T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/323
KARAR NO : 2020/416
KARAR TR: 22.06.2020
ÖZET : Dava; meydana gelen trafik kazasında oluşan zararın, olayın oluşumundan sorumlu olduğu ileri sürülen davalı kurumdan tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
KARAR
Davacılar : 1- M.Y. 2- D.Y. 3- İ.Y.
Vekilleri : Av. B.H. - Av. T.H.- Av. M. T.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekilleri : Av. Ö.Y. - Av. M.E.B.
OL A Y: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;müvekillerinin yakını H.B. Y.'ın, 12 AF... plakasayılı aracın 28.11.2007 tarihinde uçurumdanuçarak düşmesi ile meydana gelen trafik kazasındayaşamını yitirdiği, bu kazanıngerçekleşmesinde davalı idarenin dekusurlu ve sorumluolduğundan bahisle müvekkilin eşi ve çocuklarıiçin ayrı ayrı manevi tazminatın kaza tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte ödemeye mahkum edilmesini,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı idareüzerinde bırakılması istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
BİNGÖL1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: E: 2017/246 sayılıdosyasında verdiği 19.12.2019 gün, K: 2019/614 sayılıkararında "... Kamu hizmeti görmekle yükümlü olandavalı Karayolları Genel Müdürlüğü, kamuhizmeti sırasında verdiği zararlardan dolayı özelhukuk hükümlerine tabi değildir. Hizmet kusurundan kaynaklananzararlar yönünden açılan davaların ise, İdariYargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2. maddesi hükmüuyarınca, idare aleyhine idari yargı yerinde tam yargıdavası olarak açılması gerekmektedir. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re'sen dikkatealınması zorunludur. (Bknz. Yargıtay 17. HD, 06.10.2016tarih,2016/934 E, 2016/8591 K.; Yargıtay 17. HD, 22.09.2016 tarih,2016/9675 E.,2016/8054 K.)
O halde mahkemece, davalı Karayolları GenelMüdürlüğü aleyhine hizmet kusuruna dayanılarakaçılan davada, adli yargının, yargı yolubakımından caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine...."dair verilen karar, istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın6.2.2020 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacılarvekili aynı taleple bu kez idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ERZURUM1. İDARE MAHKEMESİ: E: 2020/179 sayılı dosyasında16.4.2020 günlü ara kararıyla davanın adli yargıyerinde çözümlenmesi gerektiğ sonucunavarıldığından bahisle kendisinin görevliolmadığına, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Mahkememize gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konudaMahkememizce karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiş, 12.5.2020gün ve E: 2020/179 sayılı yazı ile Mahkememizemüracaat etmiş, başvuru 14.5.2020 tarihinde kayıtaltına alınmıştır.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan22.6.2020 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıKanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Erzurum1. İdare Mahkemesi'nce, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesinegöre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının, kesinleşmiş adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Burak CenkİLHAN’ın, davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava;meydana gelen trafik kazasında oluşan zararın, olayınoluşumunda kusuru olduğu ileri sürülen davalı kurumdantazmini istemiyle açılmıştır.
Dava;meydana gelen trafik kazası nedeniyle oluştuğu belirtilenzararın davalı idareden tazmini istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; "Kapsam"başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
AynıKanunun, "Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri"başlıklı 7. maddesinde; "Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
j)Trafik zabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmaküzere Bu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır"hükmüne yer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Kanun'un 19.1.2011 günlü Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıKanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır" denilmiştir.
2918sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2. Asliye HukukMahkemesi'nce yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: "… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığın çözümündeadli yargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlakbir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklıdeğildir. Ancak, idari yargının denetimine bağlıolması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…" (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158. maddesinin son fıkrasında "Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır." denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158. maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Kanun'un 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Erzurum 1. İdareMahkemesi'nin başvurusunun kabulü ile Bingöl 1. Asliye HukukMahkemesi'nin 19.12.2019 gün ve E: 2017/246, K: 2019/614sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Erzurum1. İdare Mahkemesi'nin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Bingöl 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 19.12.2019 gün ve E:2017/246, K:2019/614sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 22.6.2020gününde Üye Ahmet ARSLAN’ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞIOY
İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.22.6.2020
ÜYE
Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy