T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 446
KARAR NO: 2020 / 568
KARAR TR : 28.9.2020
ÖZET : TaşınmazlaraDeriner Baraj Gölü nedeniyle ulaşımolanağının kalmadığından bahisle uğranıldığıileri sürülen zararlara karşılık olarak, adliyargı yerindeki dava açma tarihinden itibaren işletilecekyasal faiziyle birlikte tazminat ödenmesi istemiyle açılandavanın, İDARİ YARGI YERİNDE görülmesigerektiği hk.
KARAR
Davacılar : 1- M. F. Ve diğ.
Vekilleri: Av. İ.V. - Av. E.Ö.
Davalı : Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. F. Y.
O L A Y :Davacılar vekili dava dilekçesindeözetle; Artvin İli, Merkez İlçesi, DerinköyKöyü'nde bulunan 125 ada 17, 23, 37 ve 41 parsel numaralıtaşınmazların müvekkilleri adına kayıtlıolduğu, müvekkillerinin bir kısmı ZeytinlikKöyü'nde ikamet etmekte iken davalı idare tarafındanbölgedeki Deriner Barajı HES kapsamında gerek barajgölü ve gerekse çevre yol inşaatları nedeni ileZeytinlik Köyü merkezinin tamamınınkamulaştırıldığı, dava konusutaşınmazların idari olarak Derinköy Köyüsınırlarında kaldığı, ZeytinlikKöyü'nün sular altında kalmasından önce ZeytinlikKöyü ile Derinköy Köyü'nünsınırlarını Çoruh Nehri'ninayırdığını, müvekkillerinin Çoruh Nehriüzerindeki asma köprü üzerinden dava konusutaşınmazlarına ulaşıp zirai faaliyette bulunaraküretim yapmakta oldukları, Deriner Baraj gölünün 4yılı aşkın süredir su tutması ve HES'in aktifüretime geçmesi ile birlikte taşınmazlara makululaşım olanağının kalmadığı,taşınmazların kamulaştırılması talebiyledavalı idareye başvuruda bulunulduğu ancak talebin uygungörülmediği, dava konusu taşınmazlardan fiilen vehukuken yararlanamadığı, taşınmazlara mevcut haliyleverilen zararın süreklilik ve kalıcılık arzettiği, taşınmazların ekonomik ve sosyal yönden birdaha kullanamaz hale geldiği ve % 100 değer kaybınauğradığından bahisle, davalarının kabulü ilefazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere,taşınmazların bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecekyasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkillerineödenmesine, taşınmazların mülkiyetinin davalıidare adına tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinindavalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesiistemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
ARTVİN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: E:2015/194sayılı dosyasında "... Eldeki dava, davalı idareceyapılan baraj nedeniyle dava konusu taşınmazlaraulaşım imkanı kalmadığı gerekçesiyleuğranılan zararın tahsili isteğine ilişkindir.
Mahkememizceyapılan yargılama sonunda toplanan deliller, tüm dosyakapsamıyla bir bütün olarak değerlendirildiğinde; herne kadar davacılar vekili müvekkillerinin maliki olduğu davakonusu taşınmazların Artvin İli, Merkez İlçesi,Derinköy Köyü'nde bulunduğu, müvekkillerinin birkısmının bu köye komşu Zeytinlik Köyü'ndeoturduğu, dava konusu taşınmazların bulunduğubölgede davalı idare tarafından HES projeleri kapsamındayaptırılan Deriner Barajı için bir kısımtaşınmazların kamulaştırıldığı,dava konusu taşınmazların ise müvekkillerinin talebinerağmen kamulaştırılmadığı vekamulaştırma sahasına mücavir kaldığı,Deriner Barajı'na su tutulması ile müvekkillerinin dahaönce Zeytinlik Köyü'nde oturduğu evi ve dava konusutaşınmazlara ulaşımınısağladığı eski Zeytinlik-Derinköy köy yolununbaraj gölü altında kaldığı ve dava konusu taşınmazlarabu yoldan ulaşım imkanının ortadan kalktığı,bu yol sular altında kalmadan önce müvekkillerinin dava konusutaşınmazlara yaya olarak 5-10 dakika içerisindeulaşabiliyorken, bu yolun sular altında kalmasından sonraArtvin-Zeytinlik Devlet Karayolu'ndan Şavşat ilçe veArdanuç ilçe Devlet Karayolları'nı takibenDerinköy Köyü yolundan araç ile yaklaşık 80-85km yol kat etmek suretiyle ulaşabildikleri, dava konusutaşınmazlara kayık, sandal vs. ile ulaşım sağlamaolanağının bulunmadığı, bu durumun üretimmaliyetlerini 8-10 kat artırdığı, bu suretle barajkamulaştırması nedeniyle dava konusu taşınmazlarda üretimyapma olanağının ortadan kalktığı,taşınmazların değer kaybettiğini belirterek,müvekkillerinin uğradığı zararların tazmininiistemişse de toplanan delillerden davalı idarenin dava konusutaşınmazlara fiilen el atmadığı, idarelerinhizmetlerin yürütülmesi sırasında tek yanlı iradeaçıklamalarıyla kamu hukuku esaslarına dayanarakilgililerin hukuki durumlarını etkileyecek şekildeyaptıkları işlemlerin idari işlem, görev ve yetkialanlarına giren konularda hukuka uygun olarak yaptığıfiiller ile bu görevleriyle ilgili hareketsiz kalmalarının idarieylem olarak tanımlandığı, somut olayda, davalıidarenin icra yetkisini hukuka aykırı olarak kullanması olaraknitelendirilebilecek fiili el atma durumu söz konusuolmadığına göre, 3194 sayılı İmar Kanunu'nunilgili maddeleri uyarınca tek yanlı idari işlemledüzenlenen imar planları ve bu planlara dayanılarak yapılanişlemlerin idari nitelik taşıdığının,söz konusu imar planlarının zamanında uygulamayageçirilmemesi durumunun da idari eylem olduğununkabulünün gerekeceği, yine Uyuşmazlık Mahkemesi'nin09/04/2012 gün ve 2011/238 esas, 2012/63 karar, 2012/41 esas, 2012/77karar sayılı kararları ile fiili el atmanınolmadığı durumlarda idari yargı yerinin görevlibulunduğunun oybirliği ile karara bağlandığıdikkate alındığında, Kamulaştırma Kanunu'nungeçici 6. maddesinde 6487 sayılı Yasa'nın 21. maddesi ilegetirilen değişiklik yürürlüğe girmeden öncede bu tür uyuşmazlıkların idari nitelikte veçözüm yerinin idari yargı olduğu (Yargıtay 18.Hukuk Dairesi'nin 29/06/2015 tarih ve 2014/20794 esas, 2015/11465 kararsayılı kararı) anlaşılmakla, somutuyuşmazlık bakımından yargı yolunun caizolmadığı değerlendirilmiş, 6100 sayılı HukukMuhakemeleri Kanunu'nun 114/1-b maddesinde 'yargı yolunun caiz olması'nındava şartı olarak düzenlenmesi karşısındadavanın aynı Yasa'nın 115/2 maddesi uyarınca davaşartı noksanlığından usulden reddine ..." dair28.12.2015 gün, K:2015/1075 sayılı kararı 27.5.2016tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı vekili, aynı konu ve sebeple bu kez idari yargıyerinde dava açmıştır.
RİZE İDARE MAHKEMESİ: 3.4.2019 gün,E:2016/493 ve K:2019/219 sayılı kararıyla davanınkabulüne karar vermiş, karara karşı istinaf kanun yolunabaşvurulması üzerine Samsun Bölge İdare Mahkemesi3. Dava Dairesi'nce verilen 27.2.2020 günlü kararda, "...idare mahkemesinin görev alanında bulunmayan uyuşmazlıktadaha önce adli yargıda görevsizlik kararı verildiğihususu da gözönüne alınmak suretiyle 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli mahkemeninbelirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulması gerekirken, İdare Mahkemesinceuyuşmazlığın esasının incelenmek suretiyleverilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
... " denilerek istinaf başvurusunun kabulüne, Rizeİdare Mahkemesi'nin söz konusu kararınınkaldırılmasına ve dosyanın yeniden bir karar verilmeküzere iadesine kesin olarak karar verilmiştir.
Rize İdare Mahkemesi'nce E:2020/244 sayı ilekaydedilen dosyada, " ... 2247 sayılı Kanun'un 19'uncu maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içinişbudosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine, Dosyaincelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilinceye kadarertelenmesine, ..." 4.6.2020 günü karar vermiş, 9.7.2020gün ve E:2020/244 sayılı yazı ile Mahkememize müracaatetmiş, başvuru 14.7.2020 tarihinde kayıt altınaalınmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, BurhanÜSTÜN’ün Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Birol SONER, Suna TÜRE, Aydemir TUNÇ,Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıylayapılan28.9.2020 günlü toplantısında:
I-İLK İNCELEME:
Dosya üzerinde 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, idariyargı dosyası ile birlikte adli yargı dosyası da teminedilmek sureti ile 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesindeöngörülen şekilde başvurulduğu ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Burak CenkİLHAN’ın, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davanın, Artvin İli, Merkez İlçesi, DerinköyKöyü'nde bulunduğu belirtilen 125 ada 17, 23, 37 ve 41 sayılıparsellerdeki taşınmazlara Deriner Baraj Gölü nedeniyleulaşım olanağının kalmadığından bahisleuğranıldığı ileri sürülen zararlarakarşılık olarak, adli yargı yerindeki dava açmatarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminatödenmesi istemiyle açıldığıanlaşılmıştır.
İdarenin yürütmekle yükümlübulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu planve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları,su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi vebakımı sırasında kişilere verdiği zararlarıntazmini istemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacaktam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idariyargı yerine ait olduğu; idarece herhangi bir ayni hakkamüdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerince çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmişbulunmaktadır.
Nitekim yukarıda belirtilen genel kabul doğrultusundakiYargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 11.2.1959günlü, E:1958/17, K:1959/15 sayılı kararının,III. Bölümünde, "İstimlâksiz el atma halindeamme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygun hareketetmeden ferdin malını elinden almış olması sebebiylekanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan davaMedeni Kanun hükümlerine giren mülkiyete tecavüzünönlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararıntazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesiiçindedir.
Bundan başka, bir amme teşekkülü tarafındanbir tesisin yaptırılması sırasında Devlet malıolmayan yerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veyamoloz yığılması neticesinde meydana gelen zararlarıntazmini davası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılır.
Yapılan işlerin plan veya projeye aykırı olarakyapılması hali de idari karara aykırı bir hareketbulunması itibariyle yine idari kararın tatbiki olan bir fiilsayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ile açılmışbir dava haksız fiilden doğan bir davadan ibaret olacaktır.
Bu bentte anılan davalar, içtihadı birleştirmekararının dışında kaldıklarındankararın bunlara şümulü yoktur" denilmektedir.
Anayasanın 125 inci maddesinin son fıkrasında, idareninkendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu kurala bağlanmış olup,bununla birlikte idarenin yürütmekle görevli olduğu birhizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindenesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olaraktanımlanabilen hizmet kusurunun hizmetin kötü işlemesi veyahiç işlememesi hallerinde gerçekleştiği ve bununidarenin tazmin yükümlülüğünündoğmasına yol açtığında kuşkubulunmamaktadır.
Olayda, davanın konusunun, davacıya ait taşınmazdameydana gelen zararıntazminine ilişkin bulunduğuanlaşılmış olup, ilk olarak adli yargı yerindeaçılmış olan davada, bilirkişiler tarafındanhazırlanan raporlarda, davacının arazisine olan ulaşımmesafesinin baraj sonrasında arttığınınbelirtildiği, ancak taşınmazlara davalı idaretarafından fiilen el atıldığına ilişkin biribareyeyer verilmediği anlaşılmıştır.
Bu durumda davacının iddiaları ve dosyada bulunanbilirkişi raporları dikkate alınarak, davanın, idareningörevinde olan kamu hizmetini yürüttüğüsıradaki eyleminden veya eylemsizliğinden doğan zararıngiderilmesine yönelik olarak açıldığınınkabulü gerekir.
Kamu hizmetinin, yöntemine ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin; kamuyararına uygun şekilde işletilip işletilmediğinin;hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idarenin sorumluluğu bulunupbulunmadığının yargısal denetiminin, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2.maddesinde "idari dava türleri" arasında sayılan"idari işlem ve eylemlerden dolayı zarara uğrayanlartarafından açılacak tam yargı davası"kapsamında, idari yargı yerlerince yapılacağıaçıktır.
Açıklanan nedenlerle, davanın görüm veçözümü idari yargı yerinin görevinegirdiğinden, Rize İdare Mahkemesi'nin 4.6.2020 gün ve E:2020/244sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenleRize İdareMahkemesi'nin 4.6.2020 gün ve E:2020/244 sayılıBAŞVURUSUNUN REDDİNE, 28.9.2020 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Burhan Şükrü Birol Suna
ÜSTÜN BOZER SONER TÜRE
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy