T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 265
KARAR NO : 2020 / 380
KARAR TR : 22.6.2020
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı
: R. B.
Vekilleri : Av. S. K., Av.E.T.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av.G.Ç.Ü.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; 03.11.2017tarihinde müvekkiline ait olan ve B.B.' nin sevk ve idaresindeki 27 …222 plakalı araca, araç Gaziantep-Osmaniye istikametinde seyirhalindeyken, farklı biçim ve ebatlardaki demirparçalarının çarptığını, çarpmanınetkisiyle aracın savrulmaya başladığını vearaçta büyük çapta maddi hasar oluştuğunu,araç sürücüsünün basit tıbbi müdahaleile giderilemeyecek derecede yaralandığını, trafikkazası tespit tutanağına göre sürücününherhangi bir kusurunun bulunmadığını; yolun emniyetlekullanılmasını sağlamakla sorumlu olan davalıidarenin, kazanın meydana gelmesinde kusur vesorumluluğunun bulunduğunu ifade ederek; fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla uğranılan zararakarşılık şimdilik 1.000 TL'nin idareye başvurutarihi olan 28.12.2017 tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birliktedavalı idareden tahsili istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
GAZİANTEP2.İDARE MAHKEMESİ: 29.1.2018 gün ve E:2018/76, K:2018/108sayı ile, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1., 2.,10., 19.1.2011 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. ve geçici 21. maddesihükmüne; ayrıca 2918 sayılı Kanunun 110.maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesinin iptalistemini reddettiği 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararına yer verdikten sonra; “(…) Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları; şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 05.11.2012 gün ve E:2012/144,K:2012/224 sayılı ile 01.04.2014 gün ve E:2014/280, K:2014/325sayılı kararları da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle; İdari Yargılama Usulü Yasasının 15/1-a.maddesi hükmü uyarınca davanın görevyönünden reddine…” kesin olarak karar verilmiş ve bukarar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydı 65.000,00 TL’nin başvurutarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davalı idaredentahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
Gaziantep7.Asliye Hukuk Mahkemesi: 7.6.2018 gün ve E: 2018/109, K:2018/329sayı ile, “(…) Davanın davacının trafikkazası sonucu yaralanması nedeniyle açılan maddi tazminatdavası olduğu, davacı tarafça davalı kurumun hizmetkusuruna dayanarak kusurlu ve sorumlu olduğu iddiasıyla davanınaçıldığı anlaşıldı.
GaziantepBölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin son tarihli kararlarındada belirtildiği üzere; Karayollarına ilişkin hizmetlerinyürütülmesi bir kamu hizmeti olup, bu nedenle doğacakzararlardan davalı Belediye Başkanlığınınsorumluluğunun dayanağı ise hizmet kusurudur. İdariYargılama Usulü Hakkındaki Kanunun 2. maddesi uyarıncaDavalı idare aleyhine hizmet kusuruna dayanarak açılacakdavaların Yerleşik Yargıtay içtihatlarıuyarınca da tam yargı davası olarak İdari Yargıyerinde açılması gerekmektedir. Bu nedenle adli yargıyolunun caiz olmaması nedeniyle davanın 6100 sayılı HMKmadde 114/1-b ve 115 uyarınca dava şartı yokluğundanusulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekildehüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın6100 sayılı HMK 114/1-b ve 115/2 uyarınca yargı yolununcaiz olmaması nedeniyle usulden reddine…” karar vermiş,istinaf yoluna gidilmesi üzerine;
GaziantepBölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi: 21.10.2019 gün veE:2018/1667, K:2019/1912 sayı ile, “(…) HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenineilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan incelemesonunda;
Davaya konuolayın davalı idarenin bakım ve onarımından sorumluolduğu yoldaki kusurdan (hizmet kusuru)kaynaklandığının ileri sürüldüğü,buna göre ilk derece mahkemesince davalı Karayolları GenelMüdürlüğü yönünden davanın idariyargı yerinde açılması ve görülmesigerektiği gözetilerek açılan davanın yargı yoluyönünden reddine karar verilmesinde usul ve yasayaaykırılık yoktur.
Ancak dosyayasunulan Gaziantep 2. İdare Mahkemesinin 29.01.2018 tarih, 2018/76 E-2018/108 K. sayılı ilam örneğinden davanın dahaönce idari yargıda açıldığı ve adliyargının görevli olduğuna dair karar verildiği,söz konusu kararın kesin olarak verildiğigörülmektedir.
Bu durumdamahkemece öncelikle idari yargıda görülen dava dosyasıgetirtilmeli ve işbu dava dosyasındaki yargılamayıdurdurmak suretiyle (2247 sayılı UMK m. 19/1), her iki dosyanınkül halinde yargı yolu uyuşmazlığınınçözümlenmesi amacıyla Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesi sağlanmalı daha sonrasında daUyuşmazlık Mahkemesi'nin kararı beklenilerek sonucuna görekarar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekildekarar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derecemahkemesi kararının HMK'nun 353/1-a,4. maddesi uyarıncakaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacıvekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
1-Gaziantep7. Asliye Hukuk mahkemesinin 07.06.2018 tarih, 2018/109 esas, 2018/329 kararsayılı kararının HMK'nun 353/1-a.4. maddesi uyarıncaKALDIRILMASINA,
2-Dosyanındavanın yeniden görülmesi için MAHALLİNEİADESİNE…”HMK'nun 353/1-a,4 maddesi uyarınca kesinolarak karar vermiştir.
GAZİANTEP7.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 11.2.2020 gün ve E:2019/354 sayıile, “(…) G.D:
1 -Gaziantep2. İdare mahkemesinin 2018/76 E. ve 2018/108 K. Sayılıdosyasının fiziken istenilmesine,
2-İdaremahkemesi kararının dosyasının dosyamız arasındacelbi halinde yargı yolu uyuşmazlığınınçözülmesi için dosyaların uyuşmazlıkmahkemesine gönderilmesine, uyuşmazlık mahkemesi kararınınsonucunun beklenilmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan 22.6.2020 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
Olaykısmında belirtildiği üzere, tarafları, konusu vesebebi aynı olan davada; idari yargı yerince adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle verilmiş vekesinleşmiş bir görevsizlik kararından sonra davayıinceleyen adli yargı yerinin verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir.
2247sayılı Yasanın 19. maddesindeki “Adli ve idari yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayanveya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararıveren merciin görevli olduğu kanısına varırsa,gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işinincelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değinerteler.” hükmüne göre ise, ikinci yargı yeri, davayabakma görevinin daha önce görevsizlik kararı verenyargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar iledoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daiçermesi gerekir.
Olayda, idariyargı yerince adli yargı yerinin görevli olduğugerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlikkararından sonra adli yargı yerince, Bölge Adliye Mahkemesininkararı doğrultusunda görevsizlik kararı verilmeklebirlikte; Uyuşmazlık Mahkemesine 2247 sayılı Yasanın19. maddesi kapsamında yapılan başvuru kararında, herhangibir gerekçeye yer verilmediği görülmüştür.
Buhaliyle, her ne kadar 2247 sayılı Yasa’daöngörülen yönteme uymamakta ise de, Asliye HukukMahkemesi’nce yapılan başvurunun 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesi kapsamında olduğununkabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesi’nin önünegelmiş bulunan görev uyuşmazlığınınçözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisinegerekse Uyuşmazlık Mahkemesi’nin kuruluş amacınauygun olacağından, görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda seyirhalindeyken meydana gelen trafik kazası nedeniyle oluştuğu ilerisürülen zararın, davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığındanbahisle tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağıbelirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri” başlıklı7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır: a) Yapım ve bakımdan sorumlu olduğukarayollarında can ve mal güvenliği yönünden gereklidüzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak vealdırmak, b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek, c) (Mülga:17/10/1996-4199/47 md.) d) Trafik vearaç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek, f) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veyaaldırmak, g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h) Yetkilibirimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizisonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak, i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.) j)(Değişik: 17/10/1996-4199/5 md.) Trafik zabıtasınıngörev ve yetkileri saklı kalmak üzere Bu Kanunun13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerine aykırıhareket edenler hakkında suç veya ceza tutanağıdüzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kuralihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve gerekliişlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek, k)(Ek:18/10/2018-7148/14 md.) Bu Kanunun 31 ve 49 uncu maddeleri kapsamındatakoğraf ve çalışma-dinlenme süreleriyönünden karayolları denetim istasyonlarında denetim yapmakve trafik idari para cezası karar tutanağı düzenlemek, l)(Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Otoyolların habitatlarıböldüğü yerlerde Doğa Koruma ve Milli Parklar GenelMüdürlüğünün görüşünüalarak yaban hayvanlarının geçişlerine izin verecekmenfez, ekolojik köprü ve benzeri tesisleri yapmak, m)(Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Otoyollarda yaban hayvanlarındankaynaklanacak trafik kazalarını önlemek maksadı ile kafestel çit yapmak, n)(Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Yaban hayvanlarının muhtemel yaşamalanlarının bulunduğu bölgelerdeki karayollarındauyarıcı levhalara yer vermek, o) BuKanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır. (Son fıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16md.)” hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; 03.11.2017tarihinde davacıya ait olan ve B.B.' nin sevk ve idaresindeki 27 …222 plakalı aracın Gaziantep-Osmaniye istikametinde seyirhalindeyken, farklı biçim ve ebatlardaki demirparçalarının araca çarptığı,çarpmanın etkisiyle aracın savrulmayabaşladığı ve araçta büyük çaptamaddi hasar oluştuğu; bu kazanın oluşumunda idarenin hizmetkusuru olduğundan bahisle tazminat ödenmesi istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır. 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’daadli ve idari yargı ayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’ninkararı esas alınır.” denilmektedir. AnayasaMahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsigeçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Gaziantep 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin11.2.2020 gün ve E:2019/354 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Gaziantep 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.2.2020gün ve E:2019/354 sayılı BAŞVURUSUNUNREDDİNE, 22.6.2020 gününde Üye Ahmet ARSLAN'ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞI OY İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.22.6.2020 ÜYE Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy