T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/329
KARAR NO : 2020/388
KARAR TR: 22.06.2020
ÖZET : Müflis Asya Katılım Bankası A.Ş hesabında 49.859,00 USD mevduatı olup, iflasın açıldığı tarihteki kura göre 193.507,76-TL alacağın iflas masasına kaydı için talepte bulunmalarına karşın, ancak iflas idaresince alacağının reddedildiğinden bahisle alacağın tamamının iflas masasına kaydının yapılması istemiyle açtığı davanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : P. Gıda Sanayi veTic.Ltd.Şti.
Vekili : Av. O.B.
Davalı : Müflis AsyaKatılım Bankası A.Ş.
Vekili : Av. V.A.A.
O L A Y: Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; müvekkili şirketin ticari ilişkisininsüregeldiği Mr.M.B.'a faturalardan doğan cari borcu sebebiyle13/07/2016 tarihinde Asya Katılım Bankası AŞ ’ninÜmraniye şubesinde bulunan hesabına 49.859,00 USDgönderdiğini, müvekkili şirketin kendi hesaplarınayapılan EFT tutarındaki meblağın müflis şirkettentalep edildiğini fakat müflis kasalarının müsaitolmaması sebebiyle 17/07/2017 günü için EFT konusumeblağın ayırttırıldığını, meydanagelen olaylar ve darbe girişimi sebebiyle söz konusumeblağın müvekkilince teslimalınamadığını, Asya Katılım BankasıAŞ nin İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/41 Esayılı dosyası ile iflas açıldığını,iflas işlemlerinin İstanbul 1. İflasMüdürlüğünün 2017/14 iflas sayılı dosyasıile devam ettiğini belirterek, müvekkilinin alacağıiçin iflas dairesine yaptığı kayıt işlemininiptaline, İstanbul İflas Müdürlüğünün2017/14 iflas sayılı dosyasında müvekkilininalacağının 193.507,76-TL olarak kabul edilmesine, İstanbul1. İflas Müdürlüğünün 2017/14 iflassayılı dosyasında müvekkilinin alacağının193.507,76-TL olarak kayıt edilmesine karar verilmesi istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ:28.12.2018 gün ve E:2018/526, K:2018/1431 sayı ile, 5411sayılı Yasanın 106/5 maddesinde "Fon bu Kanununuygulanması ile sınırlı olmak üzere 2004sayılı İİK ’nun 166., 218., 219., 234., 236., 249.,251., 254. maddelerindeki yetki ve görevler hariç olmak üzereiflas dairesi, alacaklılar toplantısı, iflas idaresi görevve yetkilerine sahip olarak bankayı tasfiye eder. ’’hükmü yer aldığı; diğer yandan "Faaliyetİzni Kaldırılan Bankalardaki Sigortalı Mevduat veSigortalı Katılım Fonunun Ödenmesi ile Bu Bankalarınİflas ve Tasfiyesine İlişkin Usul ve Esaslar HakkındakiYönetmelik’in ,"İflas Yoluyla Tasfiye"başlığını taşıyan 4.bölümünde Bankacılık Yasası uyarıncaiflasına karar verilen bankaların iflas ve tasfiyesine ilişkinusul ve esasların düzenlenlediği; somut olayda, 5411sayılı Yasanın 110. maddesinin yollaması ile 106/5 maddesigereğince 1. Alacaklılar Toplantısı yerine kain olmaküzere ilgili Yönetmeliğin 20. maddesi gereğince iflastasfiyesinin yürütülmesi bakımından TMSF Kurulunun17/11/2011 tarihli 2017/289 sayılı kararı ile müflisbankanın iflas idare memuru adaylarının isimlerininbelirlendiği, İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 24/11/2017tarihli 2017/7 D.İş 2017/6 K. sayılı kararı veİstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 27/03/2018 tarihli 2018/5D.İş 2018/5 K sayılı kararı ile, Fon tarafındanönerilen 3 kişinin iflas idare memuru olarak atanmasına kararverildiğinin anlaşıldığı;görüldüğü üzere iflas idarememurlarının tamamının Fonun (TMSF) gösterdiğiadaylardan oluştuğu; Müflis Asya Katılım BankasıA.Ş.'nin iflas tasfiyesi 5411 sayılı Yasanın 106. maddesive ilgili Yönetmelik çerçevesinde TMSF tarafındanyürütülmekte olup, TMSF'nin Bankacılık Kanunu 106/5.maddede tanınan yetkiye istinaden atadığı iflas idarememurları tarafından düzenlenen sıra cetvelinin vealdığı tüm kararların (kayıt kabul başvurusured kararları dahil), TMSF'nin Bankacılık Kanunu uyarıncakanundan aldığı kamusal yetki ve görev kapsamında kamugücüne dayanarak tesis ettiği idari nitelikte bir işlemolduğu; nitekim benzer bir olayda Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin29/02/2016 tarihli 2015/4757 E. 2016/1217 sayılı ilamında"...tüzel kişiliğe haiz Fon tarafından İİKhükümlerinden yararlanılarak düzenlenen ve idari işlemniteliğinde bulunan sıra cetvelinin dava konusu edildiği,davalı T İmar Bankası A.Ş.' nin iflas idaresinin TMSFadına tasfiyeyi yürüttüğü, gerçekhasmın TMSF olduğu, bu cetvelde davacının alacağıile ilgili alınan kararın iptalini amaçlayandavacının alacağının bulunupbulunmadığı, alacağı varsa cetvelin davacıalacağı ile ilgili kısmının iptali ile ilgili incelemeyapıp karar vermenin adli yargının görevi dahilindeolmadığı, anılan kararın iptali üzerine idareceyeni bir karar alınarak davacının alacağınıncetvele kayıt ve kabulüne karar verileceğigözönünde bulundurulup HMK'nun 114/1-b ve 115/2 maddeleriuyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği..."yönünde karar verildiği; Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 26/05/2015 tarihli 2014/7272 E. 2015/3936 K. sayılı, 10/02/2016tarihli 2015/7876 E. 2016/650 K. sayılı, 29/02/2016 tarihli 2015/4750E. 2016/1217 K. sayılı, 17/10/2017 tarihli 2015/7940 E. 2017/2722 K.sayılı emsal ilamlarının da bu yönde olduğu;tüm bu sebeplerden dolayı iş bu davanın idari işlemekarşı açılan dava olduğu sonucuna varılmakla,idari yargının görev alanında bulunduğuanlaşıldığından, HMK. 1. madde gereği görevkonusu kamu düzeninden ve HMK. 119. madde gereği davaşartlarından olmakla Mahkemece uyuşmazlığın heraşamasında re'sen dikkate alınması gerektiğinden, usulekonomisi ilkesi ve yargılamanın makul sürede tamamlanabilmesiniteminen, basit yargılama usulüne tabi davada dilekçe teatisive ön inceleme aşamalarının da tamamlanmışolduğu gözetilerek, 6100 sayılı HMK'nun 114/1-b maddesigereğince yargı yolu caiz olmadığından HMK'nun 115/2maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usuldenreddine karar vermiş, bu karara karşı taraf vekilleri istinafisteminde bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi:19.9.2019gün ve E:2019/1476, K:2019/1594 sayı ile, somut olayda TMSF FonKurulunun iflas tasfiyesinin yürütülmesi bakımındaniflas idare memuru adaylarının isimlerini belirlediği,İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 24/11/2017 tarih ve 2017/7-6E.K. Değişik İş nolu kararı ile Fon tarafındanönerilen ve gerekçeli kararda belirtilen kişilerin iflas idarememuru olarak atanmasına karar verildiği, iflas idarememurlarının tamamının Fonun gösterdiğiadaylardan oluştuğunun açık olduğu; Yargıtay23. HD'nin 2015/7876 Esas, 2016/656 Karar sayılı kararındadeğinildiği üzere; TMSF, iflas idaresi görev ve yetkilerinihaiz olarak iflas tasfiyesini yürüttüğüne göre,bu sıfatla düzenlenen sıra cetvelinin de TMSF'nin kamugücüne dayalı olarak Bankacılık Kanunu uyarıncatek yanlı olarak aldığı idari karara dayalı birişlemi olduğu; İflas idaresinin İİK'ndaki haizolduğu yetkileri TMSF'nin sahip olması, bu hükümlerdenyararlanması bu sonucu değiştirmediği; buna göretüzel kişiliği haiz Fon tarafından İİKhükümlerinden yararlanılarak düzenlenen ve idari işlemniteliğinde bulunan sıra cetvelinin dava konusu edilmesi, davalımüflis banka iflas idaresinin TMSF adına tasfiyeyiyürütmesi, gerçek hasmın TMSF olması, bu cetveldedavacının alacağı ile ilgili alınan kararıniptalini amaçlayan davacının, alacağınınbulunup bulunmadığı, alacağı varsa cetvelindavacı alacağı ile ilgili kısmının iptali ileilgili inceleme yapıp karar vermenin Adli Yargının görevidahilinde olmaması, anılan kararın iptali üzerine idareceyeni bir karar alınarak davacının alacağınıncetvele kayıt ve kabulüne karar verileceğigözetildiğinde Yargıtay 23. HD'nin 05.06.2014 tarih ve 1112 E.,4346 K; 06.2015 tarih ve 2014/5898 E., 2015/4495 K.; 23.06.2015 tarih ve2014/8060 E., 2015/4819 K., 26.05.2015 tarih ve 2014/10826 E., 2015/6184 K.sayılı ilamları) davanın idari yargınıngörev alanında bulunduğu gerekçesiyle davanın usuldenreddine ilişkin ilk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlikbulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurusununHMK'nun 353/1 b.l maddesi gereğince esastan reddine karar vermiş, bukarar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi : 23.12.2019 gün veE:2019/3292, K:2019/5500 sayı ile,dosyadaki yazılara, kararındayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerintakdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin tümtemyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunanhükmün onanmasına karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle idari yargı yerindedava açmıştır.
İSTANBUL 10. İDARE MAHKEMESİ: 28.2.2020 günve E:2020/221 sayı ile, dava konusu uyuşmazlığın;iflas eden Asya Katılım Bankası A.Ş'ninalacaklısı olan davacı tarafından, bankada bulunanalacağının iflas masasına kaydına yöneliktalebinin kısmen reddine dair olduğu, bu kabil alacaklar içinözel bir düzenleme yapılmışsa da, işlemintesisinde 5411 sayılı Bankacılık Kanunu hükümleriyanısıra İcra ve İflas Kanunu hükümlerinin detatbik edildiği gerçeğini değiştirmeyeceği,keza İflas İdaresi memurlarının yetki ve görevleriniİflas Müdürlüğü adınayürüttükleri, kamusal alanda alınmış bir karardanziyade yapılan rejim kapsamında bir karar niteliğindeolduğunun kabulü gerektiğinden, uyuşmazlığınçözümünün adli yargı mercilerine aitolduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle,uyuşmazlığın görüm veçözümü adli yargı merciilerinin görevalanına girdiği sonucuna varıldığından, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi'nin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 15. ve 19. maddeleriuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesineve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceyekadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Birol SONER, Hava AYDINLI, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan22.06.2020 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, idari yargı dosyası ile birlikteadli yargı dosyası da temin edilmek sureti ile 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesinde öngörülen şekildebaşvurulduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, adli veidari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimGülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, Müflis Asya Katılım Bankası A.Şhesabında 49.859,00 USD mevduatı olup, iflasınaçıldığı tarihteki kura göre 193.507,76-TL'ninalacağın iflas masasına kaydı için taleptebulunduklarını, ancak iflas idaresince alacağın22.186,19-TL kadarının reddedildiğinden bahislealacağın tamamının iflas masasına kaydınınyapılması istemiyleaçılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Müflis AsyaKatılım Bankası A.Ş'nin müşterisi olanmüvekkili davacı tarafından, anılan bankada bulunan49.859,00 USD (192.739,93 TL) tutarlı alacağının iflasmasasına kaydedilmesi istemiyle yapmış olduğubaşvurunun İstanbul 1. İflasMüdürlüğü'nün 2017/14 E.sayılıdosyasına 192 kayıt numarasıyla kaydedildiği ve İflasİdaresince alacağın 170.553,74 TL olarak kabul edilerek,22.186,19 TL'lik kısmının reddedildiğinden bahisle,İflas İdaresinin yapmış olduğu kayıtişleminin iptali ile İstanbul 1.İflasMüdürlüğü'nün 2017/14 Esas sayılıdosyasında alacağının 193.507,76 TL olarak kabul edilerekdüzeltilmesine karar verilmesi istemiyle davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun "Faaliyetizninin kaldırılması veya Fona devir"başlıklı 71. maddesinde; "Denetlemeler sonucunda birbankayla ilgili olarak;
a) Bu Kanunun 70 inci maddesi kapsamında alınmasıistenen tedbirlerin Kurul tarafından verilen süre içerisindeya da her halükârda en geç oniki ay içinde kısmenya da tamamen alınmaması ya da bu tedbirleri kısmen veya tamamenalmış olmasına rağmen, malî bünyesiningüçlendirilmesine imkân bulunmadığı veya butedbirler alınmış olsa dahi malî bünyesiningüçlendirilemeyeceğinin tespit edilmesi,
b) Faaliyetine devamının mevduat ve katılım fonusahiplerinin hakları ve malî sistemin güven ve istikrarıbakımından tehlike arz ettiğinin ortayaçıkması,
c) Yükümlülüklerini vadesinde yerinegetiremediğinin tespit edilmesi,
d) Yükümlülüklerinin toplam değerininvarlıklarının toplam değerini aşması,
e) Hâkim ortaklarının veya yöneticilerinin, bankakaynaklarını, bankanın emin bir şekildeçalışmasını tehlikeye düşürecekbiçimde doğrudan veya dolaylı veya dolanlı olarak kendilehlerine kullanması veya dolanlı olarak kaynakkullandırması ve bankayı bu suretle zarara uğratması,
Hâllerinden bir veya birkaçınınvarlığı durumunda Kurul, en az beş üyesinin aynıyöndeki oyuyla alınan kararla bankanın faaliyet izninikaldırmaya ya da kredi kuruluşunun temettü hariçortaklık hakları ile yönetim ve denetimini, zararın mevcutortakların sermayesinden indirilmesi kaydıyla kısmen veyatamamen devri, satışı veya birleştirilmesi amacıylaFona devretmeye yetkilidir.
Faaliyet izni kaldırılan kredi kuruluşları buKanunda yer alan hükümlere göre, kalkınma veyatırım bankaları ise genel hükümlere göretasfiye edilir.
Bu madde kapsamında alınan Kurul kararları ResmîGazete’de yayımlanır. Yayım tarihi ilgililerbakımından tebliğ tarihi olarak kabul edilir."hükmüne yer verilmiştir.
23.2.2007gün ve 26443 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren Faaliyet İzni KaldırılanBankalardaki Sigortalı Mevduat ve Sigortalı Katılım FonununÖdenmesi ile Bu Bankaların İflas ve Tasfiyesineİlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik'in 13.maddesinin 1. fıkrasında "Ödenen sigortalı mevduat vesigortalı katılım fonu için, Hukuk İşleri DaireBaşkanlığının görüşü dealınarak Tasfiye Dairesi Başkanlığınınönerisi ile banka hakkında doğrudan doğruya iflas talebindebulunulmasına Fon Kurulu tarafından karar verilir."hükmü yer almaktadır.
5411 sayılı Kanun'un "Fona devredilen bankalar ileilgili hükümler" başlıklı 107. maddesinde;"Fon, bu Kanunun 71 inci maddesi hükümlerine göreortaklarının temettü hariç ortaklık hakları ileyönetim ve denetimi kendisine devredilen bankalarla ilgili yetkilerinimaliyet etkinliğini sağlama ve malî sistemin güven veistikrarını koruma ilkeleri doğrultusunda kullanır.
Fon, bu Kanunun 71 inci maddesi hükümlerine göreortaklarının temettü hariç ortaklık hakları ileyönetim ve denetimi kendisine devredilen bankanın faaliyetlerini FonKurulunca belirlenecek süre ile geçici olarak durdurmaya ve/veyadevir tarihi itibarıyla düzenlenecek bilançosunu esas almaksuretiyle;
a) Uygun göreceği aktiflerini, teşkilatını veaksine talebi olmayan personeli ile devir tarihi itibarıyla mevduat bankalarıbakımından mevduat toplamları en yüksek beş bankacauygulanan faiz oranları ortalamasını, katılımbankaları bakımından katılım fonu toplamları enyüksek üç bankaca uygulanan getiri oranlarıortalamasını geçmemek üzere işlemiş faiz vegetirileri ile birlikte sigortaya tâbi tasarruf mevduatı vekatılım fonlarını ve pasifte yer alankarşılık kalemlerini, kurulacak bir bankaya ya da mevcutbankalardan istekli olanlara devretmeye ve aktif ve pasifi kısmen veyatamamen devredilen bankanın faaliyet izninin kaldırılmasınıKuruldan istemeye,
b) Hisselerine sahip olmak kaydıyla ve sigorta kapsamındakimevduat ve katılım fonu tutarını aşmamakkoşuluyla malî yardım sağlamaya ve kendisine intikal edenhisseleri temsil eden sermayeye karşılık gelen zararlarıdevralmaya,
c) Devralınacak zararlar sonucunda hisselerinin tamamınasahip olunamaması hâlinde, zararın ödenmiş sermayetutarından düşülmesi suretiyle hesaplanacak sermaye esasalınmak üzere bulunacak hisse bedelinin Fon Kurulunca belirleneceksüre içinde banka hissedarlarına ödenmesikarşılığında hisselerini devralmaya,
d) Faaliyet izninin kaldırılmasını Kuruldanistemeye,
Yetkilidir.
Devralınan zararlara istinaden yapılacak ödemelerinkarşılığını temsil eden hisseler, üzerindekiher türlü hak ve takyidattan arî olarak Fona intikal eder.
Hakkında bu maddenin ikinci fıkrasının (a) bendihükümleri uygulanan bankanın devredilen aktiflerinintoplamının devredilen pasiflerinin toplamınıkarşılamaması hâlinde aradaki fark sigortakapsamındaki mevduat ve katılım fonu tutarınıaşmamak kaydıyla Fon tarafından ödenir. Bu halde vehakkında bu maddenin ikinci fıkrasının (a) bendihükümleri uygulanan bankanın faaliyet iznininkaldırılması durumunda bu Kanunun 106 ncı maddesinin ikincive 109 uncu maddesinin üçüncü fıkraları uygulanmaz.Bu Kanunun 106 ncı maddesine göre iflas masaları kurulmasıhâlinde, Fon ödediği tutar kadar iflas masasına 2004sayılı İcra ve İflas Kanununun 206 ncı maddesinde yeralan üçüncü sırasındaki tüm imtiyazlıalacaklılardan önce, ancak Devletin ve sosyal güvenlikkuruluşlarının 6183 sayılı Kanun kapsamındakialacaklarından sonra gelmek üzere imtiyazlı alacaklısıfatıyla iştirak eder.
Fon, hisselerinin çoğunluğu veya tamamı kendisineintikal eden bankanın;
a) Gerektiğinde malî ve teknik yardım da sağlamaksuretiyle, varlık ve yükümlülüklerini kısmen veyatamamen, mevcut bankalardan istekli olanlara ya da kurulacak bir bankayadevretmeye veya bankayı istekli olan başka bir bankaylabirleştirmeye,
b) Fon Kurulunca gerekli görülen hallerlesınırlı olmak üzere, malî bünyeningüçlendirilmesi ve yeniden yapılandırılmasıiçin gerektiğinde;
1) Sermayesini artırmaya,
2) Zorunlu karşılık ve umumi disponibiliteyükümlülüklerinden kaynaklanan cezaî faizlerinikaldırmaya,
3) İştirak, gayrimenkul ve diğer aktiflerini satınalmaya veya bunları teminat olarak alıpkarşılığında avans vermeye,
4) Likidite ihtiyacını gidermek üzere mevduat koymaya,
5) Alacaklarını veya zararlarını devralmaya,
6) Varlık ve yükümlülükleri ile ilgili hertürlü işlemi yapmaya ve nakde tahvilini sağlamaya,
c) Sahip olduğu aktifleri iskonto uygulayarak veya sair suretlerleüçüncü kişilere satmaya ve gerekligöreceği her türlü tedbiri almaya,
d) Hisselerini bu Kanunun 7 ve 8 inci maddelerindekihükümlere istinaden Kuruldan izin alınmak kaydıyla ve FonKurulu tarafından belirlenecek usûl ve esaslar dahilindeüçüncü kişilere devretmeye,
Yetkilidir.
Bu madde hükümlerine göre yapılan devirişlemlerinde alacaklı ve borçluların rızasıaranmaz.
71 inci madde kapsamında temettü hariç ortaklık haklarıile yönetim ve denetimi kendisine devredilen bankaların, malîbünyelerinin güçlendirilmesi, yenidenyapılandırılması, devri, birleştirilmesi vesatışı ile ilgili süreç devrinyapıldığı tarihten itibaren en geç dokuz aylıkbir süre içerisinde tamamlanır. Fon Kurulu kararı ile busüre üç ayı geçmemek üzere uzatılabilir.Bu süre içinde devir, birleşme veya satışıntamamlanamamış olması hâlinde Fonun talebi üzerineKurul bankanın faaliyet iznini kaldırır." hükmüyer almaktadır.
5411 sayılı Kanun ile yürürlüktenkaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 16. maddesinin4. Fıkrasında; "İflas kararı alınmasıhalinde Fon, iflas masasına imtiyazlı alacaklısıfatıyla iştirak eder ve bu Kanunun uygulanması ilesınırlı olmak üzere 2004 sayılı İcra veİflas Kanununda yazılı iflas dairesi ve alacaklılartoplantısı ile iflas idaresi görev ve yetkilerine de sahipolarak bankayı anılan Kanun hükümleriçerçevesinde tasfiye eder." denilmiştir.
5411 sayılı Kanun'un "Faaliyet iznininkaldırılması" başlıklı 106. maddesinin 5.fıkrasında "Yönetim ve denetimi Fona intikal eden bankahakkında iflas kararı verilmesi hâlinde Fon, iflasmasasına 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 206ncı maddesinde yer alan üçüncü sıradakitüm imtiyazlı alacaklılardan önce, ancak Devletin ve sosyalgüvenlik kuruluşlarının 6183 sayılı Kanunkapsamındaki alacaklarından sonra gelmek üzere imtiyazlıalacaklı sıfatıyla iştirak eder. Fon, bu Kanununuygulanması ile sınırlı olmak üzere 2004sayılı İcra ve İflas Kanununun 166 ncı, 218 inci, 219uncu, 223 üncü, 234 üncü, 236 ncı, 249 uncu, 251 incive 254 üncü maddelerindeki yetki ve görevler hariç olmaküzere iflas dairesi, alacaklılar toplantısı ve iflasidaresi görev ve yetkilerine sahip olarak bankayı tasfiye eder."hükmüne yer verilmiştir.
Görüldüğü üzere, mülga 4389sayılı Kanun'da; iflas kararı alınması halinde Fon'unbu Kanunun uygulanması ile sınırlı olarak İcraİflas Kanunu'nda yazılı iflas dairesi ve alacaklılar toplantısıile iflas idaresi görev ve yetkilerine de sahip olarak bankayıanılan Kanun hükümleri çerçevesinde tasfiyeedeceği belirtilmişken 5411 sayılı Kanun'da bu yetkininkapsamı daraltılarak İcra ve İflas Kanununun 166 ncı,218 inci, 219 uncu, 223 üncü, 234 üncü, 236 ncı, 249uncu, 251 inci ve 254 üncü maddelerindeki yetki ve görevlerhariç olmak üzere iflas dairesi, alacaklılartoplantısı ve iflas idaresi görev ve yetkilerine sahip olarakbankayı tasfiye edebileceği belirtilmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun"İflas masası" başlıklı 184. maddesinde;"İflas açıldığı zamanda müflisinhaczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun birmasa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur.İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçenmallar masaya girer.
Müflis namına gelen mektuplar iflas idaresi tarafındanaçılır ve sair mevrudelerin de masaya gönderilmesi postaidaresine bildirilir" hükmüne;
Aynı Kanunun "iflas idaresi ve iflas dairesininvazifeleri" başlıklı 223. maddesinde "İflasidaresi üç kişiden oluşur. Toplananalacaklıların yapacağı seçimde, bu sayınıniki katı, bu konuda yeterli bilgi ve tecrübeye sahip kişi adaygösterilir. Bu adaylardan dört adedi alacak tutarına göreekseriyeti teşkil edenlerce, iki adedi ise alacaklılarsayısı itibariyle ekseriyeti teşkil edenlerce seçilir veicra mahkemesine bildirilir. İcra mahkemesi, iflas idaresini teşkiledecek üç kişiden ikisini alacak ekseriyetine sahipolanların gösterdiği dört aday, birini ise alacaklıekseriyetinin gösterdiği iki aday arasından seçer.
Tasfiye, iflas dairesince, yukarıdaki fıkraya göreteşkil edilen iflas idaresine havale olunur.
(Değişik üçüncü fıkra:17/7/2003-4949/54 md.) İflâs idaresi toplantıları, idarememurlarının veya herhangi bir alacaklının gündembelirlemek suretiyle yapacağı talep üzerine iflâs dairesimüdürünün toplantı gününden en az yedigün önce göndereceği çağrı üzerineyapılır. İflâs idaresi, kararlarınıçoğunlukla alır; ancak toplantıya her üçiflâs idare memurunun da katılmaması hâlinde iflâsdairesi müdürü iflâs idaresinin göreviniyüklenir ve iflâs idaresi adına tek başına kararalır. Toplantıya iflâs idaresi memurlarından birinin veyaikisinin iştiraki hâlinde iflâs dairesi müdürüde bu toplantıya katılır. Karar alınamamasıhâlinde iflâs dairesi müdürünün oyudoğrultusunda işlem yapılır. İflâs masasınaalacaklı olarak müracaat eden alacaklılar, tebligataelverişli adres göstermek ve Adalet Bakanlığıncaçıkarılacak tarifede gösterilecek yazı vetebliğ masrafları için avans vermek suretiyle iflâsidaresince alınacak kararların kendilerine tebliğiniisteyebilirler. Bu muameleyi yaptırmış alacaklılarhakkında iflâs idare memurunun kararlarına karşıkanun yolları kendilerine tebliğ tarihinden itibaren işlemeyebaşlar.
İflas idaresine, Adalet Bakanlığıncahazırlanan ve iki yılda bir yenilenen ücret tarifesine göreücret ödenir.
İflas idaresi iflas dairesinin murakabesi altındadır. Buhalde iflas dairesi aşağıdaki görevleri yerine getirir:
1. Alacaklılar toplantısının kararlarına,alacaklıların menfaatine uygun görmediği bütüntedbirlere ve idarece kabul edilen alacaklar ile istihkakiddialarının kabulüne dair olan kararlardan kanuna ve hadiseyeuygun görmediklerine yedi gün içinde icra mahkemesinemüracaatla itiraz etmek
2. İflası idare edenlerin ücretleriyle masraflarıda dahil olmak üzere hesap pusulalarını icra mahkemesinin tasdikinearz etmek." hükmüne;
"İflas idaresinin vazifesi" başlıklı 226.maddesinin 1. fıkrasında "Masanın kanuni mümessiliiflas idaresidir. İdare masanın menfaatlerini gözetmek vetasfiyeyi yapmakla mükelleftir. " hükmüne;
"İflas idaresinin vazife ve mes'uliyeti"başlıklı 227. maddesinde; "8 inci maddenin bir ve ikincifıkraları ve 9,11,16 ve 359 uncu maddelerin icra dairelerine aithükümleri iflas idaresi hakkında da uygulanır. (Ekcümle: 28/2/2018-7101/9 md.) İflâs idaresi, iflâsmasasına kabul edilen alacaklılara, talepleri hâlindeiflâs tasfiyesinin seyri ile müteakip işlemlerin planı vetakvimi hakkında bilgi vermekle yükümlüdür.
(Ek ikinci fıkra: 9/11/1988-3494/46 md.; Mülga:2/3/2005-5311/28 md.)
İcra mahkemesi, iflas idaresi üzerinde gözetim yetkisinesahip olup gerektiğinde iflas idaresini teşkil edenleringörevine son verebilir. İcra mahkemesi, görevine son verilenveya istifa edenin yerine, önceki adaylar arasından 223üncü maddedeki esaslar dairesinde yenisini seçer.
İflas idaresini teşkil edenler kusurlarından ileri gelenzarardan sorumludurlar. Bu davalara adliye mahkemelerinde bakılır.
İflas idaresini teşkil edenler Türk Ceza Kanunununuygulanmasında memur sayılırlar." hükmüne;
"Alacaklılar sıra cetvelinin müddet veşekli" başlıklı 232. maddesinde "Alacaklarınkaydı için muayyen müracaat müddeti geçtiktensonra ve iflâs idaresinin seçilmesinden itibaren en geç ikiay içinde iflâs idaresi tarafından 206 ncı ve 207 ncimaddelerde yazılı hükümlere görealacaklıların sırasını gösteren bir cetvelyapılır ve iflâs dairesine bırakılır. Zorunluhâllerde iki ayın hitamından önce iflâs idaresininicra mahkemesine başvurması hâlinde icra mahkemesi bir defayamahsus olmak üzere bu süreyi en çok iki ay daha uzatabilir.Süresi içinde sıra cetvelinin verilmemesi hâlindeiflâs dairesinin durumu icra mahkemesine intikal ettirmesi üzerineiflâs idaresi üyelerinin vazifesine son verilir ve sebketmişhizmetleri için kendilerine bir ücret tahakkuk ettirilmez. Mahkeme ayrıcabu üyelerin bir yıldan az olmamak ve üç yılıgeçmemek kaydıyla herhangi bir iflâs idaresinde görevalmalarını yasaklayabilir, bu karar kesindir."hükmüne;
"Alacaklılar sıra cetveli, ilan ve ihbar"başlıklı 234. maddesinde; "(Değişik birincifıkra: 6/6/1985-3222/29 md.) İflas idaresi sıra cetvelini iflasdairesine verir ve alacaklıları 166 ncı maddenin 2 ncifıkrasındaki usule göre ilan yoluyla haberdar eder.
İddialarının tamamı veya bir kısmıreddedilen yahut iddia ettikleri sıraya kabul edilmiyen alacaklılaradoğrudan doğruya haber verilir." hükmüne;
Aynı Kanunu'nun "Sıra cetveline itiraz veneticeleri" başlıklı 235. maddesinin 1.fıkrasında "(Değişik: 9/11/1988-3494/49 md.) Sıracetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş güniçinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine davaaçmaya mecburdurlar. 223 üncü maddeninüçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Budavaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikincialacaklılar toplantısına katılıp katılmamasıve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddeninaltıncı fıkrasına kıyasen onbeş günzarfında karar verir." hükmüne yer verilmiştir.
5411 sayılı Kanun'un "Fon alacaklarının takipve tahsiline ilişkin yetki ve usuller" başlıklı 132.maddesinin 9. fıkrasında "Bu Kanunun 107 nci maddesiuyarınca devralınan alacaklar nedeniyle Fona borçluolanların iflası hâlinde 2004 sayılı İcra veİflas Kanununun 221 inci maddesindeki iflas bürosu Fon temsilcisininkatılımıyla teşekkül eder. 2004 sayılıİcra ve İflas Kanununun 223 üncü maddesindeki iflasidaresinin, Fonun talep etmesi hâlinde üyelerinden en az biri, Fonungöstereceği iki kat aday arasından icra tetkik merciitarafından seçilir. Fon, alacağının tahsilibakımından gerekli görürse iflas idaresinin en az ikiüyesinin önereceği iki katı aday arasındanseçilmesini talep etmeye yetkilidir. Bu durumda, icra tetkik merciiiflas idaresinin asgarî iki üyesini Fonun önereceğiadaylar arasından seçer. Fon bir üye seçtirmişseicra tetkik mercii diğer bir üyeyi alacak tutarı itibarıylaçoğunlukta olanların göstereceği iki adayarasından, bir üyeyi de alacaklı sayısıitibarıyla çoğunlukta olanların göstereceğiadaylar arasından seçer. Fon iki üye seçtirmişse,diğer bir üye icra tetkik mercii tarafından alacaklısayısı itibarıyla çoğunlukta olanlarıngöstereceği iki aday arasından seçilir."denilmiştir.
Somut olayda, Asya Katılım Bankası A.Ş.'nin,Bankacılık Düzenleme Denetleme Kurulunun kararı ile 5411sayılı Kanun uyarınca Fona devredildiği, İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.11.2017 tarihli kararı ile 5411sayılı Kanun uyarınca söz konusu Bankanıniflasına karar verildiği, 2004 sayılı Kanun gereğiüç kişiden oluşan ve üyeleri gösterilen adaylararasından icra tetkik merciince seçilen Müflis AsyaKatılım Bankası A.Ş. İflas İdaresincedavacının öne sürdüğüalacağının iflas masasına kaydı talebininreddedildiği anlaşılmış olup bu kapsamdaaçılan davada müflis bankanın 5411 sayılı Kanunuyarınca Fon'a devredilmesi, 5411 sayılı Kanun'un 106.maddesinin 5. fıkrasında Fon'un yetki ve görevlerine getirilensınırlamalar, 2004 sayılı Kanun'un 235. maddesinin 1.fıkrasının sıra cetveline itiraz ile ilgili davalarıniflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine davaaçılacağına dair hükmü,üyelerigösterilen adaylar arasından icra tetkik merciinceseçilen müflis bankanın iflas idaresinin dava konusuişleminin idare hukuku kapsamında "idari işlem" olaraknitelendirilemeyeceği hususları bir aradadeğerlendirildiğinde davanın görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, İstanbul 10. İdare Mahkemesi'ninbaşvurusunun kabulü ile İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nceverilen 28.12.2018 gün ve E:2018/526, K:2018/1431 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul10. İdare Mahkemesi'nin başvurusunun kabulü ile İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.12.2018 gün ve E:2018/526,K:2018/1431sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,22.06.2020 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Birol Hava
DURSUN BOZER SONER AYDINLI
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy