve konumlarıaçısından benzer özellikleri olan taşınmazlararasından seçilmeli, davaya konu taşınmaz kadastroparseli ise; emsal alınacak taşınmaz da kadastro parseliolmalı ya da emsal parsel imar parseli ise, emsal taşınmazdakesilen düzenleme ortaklık payı oranıölçüsünde davaya konu taşınmaz bedelidüşülerek taşınmazın gerçek bedelibelirlenmeli) satışlara göre satış değeri, bedeleetki eden tüm kanuni veriler, imar verileri, taşınmazınözgün nitelik ve kullanım şekli, değeri etkileyen hakve yükümlülükleri, gayrimenkul üzerinde ayni veşahsi ittifak hakları ve gayrimenkul mükellefiyetleri vb.bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçülerinbelirlenmesi suretiyle taşınmaz bedeli tespit edilerekuyuşmazlığın esası hakkında yeniden kararverilmesi gerekmektedir.
Hukukiel atma nedeniyle açılan tam yargı davaları, adliyargıdaki fiili el atma nedeniyle açılan davalardanfarklı olarak, 3194 ve 2942 sayılı Kanunlar kapsamındaaçılan davalar olduğundan, hükmedilecek faizin; davaaçma tarihi itibariyle talep edilen miktar için, dava tarihindengeçerli olmak üzere, ıslah edilen kısım içinıslah tarihi itibariyle hesaplanması gerekmektedir.
Açıklanannedenlerle; istinaf isteminin kabulüyle Mardin 1. İdare Mahkemesinceverilen 28/03/2017 gün ve E:2015/1673, K:2017/913 sayılı'davahakkında karar verilmesine yer olmadığına' ilişkinkararın kaldırılmasına, yeniden bir karar verilmek üzeredosyanın Mahkemesine iadesine, ..." dair 18.2.2019 gün, K:2019/124sayılı kararı verilmiştir.
Mardin1. İdare Mahkemesi E:2019/1208 sayılı dosyasında"... Türk Hukukunda, Fransız uygulamasının etkisiyleidarenin, hiçbir hukuki temeli bulunmayan bazı eylemlerindendoğan zararların tazmininin idari yargıda değil, adliyargıda görülmesi gerektiği doktrin ve yargısaliçtihatlarda kabul edilmektedir. Bu eylemler, şeklen idaredensadır olmalarına rağmen eylemlerdeki ağır hukuksuzluk,bunların fonksiyonel açıdan idari eylem olma niteliğiniortadan kaldırmakta ve fiili yola dönüştürmektedir. Buderece ağır hukuksuzluklar içeren fiiller, öteden beriidari eylem olarak değil haksız fiil olarak yorumlamakta veuygulanmaktadır.
Türkhukukunda 'fiili yol'un en karakteristikörneği, 'kamulaştırmasız el atma'lardır.Kamulaştırmasız el atma, idarenin, bir kişiye aittaşınmazı bilerek veya bilmeyerek kamulaştırmayailişkin usul ve kurallarına uymaksızın ve bir bedelödemeksizin işgal ederek kamu hizmetine tahsis etmesi şeklindetanımlanmaktadır. Buna göre, kamulaştırmasız elatmadan söz edilebilmesi için, kişiye ait gayrimenkulünidarece kamu hizmetinde kullanılmak amacıyla işgal edilmişolması ve bu işgalin kanunda öngörülen usul veesaslara uyularak tesis edilmiş bir kamulaştırma işleminedayanmadan gerçekleştirilmiş olması gerekmektedir. Buşekilde, idarenin hukuk dışı eyleminden kaynaklanan fiiliel atmaların, özel kişilerin haksız fiil teşkil edeneylemlerinden hiçbir farkının bulunmadığı, bunedenle bu tip eylemlerden doğan zararların da özelkişilerin haksız fiilinden doğan zararlarda olduğu gibiadli yargıda dava konusu edilmesi gerektiği kabul edilmektedir.
Kamulaştırmasızel atma davalarında, Uyuşmazlık Mahkemesi ve Yargıtaykararları uyarınca 2942 sayılı Kanun'un Geçici6'ncı maddesi kapsamında hukuki el atılmasına dair davalaraidare mahkemelerinde bakılmakla birlikte, fiili bir el atma sözkonusu ise adli yargı mahkemeleri görevli olmaktadır.
Davadosyasının incelenmesinden; davacılar tarafından,hissedarı oldukları Şırnak İli, İdilİlçesi, Aşağımahalle 94 ada, 130 ve 131 parselsayılı taşınmazlara imar planına aykırıolarak yol geçirilmek suretiyle kamulaştırılmasız elatıldığından bahisle tazminat ödenmesi istemiyleİdil Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E.2013/369 sayılı dosyasıile ikame edilen davada 03/11/2014 tarih ve K:2014/426 sayılı ilamile uyuşmazlığın çözümü hakkındaidari yargının görevli olduğu gerekçesi iledavanın görev yönünden reddine karar verilmesine müteakipdavacıların hissedarı oldukları Şırnak İli,İdil İlçesi, Aşağımahalle 94 ada, 130 ve 131parsel sayılı taşınmazlara imar planıdeğişikliği sebebiyle el atıldığındanbahisle uğranıldığı ileri sürülen826.896,00-TL zararın 13.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle Mahkememiz nezdindebakılmakta olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta,Mahkememiz'in 23.01.2020 tarihli ara kararına cevaben davalı idaretarafından sunulan ve Mahkememiz kaydına 06.03.2020 tarihinde giren05.03.2020 tarih ve E.247 sayılı yazıda; 'dava konusu 94 Ada 130sayılı parsele Karayolları GenelMüdürlüğü tarafından yolyapıldığı'nın ifade edildiğigörülmektedir.
Budurumda, uyuşmazlık konusu Şırnak İli, İdilİlçesi, Aşağımahalle 94 ada 130 sayılıparselde bulunan arsa vasfındaki taşınmaza KarayollarıGenel Müdürlüğü tarafından yol yapılmaksuretiyle fiili el atılması sebebiyle, açılandavanın görüm ve çözümünde adli yargımahkemelerinin görevli olduğu sonucunaulaşılmıştır.
Nitekimbenzer bir uyuşmazlıkta, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin24/02/2020 tarih ve E:2020/143 K:2020/167 sayılı kararı da buyöndedir.
Bakılandava, İdil Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03/11/2014 tarih veE:2013/369, K:2014/426 sayılı 'idari yargının görevliolduğu gerekçesi ile davanın görev yönündenreddine' ilişkin kararı üzerine Mahkememiz'de ikame edildiğinden,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 9.maddesi uyarınca Mahkememizde ikame edilen davada 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un Yargı Mercilerinin Uyuşmazlık MahkemesineBaşvurmaları başlıklı 19. maddesi uyarıncagörevli yargı kolunun belirlenmesi için davadosyasının İdil Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2013/369sayılı dosyasının aslı ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle; adli yargının görev alanına giren davadaMahkememizin görevli olmadığına, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. Maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın uyuşmazlık Mahkemesi'negönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesi'nce karar verilinceye kadar ertelenmesine ..." 20.3.2020tarihinde karar vererek 9.6.2020 gün ve E:2019/1208 sayılıyazı ile Mahkememize müracaat etmiş, başvuru 17.6.2020 tarihindekayıt altına alınmıştır.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, BurhanÜSTÜN’ün Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ,Nurdane TOPUZ ve Bilal ÇALIŞKAN'ınkatılımlarıyla yapılan 26.10.2020 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME:
Dosyaüzerinde 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarıncayapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Kanun'un 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının,kesinleşmiş adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Burak CenkİLHAN’ın, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davanın:10.12.2013 tarihli dava dilekçesi ile; taşınmazlarınadavalı kurum tarafından imar planına aykırı olarak yolgeçirilmek sureti ile kamulaştırmaksızın elatıldığı, davalı kurumun buradan geçirdiğiyolun bedelini ödemediği, yol sebebi ile müvekkillerine aitarsanın neredeyse tamamının yol olduğu, geri kalan az birkısımın değer kaybettiği gibikullanılamadığı, davalı idarenin herhangi bir bedelödemeden yapmış olduğu bu eylemin mülkiyethakkının ihlali olduğundan bahisle fazlaya ilişkinhakları saklı olmak kaydıyla dava tarihinden itibarenişleyecek reeskont avans faiz oranı ile birlikte davalı idaredentazminat istemleriyle adli yargıda,
13.5.2015tarihli dava dilekçesi ile; taşınmazlarına davalıkurum tarafından imar planına aykırı olarak yolgeçirilmek sureti ile kamulaştırmaksızın imarplanına aykırı olarak evi bahçelerinin yol olarakdeğiştirildiği, fiili olarak bir yolun bulunmadığı,imar planına ilişkin itirazların zamanı geçtiğiiçin bu değişikliğe itiraz edemedikleri,çünkü bu değişiklikten haberlerininolmadığı, davalı kurumun arsadan geçirdiğiyolun bedelini ödemediği gibi herhangi bir girişimde debulunmadığı, arsanın büyük kısmındanyol geçirildiği, kalan kısmının ise değerkaybettiği ve kullanılamadığı, yolun fiili olarakgeçirildiğini sehven düşünerek Asliye HukukMahkemesinde kamulaştırmasız el atma davasıaçtığı, idarenin herhangi bir bedel ödemedenmülkiyet hakkının ihlaline sebep olacak şekildetaşınmazlarına her ne kadar fiili olarak el atma yapmadıysada resmiyette bunun kamulaştırmasız el atmasayıldığı, davalı kurumun yaptığı buimar değişikliği ile kendilerinin büyük zararauğradıkları, bilirkişilerin de bu zararı ortayakoydukları, tüm girişimlerine rağmen davalıkurumunherhangi bir bedel ödemediği gibi girişimde debulunmadığından bahisle, uğranılan zararlar nedeniylefazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla ilkdava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıidareden tazminat tahsiline karar verilmesi istemleriyle idari yargıda,
açıldığıanlaşılmıştır.
Görüldüğüüzere; davacılar vekilince adli yargı yerine sunulan10.12.2013tarihli dava dilekçesinde taşınmazlardan yolgeçirildiği belirtilmiş ise de, idari yargı yerine sunulan13.5.2015 tarihli dava dilekçesinde söz konusutaşınmazlardan fiilen yol geçirilmediği, fiilen yolgeçirildiği zannıyla sehven adli yargı yerinde davaaçıldığı belirtilmiştir.
3194sayılı İmar Kanunu’nun "Planlarınhazırlanması ve yürürlüğe konulması"başlıklı 8. maddesinde; "Planların hazırlanmasındave yürürlüğe konulmasında aşağıdabelirtilen esaslara uyulur.
a)Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır.
b)İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Yeniden düzenlemedördüncü cümle: 12/7/2013- 6495/73 md.) Bu planlar onaytarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilenilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir aysüreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilansüresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediyebaşkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlarve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerekkesin karara bağlar.
Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğegirer. (Yeniden düzenleme üçüncü cümle:12/7/2013- 6495/73 md.) Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilenilan yerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyleeş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresiiçinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğeyapılır, valilik itirazları ve planları onbeş güniçerisinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler deyukarıdaki usullere tabidir.
Kesinleşen imar planlarının bir kopyası,Bakanlığa gönderilir.
İmar planları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgiliidarelerin görevidir. Belediye Başkanlığı vemülki amirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getiripçoğaltarak tespit edilecek ücretkarşılığında isteyenlere verir.
c) (Ek: 3/7/2005-5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz…" hükmüne yer verilmiştir.
Öteyandan, taşınmazın imar planında "dere mutlak korumaalanı"nda kalması nedeniyle taşınmaz üzerindekitasarruf yetkisinin kısıtlanması nedenine dayalı olarakdavacının Asliye Hukuk Mahkemesi nezdindeaçtığı tazminat davasında, bu Mahkemece 4.11.1983günlü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nunGeçici 6 ncı maddesinin kimi fıkralarının iptaliistemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusunda; AnayasaMahkemesi 25.9.2013 tarih ve E: 2013/93, K: 2013/101 sayılıkararında "… Davacının mülkü üzerindetasarruf etme hakkının kısıtlanması, idarenin bireyleminden değil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır.Olayda, idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemihenüz bulunmamakta, aksine kanunen yapması gerekenkamulaştırma işlemlerini yapmamak biçiminde tezahüreden bir eylemsizliği söz konusudur. Öte yandankamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi içintaşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi vetaşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasıgerekmektedir. Oysa, mahkemede görülen davaya konu olayda olduğugibi imar kısıtlamalarında taşınmaz zilyetliğimalikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin ilgili mevzuattankaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kalması sözkonusu olmaktadır. Sonuç olarak, davacınıntaşınmazının imar planlarında “dere mutlakkoruma alanı” nda bırakılması nedeniyle, tasarrufhakkının kısıtlanmasının kamulaştırmasızel atma sonucu olduğu ve tasarruf hakkınınkısıtlanması sebebiyle doğan zararın ancak idariyargıda açılacak bir tam yargı davasına konuedilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. NitekimAnayasanın 158. maddesi ile adli, idari ve askeri yargı mercileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrarbulmuş içtihatları da bu yöndedir…"gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyleoybirliğiyle reddedilmiştir.
Yinetaşınmazı imar planında "spor alanı" olarakayrılan davacının Asliye Hukuk Mahkemesindeaçtığı tazminat davasında, davalı idareleringörev itirazları nedeniyle DanıştayBaşsavcılığınca çıkartılan olumlugörev uyuşmazlığında, UyuşmazlıkMahkemesi’nce olumlu görev uyuşmazlığı talebininkabulü ile ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilikkararının kaldırılması yolunda verilen kararnedeniyle, anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıylaAnayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine, AnayasaMahkemesi İkinci Bölümünce 18.9.2013 tarihinde verilenkararda (Başvuru No: 2013/1586) "…Mahkemenin gerekçesive başvurucunun iddiaları incelendiğinde, iddiaların özününUyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerindeğerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasındaisabet olmadığına ve esas itibariyle yargılamanınsonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usulşartlarına ve hukuka uygun olarak gerçekleştirilmişolup, başvurucu derece mahkemelerinde kendi delillerini veiddialarını sunma fırsatını bulmuş ve bunlarUyuşmazlık Mahkemesi’nce gereği gibideğerlendirilmiştir… Açıklanan nedenlerle, adilyargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarınınkanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu,Uyuşmazlık Mahkemesi kararının bariz bir şekildekeyfilik de içermediği anlaşıldığından,başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşullarıyönünden incelenmeksizin ‘açıkça dayanaktanyoksun olması’ nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir…" gerekçesiyle, davacınınbaşvurusu oybirliğiyle reddedilmiştir. (Resmi Gazete,30.10.2013, Sayı:28806)
Sonolarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.10.2013 tarih ve E.2013/603,K.2013/1503 sayılı kararıyla, imar planındakikısıtlamalardan kaynaklanan ‘hukuki el atmalardan’kaynaklanan tazminat istemli davaların idari yargınıngörevinde olduğu hüküm altınaalınmıştır.
Somutolayda, Mardin 1. İdare Mahkemesi'nin 23.1.2020 tarihli arakararıyla; "... 1- Mahkememiz'in 28/04/2016 tarihli ara kararınacevaben Mahkememize sunulan İdil Belediye Başkanlığıİmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün25/05/2016 tarihli yazısında; 'Dava konusutaşınmazların -Şırnak İli, İdil İlçesi,Aşağımahalle 94 ada, 130 ve 131 parsel- bulunduğu alanda2005 yılında yapılan 1/1000 ölçekli imarplanında 94 Ada 130 Parselin yapılaşmaya uygun olmamasısebebiyle tamamen yola terki yapıldığı, 94 Ada 131 Parselinise 2772,12 m²si ulaşım için geri kalanı ise 2204,24m², 2307,94 m² ve 1141,31 m² olarak üç adet parseleayrıldığı'nın belirtildiği görülmekle;
a.)2005 yılında yapılan 1/1000 ölçekli imarplanında yapılaşmaya uygun olmaması sebebiyle tamamen yolaterki yapılan 94 Ada 130 Parselin üzerinde yapılmasıplanlanan yolun yatırımcı kuruluşunun hangi kurum veyakuruluş olduğu, yolun hangi kurum veya kuruluşun yetkisahasında kaldığına ilişkin açıklamayapılmasının ve anılan parselin -renkli kalem ileişaretlenmek suretiyle- fonksiyonunu gösteren imar planpaftasının onaylı bir örneğinin,
b.)2005yılında yapılan 1/1000 ölçekli imar planında2772,12 m²si ulaşım için geri kalanı ise 2204,24m², 2307,94 m² ve 1141,31 m² olarak üç adet parseleayrılan 94 Ada 131 Parselin ulaşım içinayrılan2772,12 m²lik kısmın fonksiyonu (kullanımamacı), 2204,24 m²lik kısmının fonksiyonu, 2307,94m²likkısmının fonksiyonu, 141,31 m²kısmının fonksiyonu sorularak, bu hususa ilişkin olarak herbir kısım için ayrı ayrı açıklamayapılmasının ve her bir kısmın ayrı ayrı-renkli kalem ile işaretlenmek suretiyle- fonksiyonunu gösteren imarplan paftasının onaylı bir örneğinin,
2-2005 yılında yapılan 1/1000 ölçekli imarplanından sonra dava konusu Şırnak İli, İdilİlçesi, Aşağımahalle 94 ada, 130 ve 131 parselleryönünden yapılan bir imar değişikliği olupolmadığı sorularak, şayet bir değişiklikolmuşsa dava konusu parsellerin yeni kullanım amacınıgösteren plan paftalarının, gönderilmesinin istenilmesine,..." karar verildiği, bunun üzerine davalı idarenin5.3.2020 gün, 53048661-000-E.247 sayılı cevabi yazısının;"... İlgi yazınızda ... Şırnak İli,İdil İlçesi, Aşağı mahalle 94 ada, 130 ve 131parsel sayılı taşınmazlara imar plan durumlarısorulmaktadır.
Bahse konuŞırnak İli, İdilİlçesi, Aşağı mahalle 94 ada, 130 ve 131 parsel nolutaşınmazlar;
1-a) Şırnak İli, İdilİlçesi, Aşağı mahalle 94 ada, 130 ve 131 parselsayılı taşınmazın kaldığı yolKarayolları Genel Müdürlüğü tarafındanyapıldığı ve renkli kalemle işaretlenen plan ektedir.
1-b) Şırnak İli, İdilİlçesi, Aşağı mahalle 94 ada, 130 ve 131 parselsayılı taşınmazın 2772,12 imar yolları, 2204,24m2 lik kısmın 357 m2 lik bölümü 4 katlıkonut+ticari alanı, 1847,24 m2 lik bölümü 2 katlıkonut alanı ve 2307,94 m2 ve 1141,31 m2 lik kısımları iseKonut Dışı Çalışma Alanı olaraktasarlandığı detaylı bilgi ekteki planda sunulmuştur.
2-Dava konusu taşınmazın içindekaldığı alanda Belediye 08.02.2019 tarihinde Revizyon İmarPlanı uygulaması yapılmış olup yeni plana göretaşınmazın kullanım durumu ekteki plandagösterilmiştir. ..." şeklinde olduğuanlaşılmaktadır.
Tümbu açıklamalar ışığında; davaya konuolayda, davalı idarenin yukarıda belirtilen 5.3.2020 tarihliyazısında "... taşınmazın kaldığıyol Karayolları Genel Müdürlüğü tarafındanyapıldığı ve renkli kalemle işaretlenen plan ektedir...." şeklinde, söz konusu taşınmaz üzerineKarayolları Genel Müdürlüğü'nce yolyapılmış olabileceğini düşündürebilecekbir ibare kullanılmış ise de, dava kapsamında gerek AsliyeHukuk Mahkemesine sunulan 13.10.2014 ve 22.10.2014 tarihli bilirkişiraporlarında söz konusu taşınmazlardan fiilen yol geçirildiğinedair herhangi bir tespite rastlanılmaması gerekse davacılarvekilinin idari yargı yerine sunduğu 13.5.2015 tarihli davadilekçesinde taşınmazlardan fiili olarak yolungeçirilmediğinin belirtildiği hususu göz önündebulundurulduğunda önümüzdeki dosyada davacılara aitolduğu belirtilen taşınmazlardan yol geçirilmek suretiylebunlara fiili olarak el atıldığınıaçıkça ortaya koyan herhangi bir bilgi ve/veya belgeyerastlanmadığından, davanın, idarenin görevinde olankamu hizmetini yürüttüğü sıradaki eyleminden veyaeylemsizliğinden doğan zararın giderilmesine yönelik olarakaçıldığının kabulü gerekmiştir.
Kamu hizmetinin, yöntemi ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin; kamuyararına uygun şekilde işletilip işletilmediğinin;hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idarenin sorumluluğu bulunupbulunmadığının yargısal denetiminin, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2.maddesinde "idari dava türleri" arasında sayılan"idari işlem ve eylemlerden dolayı zarara uğrayanlartarafından açılacak tam yargı davası"kapsamında, idari yargı yerlerince yapılacağıaçıktır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü idariyargı yerinin görevine girdiğinden, Mardin 1. İdareMahkemesi'nin 9.6.2020 gün ve E:2019/1208 sayılıbaşvurusunun reddi gerekmiştir.
SO N U Ç: Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Mardin 1.İdare Mahkemesi'nin 9.6.2020 gün ve E:2019/1208 sayılıBAŞVURUSUNUN REDDİNE, 26.10.2020 gününde, OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Burhan Şükrü Mehmet Birol
ÜSTÜN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Bilal
TUNÇ TOPUZ ÇALIŞKAN
Full & Egal Universal Law Academy