T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 264
KARAR NO : 2020 / 385
KARAR TR : 22.6.2020
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A. Sigorta A.Ş.
Vekilleri :Av. F. P., ve diğ.
Davalı : İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. T. T.K.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili şirkete kasko sigortalı,Ş.A.'e ait 34 … 6545 plakalı aracın, 28.09.2017 tarihinde,Akınyolu sokaktan Koşuyolu Caddesine katılırken yoldabulunan çukura girmesi nedeniyle tek taraflı maddi hasarlıtrafik kazası meydana geldiğini; kaza tespittutanağında, aracın seyir halinde olduğunun, yolungerekli bakım onarımından sorumlu davalı idarenin bukazanın meydana gelmesinde %100 ve tam kusurlu olduğununbelirtildiğini, 13.11.2017 tarihinde sigortalıya toplamda17.435,00-TL ödendiğini, bu şekilde TTK 1472.maddesigereğince sigortalının haklarına halef olunduğunuifade ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla; 17.435,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecekyasal faizi ile birlikte tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
İSTANBUL22.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 28.5.2018 gün ve E:2018/98,K:2018/230 sayı ile, “(…) Dava; Rücuen tazminatdavası olup, davalının İstanbul BüyükşehirBelediye Başkanlığı olduğu, dava dilekçesinde;davalının hizmet kusuru nedeniyle davacı şirketinmüvekkilinin aracının zarar gördüğü önesürülmüş, rücuen tazminat talebindebulunulmuştur.
(…)
Kamu hizmetigörmekle yükümlü olan idareler, kamu hizmetisırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukukhükümlerine tabi değildirler. Kamu tüzel kişilerininyasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerininkullanılması sırasında oluşan zararlar, niteliğiitibari ile hizmet kusurundan kaynaklanan zararlardır. İdariYargılama Usulü Hakkındaki Kanunun 2. Maddesi hükmüuyarınca; hizmet kusuruna dayalı olarak açılandavaların idari yargı yerinde tam yargı davası olarakgörülmesi gerekir. Seçilen yargı yolunun caiz olmasıHMK 114. maddesi gereğince dava şartlarından olduğundanmahkemece resen gözetilir.
Açıklanannedenlerle; uyuşmazlığın çözüm yerininidari yargı olduğu anlaşılmakla, HMK 114/1-b ve 115maddeleri gereğince huzurdaki davanın, dava şartıyokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekildehüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda yazılı gerekçe ile;
1-DavanınYargı yolu dava şartı eksikliği nedeniyle USULDENREDDİNE…” karar vermiş, istinaf yoluna gidilmesiüzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi:15.10.2019 gün ve E:2019/1909, K:2019/3571 sayı ile, istinafbaşvurusunun HMK'nın 353/1-b/l. maddesi uyarınca esastan reddineHMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olarak karar vermiş veMahkeme kararı kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İSTANBUL2.İDARE MAHKEMESİ: 13.12.2019 gün ve E:2019/2388 sayı ile, “(…)2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 110. maddesinin birincifıkrasında; işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davalarının, adli yargıda görüleceğihükme bağlanmıştır.
Benzer biruyuşmazlıkta, 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 110. maddesinin anılan hükmünün iptaliistemiyle yapılan başvuruyu Mahkemenin yetkisizliği nedeniylereddeden, Anayasa Mahkemesinin 08/12/2011 tarih veE:2011/124, K:2011/160 sayılı kararında; "2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesininbirinci fıkrasında, bu Kanun'dan doğan sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiöngörülmektedir. İtiraz başvurusunda bulunan mahkemeise idare mahkemesi olup davaya bakmakta görevli ve yetkili mahkemedeğildir." yolundaki gerekçesi de dikkatealındığında, anılan yasada yer alan görevkuralının idarelerin hizmet kusurundan kaynaklanan davaları dakapsadığının kabulü zorunludur.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 26/11/2018 tarih ve E:2018/801, K:2018/792sayılı kararı ile de; 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu'nun 110. maddesi çerçevesinde, bahsi geçenkanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacaksorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu, meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılandavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği yolunda karar verilmiş olup, daha sonra verilen kararlar daaynı mahiyettedir.
Davadosyasının incelenmesinden, davacı şirketinsigortalısı olan Ş. A.'in maliki olduğu 34 … 6545plakalı araç ile 28.09.2017 tarihinde seyir halindeyken yoldabulunan çukura girmesi nedeniyle meydana gelen tek taraflı trafikkazasında, yolun bakım ve onarımından sorumlu olandavalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle, sigortapoliçesi kapsamında sigortalısına ödemişolduğu 17.435,00-TL'nin ödeme tarihi olan 13.11.2017 tarihinden itibarenişleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle bakılmakta olandavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Bu durumda; yukarıda aktarılan ve kesin olanUyuşmazlık Mahkemesi kararları ve 2918 sayılıYasanın 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi gözetildiğinde, 2918 sayılı kanun kapsamındakisorumluluk çerçevesinde meydana geldiği belirtilenzararın tazmini istemine dair uyuşmazlığıngörüm ve çözümünün adli yargımerciilerinin görev alanına girdiği sonuç ve kanaatinevarılmıştır.
Açıklanannedenlerle; İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2018/98sayılı dava dosyası temin edildikten sonra iş bu davadosyası ile birlikte 2247 Sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun’un 19.maddesi uyarınca görevli yargı merciininbelirlenmesi amacıyla Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan 22.6.2020 günlütoplantısında:
I-İLK İNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalıaracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararının davalı idarece giderilmesi istemindenibaret bulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacı şirkete Kasko Sigorta Poliçesiile sigortalı, Ş.A.'e ait 34 … 6545 plakalı aracın,28.09.2017 tarihinde, Akınyolu sokaktan Koşuyolu Caddesinekatılırken yolda bulunan çukura girmesi nedeniyle tektaraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği; bukazanın davalı idarenin hizmet kusurundankaynaklandığı ileri sürülerek; sigortalıyaödenen 17.435,00-TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecekyasal faizi ile birlikte davalıdan rücuen tazmini istemiylebakılan davanın açıldığıanlaşılmıştır
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tümkonularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun,trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, İstanbul 2. İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile İstanbul 22.Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.5.2018 günve E:2018/98, K:2018/230 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İstanbul 2.İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile İstanbul 22.Asliye HukukMahkemesinin 28.5.2018 gün ve E:2018/98, K:2018/230 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,22.6.2020 gününde Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞI OY İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısında uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevindebulunduğu sonucuna ulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.22.6.2020 ÜYE Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy