T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/344
KARAR NO : 2020/407
KARAR TR: 22.06.2020
ÖZET : Davacı adına kayıtlı taşınmazın, davalı idareye ait petrol boru hattına komşu olduğu, boru hattının sağından ve/veya solundan belli mesafeye kadar güvenlik gerekçesiyle yapı kurulmasına izin verilmemesi sebebiyle taşınmazının bir kısmını kullanamadığı, mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden bahisle zararının tazmini istemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacılar: H.A.
Vekili : Av. A.A.
Davalı:BOTAŞ Genel Müdürlüğü
Vekilleri : Av. M.B.T. - Av. E.E.S.
O L A Y:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkiliadına kayıtlı Şırnak ili, Cizre ilçesi,Çatalköy köyü, Sırt Mevkiinde bulunan 103 parselnumaralı taşınmazın, davalı idareye ait petrol boruhattına komşu olduğu, boru hattının sağındanve/veya solundan 50 metre mesafeye kadar güvenlik gerekçesiyleyapı kurulmasına izin verilmemesi sebebiyle taşınmazınbir kısmını kullanamadığı, mülkiyethakkının ihlal edildiğini belirtilerek, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL tazminatın davatarihi olan 16.3.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte tazmini istemiyle adli yargı yerinde davaaçtığı anlaşılmıştır.
CİZRE 1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 12.6.2014 gün ve E:2012/150,K:2014/414 sayılı kararıyla, "... Davacı vekili25.04.2014 tarihli dilekçesi ile ;iş bu davanın davalıkurumun boru hattınınmüvekkiline ait taşınmazdangeçmesi sebebiyleaçılmadıgını , davanınkonusunun boru hattının müvekkiline ait taşınmazakomşuolmasından dolayıtaşınmaza yapıkurulmasına izin verilmemesisebebiylemagduruyetin giderilmesineilişkin oldugunu belirtmiştir.
Konuyailişkin olarak Yargıtay 5. Hukuk MahkemesiBaşkanlığının 04.11.2013 Tarih 2013/7111 E -2013/18442 Karar nolu ilamı' 11.06.2013 TarihindeYürürlüğe giren 6487 sayılı yasanın 21.Maddesi ile Kamulaştırma Kanunun geçici 6. Maddesindeyapılan değişiklik ile;' Uygulama imar planlarında umumihizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgilikanunların uygulanmasıyla tasarrufu kısıtlanantaşınmazlar hakkında 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılıİmar Kanununda öngörülen idari başvuru veişlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda davaaçılabilir. Bu madde hükümleri kararabağlanmış veya kararı kesinleşmemiş tümdavalara uygulanır.' hükmü getirilmiştir. Öte yandanAnaya Mahkemesinin 25/09/2013 gün 2013/93 Esas, 2013/101 kararsayılı ilamında da ; ' Kamulaştırmasız el atmadansöz edilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareyegeçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsisedilmiş olması gerektiği; imar kısıtlamalarındataşınmazın zilyetliğinin malikte kalmaya devam etmekteolup, yalnızca malikin tasarruf yetkisinin, ilgili mevzuattan kaynaklananbazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bu nedenle imarkısıtlamalarından kaynaklanan tazminat davalarınınidari yargıda açılabileceği kabuledilmiştir.'şeklindedir.
Mahkememizceyapılan yargılıma sonunda da :özellikle davacıvekilinin 25.04.2014 tarihli beyan dilekçesi , Botaş A.Ş,İlçe Tarım Müdürlüğü, Tapu SicilMüdürlüğü, Belediye Başkanlığı,Kadastro Müdürlüğüne yazı cevapları ve dosyaiçerisinde bulunan tüm bilgi ve belgelerin birliktedeğerlendirilmiş ve yapılan yargılama sonunda da :yukarıdaki içtihat ışığında, somut olayabakıldığında, davanın idari yargıdaçözümlenmesi gerektiği anlaşıldığından,yargı yolu farklılığı nedeniyle davadilekçesinin görev yönünden reddine ve Mahkememizingörevsizliğine, ..." karar vermiş, bu karar 22.12.2015tarihinde kesinleşmiştir.
Davacıvekili aynı taleple bu kez idari yargı yerinde davaaçmıştır.
MARDİN1. İDARE MAHKEMESİ: E:2016/1573 sayılı dosyasında,"... 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun2. maddesinde, idari dava türleri, idari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları ve tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak sayılmış veidari yargının yetkisinin idari eylem ve işlemlerin hukukauygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu kuralabağlanmıştır.
İdare,eylem veya işlemlerinde, kamu gücüayrıcalıklarıyla, yani özel kişiler arasındakiilişkilerde görülmeyen birtakım imtiyazlarladonatılmış ise, bu eylem ve işlemler idare hukukunatâbidir ve onlardan kaynaklanan uyuşmazlıklar idarîyargıda çözümlenir.
Bunakarşılık, idarenin kamu gücü kullanmadanyürüttüğü, idarenin tamamıyla bir özelkişi gibi hareket ederek, herhangi bir kamu gücüayrıcalığına başvurmadan yaptığı eylemve işlemlere özel hukuk uygulanır ve bunlardan kaynaklananuyuşmazlıklara adlî yargıda bakılır.
BotaşBoru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. GenelMüdürlüğü 1984 yılındayürürlüğe giren 233 sayılı Kamu İktisadiTeşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak özel hukuk hükümlerine göre kurulmuştur.
Bakılandavada; davacı adınakayıtlı Şırnak ili, Cizre ilçesi,Çatalköy köyü, Sırt Mevkiinde bulunan 103 parselnumaralı taşınmazın, davalı idareye ait petrol boruhattına komşu olduğu, boru hattının sağındanve/veya solundan 50 metre mesafeye kadar güvenlik gerekçesiyle yapıkurulmasına izin verilmemesi sebebiyle taşınmazın birkısmını kullanamadığı, mülkiyethakkının ihlal edildiği belirtilerek, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL tazminatın davatarihi olan 16/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte tazmini istemiyle Botaş GenelMüdürlüğü'ne karşı açılan davada Cizre Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12/06/2014 tarihve E.2012/150, K.2014/414 sayılı kararında İdari Yargımercilerinin görevli olduğundan bahisle davanın görevyönünden reddine karar verildiği, bu kararın22.12.2015tarihinde kesinleştiği ve bunun üzerine Mahkememizin işbudosyasında davanın açıldığıgörülmektedir.
Uyuşmazlıkta;Mahkememizin 13.11.2019 tarihli ara kararına istinaden Cizre BelediyeBaşkanlığından elde edilen bilgi ve belgelerden (1/1000 ve/1500 ölçekli imar planlarından); davacıya ait 103 parselnumaralı taşınmazın imar uygulaması sonucunda 107 ada1 nolu, 108 ada 1 nolu, 175 ve 176 noluparselleredönüştüğü, anılan parsellerden 107ada 1 nolu, 108 ada 1 nolu parsellerin konut alanındakaldığı, 175 ve 176 nolu parsellerin ise uygulama imarplanı sınırları dışındakaldığı görülmekle davacınıntaşınmazı üzerinde herhangi bir kamu idaresincegerçekleştirilmiş bir tahdidin/şerhin/kısıtlamanınbulunmadığı anlaşılmaktadır. Zira davacıyaait (eski) 103 parsel numaralı taşınmaza dair mülkiyet hakkınınihlal edildiği iddiasının BOTAŞ A.Ş'nin fiili elatmasından kaynaklandığı, böylelikle BOTAŞA.Ş.'nin fiili el atmasından kaynaklandığıanlaşılan uyuşmazlığın özel hukukhükümleri çerçevesinde adlî yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için Mahkememizce davadosyasının, daha önceden Mahkememiz ara kararı ile temin edilenCizre Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E.2012/150 esas sayılı dava dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, bu konudaverilecek karara kadar davanın incelenmesinin ertelenmesine, ..."30.1.2020 tarihinde karar vererek 17.2.2020 gün ve E:2016/1573sayılı yazı ile Mahkememize müracaat etmiş,başvuru 24.2.2020 tarihinde kayıt altınaalınmıştır.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan22.6.2020 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıKanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının, kesinleşmiş adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Burak CenkİLHAN’ın, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava;adına kayıtlı taşınmazın,davalı idareye ait petrol boru hattına komşu olduğu, boruhattının sağından ve/veya solundan 50 metre mesafeye kadargüvenlik gerekçesiyle yapı kurulmasına izin verilmemesisebebiyle taşınmazının bir kısmınıkullanamadığı, mülkiyet hakkının ihlaledildiğinden bahisle tazmini talebine ilişkindir.
11.6.2013 tarih, 28674 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan6487 sayılı Kanun'un 21. maddesi ile değişiklikyapılan 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nunGeçici 6. maddesinin 10. fıkrası şöyledir:
"Vuku bulduğu tarih itibarı ile bu maddeninkapsamında olan kamulaştırmasız el koymadan dolayı bumaddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyledava açmış olanlar; bu madde hükümlerine göreuzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddeninyürürlüğe girmesinden itibaren üç ayiçinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler.Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerininneticesine kadar dava bekletilir; uzlaşılamaması hâlinde,uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye sunulmasındansonra davaya devam edilir. Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere veresmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunlarınuygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlarhakkında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunundaöngörülen idari başvuru ve işlemlertamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bumadde hükümleri karara bağlanmamış veya kararıkesinleşmemiş tüm davalara uygulanır. Kararıkesinleşen davalara ise, bu maddenin yalnızca sekizinci fıkrahükümleri uygulanır."
Ancak, 2942 sayılı Kanun'da 7.9.2016 tarih, 29824sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6745 sayılı Kanun'un34. maddesi ile yapılan değişiklikle, 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu'nun Geçici 6. maddesinden "Uygulamaimar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmaksuretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufukısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idaribaşvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda davaaçılabilir." ibaresiçıkarılmıştır.
BOTAŞ Türkiye Varlık Fonu Portföyünde yer alanbir kamu iktisadi teşebbüsüdür. 1974 yılındakurulan BOTAŞ, 1994 yılında Kamu İktisadiTeşebbüsü olarak yapılandırılmış olup24.1.2017 itibari ile Türkiye Varlık Fonu bünyesinekatılmıştır.
10.9.2004 tarih, 25579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlananPetrol Piyasasında Uygulanacak Teknik Kriterler HakkındaYönetmelik'in 13. maddesi şöyledir:
"İletim hatlarının her iki tarafında yüzmetre mesafe ile boru hattı için gerekli tesisler, rafineriler velisanslı depoları sınırlayan alanlara görebeşyüz metre mesafe içerisinde oluşan mecra ve emniyetşeridi dahilinde herhangi bir risk doğurabilecek nitelikteyapılaşma, ziraî faaliyetler ve tehlikeli işleryapılamaz.
İletim tesisleri için mecra oluşturulur. Mecranınarz yüzeyinin asgari genişliği, boru hattının her ikikenarında onbeşer metreden az olamaz.
Lisans sahibi, mecra dahilinde tesis emniyetinisağlayıcı önlemleri alır. Ayrıca;
a) Toprakta 30 cm den fazla derinliğe nüfuz eden makine vecihazların kullanımı,
b) Hafriyat, sondaj ve bina,
c) Geçiş olarak işaretlenen yerlerdışında dingil ağırlığı 10 tonugeçen taşıtların kullanımı,
lisans sahibinden izin almaksızın yapılamaz.
Rafineri ve lisanslı depolar ile tüm iletim tesisleriiçin emniyet şeridi oluşturulur. Emniyet şeridiuygulaması, Mecra ve Emniyet Şeridi Dosyasının onayısonrası başlar.
Emniyet şeritleri;
a) İletim tesislerinde mecra yüzey sınırındanbaşlamak üzere borunun iki tarafında en fazla 85’er metre,
b) İletim hatlarının boru hattıdışında kalan üniteleri ile rafineri veya lisanslıdepolama tesisleri için dış duvardan başlamak üzereen fazla 500’er metre,
olarak belirlenir; ancak, iletim tesisleri için her halükardaboru hattı merkezinden başlamak üzere 100 metreyi aşamaz.
İletim tesisleri emniyet şeridi içinde, boruhattı kesitinin merkezinden itibaren;
a) 30 metre uzaklığa kadar elle kazıdışında hafriyat ve sondaj,
b) 50 metre uzaklığa kadar;
I) Yanıcı, parlayıcı, patlayıcı,aşındırıcı maddelerin üretimi vedepolanması,
II) Boru hattına zarar verebilecek nitelik ve nicelikte, ateşyakılması, yanıcı, parlayıcı,patlayıcı, aşındırıcı maddelerinkullanımı,
III) Katodik koruma sistemi ile etkileşim yaratabilecek malzemedenbina,
IV) Yüksek ve orta gerilim trafolarınınkullanımı,
V) Deniz, göl ve akarsu tabanlarının doğalyapısında değişiklik,
lisans sahibinden izin alınmaksızın yapılamaz.
İletim hatlarının boru hattı dışındakalan üniteleri ile rafineri veya lisanslı depolama tesisi emniyetşeridi içinde, dış duvardan itibaren 100 metreuzaklığa kadar;
a) Yanıcı, parlayıcı, patlayıcı,aşındırıcı maddelerin üretimi vedepolanması,
b) Tesise zarar verebilecek nitelik ve nicelikte ateşyakılması, yanıcı, parlayıcı, patlayıcı,aşındırıcı maddelerin kullanımı,
c) Katodik koruma sistemi ile etkileşim yaratabilecek malzemedenbina,
d) Yüksek ve orta gerilim trafolarınınkullanımı,
e) Deniz, göl ve akarsu tabanlarının doğalyapısında değişiklik,
lisans sahibinden izin alınmaksızın yapılamaz.
Emniyet şeritleri, faaliyete başlama öncesinde tesissahiplerince kamuoyuna duyurulur.
Mecra ve emniyet şeridi oluşturulmasında 2565sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik BölgeleriKanunu hükümleri saklıdır."
3194 sayılı İmar Kanunu’nun "Planlarınhazırlanması ve yürürlüğe konulması"başlıklı 8. maddesinde; "Planlarınhazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasındaaşağıda belirtilen esaslara uyulur.
a) Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişmeeğilimlerini, yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörelhedefleri, faaliyetlerin ve alt yapılarındağılımını belirlemek üzere hazırlanacakbölge planlarını, gerekli gördüğü hallerdeDevlet Planlama Teşkilatı yapar veya yaptırır.
b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulamaİmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı veçevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak,belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım veuygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Yeniden düzenlemedördüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Bu planlar onaytarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilenilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir aysüreyle eş zamanlı olarak ilan edilir.Bir aylık ilansüresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediyebaşkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlarve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerekkesin karara bağlar.
Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerdeyapılacak planlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarakyürürlüğe girer.(Yeniden düzenlemeüçüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.)Onay tarihindenitibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgili idarelerininternet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilanedilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itirazedilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilikitirazları ve planları onbeş gün içerisindeinceleyerek kesin karara bağlar.
Onaylanmış planlarda yapılacak değişikliklerde yukarıdaki usullere tabidir.
Kesinleşen imar planlarının bir kopyası,Bakanlığa gönderilir.
İmar planları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgiliidarelerin görevidir. Belediye Başkanlığı vemülki amirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getiripçoğaltarak tespit edilecek ücretkarşılığında isteyenlere verir.
c) (Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma veArazi Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadantarımsal amaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz.(…) "hükmü;
Aynı Kanun'un 18. maddesinde, "İmar hududu içindebulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veyadiğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleriile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere aitbulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planınauygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya katmülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya vere'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözüedilen yerler belediye ve mücavir alan dışında iseyukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.
Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi vearsaların dağıtımı sırasında bunlarınyüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıylameydana gelen değer artışlarıkarşılığında 'düzenleme ortaklık payı'olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacakdüzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazive arsaların düzenlemeden öncekiyüzölçümlerinin yüzde kırkınıgeçemez.
(Değişik üçüncü fıkra:3/12/2003-5006/1 md.) Düzenleme ortaklık payları,düzenlemeye tâbi tutulan yerlerin ihtiyacı olan MilliEğitim Bakanlığına bağlı ilk veortaöğretim kurumları, yol, otoyol hariç erişmekontrolünün uygulandığı yol, su yolu, meydan, park,otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakolgibi umumî hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başkamaksatlarla kullanılamaz. (Ek iki cümle: 19/4/2018-7139/32 md.)Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontroltesisi alanlarının, bu fıkrada belirtilen kullanımlariçin düzenleme ortaklık payı düşülmesinimüteakip kalan hazine mülkiyetindeki alanlardankarşılanması esastır. Ancak taşkın kontrol tesisiiçin yeterli alanın ayrılamaması durumunda,düzenleme ortaklık payının ikinci fıkrada belirtilenoranı aşmaması şartıyla, düzenlemeye tabidiğer arazi ve arsaların yüzölçümlerinden bufıkradaki kullanımlar için öncelikle düzenlemeortaklık payı ayrıldıktan sonra ikinci fıkradabelirtilen orana kadar taşkın kontrol tesisi için deayrıca pay ayrılır. (2)
Düzenleme ortaklık paylarının toplamı,yukarıdaki fıkrada sözü geçen umumi hizmetleriçin, yeniden ayrılması gereken yerlerin alanlarıtoplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar belediye veyavalilikçe kamulaştırma yolu ile tamamlanır.
Herhangi bir parselden bir miktar sahanınkamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenlemeortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalan sahaüzerinden ayrılır.
Bu fıkra hükümlerine göre, herhangi bir parseldenbir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaz. Ancak,bu hüküm o parselde imar planı ile yeniden bir düzenlemeyapılmasına mani teşkil etmez.(…) " hükmüyer almıştır.
Öte yandan, taşınmazın imar planında"dere mutlak koruma alanı" nda kalması nedeniyletaşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisininkısıtlanması nedenine dayalı olarak bir davacınınAsliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açtığı tazminatdavasında, bu Mahkemece 4.11.1983 günlü, 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6 ncı maddesininbazı fıkralarının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesineyapılan itiraz başvurusunda; Anayasa Mahkemesi 25.9.2013 gün veE: 2013/93, K: 2013/101 sayılı kararında "…Davacının mülkü üzerinde tasarruf etmehakkının kısıtlanması, idarenin bir eylemindendeğil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır.Olayda, idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemihenüz bulunmamakta, aksine kanunen yapması gerekenkamulaştırma işlemlerini yapmamak biçiminde tezahüreden bir eylemsizliği söz konusudur.
Öte yandan kamulaştırmasız el atmadan sözedilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareyegeçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsisedilmiş olması gerekmektedir. Oysa, mahkemede görülendavaya konu olayda olduğu gibi imar kısıtlamaları’ndataşınmaz zilyetliği malikte kalmaya devam etmekte olup,yalnızca malikin ilgili mevzuattan kaynaklanan bazıkısıtlamalara maruz kalması söz konusu olmaktadır.Sonuç olarak, davacının taşınmazının imarplanlarında ' dere mutlak koruma alanı'nda bırakılmasınedeniyle, tasarruf hakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğanzararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargıdavasına konu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. Nitekim,Anayasanın 158. maddesi ile, adli, idari ve askeri yargı merciileriarasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarınıkesin olarak çözümlemeye yetkili kılınanUyuşmazlık Mahkemesinin istikrar bulmuş içtihatlarıda bu yöndedir…" gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan itiraz başvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliğinedeniyle oybirliğiyle reddedilmiştir.
Yine taşınmazı imar planında "sporalanı" olarak ayrılan bir davacının Asliye HukukMahkemesinde açtığı tazminat davasında, davalıidarelerin görev itirazları nedeniyle DanıştayBaşsavcılığınca çıkartılan olumlugörev uyuşmazlığında, UyuşmazlıkMahkemesi’nce olumlu görev uyuşmazlığı talebininkabulü ile ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilikkararının kaldırılması yolunda verilen kararnedeniyle, anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıylaAnayasa Mahkemesi'ne yapılan bireysel başvuru üzerine, AnayasaMahkemesi İkinci Bölümünce 18.9.2013 tarihinde verilenkararda (Başvuru No: 2013/1586) "…Mahkemenin gerekçesive başvurucunun iddiaları incelendiğinde, iddialarınözünün Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerindeğerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasındaisabet olmadığına ve esas itibariyle yargılamanın sonucunailişkin olduğu anlaşılmaktadır. Yargılama,Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usul şartlarına vehukuka uygun olarak gerçekleştirilmiş olup, başvurucuderece mahkemelerinde kendi delillerini ve iddialarını sunmafırsatını bulmuş ve bunlar Uyuşmazlık Mahkemesi’ncegereği gibi değerlendirilmiştir… Açıklanannedenlerle, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğiiddialarının kanun yolu şikayeti niteliğinde olduğu,Uyuşmazlık Mahkemesi kararının bariz bir şekildekeyfilik de içermediği anlaşıldığından,başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşullarıyönünden incelenmeksizin 'açıkça dayanaktan yoksunolması' nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesigerekir…" gerekçesiyle, davacının başvurusuoybirliğiyle reddedilmiştir. (Resmi Gazete, 30.10.2013, Sayı:28806)
Bunun yanı sıra, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun30.10.2013 gün ve E.2013/603, K.2013/1503 sayılı kararıyla,imar planındaki kısıtlamalardan kaynaklanan 'hukuki elatmalardan' kaynaklanan tazminat istemli davaların idariyargının görevinde olduğu hüküm altınaalınmıştır.
3194 sayılı Kanun'nun"İmar programları,kamulaştırma ve kısıtlılık hali"başlıklı 10. maddesinde; "Belediyeler; imarplanlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imarprogramlarını hazırlarlar. Beş yıllık imarprogramlarının görüşülmesi sırasındailgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcilerigörüşleri esas alınmak üzere Meclistoplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisindekabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamukuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamukuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imarprogramları sınırları içinde kalan alanlardaki kamuhizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamukuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar.Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarınınyıllık bütçelerine konulur.
İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ileözel kanunları gereğince kısıtlama konulangayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerleilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgiliolarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder."
Dava dosyasına sunulan 4.11.2013 tarihli bilirkişi kuruluraporu ve 4.4.2014 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; 102numaralı parselin BOTAŞ Genel Müdürlüğüadına kamulaştırıldığı, 103 numaralıparselin ise davacı adına tapuya tescil edildiği, BOTAŞGenel Müdürlüğü tarafından Cizre BelediyeBaşkanlığı'na gönderilen 26.12.2011 tarih,B.15.2.BOT.1.01.07.00-107.02-38061 sayılı yazıya istinadenanılan Belediye Başkanlığı'nın 3194sayılı Kanun'un ilgili maddeleri gereğince yapılaşmayapılabilmesi ve yaklaşma mesafelerine göre uygulama imarplanı hazırladığı ve onayladığınıntespit edildiği, söz konusu alan hesabının Cizre Belediyesiuygulama imar planına göre hesaplandığını, davakonusu 103 numaralı parsel üzerindebelli bir alanınkamulaştırmasız el atma alanı olduğununbelirtildiği, dava konusu taşınmazın arsa niteliğindeolduğu, 10.2.2012 tarih, 30 sayılı belediye meclisi kararıile uygulama imar planı sınırları içerisidealındığı fakat imar uygulaması görmediği,meskun mahalleler arasında olmadığı, mücavir alansınırları arasında bulunduğu, belediye tarafındansunulan yol, su, elektrik, aydınlatma, kanalizasyon, ulaşım,çöp toplama gibi tüm hizmetlerinden yararlandığıve iskana yasak bölgede bulunmadığı belirtilmekte olup davakonusu taşınmazın bir kısmınakamulaştırmasız el atıldığıanlaşılmış ise de dava dosyasında söz konusutaşınmaza fiili el atma yapıldığına ilişkinherhangi bir belgeye rastlanmamıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü idariyargı yerinin görevine girdiğinden, Mardin 1. İdareMahkemesi'nin başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Mardin 1.İdare Mahkemesi'nin BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 22.6.2020gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy