T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/262
KARAR NO : 2020/395
KARAR TR: 22.06.2020
ÖZET : 2981 sayılı Yasa uyarınca yapılan düzenleme sonucu oluşan vedavacının da hissedar olduğu taşınmazların da bulunduğu alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesine göre yapılan imar uygulamasında, 2981 sayılı yasa uyarınca alınmış olan düzenleme ortaklık payı dikkate alınmaksızın tekrar düzenleme ortaklık payı alınarak ikinci kez kesinti yapılması nedeniyle uğranılan zararın yasal faizi ile birlikte tahsili istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacılar:1- A. İ.
2-F.İ.
3-V.İ.
4-H.İ.
5- N.A.
6- A.Y.
7-S.İ.
8- D.K.
Vekili : Av. S.M.A.
Davalı : Melikgazi Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. A.D.
O L A Y: Davacılar vekili dava dilekçesindeözetle; Kayseri İli, Melikgazi İlçesi,Yıldırım Beyazıt Mahallesinde 2981 sayılı Yasauyarınca yapılan düzenleme sonucu oluşan, davacılarınpaydaşı olduğu 3228 ada, 96 parsel sayılıtaşınmazın da bulunduğu alanda 3194 sayılıİmar Kanununun 18. maddesine göre yapılan imaruygulamasında 2981 sayılı İmar ve Gecekondu MevzuatınaAykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin DeğiştirilmesiHakkında Kanun uyarınca yapılan düzenleme sonucundaDüzenleme Ortaklık Payı (DOP) kesilmesine rağmen, dahasonra 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesine göreyapılan imar uygulamasında da ikinci kez DOP kesintiyapılmış olduğunu ileri sürerek, taşınmazakamulaştırmasız el atıldığından bahisle,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdiliktoplam 50.000,00-TL tazminatın yasal faizi ile birlikte tahsili istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır.
Davalıvekili, süresi içinde verdiği cevapdilekçesinde,davanın idari yargı yerindeçözülmesi gerektiğinden bahisle görevitirazında bulunulmuştur.
KAYSERİ 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 27.11.2019gün ve E:2018/590 sayı ile, davalının yargı yoluitirazının reddine karar vermiştir.
Davalı vekili tarafından, süresi içinde verilendilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle başvuruda bulunulmasıüzerine dilekçe, dava dosyası ile birlikte DanıştayBaşsavcılığı’na gönderilmiştir.
DANIŞTAY BAŞSAVCISI: "... 2981 Sayılıİmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı YapılaraUygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmarKanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun 10.maddesinin (b) bendinde; "Üzerinde imar mevzuatınaaykırı olarak toplu binalar inşa edilmiş hisseli veyaözel parselasyona dayalı arsa veya arazilerde, kişilerin hissemiktarları ve fiilî kullanma durumları dikkate alınarakvalilik veya belediyelerin talebi üzerine:
1. Henüz kadastrosu yapılmamış yerlerde, kadastromüdürlüklerince bu kanunda belirtilen mülkiyet tespitinedair hükümler de uygulanarak,
2. Kadastrosu veya tapulaması tamamlanmış yerlerde isebu kanunla verilen yetkiler kadastro müdürlüklerincekullanılarak,
Islah imar planlarının yapılıpyapılmadığına bakılmaksızın, onaylarınalınmasına ve ilanların yapılmasına (askıilanları hariç), komisyonların kurulmasına lüzumkalmaksızın 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri veya 766Sayılı Tapulama Kanunu hükümlerine göre hak sahipleritespit veya yeniden tayin edilerek adlarına tescil edilir.
Bu tespit sırasında özel parselasyon planındagörülen veya hisseli satışlar sonucu fiilen oluşanyol, meydan, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha vs.hizmetlere ayrılan yerler ile bunlara ilişkin hisseler bedelsizolarak re'sen tapudan terkin; okul, ibadet yeri ve benzer kamu hizmetlerineayrılan yerler ise, bedelsiz olarak ilgili idareler adına tespit vetescil edilir.
Hazine, belediye veya il özel idarelerine ait veya VakıflarGenel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veyaarazileri üzerinde yapıldığı tespit edilengecekondular hakkında da yukarıdaki fıkralar hükümleriuygulanır.
(Ek : 18/5/1987 - 3366/4 md.) Belediye, hazine, özel idare veyaVakıflar Genel Müdürlüğünün idareettiği arsa ve araziler üzerine gecekondu yapıldıktan sonratespit edilerek kira kontratı düzenlenmiş gecekondu haksahiplerine tapu tahsis belgesi ve tapuları verilir. Hak sahibiolmadığı halde tapu verilen kişilerin tapuları re'seniptal edilir" hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun “ParselasyonPlanlarının Hazırlanması ve Tescili”başlıklı 18. maddesinin uyuşmazlık tarihindeyürürlükte bulunan düzenlemesinde, “İmar hududuiçinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleriveya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın, birbirleriile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere aitbulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planınauygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya katmülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya vere'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir.Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alandışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçekullanılır.
Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi vearsaların dağıtımı sırasında bunlarınyüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenlemedolayısıyla meydana gelen değer artışlarıkarşılığında "düzenleme ortaklıkpayı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye görealınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabitutulan arazi ve arsaların düzenlemeden öncekiyüzölçümlerinin yüzde kırkınıgeçemez.
(Değişik üçüncü fıkra: 3/12/2003-5006/1md.) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tâbitutulan yerlerin ihtiyacı olan Milli EğitimBakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretimkurumları, yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi,yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibi umumî hizmetlerden ve buhizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz.
Düzenleme ortaklık paylarının toplamı,yukarıdaki fıkrada sözü geçen umumi hizmetleriçin, yeniden ayrılması gereken yerlerin alanlarıtoplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar belediye veyavalilikçe kamulaştırma yolu ile tamamlanır.
Herhangi bir parselden bir miktar sahanınkamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenlemeortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalan sahaüzerinden ayrılır.
Bu fıkra hükümlerine göre, herhangi bir parseldenbir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaz. Ancak,bu hüküm o parselde imar planı ile yeniden bir düzenlemeyapılmasına mani teşkil etmez...” hükmü yeralmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, Kayseri İli, Melikgaziİlçesi, Konaklar Mahallesi, 820 parsel sayılıtaşınmazın da bulunduğu alanda 2981 sayılıYasa'nın 10/b maddesi uyarınca yapılan imar uygulaması iledavacıların murisinin taşınmazdaki payına karşılıkyol olarak ayrılan bölümden sonra oluşanYıldırım Beyazıt Mahallesi, 3228 ada, 96 parselsayılı taşınmazın tahsis edildiği, bölgede11/10/2017 günlü, 2017/1711 sayılı KayseriBüyükşehir Belediyesi Encümen kararınadayanılarak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesiuyarınca tesis edilen parselasyon işlemi sırasındabelirlenen düzenleme ortaklık payınınalınmasından sonra oluşan 12902 ada, 1 parsel sayılıtaşınmazdan davacılara pay tahsis edildiği, davacılartarafından kök parselde 2981 sayılı Yasa uyarıncakesinti yapıldıktan sonra ikinci kez kesintiyapılamayacağından bahisle, kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı, davalı idare tarafından ise,2981 sayılı Yasanın 10/b maddesinin uygulanması nedeniyleyapılan kesintilerin düzenleme ortaklık payı olarakdeğil, yasa hükmü gereği maddeye dayanılarakoluşan kesintilerin tapudan terkinine yönelik olduğu,dolayısıyla 3194 sayılı Yasa uyarınca alınandüzenleme ortaklık payının mükerrerolmadığı ileri sürülmektedir.
Uyuşmazlık, 820 parsel sayılı taşınmazda2981 sayılı Yasa uyarınca yapılan kesintiden sonraoluşan 3228 ada, 96 parsel sayılı taşınmazda bu kez3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca tesisedilen parselasyon işlemi ile alınan düzenleme ortaklıkpayı nedeniyle uğranıldığı önesürülen zararın tazminine ilişkin olup,uyuşmazlığın çözümünün idarinitelikteki bu imar uygulamalarının hukuki denetimininyapılmasına bağlı olduğu açıktır.
Bu durumda, idarece kamu gücü kullanılarak, tekyanlı biçimde yapılan uygulamalar sonucundauğranılan zararın tazminine ilişkin bulunan davanın,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b.maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları" kapsamında imarmevzuatı hükümleri çerçevesinde idari yargıyerince çözümlenmesi gerekmektedir.
Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 25/11/2019 günlü,E:2019/468, K:2019/737 sayılı kararı da bu yöndedir.
SONUÇ : Açıklanan nedenle, 2247 sayılıYasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ... "şeklinde karar vermiştir.
Başkanlıkça, 2247 sayılı Yasanın 13.maddesine göre Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın da yazılıdüşüncesi istenilmiştir.
YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI: "...Bilindiği gibi, konuyla ilgili 2981 sayılı "İmar veGecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazıİşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir MaddesininDeğiştirilmesi Hakkında Kanun", imar ve gecekondumevzuatına aykırı olarak inşa edilmiş veinşaatı devam etmekte olan tüm yapılar hakkındauygulanacak işlemleri düzenlemek ve bu işlemlere dairbaşvuru, tespit, değerlendirme, uygulama esaslarınıbelirlemek amacını taşımakta olup, valilik veyabelediyelerce yetki ve sorumluluk alanlarında ıslah imardüzenlemeleri yapılmak suretiyle, yeniden gecekonduyapılmasının önlenmesi için temin edilecekarsaların ve korunması mümkün görülengecekonduların Kanunda öngörülen usul ve esaslara uygunolarak hak sahibi olduğu belirlenen kişilere verilmesine olanaksağlamıştır.
Öte yandan, 3194 sayılı Kanunun 18. maddesinde,“İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasızarsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatiaranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamukurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye,bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya,müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre haksahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemleriniyaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediyeve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilenyetkiler valilikçe kullanılır. / Belediyeler veya valiliklercedüzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsalarındağıtımı sırasında bunlarınyüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenlemedolayısıyla meydana gelen değer artışlarıkarşılığında "düzenleme ortaklıkpayı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye görealınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabitutulan arazi ve arsaların düzenlemeden öncekiyüzölçümlerinin yüzde kırkınıgeçemez. / Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tâbitutulan yerlerin ihtiyacı olan Milli EğitimBakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretimkurumları, yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi,yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibi umumî hizmetlerden ve buhizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz./Düzenleme ortaklık paylarının toplamı,yukarıdaki fıkrada sözü geçen umumi hizmetleriçin, yeniden ayrılması gereken yerlerin alanlarıtoplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar belediye veyavalilikçe kamulaştırma yolu ile tamamlanır. / Herhangibir parselden bir miktar sahanınkamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenlemeortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalan sahaüzerinden ayrılır. / Bu fıkra hükümlerinegöre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenlemeortaklık payı alınmaz. Ancak, bu hüküm o parselde imarplanı ile yeniden bir düzenleme yapılmasına maniteşkil etmez. / ...” hükmü yer almaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, dava, aynıtaşınmazdan 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarıncayapılan uygulama sırasında ikinci defa DOPalındığı iddiasıylaaçılmıştır.
Yukarıda belirtilen Kanun hükümleri veUyuşmazlık Mahkemesi kararları dikkate alınarak davaya konuolan olay incelendiğinde, idarece kamu gücü kullanılarak,re'sen ve tek yanlı biçimde tesis edilen uygulama işlemlerindenkaynaklanan zararın tazminine ilişkin bulunan davanın, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1.bmaddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları" kapsamında imarmevzuatı hükümleri çerçevesinde idari yargıyerince çözümlenmesi gerektiğidüşünülmektedir.
Uyuşmazlık Mahkemesinin 02/02/2009 tarihli ve E.2008/305,K.2009/24 sayılı kararında da, bu tür davalarıngörüm ve çözümünde idari yargı yerleriningörevli olduğu vurgulanmıştır.
Bu nedenle, DanıştayBaşsavcılığının 2247 sayılı Kanunun 10.maddesi gereğince yapmış olduğu başvurunun kabulüile Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27/11/2019 tarihli ve 2018/590 Esassayılı görevlilik kararınınkaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir." yolundadüşünce vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan22.06.2020 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Başvuru yazısı ve davadosyası örneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı idarevekilinin, anılan Yasa'nın 10/2 maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süreiçinde başvuruda bulunması üzerine DanıştayBaşsavcısı'nca, 10. maddede öngörülen biçimde,olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 2981 sayılı Yasa uyarınca yapılandüzenleme sonucu oluşan vedavacının da hissedar olduğutaşınmazların da bulunduğu alanda 3194 sayılıİmar Kanununun 18. maddesine göre yapılan imaruygulamasında, 2981 sayılı yasa uyarıncaalınmış olan düzenleme ortaklık payı dikkatealınmaksızın tekrar düzenleme ortaklık payıalınarak ikinci kez kesinti yapılması nedeniyle zararauğranıldığından bahisle şimdilik 50.000,00-TLtazminatın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyleaçılmıştır.
2981 Sayılı İmar ve Gecekondu MevzuatınaAykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin DeğiştirilmesiHakkında Kanunun 10. maddesinin (b) bendinde; "Üzerinde imarmavzuatına aykırı olarak toplu binalar inşa edilmişhisseli veya özel parselasyona dayalı arsa veya arazilerde,kişilerin hisse miktarları ve fiilî kullanma durumlarıdikkate alınarak valilik veya belediyelerin talebi üzerine:
1.Henüz kadastrosu yapılmamış yerlerde, kadastromüdürlüklerince bu kanunda belirtilen mülkiyet tespitinedair hükümler de uygulanarak,
2. Kadastrosu veya tapulaması tamamlanmış yerlerde isebu kanunla verilen yetkiler kadastro müdürlüklerincekullanılarak,
Islah imar planlarının yapılıpyapılmadığına bakılmaksızın, onaylarınalınmasına ve ilanların yapılmasına (askı ilanlarıhariç), komisyonların kurulmasına lüzumkalmaksızın 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri veya 766Sayılı Tapulama Kanunu hükümlerine göre hak sahipleritespit veya yeniden tayin edilerek adlarına tescil edilir.
Bu tespit sırasında özel parselasyon planındagörülen veya hisseli satışlar sonucu fiilen oluşanyol, meydan, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha vs.hizmetlere ayrılan yerler ile bunlara ilişkin hisseler bedelsizolarak re'sen tapudan terkin; okul, ibadet yeri ve benzer kamu hizmetlerineayrılan yerler ise, bedelsiz olarak ilgili idareler adına tespit vetescil edilir.
Hazine, belediye veya il özel idarelerine ait veya VakıflarGenel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veyaarazileri üzerinde yapıldığı tespit edilengecekondular hakkında da yukarıdaki fıkralar hükümleriuygulanır.
(Ek : 18/5/1987 - 3366/4 md.) Belediye, hazine, özel idare veyaVakıflar Genel Müdürlüğünün idareettiği arsa ve araziler üzerine gecekondu yapıldıktan sonratespit edilerek kira kontratı düzenlenmiş gecekondu haksahiplerine tapu tahsis belgesi ve tapuları verilir. Hak sahibiolmadığı halde tapu verilen kişilerin tapuları re'seniptal edilir" hükmüne;
Davanın açıldığı tarihtekişekliyle; 3194 sayılı İmar Kanununun “Arazi ve arsadüzenlemesi” başlıklı 18.maddesinde; “İmarhududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazilerimalikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatıaranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamukurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye,bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya,müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre haksahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemleriniyaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediyeve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkilervalilikçe kullanılır.
Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi vearsaların dağıtımı sırasında bunlarınyüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenlemedolayısıyla meydana gelen değer artışlarıkarşılığında "düzenleme ortaklıkpayı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye görealınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabitutulan arazi ve arsaların düzenlemeden öncekiyüzölçümlerinin yüzde kırkınıgeçemez. (1)
(Değişik üçüncü fıkra:3/12/2003-5006/1 md.) Düzenleme ortaklık payları,düzenlemeye tâbi tutulan yerlerin ihtiyacı olan MilliEğitim Bakanlığına bağlı ilk veortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark, çocukbahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibi umumîhizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarlakullanılamaz.
Düzenleme ortaklık paylarının toplamı,yukarıdaki fıkrada sözü geçen umumi hizmetleriçin, yeniden ayrılması gereken yerlerin alanlarıtoplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar belediye veyavalilikçe kamulaştırma yolu ile tamamlanır.
Herhangi bir parselden bir miktar sahanınkamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenlemeortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalan sahaüzerinden ayrılır.
Bu fıkra hükümlerine göre, herhangi bir parseldenbir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaz. Ancak,bu hüküm o parselde imar planı ile yeniden bir düzenlemeyapılmasına mani teşkil etmez.(…)” hükmüneyer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Kayseri İli, Melikgaziİlçesi, Konaklar Mahallesi, 820 parsel sayılıtaşınmazın da bulunduğu alanda 2981 sayılıYasa'nın 10/b maddesi uyarınca yapılan imar uygulaması iledavacıların murisinin taşınmazdaki payınakarşılık yol olarak ayrılan bölümden sonraoluşan Yıldırım Beyazıt Mahallesi, 3228 ada, 96 parselsayılı taşınmazın tahsis edildiği, bölgede11/10/2017 günlü, 2017/1711 sayılı KayseriBüyükşehir Belediyesi Encümen kararınadayanılarak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesiuyarınca tesis edilen parselasyon işlemi sırasındabelirlenen düzenleme ortaklık payınınalınmasından sonra oluşan 12902 ada, 1 parsel sayılıtaşınmazdan davacılara pay tahsis edildiği, davacılartarafından kök parselde 2981 sayılı Yasa uyarıncakesinti yapıldıktan sonra ikinci kez kesintiyapılamayacağından bahisle, kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı, davalı idare tarafından ise,2981 sayılı Yasanın 10/b maddesinin uygulanması nedeniyleyapılan kesintilerin düzenleme ortaklık payı olarakdeğil, yasa hükmü gereği maddeye dayanılarakoluşan kesintilerin tapudan terkinine yönelik olduğu,dolayısıyla 3194 sayılı Yasa uyarınca alınandüzenleme ortaklık payının mükerrerolmadığı ileri sürülerek, davanın reddigerektiğinin savunulduğu anlaşılmıştır.
Olayda, dava, 820 parsel sayılı taşınmazda 2981sayılı Yasa uyarınca yapılan kesintiden sonra oluşan3228 ada, 96 parsel sayılı taşınmazda bu kez 3194sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca tesis edilenparselasyon işlemi ile alınan düzenleme ortaklık payınedeniyle uğranıldığı öne sürülenzararın tazminine ilişkin olup, uyuşmazlığınçözümünün idari nitelikteki bu imaruygulamalarının hukuki denetiminin yapılmasınabağlı olduğu açıktır.
Bu durumda, idarece kamu gücü kullanılarak, tekyanlı biçimde yapılan uygulamalar sonucundauğranılan zararın tazminine ilişkin bulunan davanın,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b.maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları" kapsamında imarmevzuatı hükümleri çerçevesinde idari yargıyerince çözümlenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, DanıştayBaşsavcısı’nın başvurusunun kabulü iledavalı Melikgazi Belediye Başkanlığı vekilininyaptığı görev itirazının reddine ilişkinKayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.11.2019 tarihli ve E:2018/590sayılı kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç: Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenleDanıştay Başsavcısı’nın başvurusununkabulü ile davalı Melikgazi Belediye Başkanlığıvekilinin yaptığı görev itirazının reddineilişkin Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.11.2019 tarihli veE:2018/590 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 22.06.2020gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy