T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 426
KARAR NO: 2020 / 566
KARAR TR : 28.9.2020
ÖZET :2013 yılında Bakırköy Kamu Hastaneleri GenelSekreterliği'ne atandığı, burada çalışmasınarağmen davalı Sadi Konuk Hastanesinde çalışıyorolarak gösterildiği, askerlik dönüşüçalışmaya devam ettiği, ancak buradakiçalışmalarının gösterilmediğini belirterek2.6.2014 tarihinden itibaren Çekmece Genel Sekreterliğindeçalıştığının tespiti ileaylıklarına ek ödeme ücretlerinin, döner sermayeücretlerinin yeniden hesaplanarak ödenmesi, 2.6.2014 - 14.6.2014tarihleri arasında bildirilmeyen sigorta hizmetlerinin tespiti, 6.11.2014tarihinden itibaren aylıklarının, ek ödemeücretlerinin, döner sermaye ücretlerinin ödenmesi istemleriyleaçılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDEgörülmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : U. D.
Davalılar: 1- Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
(Adli Yargıda)
2- Bakırköy BölgesiKamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği
(Adli Yargıda)
3- Çekmece Bölgesi Kamu Hastaneleri Birliği GenelSekreterliği
(Adli Yargıda)
4- Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu
(Adli ve İdari Yargıda)
Vekilleri : Av. A. O. - Av. N. T.
OL A Y: Davacı dava dilekçesinde özetle; KPSS 2013/1ataması ile Bakırköy Bölgesi Kamu Hastaneleri BirliğiGenel Sekreterliği'ne atandığı, 29.7.2013 tarihindenitibaren Bakırköy Genel Sekterliği'ndeçalıştığından bahisle, askerlik görevihariç aylıklarının, eksik ödeme ücretlerinin,döner sermaye ücretlerininözlük ve sair hakları ileeksik ödenen primlerinin Bakırköy Genel Sekreterliğitarafından Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) ödenmesi, 2.6.2014tarihinden itibaren Çekmece Genel Sekreterliği'ndeçalıştığından bahisle, eksik ödemeücretlerinin, döner sermaye ücretlerininözlük ve sairhakları ile eksik ödenen primlerinin Bakırköy GenelSekreterliği tarafından SGK'ya ödenmesini, 2.6.2014-14.6.2014tarihleri arasında 13 günlük hiç yapılmayan sigortagün sayılarının SGK'ya bildirilmesini, askerlikgörevini ifa ettikten sonra sigorta başlangıcının2.6.2014 olarak tespitini, 6.11.2014 tarihinden itibarenaylıklarının ek ödeme ücretlerinin, döner sermayeve özlük sair haklarının yasal faiziyle birlikteÇekmece Genel Sekreterliği'nce SGK'ya ödenmesi istemleriyleadli yargı yerinde dava açmıştır.
BAKIRKÖY2. İŞ MAHKEMESİ: E:2017/131 sayılıdosyasında, "... Tüm dosya kapsamı, davacıya aitişyeri sicil kayıtları,üzerinde yapılan incelemede;Davacının 657 sayılı Kanuna tabi kamu görevlisi olarakçalıştığı, iş akdi işeçalışmadığı, mahkememizin görevsizolduğu anlaşılmakla ... Mahkememizin görevsizliği,davada idare mahkemelerinin görevli olması nedeniyle davadilekçesinin reddine ..." dair verilen 12.10.2017 gün,K:2017/286 sayılı kararına karşı istinaf kanun yolunabaşvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi33. Hukuk Dairesi'nce istinaf başvurusunun esastan reddine 8.2.2018 tarihindekarar verilmiş, karara karşı yapılan temyiz kanun yolubaşvurusu sonrasında Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'ncehükmün onanmasına 15.11.2018 günü karar verilmişve hüküm aynı tarihte kesinleşmiştir.
Davacı,aynı konu ve sebeple bu kez idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İSTANBUL9. İDARE MAHKEMESİ: E:2018/2397 sayılı dosyasında,"... idare mahkemelerinde iptal ve tam Yargı ( Tazminat ) davasıve idari sözleşmelerden kaynaklanan davalar dışındabaşka bir dava açılmasına imkan bulunmamaktadır.
Bakılandavada ise davacının doğrudan mahkememize başvurarak hizmettespitinin ve buna bağlı olarak sigorta primlerinin hesaplanarakSGK'ya ödenmesine karar verilmesini talep ettiğigörülmüş olup ' idari işlem tesis edilmesi 'niteliğindeki bu talebin mahkememizce incelenmesine ve hükümkurulmasına imkan bulunmamaktadır.
Dahaaçık bir anlatımla idari yargıda doğrudan hizmettespiti şeklinde bir dava açılmasına imkanbulunmayıp eğer davacının hizmet süresinin eksikbelirlenmesi ve primlerinin eksik yatırılması söz konusuise öncelikle ilgili idare ve/veya idarelere başvurup bu yöndebir talepte bulunması, eğer bu talebi kısmen ya da tamamenreddedilirse isteğin yazılı veya zımnen reddedildiğitarihten itibaren bu işlemlere karşı dava açmasıimkanı varken doğrudan idari işlem tesisi talebiyleaçılan bu davaya ait dilekçe bu yönüyle usuleuygun bulunmamıştır.
Budurumda davacının eğer ilgili idareye başvurup birişlem tesis ettirmiş ise bu işlemin tarih vesayısını ve tebliğ tarihini göstermek, ve ayrıcadavanın konusu, sebebi ve dayandığı delillerin debelirtildiği bir dilekçeyle dava açması gerekirken buusule uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Öteyandan davacı dava konusu uyuşmazlığın esasen 5510sayılı yasa gereğince iş mahkemelerinin görevinegirdiğini ileri sürerek dolayısıyla ' Yargı YoluYanlışlığı ' şeklindebir karar verilmesini talepetmiş ise de dava dilekçesi usule uygun bulunmayıp reddedildiğindenve bu haliyle davanın konusu ve sebebianlaşılamadığından davanın hangi mahkemeningörevine girdiği yönünde bu aşamada bir kanaatevarılamamıştır. dolayısıyla işbuaşamada incelenmesine imkan bulunmayan bu talebin, yeniden davaaçılması halindere'sen değerlendirilip incelenği detabiidir.
Açıklanannedenlerle, 2577 sayılı Yasanın 3. maddesi hükmüneuygun bulunmayan dava dilekçesinin, aynı Yasanın 15 maddesinin1 fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın bildirimtarihinden itibaren 30 gün içinde belirtilen hususlara uygunbiçimde, harç alınmaksızınyeniden davaaçılmak üzere reddine, anılan maddenin4 fıkrasıhükmüne göre temyiz ve itirazı mümkünbulunmadığı hususu ile yenilenen dilekçede aynıyanlışlıklar yapıldığı takdirde davanınreddedileceği hususunun davacılara bildirilmesine, ..." dair27.12.2018 gün, K:2018/2336 sayılı kararı üzerinedavacı yeni dava dilekçesiyle Mahkemeye müracaatetmiştir.
İstanbul9. İdare Mahkemesi E:2019/853 sayılı dosyasında,"... idare mahkemelerinde iptal ve tam yargı (tazminat) davasıve idari sözleşmelerden kaynaklanan davalar dışındabaşka bir dava açılmasına imkan bulunmamaktadır.
Bakılandavada ise davacının doğrudan mahkememize başvurarak eksikveya hiç ödenmeyen sigorta primlerinin SGK'ya ödenmesine kararverilmesini talep ettiği görülmüş olup 'idariişlem tesis edilmesi' niteliğindeki bu talebin mahkememizceincelenmesine ve hüküm kurulmasına imkan bulunmamaktadır.
Davacınınhizmet süresinin eksik belirlenmesi ve primlerinin eksikyatırılması söz konusu ise öncelikle ilgili idareve/veya idarelere başvurup bu yönde bir talepte bulunması,eğer bu talebi kısmen ya da tamamen reddedilirse isteğinyazılı veya zımnen reddedildiği tarihten itibaren buişlemlere karşı dava açması imkanı varkendoğrudan idari işlem tesisi talebiyle açılan bu davayaait dilekçe bu yönüyle usule uygunbulunmamıştır.
AynıYasanın 5/1. maddesinde her idari işlem aleyhine ayrı ayrıdava açılabileceği ancak aralarında maddi veya hukukiyönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisibulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile davaaçılabileceği hükme bağlanmıştır.
Budurumda davacının eğer ilgili idareye başvurup birişlem tesis ettirmiş ise bu işlemin tarih vesayısını ve tebliğ tarihini göstermek, eğeristemi zımnen ret edilmiş ise de hangi idareye hangi tarihtebaşvurduğuna dair bilgiler ile aralarında yukarıdabelirtildiği gibi bir bağlılık bulunmayan her idariişlem için ayrı olarak bir dava açılmasıgerektiği ve ayrıca davanın konusu, sebebi vedayandığı delillerin de belirtildiği bir dilekçeyledava açması gerekirken bu usule uygun bulunmayan davadilekçesinin reddi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Öteyandan davacı dava konusu uyuşmazlığın esasen 5510sayılı yasa gereğince iş mahkemelerinin görevinegirdiğini ileri sürerek dolayısıyla 'Yargı YoluYanlışlığı' şeklindebir karar verilmesini talepetmiş ise de dava dilekçesi usule uygun bulunmayıpreddedildiğinden ve bu haliyle davanın konusu ve sebebianlaşılamadığından davanın hangi mahkemeningörevine girdiği yönünde bu aşamada bir kanaatevarılamamıştır. dolayısıyla işbuaşamada incelenmesine imkan bulunmayan bu talebin, yeniden davaaçılması halindere'sen değerlendirilip incelenği detabiidir.
Açıklanannedenlerle dava dilekçesinin, 2577 Sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 15.maddesinin 1.fıkrası (d)bendi gereğince bu kararın tebliğ tarihini izleyen gündenitibaren 30 gün içerisinde 5.maddeye uygun şekilde, her biridari işlem yönünden ayrı ayrı dava dilekçeleridüzenlenerek yeniden açılmak üzere reddine, yeniaçılacak davalarda işbu kararımıza atıfyapılarak ilgi tutulmasına, davanın açılmasıhalinde yeniden harç alınmasına, dava yenilenmediğitakdirde yargılama giderlerinin davacı üzerindebırakılarak artan posta avanslarının ise iadesine, 15.maddenin 5.fıkrası uyarınca yeniden verilen dilekçelerdeaynı yanlışlık yapıldığı takdirdedavanın reddedileceği hususunun davacıya bildirilmesine..." dair 2.4.2019 gün, K:2019/761 sayılı kararıüzerine davacı yeni dava dilekçesiyle Mahkemeye tekrarbaşvurmuştur.
İstanbul9. İdare Mahkemesi E:2019/1351 sayılı dosyasında,"... işin gereği görüşüldü:
Buarada bakılan iş bu dava, davacının benzer talepleBakırköy İş Mahkemesine açılan davanıngörev yönünden reddi üzerine verilen kararınkesinleşmesi üzerine açılmış olup, davacınınyargı yolu uyuşmazlığıçıkarılması hakkında da bir karar verilmesini talepettiği görülmüştür. Ancak, Bakırköyİş Mahkemesine açılan davanın doğrudan 'Eda veTespit' davası, idare Mahkemesine açılan davanın isedavalı idareye yaptığı başvurunun zımnen reddinedair işleme karşı açılan 'İptal' davasıniteliğinde olduğu için (konusu aynı olsa da) her ikidavanın mahiyeti ve niteliğinin farklı olduğu kanaatinevarılmıştır. Kaldı ki uyuşmazlıkta 2247sayılı Yasa'da öngörülen koşullargerçekleşmediğinden davacının 'Yargı YoluYanlışlığı' kararı verilmesi yolundaki talebi'Görev' itirazı olarak değerlendirilmeyerek diğer incelemekonularının incelenmesine geçilmiştir.
Dava;Davalı idarede memur olarak görev yapan davacının birkısım sigorta primlerinin eksik ödendiği ya da hiçödenmediği ve bazı dönemlere ait döner sermayeücretlerinin kendisine ödenmediğini öne sürerekprimlerin hesaplanarak ilgili sigorta müdürlüğüneyatırılması ve döner sermaye ücretininde kendisineödenmesi talebiyle Bakırköy 11. Noterliğinin 04/11/2015günlü 35352 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı idareyeyaptığı başvurunun zımnen reddine dair işleminiptali ve yargı yolu yanlışlığı kararıverilmesi istemiyle açılmıştır.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde;dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süregösterilmeyen hallerde idare mahkemelerinde altmış günolduğu belirtilmiş, aynı Kanun'un 11. maddesinde ise; ilgililertarafından idari dava açılmadan önce, idari işleminkaldırılması, geri alınması, değiştirilmesiveya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan,üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari davaaçma süresi içinde istenebileceği, bubaşvurmanın işlemeye başlamış olan idari davaaçma süresini durduracağı, altmış güniçinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmişsayılacağı, isteğin reddedilmesi veya reddedilmişsayılması halinde dava açma süresinin yenidenişlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadargeçmiş sürenin de hesaba katılacağı hükmebağlanmıştır.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 9. Maddesinde;çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergimahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli yargı yerlerineaçılmış bulunan davaların görevnoktasından reddi halinde, bu husustaki kararlarınkesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içindegörevli mahkemede dava açılabileceği Görevsizyargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergimahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edileceği hükmebağlanmıştır.
AynıKanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde; idaridavalara ilişkin dilekçelerin, idari dava açma süresiiçinde dava açılıpaçılmadığı yönlerinden inceleneceği belirtilmiş,aynı Kanun’un 15. maddesinin 1. fıkrasının (b)bendinde ise; süresi içinde açılmamışolmasıhalinde davaların reddedilebileceği, 14. maddenin 6.fıkrasında ise 14. maddede belirtilenhususların ilk incelemedensonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. maddehükmünün uygulanacağı hükmebağlanmıştır. Çekmece Bölgesi Kamu HastaneleriBirliği Genel Sekreterliğine ve BakırköyBölgesi KamuHastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine ihtarnameçektiği ve ihtarın ilgili idarelere 11/01/2016 tarihindetebliğ edilmesine rağmen herhangi bir cevap verilmemesi üzerinetalebinin zımnen reddedildiğini varsayarak iptida 17/12/2018tarihinde Mahkememizin 2018/2397 esasına kayden davaaçtığı ve sözü edilen dosyada dilekçeninreddi üzerine 18/06/2019 tarihinde yenilenen dilekçe ile budavanın açıldığıanlaşılmıştır.
Budurumda, davacı tarafından Bakırköy Noterliğimarifetiyle ihtar edilen yazınınÇekmece Bölgesi KamuHastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine 11/11/2015 tarihindeBakırköyBölgesi Kamu Hastaneleri Birliği GenelSekreterliğine ise 11/01/2016 tarihinde tebliğ edildiği,görülmüş olup, bu haliyle en son tebliğ tarihiniizleyen 12/11/2016 tarihinden itibaren altmış gün içindecevap verilmediğinden istemin 10/04/2016 tarihinde zımnenreddedilmiş sayılacağı açıktır.Dolayısıyla istemin zımnen reddedilmişsayıldığı günü izleyen 11/04/2016 tarihindenitibaren altmış gün içinde dava açılmasıgerekeceği, bu süreler epey geçirildilten sonra 05/04/2017tarihinde Bakırköy İş Mahkemesine ve ardından da17/12/2018 tarihinde Mahkememize açılan davada süreaşımı bulunduğu sonucuna varılmıştır.
DavacıBakırköy İş Mahkemesince verilen kararın temyizinedair Yargıtayca verilen kararın tebliğ tarihini esas alarakiş bu davayı açmış ise de sözü edilentebligat daha önce sona eren dava açma süresini ihyaetmeyecektir.
Açıklanannedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanununun 15/1-b maddesi uyarınca davanın süreaşımı nedeniyle reddine, ..." dair 27.6.2019 gün,K:2019/1608 sayılı kararına karşı istinaf kanun yolunabaşvurulması üzerine İstanbul Bölge İdareMahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesi'nce"... Açılan iş bu davada davacı davadilekçesinde görevli mahkemenin İş Mahkemesiolduğunu belirterek 'Yargı Yolu YanlışlığıKararı' verilmesini istediği halde mahkemenin usuli işlemleridurdurarak önce görevlilik kararı vermesi görevuyuşmazlığı çıkarma konusunda ilgililere imkanverilmesi ve süreç tamamlandıktan sonra davayakaldığı yerden bakması gerekirkensüreaşımı yönünden davanın reddine kararverilmesinde usul hükümlerine uyulmadığısaptanmıştır.
Budurumda idare mahkemesince, davacının görev itirazıüzerine, 2247 sayılı Yasanın 10. maddesinin 2.fıkrası uyarınca ve bu itirazın dayandığınedenlerin hukuken geçerli olup olmadığınınaraştırılması sonucuna göre, görev konusunda (olumlu ya da olumsuz) bir karar verilmesi gerekirken bu yola gidilmedendavanın süreaşımı nedeniyle reddedilmesinde usule vehukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanannedenlerle, davacı istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul9. İdare Mahkemesi'nce verilen27/06/2019 tarih ve E:2019/1351, K:2019/1608sayılı kararın kaldırılmasına, yukarıdabelirtilen gerekçe dikkate alınarak yeniden bir karar verilmeküzere 2577 sayılı Yasa'nın 45/4. maddesi uyarıncadosyanın mahkemesine gönderilmesine, ..." 30.1.2020 tarihindekarar verilmesi neticesinde İstanbul 9. İdare Mahkemesi'nceE:2020/370 sayı ile kaydedilen dosyada; dava konusu istemin idaremahkemesinin görevine giren iptal veya tam yargı davasına konubir istem olmayıp davacının prim harçlarınınödenip ödenmemesinden kaynaklı bir ihtilaf olması nedeniyleadli yargının konusuna giren bir istem olduğuanlaşıldığından bahisle davanın görevyönünden reddine, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesiuyarınca görevli merciin belirlenmesi için davadosyasının ve idari yazışmayla temin edilenBakırköy 2. İş Mahkemesi'nin E:2017/131, K:2017/286sayılı dosyasının UyuşmazlıkMahkemesinegönderilmesine 13.3.2020 tarihinde karar vererek 23.6.2020gün ve E:2020/370 sayılı yazı ile Mahkememize müracaatetmiş, başvuru 9.7.2020 tarihinde kayıt altınaalınmıştır.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Burhan ÜSTÜN’ünBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Suna TÜRE, Suat ARSLAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan28.9.2020günlü toplantısında:
I-İLK İNCELEME:
Dosyaüzerinde 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarıncayapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Kanun'un 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Burak CenkİLHAN’ın, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davaözetle; 2013 yılında Bakırköy Kamu Hastaneleri GenelSekreterliği'ne atandığı, buradaçalışmasına rağmen davalı Sadi KonukHastanesinde çalışıyor olarak gösterildiği,askerlik dönüşü Çekmece Genel Sekreterliği'ndeçalışmaya devam ettiği, ancak buradakiçalışmalarının gösterilmediğini belirterek2.6.2014 tarihinden itibaren Çekmece Genel Sekreterliğindeçalıştığının tespiti ileaylıklarına ek ödeme ücretlerinin, döner sermayeücretlerinin yeniden hesaplanarak ödenmesi, 2.6.2014 - 14.6.2014tarihleri arasında bildirilmeyen sigorta hizmetlerinin tespiti, 6.11.2014tarihinden itibaren aylıklarının, ek ödemeücretlerinin, döner sermaye ücretlerinin ödenmesiistemleriyle açılmıştır.
5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu'nun 101 .maddesinde "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayanhallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortayaçıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerindegörülür" hükmüne yer verilmiştir.
657sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca,kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçicipersonel ve işçiler eliyle gördürülür.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı" başlıklı 2. maddesinde, idari davatürleri:
a)İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları,
b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları,
c)Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalarolarak sayılmıştır.
Davadosyasının incelenmesinden, davacının, 657 sayılıDevlet Memurları Kanunu'na tabi devlet memuru olarakatandığı anlaşılmıştır.
694sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) 193.maddesiyle eklenen (ancak 2.7.2018 tarihli 703 sayılıKHK’nın 25. maddesiyle mülga)663 sayılıSağlık Bakanlığı ve BağlıKuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri HakkındaKanun Hükmünde Kararname”nin geçici 15. maddesinde;"(1) Bakanlık teşkilat ve kadrolarını bu maddeninyayımı tarihinden itibaren en geç üç ayiçinde bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine uygunhale getirir. Teşkilat ve kadrolar bu Kanun Hükmünde Kararnameyeuygun hale getirilinceye kadar, görevler daha önce bu görevleriyapmakta olan birimler ve personel tarafından; harcama ve ödemeler deilgili bütçesinden yapılmaya devam edilir. (2) Bu KanunHükmünde Kararnamenin gerektirdiği düzenleyiciişlemler bu maddenin yayımı tarihinden itibaren en geçaltı ay içinde yürürlüğe konulur. Anılandüzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, mevcutdüzenlemelerin bu Kanun Hükmünde Kararnameye aykırıolmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilir. (3) Bu KanunHükmünde Kararname ile kaldırılan Türkiye HalkSağlığı Kurumu ve Türkiye Kamu Hastaneleri KurumuBaşkanlıklarının üçüncükişilerle yapmış olduğu veya taraf olduğu hertürlü taahhüt, sözleşme, hak, alacak veborçları ile dava ve icra tâkipleri, teşkilat bu KanunHükmünde Kararname hükümlerine uygun halegetirildiğinde Bakanlığa devredilmiş sayılır. (4)Bu maddenin yayımı tarihinde görevde bulunan Bakanlık,Türkiye Halk Sağlığı Kurumu ve Türkiye KamuHastaneleri Kurumunun merkez ve taşra teşkilatı kadrolarınaatanmış veya görevlendirilmiş olup kadroları iptaledilen personelden; Kurum Başkanı, Kurum Başkan Yardımcısı,I. Hukuk Müşaviri, İl Sağlık Müdürü,İl Sağlık Müdür Yardımcısı,İlçe Sağlık Müdürü, HalkSağlığı Müdürlüğündemüdür ve müdür yardımcısı olanlarıngörevleri bu maddenin yayımı tarihinde sona erer. BunlardanKurum Başkan Yardımcısı ve I. Hukuk Müşavirikadrolarına asaleten atanmış bulunanlar Genel MüdürYardımcısı kadrolarına; il sağlık müdüryardımcısı ve halk sağlığımüdürlüğünde müdür yardımcısıkadrolarına asaleten atanmış bulunanlar ise şube müdürükadrolarına halen bulundukları kadro dereceleriyle atanmışsayılır. Kadro unvanı değişmeyen diğer personel,ilgisine göre Bakanlığın merkez, taşra ve dönersermaye teşkilatındaki aynı unvanlı kadrolara başkacabir işleme gerek kalmaksızın atanmışsayılır. Kaldırılan kurumlarda 4924 sayılı Kanun,657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) ve (C)fıkraları uyarınca ve vekil ebe ve hemşirepozisyonlarında çalıştırılan personel ilesürekli ve geçici işçiler,çalıştığı birim ve teşkilatı esasalınarak mevcut pozisyon ve kadrolarıyla başkaca bir işlemegerek kalmaksızın Bakanlığa devredilmişsayılır. Anılan idarelere ait boş kadro ve pozisyonlar, bumaddenin yayımı tarihinde başkaca bir işleme gerekkalmaksızın, bulundukları teşkilatlar esas alınarakBakanlığa devredilmiş sayılır. Kamu hastaneleribirlikleri genel sekreterlikleri ile birliklere bağlı hastanelerdegörevli sözleşmeli personelin sözleşmeleri bu maddeninyayımı tarihinde sona erer. Söz konusu sözleşmelipozisyonlara kamu kurum ve kuruluşlardan görevlendirilenler kadrogörevlerine dönerler, 10/7/2003 tarihli ve 4924 sayılıKanuna tabi olarak çalışmakta iken sözleşmeyapmış olanlar, en son ayrıldıkları 4924sayılı Kanuna tabi sözleşmeli pozisyonlaradönebilirler, açıktan atananların ise ilişiklerikesilir. Ancak sözleşmeleri sona eren personel, üçayı geçmemek üzere yeni görevlendirmeleryapılıncaya kadar aynı şartlarda görev yapar. (5)Kaldırılan kurumların kullanımındaki bütüntaşınırlar Bakanlığa devredilir. Bu kurumlara tahsisedilmiş olan taşınmazlar, tahsis amacında kullanılmaküzere Bakanlığa tahsis edilmiş sayılır."hükmüne yer verilmiştir.
İdarenin,kamu görevlisi sayılan personeli ile arasındaki ilişki,idare hukuku ilkelerine dayanan ve idare hukuku ilkeleriyle düzenlenen birkamu hukuku ilişkisidir.
Davacının4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göredeğil, 657 sayılı Kanun hükümlerine göre kamugörevinde çalıştığı anlaşıldığındanuyuşmazlığa konu davanın idari yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği kanaatinevarılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü idariyargı yerinin görevine girdiğinden, İstanbul 9. İdareMahkemesi'nin başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 9. İdare Mahkemesi'nin BAŞVURUSUNUN REDDİNE28.9.2020 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Burhan Şükrü Suna Suat
ÜSTÜN BOZER TÜRE ARSLAN
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy