T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/317
KARAR NO : 2020/343
KARAR TR: 28.05.2020
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
KARAR
Davacılar: 1-M.B. kendisine asaleten ve
2-O.B.
3-N.B.
4-S.B.
5-S.B.
6-H.B.
7-M.B.
8-A.B.
9-A.B.
10-N.B.'a velayeten
Vekili : Av. L.P.
AdliYargıda
Davalı : 1-Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili : Av.M.A.
2-İçişleri Bakanlığı Jandarma GenelKomutanlığı
Vekili : Av.Y.A.
İdari Yargıda
Karayolları Genel Müdürlüğü
O L A Y: Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; müvekkillerin miras bırakanı olan R.B.'ın21.07.2012 günü saat 23:45 sıralarında Diyarbakırİli, Lice İlçesi,Bingöl-Diyarbakır DevletKarayolundan, Diyarbakır istikametine seyretmekte olansürücü Faysal Yıldız sevk ve idaresindeki 27 L...plakalı çekici aracı ve buna bağlı 47 N...plakalı LPG yüklü gaz tanker römorku ile yolunsağına devrilmesi ve kazanın etkisi ile tankerden sızan LPGgazının yol boyu yayılması ve patlaması sonucu yoldangeçmekte olan araçların yanması, yolcularınyaralanması ve ölmesi sonucu vefat ettiğini, anılan kazadabelirttikleri gibi müvekkillerinin miras bırakanı olanR.B.'ın birlikte yolculuk yaptığı arkadaşları ile63 E... plaka sayılı pikapta yolculuk yaparken araçtanindiği ve olay yerine kalabalığa doğru giderken 27 L...plakalı çekici aracın ve buna bağlı 47 N...plakalı LPG yüklü gaz tankerinin patlaması sonucuhayatını kaybettiğini, öncelikle adli yardımtaleplerinin kabulü ile, davacılardan her biri için5.000,00-TL maddi olmak üzere toplam 35.000,00-TL tazminatın ve yinedavacı M. için 50.000,00-TL, diğer davacılar için30.000,00-TL olmak üzere toplam 320.000,00-TL manevi tazminatındavalılardan alınarak davacılara ödenmesi istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
SİVEREK 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 20.10.2015gün ve E:2015/78, K:2015/329 sayı ile,somut olayda, kaza neticesindeoluşan zararın nedeni davalıların haksız eyleminedayandırılmışsa da idari eylem ve işlem nedeniyledavacının hakkına halel geldiği anlaşılmakla, davayabakmakla görevli yargı yerinin İdari Yargı merciiolduğu gerekçesiyle,dava dilekçesinin yargı yolubakımından reddine karar vermiş, bu karara karşıdavacılar ve davalı Jandarma Genel Komutanlığıvekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi: 4.3.2019 gün veE:2018/5128, K:2019/2344 sayı ile, davacılar vekilinin temyizistemlerinin reddine, davalı Jandarma Genel Komutanlığıvekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile başlıkkısmında davalılar bölümündekiİçişleri Bakanlığı ibarelerininçıkarılmasına, yerine; Jandarma GenelKomutanlığı ibaresinin yazılmasına, hükümfıkrasına sırası ile 4. ve 5. bentler olarak; "4-Madditazminat istemi yönünden, davalı Jandarma GenelKomutanlığı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden,yürürlükte olan AAÜT'nin 3/2.maddesi uyarınca1.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adıgeçen davalıya verilmesine,", "5-Manevi tazminat istemiyönünden, davalı Jandarma Genel Komutanlığıkendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olanAAÜT'nin 3/2.maddesi uyarınca 1.500,00-TL vekalet ücretinindavacıdan alınarak adı geçen davalıyaverilmesine," ibarelerinin eklenmesine ve hükmün bu şekliile düzeltilerek onanmasına karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacılar vekili bu kez aynı istemle Karayolları GenelMüdürlüğüne karşı idari yargı yerindedava açmıştır.
DİYARBAKIR 1. İDARE MAHKEMESİ: 26.9.2019 günve E:2019/1235 sayı ile,dava konusu uyuşmazlığın 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanmasınailişkin bir tazminat davası olduğu, anılan Kanunun 110.maddesi uyarınca davanın görüm veçözümünde adli yargı mercilerinin görevliolduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesi’nin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesinegönderilmesine ve dosya incelemesinin görev konusundaUyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilinceye kadar ertelenmesine kararvermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’un Başkanlığında,Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, AydemirTUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan28.05.2020 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece ekinde adli yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından Karayolları GenelMüdürlüğü yönünden görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimGülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yoldameydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülenzararın tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”;Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, 63 E... plakalı araçta yolcuolan davacıların miras bırakanı R.B.'ın karayolundameydana gelen kaza sonucu yanarak ölmesi nedeniyle oluştuğuöne sürülen maddi ve manevi zararlarının tazminitalebiyle bakılan bu davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü, haklıneden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklı kılındığıve bunun söz konusu davaların adli yargıdagörüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıdagerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’yaaykırı bulunmadığına dair olup, esas itibariylegörev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememiz olmak üzerediğer yargı organları bakımından da uyulmasızorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu dolayısıyla, Diyarbakır 1. İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, Siverek 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin20.10.2015 gün ve E:2015/78, K:2015/329 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Diyarbakır 1. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,Siverek 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.10.2015 gün ve E:2015/78,K:2015/329 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 28.05.2020 gününde Üye AhmetARSLAN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞIOY
İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.
ÜYE
Ahmet ARSLAN
m
Full & Egal Universal Law Academy