T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/386
KARAR NO : 2020/462
KARAR TR: 13.07.2020
ÖZET: Dava; sigortalı aracın uğradığı hasarı ödediğinden bahisle sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminat istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : M.Sigorta Anonim Şirketi
Vekili : Av. A.O.Ö.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
O L A Y: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilince sigortalanan 34 ... 7917 plakalı aracın 13.8.2017tarihinde seyir halindeyken yol üzerinde bulunan taşlarınçarpması nedeniyle hasar gördüğünü,davacı şirketçe karşılandığıbelirtilen zararın, hasarın meydana gelmesinde davalı idareninsorumluluğunun bulunduğundan bahisle fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla tahsiline karar verilmesi isteminibelirterek adli yargı yerinde dava açmıştır.
ANKARA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: E:2018/727sayılı dosyasında, "…Hizmet kusuruna dayalıolarak açılan iş bu dava idari yargıda tam yargıdavası olarak açılmalıdır.
Bu kapsamda, eldeki davaya bakmaya yargı göreviolarak idari yargı görevlidir.
Kamu hizmeti görmekle yükümlü olanKarayolları Genel Müdürlüğü'nün, kamuhizmeti sırasında verdiği zararlardan dolayı özelhukuk hükümlerine tabi olmadığı, hizmet kusurundandolayı açılan davaların İdari YargılamaUsulü Hakkındaki Kanun'un 2.maddesi uyarınca tam yargıdavası olarak ikame edilmesi gerektiği, davacı vekilinin hizmetkusuruna dayanarak işbu davayı açtığı, bunedenlerle davanın HMK'nun 114/1-b maddesi gereğince yargı yolucaiz olmadığından HMK'nun 115/2.maddesi gereğince davaşartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ..." dair verilen20.12.2018 gün ve K:2018/767 sayılı kararı, istinaf kanunyoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi21. Hukuk Dairesi'nce, istinaf başvurusunun 24.10.2019 tarihinde esastanreddine kesin olmak üzere karar verilmiş ve hüküm aynıtarihte kesinleşmiştir.
Davacı vekili, bu kez aynı taleple idari yargı yerindedava açmıştır.
BALIKESİR 2. İDARE MAHKEMESİ: 16.6.2020 günve E:2020/58 sayılı ara kararı ile "... KarayollarıTrafik Mevzuatından kaynaklandığı açık olan buuyuşmazlığın çözümünde adli yargımerciilerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle; adli yargının görev alanına giren davadaMahkememizin görevli olmaması veAnkara 3. Asliye Hukuk Mahkemesitarafından görevsizlik kararı verilmiş olmasınedeniyle, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi'ninKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve işinincelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilinceyekadar ertelenmesine ..." karar vererek, 16.6.2020 gün, E:2020/58sayılı yazı ile Mahkememize müracaat etmiş,başvuru 25.6.2020 tarihinde kayıt altınaalınmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan13.7.2020günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Kanun’un 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılıKanun’un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, Mahkemece idari yargı dosyasının ekinde adliyargı dosyası bilgileri ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Burak CenkİLHAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, sigortalı aracın uğradığıhasarı ödediğinden bahisle sigorta şirketinin, zararınidarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; "Kapsam"başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş; aynıKanunun,"Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri" başlıklı 7. maddesinde;"Karayolları Genel Müdürlüğünün buKanunla ilgili görev ve yetkileri şunlardır:
a) Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b) Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarınıtespit etmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c) (Mülga: 17/10/1996-4199/47 md.)
d) Trafik ve araç tekniğine ait görüşbildirmek, karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleriincelemek ve onaylamak,
e) Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f) Trafik kazalarının oluş nedenlerine göreverileri hazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici tekniktedbirleri almak veya aldırmak,
g) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında trafik güvenliğini ilgilendiren kavşak,durak yeri, aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeritesisleri yapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h) Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilentrafik kaza analizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i) (Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j) (Değişik: 17/10/1996-4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerineaykırı hareket edenler hakkında suç veya cezatutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerindebelirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemekve gerekli işlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek,
k) (Ek:18/10/2018-7148/14 md.) Bu Kanunun 31 ve 49 uncu maddelerikapsamında takoğraf ve çalışma-dinlenmesüreleri yönünden karayolları denetim istasyonlarındadenetim yapmak ve trafik idari para cezası karar tutanağıdüzenlemek,
l) (Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Otoyolların habitatlarıböldüğü yerlerde Doğa Koruma ve Milli Parklar GenelMüdürlüğünün görüşünüalarak yaban hayvanlarının geçişlerine izin verecekmenfez, ekolojik köprü ve benzeri tesisleri yapmak,
m) (Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Otoyollarda yaban hayvanlarından kaynaklanacaktrafik kazalarını önlemek maksadı ile kafes tel çityapmak,
n) (Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Yaban hayvanlarının muhtemelyaşam alanlarının bulunduğu bölgelerdekikarayollarında uyarıcı levhalara yer vermek,
o) Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmışolan yönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Son fıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)"hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Kanun'un 19.1.2011günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir"; Geçici 21. maddesinde de "Bu Kanunun110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz"denilmiştir.
2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: "… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…" (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158. maddesinin son fıkrasında"Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır." denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158. maddesi uyarınca, başta Mahkememiz olmaküzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılı Kanun'un 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Balıkesir 2. İdare Mahkemesi'nin16.6.2020 gün, E:2020/58 sayılı başvurusunun kabulüile Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin20.12.2018 gün ve E:2018/727,K:2018/767 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Balıkesir 2. İdare Mahkemesi'nin 16.6.2020 gün, E:2020/58sayılı başvurusunun kabulü ile Ankara 3. Asliye HukukMahkemesi'nin20.12.2018 gün ve E:2018/727, K:2018/767 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 13.7.2020 gününde Üye Ahmet ARSLAN’ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞIOY
İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi;uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum. 13.7.2020
ÜYE
Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy