T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/517
KARAR NO : 2020/533
KARAR TR : 28.09.2020
ÖZET: 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zarar-larının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’un 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : D. Yiyecekİçecek ve Gıda A. Ş. Sorumlusu M.Y. Davalı : GümüşhaneValiliği OLAY : GümüşhaneValiliği’nin 10.03.2020 gün ve 24 sayılıİdari Yaptırım kararı ile, davacı şirket tarafından işletilen “O.K.”isimli işletmede, 16.02.2020 günü yapılan denetimsırasında, 4207 sayılı TütünÜrünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve KontrolüHakkında Kanun’un 2. maddesinin ilgili fıkralarıgereği kapalı alanda tütün ürünütüketilmemesine ilişkin yasakların uygulanması vetedbirlerin alınması ile ilgili yükümlülüklerinyerine getirilmediğinden bahisle, bir yıllık dönemdebirinci tekerrür nedeniyle 4207 sayılı Kanun’un 5. maddesininikinci fıkrası uyarınca davacı şirket adına 3.250,00TL idari para cezası verilmiştir. Davacı, idaripara cezasının iptali istemiyle adli yargı yerine başvurudabulunmuştur. GÜMÜŞHANESULH CEZA HÂKİMLİĞİ: 01.07.2020 gün veD.İş No: 2020/391 sayı ile; 5326 sayılı Yasa’nın27/8. maddesi uyarınca idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların da verilmişolması halinde idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiylebirlikte idari yargı merciinde görülürhükmünün bulunduğu, başvuruya konu işletmehakkında kapatma kararı da verildiği ileri sürülerek itirazkonusu idari para cezası hakkında 5326 sayılıYasa’nın 27/8. maddesi uyarınca idari yargınıngörevli olduğu gerekçesiyle itirazın görev nedeniylereddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir. Davacı, bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. ERZİNCANİDARE MAHKEMESİ: 25.08.2020 gün ve E:2020/672 sayı ile, davacışirket hakkında verilen idari para cezasının iptaliistemiyle açılan davanın görüm veçözümünde, 5326 sayılı Yasa’nın 27/1.maddesi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucunavarıldığı açıklanarak, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına ve davanın incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesininBurhan ÜSTÜN’ün başkanlığında,Üyeler Şükrü BOZER, Birol SONER, Suna TÜRE, AydemirTUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN’ınkatılımlarıyla yapılan 28.09.2020 tarihlitoplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosya sureti de temin edilerek UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerdeherhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 4207 sayılıTütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi veKontrolü Hakkında Kanun’un 5. maddesinin ikincifıkrası uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyleaçılmıştır. 4207 sayılıKanun’un “Ceza hükümleri”başlığı altında düzenlenen 5. maddesinin ikincifıkrasında, “ (Değişik: 13/2/2011-6111/202 md.) 2nci maddenin (a) bendi hariç birinci,üçüncü, dördüncü ve beşincifıkralarında belirtilen yasakların uygulanması vetedbirlerin alınması ile ilgili yükümlülükleriniyerine getirmeyen işletme sorumlularına, mahalli mülki amirtarafından bin Türk Lirasından beş bin TürkLirasına kadar idarî para cezası verilir.”; on altıncı fıkrasında, “ (Ek:13/2/2011-6111/202 md.; Değişik: 24/5/2013-6487/27 md.) Bu maddedekicezaları gerektiren fiillerin bir yıllık dönemdetekerrürü hâlinde idari para cezası bir kat; ikincitekerrürü hâlinde iki kat artırılarak verilir.Aynı dönemdeki üçüncü tekerrürde deiş yeri on günden bir aya kadar kapatılır.”denilmiş; “Tütünürünlerinin yasaklanması” başlığıaltında düzenlenen 2. maddesinin birinci fıkrasında ise,“Tütün ürünleri; a) Kamu hizmet binalarınınkapalı alanlarında, b)Koridorları dahil olmak üzere her türlü eğitim,sağlık, üretim, ticaret, sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeriamaçlı özel hukuk kişilerine ait olan ve birdençok kişinin girebileceği (ikamete mahsus konutlarhariç) binaların kapalı alanlarında, c) (Değişik:24/5/2013-6487/26 md.) Hususi araçların sürücükoltukları ile taksi hizmeti verenler dâhil olmak üzerekarayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu toplu taşımaaraçlarında, ç) Okul öncesieğitim kurumlarının, dershaneler, özel eğitim veöğretim kurumları dahil olmak üzere ilk ve ortaöğrenim kurumlarının, kültür ve sosyal hizmetbinalarının kapalı ve açık alanlarında, d) Özel hukukkişilerine ait olan lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibieğlence hizmeti verilen işletmelerde, tüketilemez…..” hükmü yer almıştır. Olayda, dava 4207sayılı Tütün Ürünlerinin ZararlarınınÖnlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun uyarınca verilen idaripara cezasının iptali istemiyle açılmış olup, 4207sayılı Kanun’da, idari para cezasına karşı kanunyoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Öte yandan; 30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a) İdarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b) Diğer genelhükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında, uygulanır.”; 16.maddesinde, “(1) Kabahatler karşılığındauygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî paracezası ve idarî tedbirlerden ibarettir. (2)İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgilikanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir”; 19. maddesinde, “(1)Diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için; a) Bir meslek vesanatın yerine getirilmemesi, b)İşyerinin kapatılması, c) Ruhsat veyaehliyetin geri alınması, d)Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferdenalıkonulması, Gibi yaptırımlarailişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklıdır”; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise,“İdari para cezası ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç on beş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir” düzenlemeleri yer almıştır. Aynı maddeye 5560sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrada ise; idariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararların da verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılıkiddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idariyargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış,bu maddenin gerekçesinde de bu hükümle, Kabahatler Kanunu'ndakidüzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir. 19.12.2006 tarihindeyürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak; idariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararların da verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılıkiddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idariyargı merciinde görüleceği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesi’nce,idari para cezası yönünden oluşan olumsuz görevuyuşmazlık-larının çözümünde, idaripara cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bukararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğinin anlaşılmasıhalinde; idari para cezasına ilişkin kararın hukukaaykırılığı iddiasının da, idari yargıyerinde görüleceği sonucuna varılarak, idari yargıyerince verilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasına karar verilmiş ise de, somut olayda, davacıya ait işyeri hakkında belirli bir süreiçin kapatılmasına ilişkin verilmiş ve idari yargıyerinde dava konusu edilmiş bir karar bulunmadığıanlaşılmış, aksi halde dahi; 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulan hükümler”başlığını taşıyan 19. maddesinde,“diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için, …..İşyerinin kapatılması …….gibiyaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda buKanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklıdır” denilerek, ilgili kanununda, bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklı tutulan, başka bir deyişle, belirtilen istisnalariçinde sayılan yaptırımlardan biri olan“işyerinin kapatılması”na ilişkinhükmün, 13.2.2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun’un 202.maddesiyle 4207 sayılı Kanun’da ilk kez, 24.5.2013 tarih ve6487 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle de değiştirilerekyeniden düzenlendiği ve bu karara karşı kanun yolunailişkin bir düzenlemeye yer verilmediğigözetildiğinde, işyerinin belirli bir sürekapatılmasına ilişkin kararın iptali istemiyle idariyargı yerinde açılacak olan davanın bir önemininbulunmadığı, davanın adli yargı yerindegörüleceği açıktır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığıhalinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceğiaçıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta,4207 sayılı Kanun’un 5. maddesinin ikinci fıkrasıuyarınca verilen idari para cezasının 5326 sayılıKanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden biri olduğu, 4207 sayılı Kanun’da daidari para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda,Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm ve çözümünde,anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adliyargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Erzincan İdare Mahkemesince yapılan başvurunun kabulü ile, Gümüşhane Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 01.07.2020gün ve D.İş No: 2020/391 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç: Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle, Erzincanİdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile,Gümüşhane Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 01.07.2020 gün ve D.İş No: 2020/391 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 28.09.2020 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Burhan ÜSTÜN Üye Şükrü BOZER Üye Birol SONER Üye Suna TÜRE Üye Aydemir TUNÇ Üye Nurdane TOPUZ Üye Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy