T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 486
KARAR NO : 2020 / 505
KARAR TR : 28.9.2020
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Ziraat Sigorta AnonimŞirketi
Vekili : Av M.T. T.
Davalı : KarayollarıGenel Müdürlüğü
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilişirket ile zarar gören sigortalı aracın sahibiarasında kasko sigorta poliçesi bulunduğunu, 07/12/2017tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağınagöre sürücü S.S.nin sevk ve idaresindeki 48 … 245plakalı aracın (çekicinin) İzmir İli Torbalıİlçesi 5531 sokakta yol çökmesi sonucubattığını ve aracın altkısımlarının zarar görmüş olduğunu, buolay sonucunda maddi hasarlı trafik kazasının meydanageldiğini, maddi hasarlı trafik kazası tespittutanağında belirtildiği üzere yol yapımçalışmalarının olduğu kısımdaherhangi bir uyarı işaret veya levhasınıngörülmediğini, dolayısıyla olayda yol yapımve bakım çalışmalarından sorumlu kuruluşunkusurunun bulunduğunun tespit edilmiş olduğunu ifadeederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla;meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkili şirkettarafından ödenen 10.425,00-TL tazminatın, ödeme tarihindenitibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilinekarar verilmesi istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.
ANKARA6.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 15.5.2019 gün ve E:2019/297,K:2019/207 sayı ile, “(…) Davanın, davacıya kaskosigortalı aracın yol çökmesi sonucu batıp altkısmının zarar görerek hasarlanması nedeniyle meydanagelen tek taraflı kazada, davalı idarenin kaza mahallindeyapılan yol çalışmasından dolayı gerekli veyeterli önlemleri almaması nedeniyle kusurlu olduğundan bahislesigortalıya ödenen hasar bedelinin, kusuru oranında davalıKGM den rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu, davalı KGMaleyhinde, kaza mahallinde yapılan yol çalışmasısebebiyle yeterli ve gerekli tedbir almaması sebebiyle hizmet kusurunadayanılarak dava açıldığı, Anayasanın 125inci maddesinde, idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğunundüzenlendiği, 2577 sayılı idari Yargılama UsulüKanununun 2/1-b bendinde, idari eylem ve işlemlerden dolayıhakları zarara uğrayanlar tarafından açılacak tamyargı davalarının, idari yargının görevalanına giren idari dava türleri arasındagösterildiği, kamu hizmetini yürütmekleyükümlü kılınan kamu kuruluşunun, kamu hizmetiniyürütürken kişilere verdiği zararın tazminineilişkin davada kamu hizmetinin, yöntemine ve hukuk kurallarınauygun olarak yürütülüp yürütülmediği,kamu yararına uygun şekilde işletilip işletilmediği,sonuçta, hizmet kusuruna dayalı ve idarenin sorumluluğunu gerektirenbir husus olup olmadığının tayin ve tespitinin idariyargı yerlerine ait olduğu anlaşılmıştır.2577 Sayılı Yasa'nın 2/1-b bendi kapsamında tam yargıdavalarının görüm ve çözüm yerinin idaremahkemeleri olması, görev hususunun kamu düzenine ilişkinolması bu nedenle yargılamanın her aşamasında resengöz önünde bulundurulması gerektiğinden yargıyolu nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçede açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizinyargı yolu nedeniyle görevsizliğine…” kararvermiş; istinaf yoluna başvurulması üzerine AnkaraBölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi:23.1.2020 gün ve E:2020/72,K.2020/113 sayı ile, “(…) 1-Davacı vekilinin istinafbaşvurusunun HMK'nın 353/(1 )-b.l maddesi gereğince ESASTANREDDİNE…” HMK'nın 362. maddesi gereğince kesinolarak karar vermiş ve Mahkeme kararı kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez, aynı istemleidari yargı yerinde dava açmıştır.
Ankara 6.İdare Mahkemesi: 13.3.2020gün ve E:2020/550, K:2020/648 ile, 2577 Sayılı Kanun'un15/1-a maddesi uyarınca davanın yetki yönünden reddine,dava dosyasının yetkili İzmir İdare Mahkemesi'ne gönderilmesinekarar vermiştir.
İZMİR5. İDARE MAHKEMESİ: 27.3.2020 gün ve E:2020/446 sayı ile,”(…) 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1., 2., 7., 8., 9., 10., 12. ve 13., 19.1.2011günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesi hükmüne yer verdikten sonra; “(…)2918sayılı Kanun'un 110. maddesi hükmünün iptali istemiyleidare mahkemesince yapılan başvuruyu, mahkemesinin yetkisizliğinedeniyle reddeden, Anayasa Mahkemesi'nin 8/12/2011 tarih ve E:2011/124,K:2011/160 sayılı kararında yer verilen; "2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu 'nun 110. maddesinin birincifıkrasında, bu Kanun'dan doğan sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceğiöngörülmektedir. İtiraz başvurusunda bulunan mahkemeise idare mahkemesi olup davaya bakmakta görevli ve yetkili mahkemedeğildir, "yolundaki gerekçe dikkatealındığında, anılan yasada yer alan görevkuralının idarelerin hizmet kusurundan kaynaklanan davaları dakapsadığının kabulü zorunlu kılmaktadır.
Kaldı ki,Uyuşmazlık Mahkemesi’nce; 24.12.2012 tarih ve E:2012/628,K:2012/498 sayılı; 09.05.2016 tarih ve E:2016/258, K:2016/298sayılı ve 30/11/2015 tarih ve E:2015/786, K:2015/801 sayılıkararları ile bunun gibi birçok emsal nitelikli kararında;2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesiçerçevesinde, ''Sigortalı araç içinaraç sahibine ödemede bulunan sigorta şirketince, zararıngiderilmesi istemiyle idare aleyhine açılan davanın, adliyargı yerinde çözümlenmesi gerektiği"belirtilerek, bu konudaki görev uyuşmazlıkları nihai olarakçözümlenmiştir.
Bu durumda; 2918 sayılıKanun'un 110. maddesinde yapılan söz konusu değişikliksonrası, Karayolları Trafik Kanunu’na dayalı olarak Kanundeğişikliğinin yürürlüğe girdiği19.01.2011 tarihi sonrasında açılan sorumlulukdavalarında adli yargı mercilerinin görevli olduğuhükmü karşısında işbu davanıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle; Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2019/297 sayılıdosyasında verilen davanın görevsizlik nedeniyle reddineilişkin kararla, davanın idari yargı yerindeaçılması gerektiği gerekçesiyle usuldenreddedilerek, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi'nin 23.01.2020tarih ve E:2020/72, K:2020/l 13 sayılı kararı ile kesinleşmesiüzerine Mahkememizde bu dava açıldığından 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesi'ne başvurulmasına, işin incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilmesine değinertelenmesine, Mahkememize ait dava dosyası ile Ankara 6. Asliye HukukMahkemesi'nin E:2019/297 sayılı dava dosyasınınUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine…” kararvermiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, BurhanÜSTÜN’ün Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Birol SONER, Suna TÜRE, Aydemir TUNÇ,Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıylayapılan 28.9.2020 günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacı şirketin sigortalamış olduğuaracın kaza yapmasında davalı idarenin kusuru bulunduğundanbahisle sigortalıya ödenen tazminatın faiziyle birlikte, davalıidareden rücuen tazmini istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleribelirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2.maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hakve yükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “KarayollarıGenel Müdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996-4199/47 md.)
d) Trafik vearaç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veyaaldırmak,
g) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h) Yetkilibirimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizisonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996-4199/5 md.) Trafik zabıtasınıngörev ve yetkileri saklı kalmak üzere Bu Kanunun13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerine aykırıhareket edenler hakkında suç veya ceza tutanağıdüzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kuralihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve gerekliişlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek,
k)(Ek:18/10/2018-7148/14 md.) Bu Kanunun 31 ve 49 uncu maddeleri kapsamındatakoğraf ve çalışma-dinlenme süreleriyönünden karayolları denetim istasyonlarında denetim yapmakve trafik idari para cezası karar tutanağı düzenlemek,
l)(Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Otoyolların habitatlarıböldüğü yerlerde Doğa Koruma ve Milli Parklar GenelMüdürlüğünün görüşünüalarak yaban hayvanlarının geçişlerine izin verecekmenfez, ekolojik köprü ve benzeri tesisleri yapmak,
m)(Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Otoyollarda yaban hayvanlarındankaynaklanacak trafik kazalarını önlemek maksadı ile kafestel çit yapmak,
n)(Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Yaban hayvanlarının muhtemel yaşamalanlarının bulunduğu bölgelerdeki karayollarındauyarıcı levhalara yer vermek,
o) Bu Kanunlave bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüne yerverilmiştir.
Kanunun “Karayolu trafikgüvenliği” başlıklı 13.maddesinde de,karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ilegörevli ve sorumlu bütün kuruluşların, karayoluyapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı şirketesigortalı 48 … 245 plakalı aracın(çekicinin) sürücüsünün sevk veidaresinde trafikte seyir halindeyken, İzmir İli Torbalıİlçesi 5531 sokakta yol çökmesi sonucu battığı, aracın alt kısımlarının zarar görmüşolduğu, bu olay sonucunda maddi hasarlı trafik kazasınınmeydana geldiği, maddi hasarlı trafik kazası tespittutanağında yol yapım çalışmalarınınolduğu kısımda herhangi bir uyarı işaret veyalevhasının görülmediği, dolayısıyla olayda yol yapım ve bakım çalışmalarından sorumlukuruluşun kusurunun bulunduğunun tespit edilmişolduğu ileri sürülerek; fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla; meydana gelen trafik kazası sonucundahasar bedeli olarak davacı şirket tarafından ödenen10.425,00-TL nin, ödeme tarihinden itibaren işlemiş yasal faiziile birlikte davalı idareden rücuen tazmini istemiyle davaaçıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığın çözümündeadli yargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlakbir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklıdeğildir. Ancak, idari yargının denetimine bağlıolması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanantüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevli olduğu;meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanında adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, İzmir 5.İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile Ankara 6.Asliye HukukMahkemesinin 15.5.2019 gün ve E:2019/297, K:2019/207sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bunedenle İzmir 5.İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.5.2019gün ve E:2019/297, K:2019/207 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 28.9.2020 gününde Üye AhmetARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Burhan Şükrü Birol Suna
ÜSTÜN BOZER SONER TÜRE
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞI OY
İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.28.9.2020 ÜYE Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy