T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/481
KARAR NO : 2020/516
KARAR TR: 28.09.2020
ÖZET : Davacının motosikleti ile seyir halinde iken meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğradığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın tazmin edilmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
KARAR
Davacı : H.Z.
Vekili : Av.S.H.T.
Davalı: Çukurova BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av.İ.Ö.
O L A Y :Davacıvekilidavadilekçesindeözetle; müvekkilinin14.10.2015 tarihinde 01 F... plakalı motorsikleti ile Adana İli,Çukurova İlçesi, Kabasakal Köyücivarındaseyir halinde iken yolun çukurlu ve kazılmış olmasınedeni ile trafik kazası geçirerek motosiklettendüşüp yaralandığını, dolayısıyla,kaza nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen10.000,00-TL maddi ve 3.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziylebirlikte tahsili istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
ADANA 1. İDARE MAHKEMESİ: 8.5.2017 gün veE:2016/647, K:2017/658 sayı ile, davanın, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun uygulanmasına ilişkin birtazminat davası olduğu, anılan Kanunun 110. maddesiuyarınca görüm ve çözümünde adliyargı mercilerinin görevli olduğu gerekçesiyle adliyargının görev alanına giren davanın, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının15/1-a. maddesi uyarıncayargı yolu ayrılığınedeniyle görev yönünden reddine karar vermiş,bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez1.000,00-TL maddi ve 1.000,00-TL manevitazminat istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesi: 28.6.2017 gün veE:2017/367, K:2017/425 sayı ile, davacının zararınınidarenin yol bakım çalışması esnasında hizmetinkötü işlemesinden kaynaklı bir dava olduğuanlaşılmakla, davanın idari yargı mercilerindeaçılması gerektiğinden bahisle davanın yargıyolu dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar vermiş, bukarara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi:30.5.2019 gün ve E:2018/1184, K:2019/1189 sayı ile, hizmet kusurundankaynaklanan zararlar yönünden idare aleyhine tam yargıdavasını idari yargı yerinde açması gerektiğigerekçesiyle, görev kuralları kamu düzenine ilişkinolup, mahkemece kendiliğinden (re'sen) dikkate alınmasınınzorunlu olduğu; davanın daha önce idari yargıdaaçıldığı ve adli yargının görevliolduğuna dair karar verildiğinin görüldüğü;ancak, söz konusu kararın kesinleşip kesinleşmediğininanlaşılamadığı; öncelikle söz konusu davadosyasının getirtilip denetlenerek verilen kararınkesinleşip kesinleşmediğinin araştırılıpaçıklığa kavuşturulması ve kararınkesinleştiğinin görülmesi halinde ise davadosyasındaki yargılamayı durdurmak suretiyle (2247 sayılıUMK m. 19/1), her iki dosyanın kül halinde yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesiamacıyla Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi,Uyuşmazlık Mahkemesi'nin kararı beklenilerek sonucuna görekarar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekildekarar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derecemahkemesi kararının HMK'nun 353/1-a,4. maddesi uyarıncakaldırılmasına, dosyanın mahalline iadesine kesin olarakkarar verilmiştir.
ADANA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 9.7.2020 gün veE:2019/123, sayı ile, mevcut dosyadaki yargılamanın buaşamada durdurularak dosyanın kül halinde Adana 1. İdareMahkemesi ile Mahkememiz arasındaki yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesiiçin UMK'nın 19/1. maddesi uyarınca UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Burhan ÜSTÜN’ünBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Birol SONER, Suna TÜRE, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan28.09.2020günlü toplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;Asliye Hukuk Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, adliyargı dosyasının Mahkemece, ekinde idari yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimGülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacının motosikleti ile seyir halinde iken meydanagelen trafik kazası nedeniyle uğradığı maddi ve manevizararın tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş; Kanunun 3.maddesinde; “ Motosiklet” “(Değişik:12/7/2013-6495/13 md.) Azami tasarım hızı 45 km/saatten ve/veya silindirkapasitesi 50 santimetreküpten fazla olan sepetli veya sepetsiz iki veyaüç tekerlekli motorlu taşıtlar ve net motorgücü 15 kilovatı, net ağırlığı 400kilogramı, yük taşımacılığındakullanılanlar için ise net ağırlığı 550kilogramı aşmayan dört tekerlekli motorlutaşıtlardır. Elektrik ile çalışanların netağırlıklarının hesaplanmasında bataryaağırlıkları dikkate alınmaz. Bunlardan karoseriyük taşıyabilecek şekilde sandıklı veya özelbiçimde yapılmış olan ve yolcu taşımalarındakullanılmayan üç tekerlekli motosikletlere yükmotosikleti (triportör) denir.” şeklinde tanımlanmış;aynı Kanunun10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın BelediyeTrafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı 01 F... plakalımotorsiklet ile 14.10.2015 tarihinde karayolunda seyir halinde ikengeçirdiği kaza sonucu maddi ve manevi zararauğradığını ilerisürerek,uğradığı zararın tazmini istemiyleaçmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu dolayısıyla, Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan 9.7.2020 gün ve E:2019/123 sayılı başvurununreddi gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Adana 1.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan 9.7.2020 gün ve E:2019/123sayılı BAŞVURUNUN REDDİNE, 28.09.2020 günündeÜye Ahmet ARSLAN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞUİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Burhan Şükrü Birol Suna
ÜSTÜN BOZER SONER TÜRE
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞIOY
İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından,uyuşmazlığın çözümünde adliyargıyı görevli kabul eden çoğunluğunkararına katılmıyorum.
ÜYE
Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy