T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 349
KARAR NO : 2020 / 438
KARAR TR : 13.07.2020
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : S. S.A.Ş.
Vekili : Av. Av.G. U.
Davalı : KarayollarıGenel Müdürlüğü
Vekili : Av.S. C.
O L A Y: Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilişirkete kasko sigortası poliçesi ile sigortalı 58 …575plakalı aracın, S. E.’nin sevk ve idaresinde Kayseri ilindenKahramanmaraş istikametine seyir halinde iken, yolun daralankısmından levhalara çarparak aracının taklaatması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafikkazası meydana geldiğini, kaza yerinin karanlık olduğu,işaret ve levhaların yetersiz olduğu veışıksız olmasından dolayı yolun bakım veonarımı işaretlemelerinden sorumlu Karayolları GenelMüdürlüğünün kazanın oluşumunda kusurluolduğunu; müvekkili şirketin sigortalınınhasarı için 25/12/2018 ve 27/12/2018 tarihlerinde toplam42.000,00.-TL ödeme yaptığını; sovtaj bedelidüşülüp kusur oranına göre 23.550,00.-TLdavalıdan rücu hakkı doğduğunu; Türk TicaretKanunun 1301 maddesi hükmüne göre davacı sigortaşirketinin, sigortalıya zarar verenlere karşı, talep vedava hakları bakımından sigortalısının kanunihalefi olduğunu, bu hususta davalıya ihtar çekildiğini,ancak kusurları olmadığı yönünde cevapverdiklerini ifade ederek; fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydıyla, müvekkili şirketin ödemiş olduğu23.550,00.-TL'nin ihtarın tebliğ edildiği tarihten itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
KAHRAMANMARAŞ2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 17.12.2019 gün ve E:2019/638,K:2019/516 sayı ile, “(…) Eldeki dava; Sigortapoliçesine dayalı olarak, davacı sigorta şirketinin davadışı sigortalısına ödediği hasartazminatının davalı idareden rücuen tahsiline yönelikdavadır.
Toplanandelillere göre dosyanın bir bütün olarak incelenmesineticesinde: Dosyaya celp edilen bilgi ve belgeler ile tüm dosyakapsamına göre; Her ne kadar davaya konu olayda araçtrafiğine mahsus yolda gerekli düzenlemelerinyapılmadığını, yola sürücüleri uyarmakamaçlı uyarıcı levha konulmadığını,davacı sigorta şirketi sigortalının hasarı için25/12/2018 ve 27/12/2018 tarihlerinde toplam 42.000,00.-TL ödemeyaptığını, sovtaj bedeli düşülüp kusuroranına göre 23.550.00.-TL olarak davalıdan rücu hakkıdoğduğunu, bu nedenle davacı şirketin ödemişolduğu 23.550,00.-TL'nin davalıdan tahsiline yönelik rucuenalacak davası açılmış ise de, Kamu tüzelkişilerinin, yasalar tarafından kendilerine verilen görev veyetkilerin kullanılması sırasında oluşanzararların niteliği gereği hizmet kusurundan kaynaklananzararlar olup, bu zararların tazmini amacıyla anılan idarelerekarşı hizmet kusurlarına dayalı olarak İdari YargılamaUsulü Hakkındaki Kanunun 2. Maddesi hükmü uyarıncaidari yargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesigerektiğinden davanın HMK'nun 114/1 -b maddesi gereğinceyargı yolu caiz olmadığından HMK'nın 115/2 maddesigereğince Yargı yolu bakımından dava şartıeksikliği nedeniyle davanın usulden reddine ilişkinaşağıdaki şekilde karar vermek gerektiği sonuçve kanaatine varılmıştır
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda;
1-)Yargı yolu bakımından dava şartı eksikliğinedeniyle davanın usulden REDDİNE…” karar vermiş,istinaf yoluna başvurulması üzerine Gaziantep Bölge AdliyeMahkemesi 17.Hukuk Dairesi: 9.3.2020 gün ve E:2020/456, K:2020/468sayı ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b,1 maddesi uyarınca esastan reddine HMK'nin 362/1-a maddesi gereğincekesin olarak karar vermiş ve Mahkeme kararı kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemleidari yargı yerinde dava açmıştır.
KAHRAMANMARAŞİDARE MAHKEMESİ: 8.5.2020 gün ve E:2020/345 sayı ile, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.,2.,10., 19.1.2011 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. ve geçici 21. maddesihükmüne yer verdikten sonra; "(...) Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesinin karayollarında, can vemal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi’ninKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesiuyarınca, dosyanın ve Kahramanmaraş 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin2019/638 esas sayılı dava dosyasının görevliyargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konudaUyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceye kadar ertelenmesine…”karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 13.07.2020günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde adliyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davacı şirketin sigortalamış olduğu aracın kazayapmasında davalı idarenin kusuru bulunduğundan bahislesigortalıya ödenen tazminatın davalı idareden rücuentazmini istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağıbelirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996-4199/47 md.)
d) Trafik vearaç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veyaaldırmak,
g) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h) Yetkilibirimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizisonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996-4199/5 md.) Trafik zabıtasınıngörev ve yetkileri saklı kalmak üzere Bu Kanunun13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerine aykırıhareket edenler hakkında suç veya ceza tutanağıdüzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kuralihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve gerekliişlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek,
k)(Ek:18/10/2018-7148/14 md.) Bu Kanunun 31 ve 49 uncu maddeleri kapsamındatakoğraf ve çalışma-dinlenme süreleriyönünden karayolları denetim istasyonlarında denetim yapmakve trafik idari para cezası karar tutanağı düzenlemek,
l)(Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Otoyolların habitatlarıböldüğü yerlerde Doğa Koruma ve Milli Parklar GenelMüdürlüğünün görüşünüalarak yaban hayvanlarının geçişlerine izin verecekmenfez, ekolojik köprü ve benzeri tesisleri yapmak,
m)(Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Otoyollarda yaban hayvanlarındankaynaklanacak trafik kazalarını önlemek maksadı ile kafestel çit yapmak,
n)(Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Yaban hayvanlarının muhtemel yaşamalanlarının bulunduğu bölgelerdeki karayollarındauyarıcı levhalara yer vermek,
o) Bu Kanunlave bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüne yerverilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dava dosyasınınincelenmesinden, davacı şirkettarafından sigortalı bulunan 58…575 plaka sayılıaracın sürücüsünün, Kayseri ilindenKahramanmaraş istikametine seyir halindeyken km 40+100e geldiğindearaç sollama esnasında işaret ve levhalarınıgörmeyerek, yolun daralan kısmından levhalara çarparak,trafiğe kapalı alana geçerek aracın takla atmasısonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasıgerçekleştiği; kazanın meydana gelmesinde davalıidarenin kusur ve sorumluluğu bulunduğundan bahisle, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacışirketin sigortalıya ödemiş olduğu 23.550,00 TL. nin faiziile birlikte davalı idareden rücuen tazminiistemiyle davaaçıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Kahramanmaraşİdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Kahramanmaraş 2.AsliyeHukuk Mahkemesinin 17.12.2019 gün ve E:2019/638, K:2019/516 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Kahramanmaraş İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Kahramanmaraş 2.AsliyeHukuk Mahkemesinin 17.12.2019 gün ve E:2019/638, K:2019/516 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 13.07.2020 gününde, Üye Ahmet ARSLAN'ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan
Hicabi
DURSUN
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Birol
SONER
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ahmet
ARSLAN
KARŞIOY
İdarenin kendi kuruluş kanunundabelirlenen ve 2918 sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden,yani; yol yapım, bakım, işletme, trafik güvenliğinisağlama şeklinde yürütülen kamu hizmetlerindenkaynaklanan hukuki sorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarınagöre belirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktakiaraç işletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalıidare tarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerinegetirilmediği, dolayısıyla yürütülen hizmetlerinkusurlu işletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusurubulunduğu iddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından,uyuşmazlığın çözümünde adliyargıyı görevli kabul eden çoğunluğunkararına katılmıyorum.13.07.2020
ÜYE
Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy