T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 444
KARAR NO: 2020 / 563
KARAR TR : 28.9.2020
ÖZET :Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılanzararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918sayılı Kanun'un 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDEgörülmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : G. V.
Vekilleri: Av. A.A.C.- ve diğ.
Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. G.Ç.
OL A Y: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkiline ait 06 ... 9286 plakalı aracın, Osmaniye - Gaziantepotoyolunda davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle 5.2.2017 tarihindemeydana geldiğini belirttiği trafik kazası sonucunda hasarauğradığından bahisle, oluşan zararın kazatarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliistemleriyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
GAZİANTEP1. İDARE MAHKEMESİ: E:2017/1389 sayılı dosyasında,"... oluşan trafik kazası nedeniyle açılacaksorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu anlaşılmakta olup; karayolunda meydana gelen kazadaidarenin kusurlu olduğundan bahisle açılan işbudavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi'nin, 28/11/2016 tarih veE: 2016/569, K:2016/574sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle; davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine ..." dair verilen 15.9.2017gün, K:2017/1440 sayılı karar, 14.11.2017 tarihindekesinleşmiştir.
Davacıvekili aynı taleple bu kez adli yargı yerinde davaaçmıştır.
GAZİANTEP1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: E: 2019/417 sayılıdosyasında, "...Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkiliGörkem Vural'ın 06 DM 9286 plakalı otomobilin malikiolduğunu, 05.02.2017 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindekiaracı ile Osmaniye ili istikametinden Gaziantep ili istikametinedoğru, Osmaniye-Gazantep otobanında aksam saat 20.000sıralarında en sağ şeritte yaklaşık 90 kmhız ile yol almakta iken yola düşen kaya parçalarınaçarpmak suretiyle tek taraflı trafik kazasıyaptığını, kazanın Osmaniye'den Gaziantep'egidişe doğru yolun en sağında bulunan, yaklaşık 4metre yüksekliğinde ve önünde herhangi bir telörgü veya başka önlemi bulunmayan yarmalardan bir kayaparçasının koparak yola ve en sağ şeridedüştüğünü, havanın karanlık olmasıve otoyolda aydınlatmanın bulunmaması nedeniyle en sağşeride düşen kayaya müvekkilinin aracının önalt kısmına çarptığını, aracınön camının hasar görmesi neticesinde, araçtayüksek meblağlı maddi hasarlı trafik kazası meydanageldiğini, Karayolları Trafik Kanunun m.7/A kurallarınınihlal olunduğunu, kaza sonrasında Gaziantep 6.Asliye HukukMahkemesinin 2017/8 d.iş sayılı dosyası ile araçtaoluşan hasarın değer kaybının tespitini istediklerini,aracın toplam tamirat bedelinin 14.015 TL olduğunu ve araçtaoluşan değer kaybının ise 3.115,00 TL olduğunu tespitedildiğini, toplam maliyetin 17.130,00 TL olduğunun belirlendiğini,bu nedenlerle aracın değer kaybı olan 3.115,00 TL aracınhasar bedeli olan 14.015,00 TL ve yapılan mahkeme masraflarıtoplamı 508,10 olmak üzere toplamda 17.638,10 TL zararınolayın oluş tarihi olan 05.02.2017 tarihinden itibaren işleyecekyasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalıvekili cevap dilekçesinde özetle: davanın dava şartıyokluğundan usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizceyapılan inceleme neticesinde Mahkememizin 11/04/2018 tarihli 2017/495 Esasve 2018/185 Karar sayılı ilamı ile eldeki davabakımından idari yargının görevli olduğundanbahisle yargı yolu caiz olmadığından davanın usuldenreddine karar verilmiştir.
Mahkememizilamına karşı istinaf başvurusu neticesinde GaziantepBölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 10/12/2019 tarihli 2018/2004Esas ve 2019/2276 Karar sayılı ilamı ile '...Ancak, dosyakapsamına göre, aynı konudaGaziantep 1. İdare Mahkemesince15/.09/2017 tarih, 2017/1389 Esas – 2017/1440 Karar sayılıkararile adli yargının görevli olduğu gerekçesi iledavanın görev yönünden reddine karar verildiği,kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.Uyuşmazlık Mahkemesi Kanununun 19. maddesinde 'Adli, idari yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeyebaşlayan veya incelemekte olan bir yargı merci davadagörevsizlik kararı veren mercinin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli mercininbelirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindekiişin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesinedeğin erteler. Yargı mercince, önceki görevsizlikkararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek,gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyalarıUyuşmazlık Mahkemesine gönderilir.' düzenlemesi yeralmaktadır. Bu durumda mahkemece, idari yargının görevliolduğu nazara alınarak Uyuşmazlık Mahkemesi Kanununun 19.maddesi gereğince işlem yapılarak elinde derdest bulunan davadosyasındaki yargılamayı durdurmak suretiyleidare mahkemesidosyası ile birlikte dosyanın kül halinde, yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesiaçısından Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesi, verilecek kararın beklenerek sonucuna görehüküm kurulması gerekirkenyazılı olduğu gibikarar verilmesi doğru görülmemiştir.' gerekçesineyer verilmek suretiyle dosyanın Mahkememiz ilamınınkaldırıldığı ve kaldırma kararına binaendosyanın Mahkememizin 2019/417 Esas sırasına kaydedildiğianlaşılmıştır.
Eldekidava bakımından Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. HukukDairesi'nin 10/12/2019 tarihli 2018/2004 Esas ve 2019/2276 Kararsayılı ilamında da belirtildiği üzere davacıtarafça Mahkememize dava açılmadan önce idariyargı yoluna başvurulduğu, Gaziantep 1. İdare Mahkemesi'nin15/09/2017 tarihinde 2017/1389-1440 Esas ve Karar sayılı ilamıile adli yargı yerinin görevli olduğundan bahisle davadilekçesinin görev yönünden reddine karar verildiği,Mahkeme ilamının 14/11/2017 tarihinde kesinleştiği,akabinde eldeki davanın açıldığıanlaşılmıştır.
UyuşmazlıkMahkemesi Kanununun 19. maddesinde 'Adli, idari yargı mercilerindenbirisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararıüzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veyaincelemekte olan bir yargı merci davada görevsizlik kararı verenmercinin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçelibir karar ile görevli mercinin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işinincelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değinerteler. Yargı mercince, önceki görevsizlik kararınailişkin dava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvurukararı ile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilir.' düzenlemesi yer verilmiştir.
Yasaldüzenleme ve dosya kapsamı dikkate alındığında,görevli yargı merciinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar yargılamanın ertelenmesine dairaşağıdaki gibi karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
1-Dosyanıngörevli yargı merciinin belirlenmesi için kül halindeUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine,
2-Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından görevli yargı merciineilişkin karar verilinceye kadar yargılamanın ertelenmesine,..." 30.6.2020 tarihinde karar vererek 7.7.2020 gün ve E:2019/417sayılı yazı ile Mahkememize müracaat etmiş,başvuru 14.7.2020 tarihinde kayıt altınaalınmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Burhan ÜSTÜN’ünBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Birol SONER, Suna TÜRE, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan28.9.2020günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME:
Dosyaüzerinde 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarıncayapılan incelemeye göre; Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce,2247 sayılı Kanun'un 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, adli yargı dosyasının, kesinleşmişidari yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Burak Cenk İLHAN'ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonraGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava; meydanagelen trafik kazasında oluşan zararın, olayınoluşumunda kusuru olduğu ileri sürülen davalı kurumdantazmini istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; "Kapsam"başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
AynıKanunun, "Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri"başlıklı 7. maddesinde; "Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a) Yapım vebakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek,
d) Trafik vearaç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e) Yapım vebakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veyaaldırmak,
g) Yapım vebakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h) Yetkilibirimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizisonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
j) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerineaykırı hareket edenler hakkında suç veya cezatutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerindebelirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemekve gerekli işlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek,
k) Bu Kanunla vebu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır"hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan2918 sayılı Kanun'un 19.1.2011 günlü Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıKanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır" denilmiştir.
2918sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2. Asliye HukukMahkemesi'nce yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: "… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusudavalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı türdavaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…" (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014,Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158. maddesinin son fıkrasında "Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır." denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158. maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Kanun'un 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Gaziantep 1. Asliye HukukMahkemesi'nin başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Gaziantep 1. AsliyeHukuk Mahkemesi'nin BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 28.9.2020 günündeÜye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Burhan Şükrü Birol Suna
ÜSTÜN BOZER SONER TÜRE
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞI OY
İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum. 28.9.2020
ÜYE
Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy