T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 337
KARAR NO : 2020 / 384
KARAR TR : 22.6.2020
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı lar : 1-A. A. ve diğ.
Vekili : Av. H.A.
Davalı lar : 1-Konya Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekilleri : Av.A. Ö., Av.A.D.
2-İçişleri Bakanlığı
O L A Y : Davacılar vekili dilekçesinde;müvekkillerinden F. A.’ın eşi diğer diğermüvekkillerinin babası müteveffa A. A.’ın 8.1.2016günü sürücüsü ve maliki olduğu 42 …2438plaka sayılı traktör ile seyir halinde iken sağ tekerininköprünün sağındaki büyük çukuragirdiği ve devrilmesiyle birlikte tek taraflı veölümlü kaza neticesinde hayatını kaybettiğini; geriyeeşi ve çocuklarının kaldığını, mağdurdurumda olduklarını; meydana gelen bu kazada köprüdeherhangi bir uyarıcı, önleyici ve korkuluk vs. gibi birlevhanın olmadığını, kazanın oluşumundadavalı idarelerin kusur ve sorumluluğunun bulunduğunu ifadeederek; muris Abdullah Ağıl'ın vefatı nedeniyleuğranılan manevi zarara karşılık eşi için50.000 TL, çocuklarının her biri için 30.000 TL olmaküzere toplam 170.000 TL tazminatın, kaza tarihinden itibaren yasalfaizi ile davalılardan tahsili istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
AKŞEHİR1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 27.6.2019 gün ve E:2018/596,K:2019/627 sayı ile, “(…) Dava, trafik kazası nedeniylemanevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olaydayolun bakım ve gözetimyükümlülüğünün gereği gibi yerinegetirilmemiş olması nedeniyle kazanın meydana geldiğiiddiası ile davalılar aleyhine husumet yöneltilmiştir.
Yargıyolu kavramı, bir hukuk sisteminde, herhangi bir davanın o hukuksistemine dahil yargı haklarından hangisindebakılacağını ifade eder. Uyuşmazlığınhangi yargı kolunda bakılacağı hususu, davanın genelşartlarından olup mahkemece resen dikkate alınması gerekir.
TürkiyeCumhuriyeti Anayasası’nın ‘‘Yargı Yolu”başlıklı 125. maddesinin 1. fıkrası"İdarenin her türlü eylem ve işlemlerinekarşı yargı yolu açıktır”hükmünü, son fıkrası ise "İdare, kendi eylemve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlüdür” düzenlemesini içermektedir.İdare hukukunda idarenin iki tür sorumluluğu kabul edilmektedir.Biri idarenin özel hukuk ilkeleri doğrultusundayaptığı sözleşmelerden kaynaklanan özel hukuksorumluluğu; diğeri ise, idarenin idare hukuku ilkeleridoğrultusunda yapmış olduğu sözleşmeler veidarenin her türlü işlem ve eyleminden kaynaklanan kamu hukukuilkeleri doğrultusunda oluşmuş idare hukukuna özgüsorumluluk türüdür. İdarenin kişilere verdiğizararları tazmin yükümlülüğü, idarenin‘‘hizmet kusuruna (kusurlu sorumluluk)” ve “kusursuzsorumluluğuna” dayanmaktadır. İdarenin kusura dayanansorumluluğu, uygulamada “hizmet kusuru” kavramı ileanlatılmaktadır. Hizmet kusurunun tam ve kapsamlı birtanımını yapmak zor olmakla birlikte genel olarak doktrindehizmet kusuru; idarenin ifa ile mükellef olduğu herhangi bir kamuhizmetinin kuruluşunda, düzenlenmesinde veya teşkilatında,bünyesinde, personelinde yahut işleyişinde bir takım aksaklık,hukuka aykırılık, bozukluk, düzensizlik, eksiklik,sakatlık veya ihmalin ortaya çıkması, şeklindetanımlanmaktadır (SARICA Ragıp, İstanbul ÜniversitesiHukuk Fakültesi Mecmuası, "Hizmet Kusuru ve Karakterleri”,Y. 1949, C. 15, S. 4, s. 858; ATAY Ender Etem, İdare Hukuku, Ankara 2006,s. 571; YILDIRIM Turan, İdari Yargı, İstanbul 2008, s. 253)Kamuidareleri ve kuruluşlarının trafik güvenliği vedüzenini sağlamak amacıyla gerek kendi kuruluşkanunları gerekse 2918 sayılı KTK'ya göreyürüttükleri hizmetlerin, kamu hizmeti niteliğinitaşıması ve görevlendirilen kamu idare vekuruluşlarının sorumluluklarına ilişkin her hangi birdüzenlemenin KTK’da yer almaması dikkate alındığında,trafik düzeni ve güvenliği hizmetlerindenkaynaklandığı iddia edilen zararların tazmini istemiyleilgili idarelere karşı açılan davalar idari yargıkolunun görev alanına girmektedir. Benzer bir uyuşmazlıktaaynı ilkeler Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun26.02.2015 tarih, 2015/493 Esas, 2015/557 Karar sayılı ilamındada benimsenmiş ve idari yargı kolunun görevli olduğudeğerlendirilmiştir. .(Y17HD2015/13968E-2018/7301)
Somut olay veyukarıda anılan yüksek yargı içtihadıdeğerlendirildiğinde aracın, yolda bulunan hatalar ile yolunbozuk olması nedeni ile kazanın gerçekleştiği iddiaedilmiş olması bakımından KTK’nın 85 vedevamı maddelerinde düzenlenen işletenin hukukisorumluluğuna değil, davalı idare tarafındangörevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği yaniyürütülen kamu hizmetinin kusurlu işletildiği, meydanagelen kazada hizmet kusuru bulunduğu iddiasındankaynaklandığından uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevindebulunduğu ve yargı yolunun görevli olması hususunun davaşartları arasında sayıldığıanlaşıldığından davanın dava şartıyokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerekmişaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:(Gerekçesiyukarıda açıklandığı üzere)
1-Davanın6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddeleri gereğiUSULDEN REDDİNE…” karar vermiş, istinaf yolunabaşvurulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.HukukDairesi: 13.11.2019 gün ve E:2019/966, K:2019/1115 sayı ile, davacılarvekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.lmaddesi gereğince esastan reddine kesin olarak karar vermiş veMahkeme kararı kesinleşmiştir.
Davacılar vekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerindedava açmıştır.
KONYA1.İDARE MAHKEMESİ: 2.4.2020 gün ve E:2020/393 sayı ile,2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1., 2., 3., 19.1.2011günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesi hükümlerine yer verdikten sonra;“(…)Yukarıda yer verilen mevzuat ve dava konusu olay birliktedeğerlendirildiğinde; 2918 Sayılı Karayolları TrafikKanunu'nun 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesinde,"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür."denilmekte olup Karayolları Genel Müdürlüğü'nekarşı hizmet kusurundan dolayı açılacak sorumlulukdavalarının da adli yargı merciilerinde görülmesigerektiği açıktır.
Budurumda; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılanişbu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle; 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesiuyarınca görevli yargı merciinin belirlenmesi içinUyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulmasına, dava dosyasıile Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 27.06.2019 tarih ve E.2018/596K.2019/627 sayılı dosyasının ilgili mahkemesindenistenilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine,dosyanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'nin karar vermesinekadar ertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan 22.6.2020 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde adliyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda seyir halindeyken meydana gelen tek taraflı veölümlü trafik kazası nedeniyle oluştuğu ilerisürülen manevi zararın, davalı idarelerin kusurundankaynaklandığından bahisle tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; ancakaksine bir hüküm yoksa; karayolu dışındaki alanlardankamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcuve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolutaşıt trafiği için faydalanılan yerlerde de buKanun hükümlerinin uygulanacağı ifade edilmiş; Kanunun,4.maddesinde, Karayolu Trafik Güvenliği Kurulunun görev ve yetkilerine, Kanunun 5 ila 12maddelerinde; İçişleriBakanlığının, Trafikzabıtası ve genel zabıtanın, Karayolları GenelMüdürlüğünün, Millî EğitimBakanlığı, Sağlık Bakanlığı veUlaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının,Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığının,Belediye trafik birimlerinin, İl ve ilçe trafikkomisyonlarının bu Kanunla ilgili görev ve yetkilerisayılmış; bu kapsamda, Kanunun “Karayolu trafikgüvenliği” başlıklı 13.maddesinde, karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ilegörevli ve sorumlu bütün kuruluşların, karayoluyapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir. Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önceidari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; 42 …2438 plakalı araç sahibi A.A'nın 8.1.2016 günüsürücüsü ve maliki olduğu 42 … 2438 plaka sayılıaraç ile trafikte seyir halinde iken, aracın sağtekerinin köprünün sağındaki büyükçukura girdiği ve devrilmesiyle birlikte tek taraflı veölümlü kaza neticesinde hayatını kaybettiği; kazanınyolun bozuk ve kusurlu olmasından kaynaklandığı, davalı idarelerin yola ilişkin hiçbir güvenlikönlemi almadığı iddia edilerek; uğranılan zararakarşılık ölenin eşi ve çocuklarına manevitazminat ödenmesi istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır. 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü, haklıneden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklı kılındığıve bunun söz konusu davaların adli yargıdagörüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Konya 1.İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile Akşehir 1.Asliye HukukMahkemesinin 27.6.2019 gün ve E:2018/596, K:2019/627 sayılıgörevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Konya 1.İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Akşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.6.2019gün ve E:2018/596, K:2019/627 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 22.6.2020 gününde Üye AhmetARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞI OY İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'da tekrarlanangörevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme, trafikgüvenliğini sağlama şeklinde yürütülen kamuhizmetlerinden kaynaklanan hukuki sorumluluğunun idare hukuku ilke vekurallarına göre belirlenmesi; uyuşmazlığın,özel hukuktaki araç işletenin hukuki sorumluluğundandeğil, davalı idare tarafından görevlerinin tam ve eksiksizyerine getirilmediği, dolayısıyla yürütülenhizmetlerin kusurlu işletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusurubulunduğu iddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.22.6.2020 ÜYE AhmetARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy