T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 895
KARAR NO : 2020 / 311
KARAR TR : 28.5.2020
ÖZET : Vakıf Üniversitesi Hastanesince sunulan sağlık hizmetinin yürütülmesi sırasında uğranıldığı öne sürülen maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Y.O.
Vekili : Av. G.Y.
Davalı
(Adliyargıda) : 1-M.Sağlık Hizmetleri A.Ş.(İ. A.Üniversitesi … Hastanesi)
Vekili : Av.S. U.
2-S.G.
Vekili : Av. H.Y.
Davalı
(İdariyargıda) :1-İstanbul Aydın Üniversitesi VM Medical ParkHastanesi
2-MLP Sağlık Hizmetleri A.Ş.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin 21.12.2017 tarihindespinal AVF nedeniyle İ. Üniversitesi …. Hastanesi hekimlerindenProf. Dr. S. G. tarafından girişimsel uygulama tedavisigördüğünü; bu operasyon elzem olmamasına vemüvekkilin herhangi bir olumsuzluk belirtisi göstermemesinerağmen, Kasım 2017 de müvekkilinin davalı Serdar Bey ileyaptığı kontrol muayenesinde, aslında tamamı tedaviedilmiş olan damarında yeniden nüksetmegörüldüğü ve en kısa sürede operasyonyapılması gerektiğinin belirtildiğini; bunun yanısıra, gerek ameliyata hazırlık gerek operasyon, gereksesonrasındaki süreçte müvekkilinin tamamendavalıların hatalı işlemleri sonucunda tekerleklisandalyeye mahkum olduğunu; operasyon sonrasında müvekkilininalt bedeninin hareket edememesi, kaslarda spastite, idrar yapamama, kusma, ateş,hıçkırık gibi semptomlarla karşıkarşıya kaldığını; bu şikayetler dilegetirilmesine rağmen davalılar tarafından hiçbirşikayetinin ciddiye alınmadığını ve tümtepkilerinin psikolojik olduğu belirtilerek bu şekilde taburcu edildiğini;akabinde şikayetleri devam ettiğinden, İstanbulGaziosmanpaşa Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, dahasonra da İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa TıpFakültesi’nde tedavi gördüğünü, davalılarıntanılarının aksini gösterir raporların işbuhastanede de mevcut olduğunu; müvekkiline gerek tanı gerekameliyat öncesi ve sonrasında yanlış tedaviler uygulandığını,özensiz hareket edildiğini; müvekkilinin çeşitliuzmanlardan aldığı görüşlere göre, bulunduğudurumun psikolojik değil tıbbi bir durum olduğu, tanıve tedavide yanlış yöntem izlendiği sonucunavarıldığını; müvekkilinin tedavisine devamettiği süreçte başka kurumlardan alınanraporların davalıların raporları ile çeliştiğini,davalıların kusurlarını açıkça ortayakoyduğunu; raporların, müvekkilin halen tekerlekli sandalyedeolmasının sebebinin psikolojik değil operasyondan kaynaklananbir hata olduğunu gösterdiğini; hastanın işlemöncesinde ve sonrasında bir nörolog tarafından takip vetedavisi gerekmesine karşın, hiçbirnörolog ya da beyin cerrahının hasta takibindebulunmadığını; davalılar tarafındanmüvekkili ve yakınlarını aydınlatmayükümlülüğünün yerine getirilmediğini, oluşabilecekrisklere karşı bilgilendirilmediğini; davalılarınkusurlu davranışları sebebiyle müvekkilinin maddi vemanevi zarara uğradığını ifade ederek; fazlayailişkin hakları saklı kalmak koşuluyla; 1.000 TL maddi ve100.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesiistemiyle 1- … Hizmetleri A.Ş. (…. Hastanesi) ve 2-S.G.’ekarşı adli yargı yerinde dava açmıştır.
BAKIRKÖY1.TÜKETİCİ MAHKEMESİ: 28.5.2019 gün ve E:2018/831,K:2019/329 sayı ile, “(…)Davacı vekili davadilekçesinde; ayıplı hizmet nedeni ile maddi ve manevitazminat talebinde bulunmuştur.
Davalıvekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir.
HMK'nın1. maddesine göre mahkemelerin görevi ancak kanun iledüzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.
HMK'nın2.maddesine göre dava konusunu değer veya miktarınabakılmaksızın mal varlığı haklarınailişkin davalarla şahıs varlığına ilişkindavalarda görevli mahkeme aksine bir düzenlemebulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir.
6502sayılı yasanın 73/1 maddesine göre tüketiciişlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecekuyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerigörevlidir.
HMK'nun114/1-c maddesine göre mahkemenin görevli olması davaşartı olup HMK'nun 115/1. Maddesine göre mahkemece davaşartının mevcut olup olmadığınındavanın her aşamasında resen araştırılmasıgerekir.
Görevsizlikkararı verilmesi halinde HMK'nun 20. Maddesine göre işlemyapılır.
6502sayılı yasanın 1.maddesine göre Tüketici Kanununamacı kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık vegüvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucuzararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerdenkorunmasını sağlayıcı, tüketiciyiaydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak,tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimleri özendirmek ve bukonulardaki politikaların oluşturulmasındagönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkinhususları düzenlemek olarak belirtilmiştir.
6502sayılı yasanın 3/k maddesine göre Tüketici ticari veyamesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzelkişi olarak tanımlanmıştır.
6502sayılı yasanın 3/1 maddesine göre tüketici işlemi;Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmaküzere ticari veya mesleki amaçlar ile hareket eden veya onunadına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzelkişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma,simsarlık, sigorta vekalet, bankacılık ve benzerisözleşmeler de dahil olmak üzere her türlüsözleşme ve hukuki işlem olaraktanımlanmıştır.
YargıtayHukuk Genel Kurulu'nun 13/05/2015 tarih 2014/13566 Esas, 2015/1339kararında belirtildiği üzere; davalı hastanenin Anayasa'nın130, 2547 sayılı yasa ile düzenlenen 5772 sayılıkanunun ek 2. Maddesi kapsamına göre kamu tüzelkişiliğine haiz vakıf üniversitesine bağlıhastane olup kamu hastanesi niteliği taşıdığı,davacı vekilinin talebinde davalı İstanbul AydınÜniversitesi Mlp sağlık hizmetleri aleyhine Medical parkhastanesinde yapılan ameliyat sonrasında gelişen tedaviaşaması sırasında özen ve dikkatyükümlülüğünün ihlali nedeni ile 1.000,00-TLmaddi ve 100.000,00-TL manevi tazminat talebine ilişkin olup hizmet verendavalı İstanbul Aydın Üniversitesi Vm Medical parkhastanesinin vakıf üniversitesine bağlı olup kamu hizmetiverdiği, diğer davalı Serdar Geyik'in ise bu hastanedeçalışan doktor olup davalıların hatalı tedavive hizmet kusuruna dayalı oluşan zarardan doğan maddi ve manevitazminat talebine ilişkin bulunduğu bu kapsamda görevli veyetkili yargı yerinin adli yargı olmayıp idari yargıolduğu, ayrıca Anayasa'nın 129/5, 657 sayılıyasanın 13/1. Maddesi gereğince kamu görevlileriningörevlerini yaparken kusurlu eylemleri nedeni ile oluşan zararlardandoğan tazminat davaları kendilerine rücu edilmek kaydıylave yasada gösterilen koşullara uygun olarak idare aleyhine davaaçılabileceği bu nedenle gerçek kişi davalıkamu görevlilerine karşı husumet yöneltilemeyeceği,6502 sy. 1 ve 3. Maddeleri kapsamına göre de görev vetüketici işlemi olmadığı anlaşılmaklaaşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere.
1-HMK114/1-b, 115/2. Maddesi gereğince Yargı yolunun caiz olmamasınedeniyle Davalı İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİMEDİCAL PARK HASTAHANESİ yönünden, davanın USULDENREDDİNE,
2-DavalıSerdar GEYİK yönünden davanın pasif husumet nedeniyleREDDİNE…” karar vermiş, bu karar istinaf yolunabaşvurulmaksızın kesinleşmiştir.
Davacı vekili aynıistemle idari yargı yerinde açtığı davada, 1-İstanbulAydın Üniversitesi VM Medical Park Hastanesi ve 2- MLPSağlık Hizmetleri Anonim Şirketini davalı olarakgöstermiştir.
İSTANBUL3.İDARE MAHKEMESİ: 2.10.2019 gün ve E: 2019/1828 sayı ile,“(…)2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun (…) 2. maddesinde; idari dava türleri, idariişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları, idari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları vetahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalarşeklinde sayılmış olup, idare tarafından tesis olunanbir işlemin veya gerçekleştirilen bir eylemin, idaridavanın konusunu oluşturabilmesi için idarenin, işlemintesisinde üstün kamu gücünü kullanmasıgerekmekte, sözleşmelerde ise idareye ait bir kamu hizmetininyürütülmesi söz konusu olmaktadır.
Anayasanın130. maddesinin 2. fıkrasında, Kanunda gösterilen usul veesaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamakşartı ile vakıflar tarafından. Devletin gözetim vedenetimine tabi yükseköğretim kurumları kurabileceğibelirtildikten sonra; aynı maddenin son fıkrasında,vakıflar tarafından kurulan yükseköğretimkurumlarının mali ve idari konular dışındaki akademikçalışmaları, öğretim elemanlarınınsağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulanyükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilenhükümlere tabi olduğu kurala bağlanmıştır.
Bakırköy1. Tüketici Mahkemesinin 2018/831 esasına kayden davaaçıldığı, anılan Mahkemece 28/05/2019 tarih veE:2018/831, K:2019/329 sayılı görevsizlik kararı verilmesiüzerine iş bu davanın açıldığıanlaşılmıştır.
Davadilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; Davacının davalıidare Hastanesi’nden almış olduğu sağlıkhizmetinin eksik, yetersiz ve hatalı olduğu gerekçesiyle,uğranıldığı ileri sürülen 1.000,00 TL maddive 100.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere 101.000,00 TL zararıntazmini istemiyle bakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Dava konusuolayda; uğranıldığı ileri sürülenzararın bir vakıf üniversitesi olan İstanbul …Hastahanesi tetkik, tedavi ve hizmetlerinden kaynaklandığı davakonusu olayda davacının uğradığı zararındavalı üniversite bünyesindeki bir hastanede verilenSağlık hizmetinden kaynaklandığının ilerisürüldüğü görülmüştür.
Davacınıntedavi gördüğü hastane, sunulan sağlık hizmetleriyönünden Üniversiteye bağlı hastaneyi bir"idare" olarak değerlendirmek ve zararı doğuran eylemide idari eylemden kaynaklanan kusur olarak değerlendirmek mümkündeğildir. Nitekim Vakıf Üniversitesine bağlıhastanelerdeki sağlık hizmetlerinin taraflar arasında imzalanansözleşme uyarınca verildiği yargısal içtihatlarlada kabul edilmektedir.
Bu durumdauyuşmazlığın görüm veçözümü Adli Yargı merciine ait olduğundandavanın görev yönünden reddi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
-Davanınadli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğikanısıyla 2247 sayılı Kanunun 19. maddesine istinadengörevli yargı merciin belirlenmesi için (Mahkememizin davadosyası ile Bakırköy 1. Tüketici Mahkemesinin 28/05/2019tarih ve E:2018/831, K:2019/329 sayılı dosyasınınasıllarının Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine,) Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına,
-UyuşmazlıkMahkemesi'nce bir karar verilinceye kadar iş bu dava dosyasınınbekletilmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 28.5.2020günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, adli ve idari yargı yerleriarasında, davalı MLP Sağlık Hizmetleri A.Ş./İstanbul Aydın Üniversitesi VM Medical Park Hastanesi aleyhineaçılan dava yönünden görevuyuşmazlığının doğduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davacının teşhis ve tedavisinde kullanılan yöntemlerinyanlış olduğu nedeniyle uğranıldığıöne sürülen maddi ve manevi zararların tazmini istemiyleaçılmıştır.
6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 3. maddesinde, hertürlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğudiğer sebeplerin yol açtığı vücutbütünlüğünün kısmen veya tamamenyitirilmesine yahut kişinin ölümüne bağlı maddive manevi zararların tazminine ilişkin davalara asliye hukuk mahkemelerininbakacağı hükmüne, geçici 1. maddesinde ise, buKanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümlerinin,Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihteaçılmış olan davalarda uygulanmayacağıhükmüne yer verilmiş, bu Kanunun 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birincicümlesinin iptali amacıyla açılan davada, AnayasaMahkemesi, 16.2.2012 tarih ve E:2011/35, K:2012/23 sayılıkararıyla: dava konusu kuralla, sadece kişinin vücutbütünlüğüne verilen maddi zararlar ile bunabağlı manevi zararların ve ölüm nedeniyle oluşanmaddi ve manevi zararların tazmini konusunun kapsamaalındığı ve bu tazminat davalarına bakmagörevinin asliye hukuk mahkemelerine verildiği; buna göre,aynı idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğudiğer sebeplerden kaynaklanan zararların kapsamaalınmadığı; sorumluluk sebebi aynı olsa da buzararların tazmini davalarının idari yargıdagörülmeye devam edeceği; bu durumda, idarenin aynıyapı içinde aldığı kararın birbölümünün idari yargıda birbölümünün adli yargıda görülmesinin yargılamanınbütünlüğünü bozacağı, ayrıca ikiayrı yargı kolunda görülen davalarda, idareninsorumluluğu, bu sorumluluğun kapsamı, idarenin tazminyükümlülüğü konularında farklısonuçlara ulaşabileceği; esasen idare hukukunda var olanhizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk kavramlarının, kişileringördüğü zararların tazmininde kullanılan vekişilerin idare karşısında korunma kapsamınıgenişleten kavramlar olduğu; idare hukukunda, idarenin hiçbirkusuru olmasa da sosyal risk, terör eylemleri, fedakârlığındenkleştirilmesi gibi kusursuz sorumluluğa ilişkin kavramlaradayanılarak kişilerin uğradığı zararlarıntazmin edilmesinin mümkün olduğu; özel hukukalanındaki kusursuz sorumluluk hallerinin ise, belirli konular içindüzenlendiği ve sınırlı olduğu; idarenin idarehukuku esaslarına dayanarak tesis ettiği tartışmasızbulunan eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğersebeplerden kaynaklanan zararlara ilişkin davaların idari yargıyerlerinde görülmesi gerektiği; bu nedenle, yukarıdabelirtildiği gibi, aynı idari eylem, işlem veya sorumluluksebebinden kaynaklanan zararların tazminine ilişkin davalarınfarklı yargı yerlerinde görülmesinde kamu yararı vehaklı neden olduğunun söylenemeyeceği gerekçesiyleiptaline karar vermiştir.
Anayasanın“Yükseköğretim Kurumları”başlıklı 130. maddesinin 1. fıkrasında,“Çağdaş eğitim-öğretim esaslarınadayanan bir düzen içinde milletin ve ülkeninihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmekamacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitlidüzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayınve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmetetmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamutüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahipüniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur.”; 2.fıkrasında, “Kanunda gösterilen usul ve esaslaragöre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ilevakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabiyükseköğretim kurumları kurulabilir.”; 10.fıkrasında “Vakıflar tarafından kurulanyükseköğretim kurumları, mali ve idari konularıdışındaki akademik çalışmaları,öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlikyönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretimkurumları için Anayasada belirtilen hükümleretabidir.” hükmüne yer verilmiş;
Davalı İstanbulAydın Üniversitesi de mevzuat hükümleriçerçevesinde 2809 sayılı YükseköğretimKurumları Teşkilat Kanununun Ek 73. maddesi ile VakıfYükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümleretabi olmak üzere, Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfıtarafından kamu tüzel kişiliğine sahip olarakkurulmuştur.
İdarirejime dayalı olarak düzenlenmiş bulunan Türkiye'nin idariyapısında, kamu tüzel kişiliği idariyargının görev alanının belirlenmesindekullanılan ölçütlerden birisidir. Kamu tüzelkişilerinin kuruluş amacı kamu yararı, faaliyetkonuları ise kamu hizmetidir. Bu bağlamda, Kamu Tüzel Kişileri,özel hukuk tüzel kişilerine nazaran üstün veayrıcalıklı kamu gücüne sahiptirler ve tektaraflı işlemlerle yeni hukuki durum yaratabilirler. Bu nedenle dekamu hukukuna tabidirler.
Dosyanınincelenmesinden davacının, …Hastanesi’nde 21.12.2017 tarihinde yapılan ameliyat vesonrasında, gerek tanı gerekse tedavi aşamasındayüksek özen ve dikkatyükümlülüğünün ihlal edilmesisebebiyle tekerlekli sandalyeye mahkum olduğu ilerisürülerek; oluşan zararlara karşı fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1000TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın, haksız fiiltarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle davalılardantahsili istemiyle dava açtığıanlaşılmıştır.
Bu durumagöre, Vakıf Üniversitesi Hastanesinin kamu hizmetiniyürüttüğü sırada kişilere verdiğizararın tazmini istemiyle açılan bu davada, kamu hizmetininyöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, hizmet kusuru veya başka nedenleidarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığınınsaptanması gerekmektedir. Bu hususların saptanması ise idarehukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılıYasa’nın 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendikapsamında bulunan tam yargı davasının görüm veçözümünde idari yargı yerleri görevlidir.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü idariyargı yerinin görevine girdiğinden İstanbul 3.İdareMahkemesinin 2.10.2019 gün ve E: 2019/1828 sayılıbaşvurusunun reddi gerekmiştir.
S O N U Ç:Davanın çözümünde İDARİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 3.İdareMahkemesinin 2.10.2019 gün ve E: 2019/1828 sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 28.5.2020 günündeOY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy