T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/494
KARAR NO : 2020/519
KARAR TR: 28.09.2020
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
KARAR
Davacılar : 1-H.A
2-Z.Y
3-E.T
4-E.A
5-T.K
Vekili :Av. E.B
Adli Yargıda
Davalılar : 1-DenizliBüyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili :Av. E.K
2-R.Sigorta A.Ş.
Vekili :Av. N.A.U
3-M.D
Vekili :Av.S.E
4-S.A
İdari Yargıda
Denizli Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
O L A Y: Davacılar vekili dava dilekçesindeözetle; 8.12.2013 günü Denizli İli, Merkez 1200 Evlermevkiinde sürücü M.D. yönetimindeki 20 F... plakalıotomobili ile Göveçlik istikametinden, Servergazi Devlet Hastanesiistikametine doğru seyir halinde iken, yol içindeki çukuragiren aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle aracın yolun soltarafında bulunan ağaca çarpması sonucu trafikkazası meydana geldiğini, araç içinde yolcu konumundabulunan müvekkillerinin oğulları ve kardeşleri olanA.A.'nın öldüğünü, anne-babasınınoğullarının desteğinden yoksun kaldıklarınıileri sürerek, belirlenecek tazminatının tümdavalılardan toplam 250.000,00-TL manevi tazminatın davalı R.Sigortahariç olmak üzere diğer davalılardan tahsili istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır.
Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi: 18.10.2018 gün veE:2014/67, K:2018/1285 sayı ile, davalı belediye aleyhineaçılan davanın hizmet kusurundan kaynaklanmışolması ve hizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı idariyargıda tam yargı davası açılmasıgerektiğinden, yargı yolu nedeniyle davanın usulden reddine;diğer davalılar yönünden davacıların maddi vemanevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar vermiş,bu karara karşı davacılar vekili ile R.Sigorta vekili istinafisteminde bulunmuştur.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİDÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ: 31.12.2019 gün ve E:2019/677,K:2019/1649 sayı ile, davacıların istinaf başvurusununkabulüne, davalının başvurusunun reddine, Mahkemekararının HMK 353/1-b,2 maddesi gereğincekaldırılmasına ve hükmün yeniden tesisine, davalıbelediye aleyhine açılan davanın hizmet kusurundankaynaklanmış olması ve hizmet kusurundan doğan zararlardandolayı idari yargıda tam yargı davacıaçılması gerektiğinden yargı yolu nedeniyle usuldenreddine, davalılar R.Sigorta A.Ş., Muhammet Demirci ve SümeyraAslan aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminatdavasının kısmen kabulü ile, davacı TürkanKılcı için 37.841,22-TL, davacı Hikmet Abacıiçin 34.066,44-TL destek zararının davalı sigortaşirketi yönünden temerrüt tarihi olan 15.1.2014 tarihindenitibaren diğer davalılar Muhammet Demirci ve Sümeyra Aslanyönünden kaza tarihi olan 8.12.2013 tarihinden işleyecek yasalfaiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilentahsili ile davacılara verilmesine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacılar vekili bu kezdavacılar Hikmet Abacı ileTürkan Kılcı için 20.000,00'er-TL ve davacılar ZeynoYenilmez, Emin Abacı ve Elif Türkşahin için10.000,00'er-TL olmak üzere) toplam 70.000,00-TL manevi tazminatınolay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesiistemiyle idari yargı yerinde Denizli Büyükşehir BelediyeBaşkanlığına karşı davaaçmıştır.
DENİZLİ İDARE MAHKEMESİ:: 24.3.2020günve E:2020/483 sayı ile, dava konusuuyuşmazlığın 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun uygulanmasına ilişkin bir tazminat davasıolduğu, anılan Kanunun 110. maddesi uyarınca davanıngörüm ve çözümünde adli yargı mercileriningörevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesi’nin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bukonuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesinekarar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Burhan ÜSTÜN’ünBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Birol SONER, Suna TÜRE, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan28.09.2020günlü toplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece ekinde adli yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veDenizli Büyükşehir Belediye Başkanlığıyönünden usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimGülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ındavada idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yoldameydana gelen ölümlü kaza nedeniyle oluştuğu önesürülen zararın tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın BelediyeTrafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanınvuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”;Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmışbulunan davalara uygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacıların aracıylaseyir halindeyken ölümlü trafik kazasıyaptığı, bu kaza neticesinde oluştuğuönesürülen zararın tazmini talebiyle bakılan budavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal isteminioy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmiş ve idari uyuşmazlıkların çözümündeidare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukukualanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanınagiren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idariyargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak bir takdiryetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir. Ancak,idari yargının denetimine bağlı olması gereken idaribir uyuşmazlığın çözümü, haklıneden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridiüzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyir çizgisindehareket eden, bu nedenle aynı tür risk üreten araçlararasında özel-kamu ayırımı yapılmasınıgerektiren bir neden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusukural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen,bu Kanun’dan doğan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’yaaykırı bulunmadığına dair olup, esas itibariylegörev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememiz olmak üzerediğer yargı organları bakımından da uyulmasızorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu dolayısıyla, Denizli İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, Antalya Bölge Adliye MahkemesiDördüncü Hukuk Dairesinin 31.12.2019 gün ve E:2019/677, K:2019/1649sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Denizliİdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Antalya BölgeAdliye Mahkemesi Dördüncü Hukuk Dairesinin 31.12.2019 günve E:2019/677, K:2019/1649 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 28.09.2020 gününde Üye AhmetARSLAN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Burhan Şükrü Birol Suna
ÜSTÜN BOZER SONER TÜRE
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞIOY
İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.
ÜYE
Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy