T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 336
KARAR NO : 2020 / 383
KARAR TR : 22.6.2020
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Z.Z./G.
Vekil leri : Av. S. K.-Av.G. T.
Davalı : Marmaris BelediyeBaşkanlığı
Vekil i : Av. S.Ç.K.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; dava dışısürücü E. D.’ın yine dava dışı Ö.Dekorasyon İnş.San ve Tic.Ltd.Şti.ne ait 48….363plakalı kamyonetle, 14.05.2008 tarihinde, Marmaris ilçesi, KenanEvren Bulvarı üzerinden Turban kavşağı istikametineseyir halindeyken, Tropikal Oteli önüne geldiğinde, yolunsağından ve yaya kaldırımı üzerindenkarşı tarafa geçmek isteyen müvekkiline aracınsağ aynası ile çarparak yaralanmasına nedenolduğunu; Adli Tıp Kurumu raporuna göre dava dışısürücünün kazada % 25, müvekkilinin % 25, davalıidarenin % 50 kusurlu olduğunu; kaza sonucu müvekkilinin solgözünün hiç görmediğini, sağgözünün ise flu görür olduğunu, yine bu kazanedeniyle denge bozukluğu meydana geldiğini; kazanınoluşumunda yaya için uyarı ve bilgi levhalarınıyerleştirmeyen, olay yerinin özelliklerini belirten gerekliuyarı ve bilgi işaretlemelerini uygun yerlere koymayan davalıidarenin kusuru bulunduğunu ifade ederek; fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla, 615,16.-TL. iyileşme gideri,3.103,80.-TL.geçici iş göremezlik zararı, 50.564,12.-TL.iş göremezlik zararı olmak üzere toplamda;54.283,80-TL’nin kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıidareden tahsili istemiyle 11.3.2014 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
KÖYCEĞİZASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 1.3.2016 gün ve E:2014/62, K:2016/59sayı ile,”(…) İddianın ilerisürülüş şekline göre somut davada hizmet kusurunadayanılmıştır. Az yukarıda yer verilen Yargıtay17. Hukuk Dairesi'nin kararlarında vurgulandığı üzereKarayolları Trafik Kanunu 10. maddesine göre gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmak ve Belediyeler Kanunu’nun 15. maddesi uyarınca, kanunlarınbelediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiğibütün işleri yürütmek belediyelerin görevleriarasındadır. Belediyelerin bu mecburi kamu görevidolayısıyla meydana gelen zararlar, hizmet kusuru sonucudoğmuş zararlardan sayılacağından, bu tür tazminatdavalarının çözümlenme yerinin de idari yargımercii olduğu kuşkusuzdur. Açıklanan nedenlerdedavanın yargı yolu nedeniyle usulden reddine karar vermekgerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurmakgerekmiştir.
HÜKÜM:
Gerekçesiyukarıda açıklandığı üzere;
1-Yargıyolu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 114/1-b maddesi yollaması ileHMK'nun 115/2. maddesi uyarınca davanın dava şartıyokluğu yönünden usulden REDDİNE…” kararvermiş, temyiz yoluna gidilmesi üzerine Yargıtay 4.HukukDairesi: 26.9.2018 gün ve E:2018/1356, K:2018/5665 sayı ile, temyizitirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmünonanmasına karar vermiş, karar düzeltme yolunabaşvurulması üzerine Yargıtay 4.Hukuk Dairesi: 6.11.2019gün ve E:2019/743, K:2019/5044 sayı ile, HUMK’nun 440/III-3.maddesi uyarınca Yargıtay’ın görevsizlik veyetkisizliğe ilişkin kararları hakkında karar düzeltmeistenemeyeceği gerekçesiyle, dilekçenin reddine kararvermiş ve görevsizlik kararı kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
MUĞLA1.İDARE MAHKEMESİ: 21.4.2020 gün ve E:2020/244 sayı ile,2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1., 2., 19.1.2011günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.ve geçici 21. maddesi hükmüne; ayrıca 2918sayılı Kanunun 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesinin iptal istemini reddettiği 26.12.2013 tarihve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararına yer verdikten sonra;“(…) Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
NitekimUyuşmazlık Mahkemesi'nin 25/09/2017 günlü ve E:2017/580,K:2017/592 sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle; 2247 sayılı Kanun'un 19'uncu maddesi uyarınca,bakılan davada görevli yargı yerinin belirlenmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına, bakılan davayaait dosya ile birlikte Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2014/62,K:2016/59 sayılı dava dosyasının UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesi'nce bir kararverilinceye değin bakılan davanın incelenmesininertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 22.6.2020günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, adli ve idari yargı yerleriarasında görev uyuşmazlığınındoğduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazası sonucunda uğranılanmaddi zararların tazmini istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; Marmaris Kenan Evren Bulvarıüzerinde seyretmekte olan dava-dışı aracın sağaynasının davacıya çarpması sonucudavacının yaralandığı; meydana gelen kazanınoluşmasında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundanbahisle 54.283,80-TL tazminatın davalı idareden tahsili istemiyle davaaçıldığı anlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralıAnayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha öncekikimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesive çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargı organlarıbakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle Muğla 1. İdare Mahkemesinin başvurusun kabulüile Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesinin 1.3.2016 gün veE:2014/62, K:2016/59 sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Muğla 1. İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Köyceğiz Asliye HukukMahkemesinin 1.3.2016 gün ve E:2014/62, K:2016/59 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,22.6.2020 gününde Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞI OY İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısında uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevindebulunduğu sonucuna ulaşıldığından,uyuşmazlığın çözümünde adliyargıyı görevli kabul eden çoğunluğunkararına katılmıyorum.22.6.2020 ÜYE AhmetARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy