T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 459
KARAR NO: 2020 / 564
KARAR TR : 28.9.2020
ÖZET :Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılanzararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918sayılı Kanun'un 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDEgörülmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : M. K.K.
Vekilleri: Av. A. D.- Av. F.N.Y.
Davalı :Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü
Vekilleri : Av. N.G.i - Av. S. S.D.
OL A Y : Davadilekçesinde özetle; 18.5.2019 tarihinde 45 ... 222 plakalıaraç ile Manisa ili, Yunusemre ilçesi, Manolya sokaküzerinde seyir halinde iken yolda bulunan rögarkapağının yarı açık vaziyette olması vehiçbir uyarı ve işaret bulunmaması nedeniyle trafikkazası meydana geldiğinden bahisle, bu kaza neticesinde oluşanaraç hasarı ve zararının, trafik kazasının oluşumundakusurlu olduğu ileri sürülen davalı idareden kazatarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline kararverilmesi istemleriyle idari yargı yerinde davaaçılmıştır.
MANİSA2. İDARE MAHKEMESİ: E:2019/631 sayılı dosyasındaverdiği 16.9.2019 gün, K:2019/782 sayılı kararında,"... 2918 sayılı Kanun'dan kaynaklı sorumluluk hukukunailişkin olduğu anlaşılan dava konusuuyuşmazlığın çözümünün,Mahkememizin görevinde olmayıp, adli yargının görevinegirdiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim,benzer bir uyuşmazlıkta verilen Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümünün 29.04.2019 tarih ve E:2019/257, K:2019/352sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle; davanın 2577 sayılı Kanun'un 14/3-a ve 15/1-amaddeleri uyarınca görev yönünden reddine, ..." kararverilmiş olup, karara karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusununreddine 12.12.2019 tarihinde kesin olmak üzere karar verilmiş vekarar aynı tarihte kesinleşmiştir.
Davacıvekili aynı taleple bu kez adli yargı yerinde davaaçmıştır.
MANİSA2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: E: 2020/31 sayılıdosyasında "... Tüm dosya kapsamı ve dilekçelerdeğerlendirildiğinde; davacı tarafından aynı istemlidavanın öncesinde idari yargı daaçıldığı Manisa 2. İdare Mahkemesinin 2019/631esas ve 2019/782 karar ile görevsizlik kararının verildiğive kararın kesinleştiği, mahkememize gelen aynı istemlidava incelendiğinde İdare Mahkemesinin görevli olduğukanaati hasıl olmuştur.
Zira2918 sayılı Kanunun 110.maddesinin 1.fıkrasında'işleteni veya sahibi devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil bu kanundan doğan sorumluluk davaları adliyargı da görülür, zarar görenin kamu görevlisiolması bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez, hemzemin geçit tren ve trafik kazalarında da bu kanunhükümleri uygulanır' içermektedir. Bu düzenleme kamuaraçlarının verdiği zararlar nedeni ile işletenin(kamu kurumunun) sorumluluğuna ilişkindir, oysa dava konusudavalı idarenin trafik düzeni ve trafik güvenliği nedeniile üstlendikleri kamu hizmetleri, hizmet kusurundan kaynaklanmaktadırzira rögar kapağına çarpılması sonucundakazanın meydana geldiği ve dava konusu zararınoluştuğu iddiası mevcuttur. Kamu hizmeti görmekleyükümlü olan davalının karayollarınıntrafiğin güvenli şekilde işleyişini sağlayacakşekilde bulundurma yükümlülüğünü yerinegetirmesindeki eksiklik nedeni ile doğan davalardan dolayı özelhukuk hükümlerine tabi değildir. Hizmet kusurundan kaynaklananzararlar yönünden İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanunun 2.maddesi gereğince idari aleyhine tam yargıdavasının, idari yargı yerinde açılması gerekir.Karayolları trafik kanunun 85 ve devamındaki maddeler araçişleteninin sorumluluğunu düzenlemiş olup, idarenin hizmetkusurundan kaynaklanan sorumluluğu ise bu yasa kapsamıdışında tutulmuştur. Görev kamu düzenineilişkin olduğundan mahkememizin görevsiz olduğu nazaraalınarak 2247 sayılı Kanunun 19.maddesi gereğinceuyuşmazlığın giderilmesi için uyuşmazlıkmahkemesine başvuru yapmak gerekmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Mahkememizinhizmet kusuruna dayalı tazminat istemine ilişkin iş bu dava dagörevsiz olduğundan ve Manisa 2. İdare Mahkemesinin 2019/631esas ve 2019/782 karar sayılı kararı ile görevsizlikkararı verildiğinden 2247 sayılı Kanunun 19.maddesigereğince uyuşmazlığın giderilmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ..."karar vererek 14.7.2020 gün ve E:2020/31 sayılı yazı ileMahkememize müracaat etmiş, başvuru 10.8.2020 tarihindekayıt altına alınmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Burhan ÜSTÜN’ünBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER, BirolSONER, Suna TÜRE, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan28.9.2020günlü toplantısında:
I-İLK İNCELEME:
Dosyaüzerinde 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarıncayapılan incelemeye göre; Asliye Hukuk Mahkemesince, 2247 sayılıKanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu,adli yargı dosyasının, kesinleşmiş idari yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Burak CenkİLHAN'ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava;meydana gelen trafik kazasında oluşan zararın, olayınoluşumunda kusuru olduğu ileri sürülen davalı kurumdantazmini istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; "Kapsam"başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
AynıKanunun, "Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri"başlıklı 7. maddesinde; "Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygun görüşüalınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenen hızsınırlarının üstünde veya altında hızsınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
j)Trafik zabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmaküzere Bu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır"hükmüne yer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Kanun'un 19.1.2011 günlü Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıKanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır" denilmiştir.
2918sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2. Asliye HukukMahkemesi'nce yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: "… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…" (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158. maddesinin son fıkrasında "Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır." denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158. maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Kanun'un 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacaksorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Manisa 2. Asliye HukukMahkemesi'nin başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Manisa 2. AsliyeHukuk Mahkemesi'nin BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 28.9.2020 günündeÜye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Burhan Şükrü Birol Suna
ÜSTÜN BOZER SONER TÜRE
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞI OY
İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum. 28.9.2020
ÜYE
Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy