T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 267
KARAR NO : 2020 / 381
KARAR TR : 22.6.2020
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : M. G.
Vekilleri : Av.A. A., Av.E.B.A.
Davalı : Uşak Valiliği/ İl Özelİdare Müdürlüğü-Başkanlığı
Vekili : Av.M. G.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin 64… 401 plakalı aracı ile Eşme Kolonkaya Köyünden,Karacaömerli Köyü istikametine doğru seyir halinde iken,Karacaömerli Köyü’ne 200 mt kala, yola dökülenziftin yolu ve lastikleri kayganlaştırması sonucu direksiyonhakimiyetini kaybettiğini, aracın taklaattığını, kaza meydana geldiğini;çalışma esnasında kazaya sebebiyet vermemek için,çalışma yaptıkları yol üzerinde gerekliişaret ve yol levhalarını koymayan davalı idarenin, bu kazanın oluşmasına kusurlu davranışlarıylasebebiyet verdiğini; araçta maddi zarar olduğunu, ayrıca hasar tespiti için müvekkilinin masrafyaptığını; zararın karşılanmasıadına davalı idare tarafından herhangi bir ödemeyapılmadığını ifade ederek; fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla, 8.500,00 TL maddi zararınolay tarihi olan 11.09.2017’den itibaren işleyen yasal faizi ilebirlikte davalı idareden tahsili istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır.
EŞMEASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 22.1.2019 gün ve E:2018/53, K:2019/16sayı ile, “(…) Kamu hizmeti yürüten davalıidarenin, bu hizmeti yürüttüğü sıradaverdiği zararın tazmini istemiyle açılan davada, olaydakamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetinyürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idareninsorumluluğunun bulunup bulunmadığının saptanmasınıgerektirmektedir. Bu hususların saptanması ise idare hukukuilkelerine göre yapılabilecektir. 2577 sayılı Yasa’nın2/1 -b maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasınıngörülmesinde ve çözümünde idari yargı yerigörevli bulunmaktadır. Bu doğrultuda davanın idariyargıda görülmesi gerektiği anlaşılmakla HMKmadde 114/1-b uyarınca yargı yolu yönünden davanındava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerekaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere:
1-DavanınHMK Madde 114/1-b uyarınca yargı yolu yönünden davanındava şartı yokluğundan usulden REDDİNE…” kararvermiş; istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmirBölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi: 11.10.2019 gün veE:2019/1990, K:2019/1592 sayı ile, “(…)Davacı vekilininileri sürdüğü tüm istinaf nedenleri yerindegörülmediğinden istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE…”kesin olmak üzere karar vermiş ve bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez meydana gelen kaza sonucuuğranılan zararlara karşılık şimdilik 1.000,00 TL’nin(500,00 TL sürekli iş göremezlik, daimi maluliyet (sakatlık)tazminatı ve 300,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TLbakıcı gideri ve 100,00 TL hastane masrafları olmak üzere)faiziyle birlikte tazmini istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İzmir 3.İdare Mahkemesi: 10.12.2019gün ve E:2019/1582, K:2019/1604 sayı ile, 2577 sayılıKanunun 15/1-a maddesi uyarınca davanın yetki yönündenreddine, dava dosyasının yetkili Uşak İdareMahkemesi’ne gönderilmesine karar vermiştir.
UŞAK İDAREMAHKEMESİ: 10.3.2020 gün ve E:2020/78 sayı ile, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.,2., 10., 19.1.2011 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. ve geçici 21. maddesihükmüne; ayrıca 2918 sayılı Kanunun 110.maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesinin iptalistemini reddettiği 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararına yer verdikten sonra; "(...) Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
NitekimUyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün 06.04.2015tarihli E:2015/209, K:2015/225 sayılı kararı ve 02.02.2015 tarihve E:2015/12, K:2015/48 sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle, adli yargının görev alanına giren davadaMahkememizin görevli olmadığına, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine…” kararvermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan 22.6.2020 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, adli ve idari yargı yerleriarasında görev uyuşmazlığınındoğduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda seyir halindeyken meydana gelen trafik kazası nedeniyleoluştuğu ileri sürülen zararların, davalı idarenin hizmetkusurundan kaynaklandığından bahisle tazmin edilmesiistemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; ancak aksine bir hüküm yoksa; karayoludışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park,bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis veakaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiğiiçin faydalanılan yerlerde de bu Kanun hükümlerininuygulanacağı ifade edilmiş; Kanunun, 4.maddesinde, KarayoluTrafik Güvenliği Kurulunun görev veyetkilerine, Kanunun 5 ila 12 maddelerinde; İçişleriBakanlığının, Trafikzabıtası ve genel zabıtanın, Karayolları GenelMüdürlüğünün, Millî EğitimBakanlığı, Sağlık Bakanlığı veUlaştırma, Denizcilik ve HaberleşmeBakanlığının, Tarım Orman ve KöyişleriBakanlığının, Belediye trafik birimlerinin, İl veilçe trafik komisyonlarının bu Kanunla ilgili görev veyetkileri sayılmış; bu kapsamda, Kanunun “Karayolutrafik güvenliği” başlıklı 13.maddesinde, karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ilegörevli ve sorumlu bütün kuruluşların, karayoluyapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanlarıdahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının64 … 401 plakalı aracı ile seyir halinde iken yolçalışması nedeniyle meydana gelen kaza sonucuaracının maddi zarara uğradığı; meydana gelenkazanın davalı idarenin yol üzerinde gerekli işaretleri veyol levhalarını koymamasından ileri geldiği önesürülerek; uğranılan maddi zararların, kaza tarihindenitibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tazminiistemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevli olduğu;meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanında adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Uşak İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile Eşme Asliye HukukMahkemesinin 22.1.2019 gün ve E:2018/53, K:2019/16 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Uşak İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Eşme Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.1.2019gün ve E:2018/53, K:2019/16 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 22.6.2020 gününde Üye AhmetARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞI OY
İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.22.6.2020
ÜYE
Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy