T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/376
KARAR NO : 2020/452
KARAR TR: 13.07.2020
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : E.Sigorta A.Ş.
Vekili : Av. F.E.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. G.H.
O L A Y: Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; Denizli İli, Pamukkale İlçesi, YeniyolBulvarı üzerinde, bulvar ile Süleyman Şah Caddesininkesiştiği kavşakta 16/11/2014 tarihinde müvekkilincesigortalı olan 20 ... 7564 plaka sayılı araç ile 20 ...0452 plaka sayılı aracınçarpışmalarıneticesinde trafik kazası meydana geldiğini, araçta 7.944,00TLhasar oluştuğunu, hasara ilişkin olarak sigortalısına7.944,00-TL ödeme yapıldığını; yol üzerindeçalışma yapılmasının kazaya sebebiyetverdiğini, yolun bakım ve onarımından sorumlu kurumungerekli tedbirleri almadığını ileri sürerek,sigortalıya ödenen tazminatın yasal faiziyle birliktedavalıdan rücuen tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi: 12.10.2015 gün veE:2015/1182, K:2015/793 sayı ile, 6102 Sayılı T.T.K. nun 5.maddesinin 1.fıkrasında "... aksine hükümbulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veyatutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tümticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargıişlerine bakmakla görevli olduğu ..." belirtildiği;yine aynı yasanın 6335 Sayılı Yasa ile değişik 3.fıkrasında " Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesive diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görevilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usulhükümleri uygulanır. " denildiği; yine aynıyasanın 4.maddesinde ticari davalar sayılmış olup, her ikitarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukukdavaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari davaolduğunun belirlendiği; uyuşmazlığın 6102sayılı TTK'nın 4.maddesinde sayıldığışekilde her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgiliolmadığı gerekçesiyle mahkemeleriningörevsizliğine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
DENİZLİ 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 6.2.2018gün ve E:2016/19, K:2018/32 sayı ile, yapılan yargılamadava, cevap ve tüm dosya içeriğine göre eldekidavanın davalı idarenin hizmet kusuruna dayalı olarakaçılan tazminat davası olduğu ve davada idari yargıyolunun görevli olduğu gerekçesiyle, 6100 sayılıHukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-b maddesinde "Yargı yolunun caizolması" şeklinde hüküm altına alınan davaşartının yokluğu nedeniyle, HMK'nın 115/2. Maddesigereğince dava şartı yokluğundan davanın usuldenreddine karar vermiş, bu karara karşı davacı vekili istinafisteminde bulunmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi: 5.11.2018gün ve E:2018/1021, K:2018/1195 sayı ile, dosya içeriği,tarafların dayandığı ve davanın niteliğigereğince toplanan deliller, hükmün dayandığıyasal ve hukuksal gerekçe ve özellikle delillerin takdirinde birisabetsizlik bulunmamasına göre mahkeme kararının usul veyasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davacının istinafisteminin esastan reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istem ile idari yargı yerindedava açmıştır.
Denizli İdare Mahkemesi: 17.7.2019 gün ve E:2018/1413,K:2019/826 sayı ile,davacının 6102 sayılı TürkTicaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca sigortalınınhaklarına halef olduğu, bu nedenle zarar miktarı olan 7.944,00-TL'nindavalı idareye başvuru tarihi olan 25.08.2015 tarihinden itibarenişleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafındandavacıya ödenmesi gerektiği sonucunavarıldığı gerekçesiyle, öte yandan, davacıtarafından görevsiz mahkemelerde yapılan yargılama giderlerininde yargılama giderleri kapsamında sayılmasıgerektiğinden, davalı idarece davacıya ödenmesigerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne kararvermiş, bu karara karşı taraf vekilleri istinaf istemindebulunmuştur.
İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncıİdare Dava Dairesi : 19.12.2019 gün ve E:2019/2267, K:2019/2357sayı ile, ilk derece mahkemesinin farklı bir yargı düzeniiçinde yer alan merciin kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine önüne gelen bir davaya yönelik olarak,davanın kabul koşulları bakımından ilk incelemeaşamasına ilişkin "görev" kuralarıiçin özel nitelikte yargılama usulü kurallarıgetiren 2247 sayılı Yasanın öngördüğüusulü öncelikle uygulaması gerektiği, henüzUyuşmazlık Mahkemesince görevli merciin belirlenmediği,adli yargı yerinin görev ret kararı üzerineaçılmış davada görevli mercii kesin olarakbelirlemekle görevli Uyuşmazlık Mahkemesine 19. maddeuyarınca başvuru yapılmadan, görevli merciin belirlenmesiiçin öngörülen usul kurallarıuygulamaksızın bakılan davada verilen kararın bozularak,anılan usul kuralları uygulanmak ve yetkili UyuşmazlıkMahkemesi tarafından görevli merciin kesin olarak belirlenmesinisağlamak üzere dava dosyasının merciine gönderilmesigerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle,istinaf başvurusunun kabulüne, Denizli İdare MahkemesiHakimliği'nce verilen 17/07/2019 tarih, E:2018/1413, K:2019/826sayılı kararın kaldırılmasına, yeniden bir kararverilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
DENİZLİ İDARE MAHKEMESİ: 16.3.2020 günve E:2020/426 sayı ile, dava konusu uyuşmazlığın 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanmasınailişkin bir tazminat davası olduğu, anılan Kanunun 110.maddesi uyarınca davanın görüm veçözümünde adli yargı mercilerinin görevliolduğu gerekçesiyle adli yargının görev alanınagiren davanın, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesi’nin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesineve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan13.07.2020 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimGülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, sigortalı aracın uğradığıhasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava dosyasında mevcut bilgi vebelgelerin incelenmesi sonucunda; Şirkete sigortalıvasıtanın geçirdiği trafik kazası neticesindehasarlandığı, bahis konusu olay neticesinde vasıtada maddihasarın meydana geldiği; tespit edilen hasar bedelinin sigortalıvasıta sahibine ödendiği, olayın meydana gelişindedavalı idarenin yol kusurunun tespit edildiği, meydana gelen hasarnedeniyle sigortalısına tazminat ödeyen şirketin kusurnispetine göre faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyledavanın açılmış olduğuanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’daadli ve idari yargı ayırımına gidilmiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın görüm veçözümünde adli yargı yeri görevliolduğundan, Denizli İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulüile Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 6.2.2018 gün veE:2016/19, K:2018/32 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Denizliİdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Denizli 4. AsliyeHukuk Mahkemesince verilen 6.2.2018 gün ve E:2016/19, K:2018/32sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,13.07.2020 gününde Üye Ahmet ARSLAN’ın KARŞI OYUve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞIOY
İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.
ÜYE
Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy