T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 496
KARAR NO : 2020 / 492
KARAR TR : 28.9.2020
ÖZET : Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi uygulama otelinde usta öğretici olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, izin ücreti alacağı, diğer işçilere göre eksik aldığı ücret ve fazla mesai alacağının, faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Ç. Y.
Vekilleri : Av. G. B., Av. İ. Ö.Ö.
Davalı
(Adli Yargıda) : EğirdirKaymakamlığı Nafiz Yürekli Mesleki ve Teknik Anadolu
Lisesi
Davalı
(İdariYargıda) :Isparta Valiliği (İl Milli Eğitim Müdürlüğü)
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin Nafiz YürekliMesleki ve Teknik Anadolu Lisesi uygulama otelinde 26.04.2011 tarihinden beri yaklaşık4.5 yıl çalıştığını, iş akdinindavalı tarafça haksız olarak 31.08.2015 tarihinde feshedildiğini;müvekkilinin usta öğretici olarak işe başladığını,ancak 26.04.2015 tarihinden iştençıkarıldığı tarihe kadarki sürede isekendisine kalorifer yakmaktan, resepsiyonda beklemeye, servis yapmaktan gecenöbetine kadar her türlü iş verildiğini; iştençıkarılma korkusuyla verilen görevleri yerine getirdiğini;ayrıca uygulama oteli usta öğreticilerininçalışma saatleri haricinde, bazen haftalık izinolmadan her gün çalıştırıldığını, bekar olması dolayısıyla her gece nöbet yazdıklarını,buna rağmen fazlaya ilişkin herhangi bir ücret ödenmediğini;davalı işverenin, tutum ve davranışlarıyla ustaöğretici olan kişiliklerinin aşağılandığını;kendilerine mobbing uygulandığını; bu yollamüvekkili ve mesai arkadaşlarına hiçbir haktanımayıp gereksiz ve hukukun çizdiği işçiişveren ve amir çizgisinin ötesinde üstünlükyapmaya çalıştıklarını; yazılı biriş akdi ortada olmasa da aradaki hukuki ilişkinin iş akdiolduğu açıksa bu durumda sözlüyapılmış bir iş akdinin varlığınınkabul edileceğini ve müvekkilinin işçilerin sahipolduğu sosyal güvenlik haklarından yararlanacağını;bu bağlamda, İş Kanunu kapsamında müvekkilinin kıdemtazminatına hak kazandığını, işsözleşmesinin aniden sona erdirilmesi nedeniyle işverendavalı kurumun ihbar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini;müvekkilinin işçilerin sahip olduğu yıllık izinhakkından yararlandırılmadığını; fazlaçalıştırmaya ilişkin hakların da müvekkilineverilmediğini ifade ederek; fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak üzere, müvekkilin yaklaşık 4.5yıllık hizmeti karşılığında; 500TLkıdem tazminatı alacağı; 500TL ihbar tazminatıalacağı; 100TL fazla mesai alacağı; 100TLgünlük izin ücreti alacağı olmak üzere, toplam1200TL alacağın; en yüksek banka mevduat faizi ileişten çıkarıldığı 31.08.2015tarihinden itibaren ödenmesine karar verilmesi; ustaöğreticilerin statüsünün tanınmamasıdolayısıyla diğer işçilere göre eksikaldığı ücretlerin tamamlanması istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
ISPARTAİŞ MAHKEMESİ: 2.2.2016 gün ve E:2015/433, K:2016/60sayı ile, “(…)657 sayılı Devlet MemurlarıKanunu’nun 89. maddesinde “Her derecedeki eğitim veöğretim kurumları ile Üniversite ve Akademi (AskeriAkademiler dahil), okul, kurs veya yaygın eğitim yapan kurumlarda vebenzeri kuruluşlarda öğretmen veya öğretim üyesibulunmaması halinde öğretmenlere, öğretimüyelerine veya diğer memurlara veyahut açıktanatanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilir. Ücretleokutulacak ders saatlerinin sayısı, ders görevi alacaklarınnitelikleri ve diğer hususlar ilgili Bakanlığın teklifi veBakanlar Kurulunun kararı ile tespit olunur, hükümleri yeralmaktadır.
Bu maddeyeistinaden çıkarılan, Milli EğitimBakanlığı kurumlarında sözleşmeli veya ek dersgörevi ile görevlendirilecek uzman ve usta öğreticilerhakkında yönetmeliğin 5/2 maddesi uyarınca da, Uzman veUsta Öğreticilerin 657 sayılı Devlet MemurlarıKanununun 89 uncu maddesi uyarınca 1/12/2006 tarihli ve 2006/11350sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğekonulan Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici veÖğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karardabelirtilen miktarda ek ders görevi verilebileceğibelirtilmiştir.
Somut olayda,davacının Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeHalk Eğitim Merkezi Müdürlüğündedışarıdan ücretli usta öğretici olarakgörevlendirildiği, davacıya ücretlerinin 657Sayılı Devlet Memurları Kanununun 89.maddesine uygun olarakBakanlar Kurulunca çıkarılan kararlar uyarınca MaliyeBakanlığınca belirlenen ders ücretleriyleödendiği anlaşılmaktadır. Davacının sosyalgüvenlik hukuku yönünden Sosyal Sigortalar Kurumukapsamında gösterilmesi iş sözleşmesi ileçalıştığını göstermez. Davacı657 sayılı yasanın 89. maddesinde belirtilen statüiçinde ve Valilik veya Kaymakamlık onayı ilegörevlendirilmiştir. Davacı ile davalı arasındaiş sözleşmesi bulunmamaktadır. Statü hukukuna tabiolduğunun kabulü gerekir. Aradaki hukuki ilişki işsözleşmesi, bir başka anlatımlaişçi-işveren ilişkisi olarak nitelenemez. Bu hukukiolguya göre uyuşmazlığın çözüm yeriidari yargı olmalıdır.
Yargıyolunun caiz olmaması nedeniyle aşağıdaki hükümtesis edilmiştir.
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ
HÜKÜM:Ayrıntısı yukarıda açıklandığıüzere;
DavanınHMK 114/1-b ve 115/2 maddeleri gereğince yargı yolunun caizolmaması nedeniyle USULDEN REDDİNE(…) karar vermiş; temyizedilmesi üzerine Yargıtay 9.Hukuk Dairesince, 4.12.2019 gün veE:2017/13799, K:2019/21675 sayı ile onanan karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez, Isparta ili, Eğirdir ilçesi Nafiz YürekliMesleki ve Teknik Anadolu Lisesi uygulama otelinde 26.04.2011-31.08.2015tarihleri arasında usta öğretici olarak çalışanmüvekkilinin iş sözleşmesinin feshine ilişkin15.08.2015 tarihli işlemin iptali ile fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak üzere 10.000,00 TL kıdem tazminatı, 2.000,00TL ihbar tazminatı, 6.000,00 TL izin ücreti alacağı, 100,00TL diğer işçilere göre eksik aldığıücret ve 100,00 TL fazla mesai alacağı olmak üzere toplam18.200,00 TL'nin mevzuata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte tahsiliistemiyle Isparta Valiliği'ne karşı idari yargı yerindedava açmıştır.
ISPARTAİDARE MAHKEMESİ: 9.7.2020 gün ve E:2020/813 sayı ile,“(…)5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu'nun 3. maddesinde; kısa ve/veyauzun vadeli sigorta kolları bakımından adına primödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişisigortalı olarak tanımlanmış; 79. madde ile başlayanDördüncü Kısmında, primlere ilişkinhükümlere yer verilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür” denilmiştir.
4857sayılı İş Kanunu’nun 1. maddesinde, Kanununamacının, işverenler ile bir iş sözleşmesinedayanarak çalıştırılan işçilerinçalışma şartları ve çalışmaortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemekolduğu belirtilmiş; aynı zamanda, bakılan davanın dakonusunu oluşturan “İş Sözleşmesi, Türlerive Feshi” hususuna Kanunun 8. maddesi ve devamında, kıdemtazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklananyükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise Kanunundeğişik maddelerinde yer verilmiştir. Aynı Kanun'un"Sözleşmenin feshinde usul" başlıklı 19.maddesinde "İşveren fesih bildirimini yazılı olarakyapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmekzorundadır." hükmüne, "Fesih bildirimine itiraz veusulü" başlıklı 20. maddesinde "İşsözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebepgösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebepolmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihindenitibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş MahkemeleriKanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmakzorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmayavarılamaması hâlinde, son tutanağındüzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde işmahkemesinde dava açılabilir. Taraflar anlaşırlarsauyuşmazlık aynı sürede iş mahkemesi yerine özelhakeme de götürülebilir. Arabulucuyabaşvurmaksızın doğrudan dava açılmasısebebiyle davanın usulden reddi hâlinde ret kararı taraflararesen tebliğ edilir. Kesinleşen ret kararının da resentebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir."hükmüne yer verilmiştir.
7036sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde, “BuKanunun amacı; iş mahkemelerinin kuruluş, görev, yetki veyargılama usulünü düzenlemektir.” hükmüne,"Görev" başlıklı 5. maddesinde,"İş mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanuna tabigazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihlive 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun ikinci KısmınınAltıncı Bölümünde düzenlenen hizmetsözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veyaişveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniylesözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukukuyuşmazlıklarına, b) İdari para cezalarına itirazlarile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesikapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere SosyalGüvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğuiş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklananuyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda iş mahkemeleriningörevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara ilişkin davave işlere bakar." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacının 26.04.2011-31.08.2015 yıllarıarasında Eğirdir Kaymakamlığı bünyesinde NafizYürekli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi uygulama otelinde ustaöğretici olarak çalıştığı,davanın iş sözleşmesinin feshine ilişkin işleminiptali ile fiilen çalışmış olduğu günleriçin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, izin ücretialacağı, eksik ücret ve fazla mesai alacağınınmevzuata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte tahsili ödenmesiistemiyle bakılan davanın açıldığıanlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta,davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundatanımlanan şekliyle, memur, sözleşmeli personel,geçici personel ve işçi kapsamındabulunmadığı, idareyle arasında bir hizmet ilişkisikurulduğu, iş sözleşmesinin feshiningeçersizliği ve işe iade istemli talepler ve dava konusuedilen alacaklar (izin, ücret, fazla mesai) ile kıdem/ihbar gibitazminatların İş Kanunu'ndan kaynaklanan haklardan olduğudikkate alındığında, uyuşmazlığınözel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesinin 30.09.2019 tarih, E:2019/507, K:2019/621sayılı kararı da aynı yöndedir.
Açıklanannedenlerle; Mahkememizin görevsizliğine, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyiş HakkındaKanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin iş bu dosya ile birlikte Isparta İş Mahkemesi'ninE:2015/433, K:2016/60 sayılı dava dosyasının mahkemesindenistenerek temininin ardından dosyaların UyuşmazlıkMahkemesi'ne gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konudaUyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine…”kararvermiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, BurhanÜSTÜN’ün Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Birol SONER, Suna TÜRE, Aydemir TUNÇ,Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıylayapılan 28.9.2020 günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, Yasa’nın 14. maddesinegöre olumsuz görev uyuşmazlığı bulunduğununileri sürülebilmesi için davanın “tarafları,konusu ve sebebinin aynı” olması koşulununöngörülmüş bulunması karşısında,adli ve idari yargı yerleri arasında her iki yargı yerinde ortaktalep olan “Isparta ili, Eğirdir ilçesi Nafiz YürekliMesleki ve Teknik Anadolu Lisesi uygulama otelinde 26.04.2011-31.08.2015tarihleri arasında usta öğretici olarak çalışandavacının iş sözleşmesinin feshedilmesinedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzerekıdem tazminatı, ihbar tazminatı, izin ücretialacağı, diğer işçilere göre eksikaldığı ücret ve fazla mesai alacağınıntahsili istemi” yönündengörev uyuşmazlığının doğduğu; idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, Ispartaili, Eğirdir ilçesi Nafiz Yürekli Mesleki ve Teknik AnadoluLisesi uygulama otelinde 26.04.2011-31.08.2015 tarihleri arasında ustaöğretici olarak çalışan davacının işsözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak üzere kıdem tazminatı, ihbartazminatı, izin ücreti alacağı, diğerişçilere göre eksik aldığı ücret ve fazlamesai alacağının, faizi ile birlikte ödenmesi istemindenibarettir.
506 Sayılı SosyalSigortalar Kanunu’nun 2. maddesinde “Birhizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafındançalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalısayılırlar…” denilmiş, aynı Yasanın“Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri”Başlıklı 134. maddesinde, “Bu kanunun uygulanmasındandoğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya budavalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür” hükmüneyer verilmiş; 506 sayılı yasa hükümleri 01.10.2008tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 106. maddesi ileyürürlükten kaldırılmıştır. 5510sayılı Kanunun 3.maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigortakolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veyakendi adına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olaraktanımlanmış; 79.madde ile başlayan DördüncüKısmında, primlere ilişkin hükümlere yerverilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksine hüküm bulunmayanhallerde, bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortayaçıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür” denilmiştir.
Öte yandan, 4857sayılı İş Kanunu’nun 1.maddesinde, Kanununamacının, işverenler ile bir iş sözleşmesinedayanarak çalıştırılan işçilerinçalışma şartları ve çalışmaortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemek olduğubelirtilmiş; “İş Sözleşmesi, Türleri veFeshi” hususuna Kanunun 8.maddesi ve devamında, kıdemtazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklananyükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise Kanunundeğişik maddelerinde yer verilmiştir.
Diğer taraftan;12.10.2017 gün ve 30221 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren, 7036 sayılı İşMahkemeleri Kanunu’nun;
"İşmahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2. maddesinde,
“(1)İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlugörüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesiderecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülenyerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihlive 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ileBölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve YetkileriHakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir.
(2) İşdurumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerininbirden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu dairelernumaralandırılır. İhtisaslaşmanınsağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu veniteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki işdağılımı Hâkimler ve Savcılar Kurulutarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’deyayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.
(3) İşmahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görevalanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince, buKanundaki usul ve esaslara göre bakılır." denilmiş,
"Davaşartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3/1.maddesinde;
" (1) Kanuna,bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçiveya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iadetalebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuşolması dava şartıdır..." denilmiş,
"Görev"başlıklı 5. maddesinde;
" (1)İş mahkemeleri;
a) 5953sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabigemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İşKanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı TürkBorçlar Kanununun İkinci Kısmının AltıncıBölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabiişçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında,iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğanher türlü hukuk uyuşmazlıklarına,
b) İdari paracezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariçolmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İşKurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatındankaynaklanan uyuşmazlıklara,
c) Diğerkanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilenuyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar"denilmiştir.
Aynı Kanun'un"Geçici Hükümleri" başlıklıGeçici 1. maddesinde;
"(1) Mülga5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, buKanun uyarınca kurulmuş iş mahkemeleri olarak kabul edilir. Bumaddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceaçılmış olan davalar, açıldıklarımahkemelerde görülmeye devam olunur.
(2) Bu Kanunun davaşartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, buhükümlerin yürürlüğe girdiği tarihitibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ileYargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.
(3) Başkamahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemeleriningörev alanına dâhil edilen dava ve işler, işmahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemelertarafından görülmeye devam olunur.
(4) İlk derecemahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanunyoluna ilişkin hükümlere tabidir. " hükmüne yerverilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacının 26.04.2011-31.08.2015 yıllarıarasında Eğirdir Kaymakamlığı bünyesinde NafizYürekli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi uygulama otelinde ustaöğretici olarak çalıştığı; davanın/olumsuz görev uyuşmazlığının; iş sözleşmesinin feshedilmesinden sonra, fiilençalışmış olduğu günler içinkıdem tazminatı, ihbar tazminatı, izin ücretialacağı, eksik ücret ve fazla mesai alacağınınmevzuata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte tahsili ödenmesiistemiyle açıldığıanlaşılmıştır.
Davacının,idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen tazminatve alacaklarının İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardanolduğu dikkate alındığında,uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Isparta İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile Isparta İşMahkemesinin 2.2.2016 gün ve E:2015/433, K:2016/60 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç:Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Isparta İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Isparta İş Mahkemesinin 2.2.2016 gün veE:2015/433, K:2016/60 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 28.9.2020 gününde,Üye Suna TÜRE’nin KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞUİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Burhan Şükrü Birol Suna ÜSTÜN BOZER SONER TÜRE Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞIOY MilliEğitim Bakanlığı'na bağlı meslek ve tekniköğretim okul kurumlarında usta öğreticiler 1739sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 47. Maddesi, Mesleki veTeknik Eğitim Yönetmeliği'nin 271. Maddesi ile 27/04/1977 tarihve 212 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu Kararı ve ekindeki MilliEğitim Bakanlığı Kurumlarında sözleşmeli veek ders görevi ile geçici veya sürekli olarakgörevlendirilebilirler. Öğretim tür ve seviyelerine göreuzman ve usta öğreticilerin seçimlerinde aranacak şartlargörev ve yetkileri yönetmeliklerle tespit edilir. Adıgeçen yönetmeliğin 5. maddesinde; 4. madde de belirtilenesaslara göre ek ders görevi verilmesi yoluyla görevlendirilerekuzman ve usta öğreticilere 657 sayılı Devlet MemurlarıKanunu'nun 89. Maddesi uyarınca 01/12/2006 tarihli ve 2006/11350sayılı bakanlar kurulu karar ile yürürlüğekonulan Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici veÖğretmenlerin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar'dabelirtilen miktarda ek ders görevi verebilir. Anılanyönetmeliğin muhtelif maddelerinde Milli EğitimBakanlığı Kurumlarında, sözleşmeli veya ek dersgörevi ile usta öğreticilerin görev yapabileceği,bunların çalışma koşullarının statühukuku içinde düzenlendiği, idarenin göreve alma,görevi sonlandırma, çalışma süresi veyapılacak ödemeler noktasında üstün yetkilerininbulunduğu görülmektedir. İşKanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işverenveya işveren vekilleri arasında iş aktinden veya İşKanunu’na dayanan her türlü hak iddialarından doğanhukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri,mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1.maddesine göre iş mahkemeleridir. 25/10/2017 tarihindeyürürlüğe giren 7036 sayılı İşMahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca ise, iş mahkemeleri;a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanunatabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İşKanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı TürkBorçlar Kanununun İkinci Kısmının AltıncıBölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabiişçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında,iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğanher türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari paracezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariçolmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İşKurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatındankaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda işmahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklarailişkin dava ve işlere bakar. 4857 sayılıİş Kanunu’nun 1. maddesinin ikinci fıkrasında,kanunun 4. maddesinde belirtilen ayrık durumlar dışındakalan bütün işyerlerine, işverenler ile işverenvekillerine ve çalışma şeklinebakılmaksızın işçilere bu Kanununuygulanacağı belirtilmiştir. 4857 sayılıKanun’un 2. maddesinde “işçi”, bir işsözleşmesine dayanarak çalışan gerçekkişi olarak tanımlanmıştır. İşçisıfatının kazanılması iş sözleşmesininvarlığına dayandığından, her şeydenönce ortada tarafların serbest iradeleriyle kabul edilmiş birsözleşme ilişkisinin bulunması zorunludur.Çalışma ilişkisinin iş sözleşmesine,idarece yapılan bir görevlendirmeye veya idari sözleşmeyedayalı olup olmadığının tespiti, sonuçitibariyle yargı yolunu da belirleyecektir. Niteliği itibariyle birözel hukuk sözleşmesi olan iş sözleşmesindetaraflar, yasaların öngördüğü sınırlariçinde sözleşmenin konusunu, amacını,biçimini, bağlantı kuracakları kişileriserbestçe seçebilirler. Buna karşılıkistihdamın idari sözleşme, görevlendirme veya atamasuretiyle yapılması durumunda, çalışmailişkisinin çerçevesini oluşturan yasal mevzuattarafların hareket serbestisini kısıtlamakta ve kişileristatü hukukuna tabi kılmaktadır. Bu nedenledir ki, özelhukuk sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar adliyargıda, idarece yapılan görevlendirmelerden ve atamalardandoğan uyuşmazlıklar ise idari yargıdaçözümlenmektedir ( YHGK 18/01/2017, 2015/736 esas- 2017/25karar sayılı kararı). Somut olayda,davacı Nafiz Yürekli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi uygulamaotelinde usta öğretici olarak görev yaparken iş akdinindavalı tarafça haksız feshinden doğan kıdem, ihbar,fazla mesai, izin ücreti alacağına yönelik adli yargıyerinde açılan davanın görev yönünden reddiüzerine, idari yargı yerinde açılan davada, davanıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörev alanına girdiği gerekçesiyle dosyanınuyuşmazlık mahkemesine gönderildiğianlaşılmaktadır. Davanınstatü hakkına tabi olduğu, görevlendirilmesinin işsözleşmesi, başka bir deyişle işçi-işverenilişkisi olarak nitelendirilemeyeceği, sosyal güvenlikbakımından bağlı olunan kurumun, statüsünübelirlemediği sonucuna varılmaktadır. Bu durumda,davanın görüm ve çözümü idari yargıyaait bulunduğu oyu ile davanın çözümünde adliyargı yerinin görevli olduğu ve adli yargı yeriningörevsizlik kararının kaldırılmasıyönünde verilen karara katılmıyorum. 28/09/2020 ÜYE SunaTÜRE
Full & Egal Universal Law Academy