T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 269
KARAR NO : 2020 / 319
KARAR TR : 28.5.2020
ÖZET : Davacının Genel Sağlık Sigortası kapsamında prim ödememesi gerektiğinden bahisle yaptığı itiraza ilişkin olarak, davalı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığınca verilen, “…hane halkı ziyareti sonucunda yapılan gelir hesaplaması, güncel GSS mevzuatı ve Vakfımızın karar organı olan Mütevelli Heyetinin kararıyla Gelir Testi itirazınız G1 olarak tescillenmiştir…” içerikli ve 26.02.2016 tarih ve 2016-1/73 sayılı kararın iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : S.S.
Davalı : Haliliye Sosyal Yardımlaşma veDayanışma Vakfı Başkanlığı
O L A Y : 1-a)Davacıdilekçesinde; ailesiyle yaşadığı sorunlarnedeniyle 2011 yılından itibaren tek başınaŞanlıurfa ili Haliliye ilçesi Bağlarbaşımahallesi 1884 Sk. No:23’te hayatınısürdürdüğünü; sağlık kuruluşlarındanfaydalanabilmek için davalı idareye Genel SağlıkSigortası (GSS) kapsamında gelir tespiti yapılmasıiçin yaptığı başvuru neticesinde idarece kendisine, 5510sayılı Kanunun 60. maddesinin (g) bendinin (1) numaralı altbendi uyarınca prim ödeme zorunluluğu olduğunun tespitedildiği gerekçesiyle, sistemeborçlandırılmış bulunduğunu; Bakanlar Kurulunun2011/2512 karar sayılı “Genel Sağlık SigortasıKapsamında Gelir tespiti, Tescil ve İzleme Sürecineİlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”in 11. maddesinin(2) nolu bendinde “Yapılan gelir tespiti sonrasında aileiçinde kişi başına düşen gelir tutarıasgari ücretin üçte birine eşit veya üçtebiri üzerinde olduğu tespit edilenlerin” 5510 sayılıkanunun 60. maddesinin (g) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarıncaprim ödeme zorunluluğu olabileceğinin tespit edildiğini; ilgiliYönetmeliğin “Gelir tespitinde esas alınacak aile bireyleri”başlıklı, madde 10-1) bendinde “Gelir tespitinde,aynı hane içinde yaşayan eş, evli olmayan çocuk,büyük ana ve büyük babadan oluşan aile esasalınır.” denildiğini ve aynı maddenin 4) bendinde ise“Öğrenim nedeniyle geçici olarak aynı hanedeyaşamayan yirmibeş yaşını doldurmamış evliolmayan çocuklar, öğrenimleri süresince aileiçinde değerlendirilir” denildiğini; yani ilgili mevzuatın, gelir tespitinin “aynı hanede yaşamak”koşuluna göre yapılacağını kesin hükümaltına aldığını ve bu hane kavramının daikamet edilen hane olduğunu da açıkça belirtmişolduğunu, (madde 12-6) bendinde ise “Aynı hanede birlikteyaşama ve hanede meydana gelen değişikliklerde AdreseDayalı Nüfus Kayıt Sistemi kayıtları esasalınır.” denilmek suretiyle hangi kaydın esasalınacağının düzenlendiğini; yapılacaktespitlerde, ikametinde yalnız başınayaşadığının görüleceğini; adınakayıtlı herhangi bir taşınır veya taşınmazmalvarlığının, sabit gelirinin bulunmadığını; Yönetmelik kapsamındaki herhangi bir prim ödememesigerekirken, prim ödeme kapsamı uygulamasının hukukaaykırı olduğunu; davalı idareye yaptığıbaşvurulardan bir sonuç alamadığını, hiçbirgerekçe ve tespit gösterilmeden sadece talebiniz uygungörülmemiştir şeklinde cevaplar verildiğini ifadeederek; Genel Sağlık Sigortası kapsamında tarafınauygulanan 5510 sayılı Kanunun 60. maddesinin (g) bendinin (1)numaralı alt bendi uyarınca prim ödeme zorunluluğununiptali ile anılan madde gereğince prim ödememe kapsamınaalınması için yaptığı 29.01.2016 tarihlibaşvurusunun reddine ilişkin davalı idarenin 26.02.2016 tarih ve2016-1/73 sayılı kararının iptali ile prim ödememekapsamına alınması istemiyle Haliliye SosyalYardımlaşma ve Dayanışma VakfıBaşkanlığına karşı idariyargı yerinde dava açmıştır.
1-b)ŞANLIURFA2. İDARE MAHKEMESİ; 7.4.2016 gün ve E:2016/307, K:2016/504sayı ile, “(…) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 1. maddesinde; bu Kanununamacının, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortasıbakımından kişisel güvence altına almak, busigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, buhaklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanmayöntemlerini belirlemek, sosyal sigortaların ve genelsağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usul veesasları düzenlemek olduğu belirtilmiş, aynı Kanunun60.maddesinde; "İkametgahı Türkiye'de olan kişilerden;
a) 4üncü maddenin birinci fıkrasının;
[1] (a)ve (c) bentleri gereğince sigortalı sayılan kişiler,
2 (b) bendigereğince sigortalı sayılan kişiler,
b)İsteğe bağlı sigortalı olan kişiler,
c)Yukarıdaki (a) ve (b) bentlerine göre sigortalısayılmayanlardan;
1)Harcamaları, taşınır ve taşınmazları ilebunlardan doğan hakları da dikkate alınarak, Kurumcabelirlenecek test yöntemleri ve veriler kullanılarak tespit edilecekaile içindeki geliri kişi başına düşenaylık tutarı asgari ücretin üçte birinden az olanvatandaşlar ile gelir tespiti yapılmaksızın genelsağlık sigortalılığı ya da bakmaklayükümlü olduğu kişi bulunmayan Türkvatandaşlarından 18 yaşını doldurmamışçocuklar.... d) Mütekabiliyet esası da dikkate alınmakşartıyla, oturma izni almış yabancı ülkevatandaşlarından yabancı bir ülke mevzuatıkapsamında sigortalı olmayan kişiler, e) 25/8/1999 tarihli ve4447 sayılı Kanun gereğince işsizlik ödeneği veilgili kanunları gereğince kısa çalışmaödeneğinden yararlandırılan kişiler, f) Bu Kanun veyabu Kanundan önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlikkanunlarına göre gelir veya aylık alan kişiler, g)Yukarıdaki bentlerin dışında kalan ve başka birülkede sağlık sigortasından yararlanma hakkıbulunmayan vatandaşlar, genel sağlık sigortalısısayılır…..6 ncı maddenin birinci fıkrasının(a), (b), (c), (f), (g), (h), (ı) ve (k) bentlerindesayılanların öncelikle, genel sağlıksigortalısının bakmakla yükümlü olduğukişi olup olmadığına bakılır. Genel sağlıksigortalısının bakmakla yükümlü olduğukişi ise tescili yapılmaz. Aksi takdirde birinci fıkrahükümlerinden durumuna uyan bende göre genel sağlıksigortalısı sayılır. Birinci fıkranın (f) bendikapsamında gelir alması nedeniyle genel sağlıksigortalısı sayılanlar, aynı zamanda diğer bentlergereği de genel sağlık sigortalısı sayılmasıhalinde (f) bendi dışındaki bentler kapsamında genelsağlık sigortalısı sayılır."hükmüne yer verilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı hakkında yapılangelir testi neticesinde 5510 sayılı Kanunun 60.maddesinin g.bendiuyarınca prim ödeme zorunluluğu kapsamında kabuledildiği, davacının bu kapsamdan çıkarılarakprim ödememe kapsamında alınması için 29.01.2016tarihinde başvuru yaptığı, sözkonusu başvurunun26.02.2016 gün 1/73 sayılı işlemle reddedilmesiüzerine bu işlemin iptali ve prim ödememe kapsamınaalınması istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıdayer verilen 5510 sayılı Kanunun ilgili maddelerine göre,herhangi bir kapsamda genel sağlık sigortalısı olmayan veyagenel sağlık sigortalısının bakmaklayükümlü olduğu kişi kapsamında sağlıkyardımlarından yararlanma hakkı bulunmayanların, 5510sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birincifıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlıksigortalısı olarak tescil edilmesi mümkündür.Sözkonusu düzenleme kapsamında genel sağlık sigortalısıolarak tescili yapılacak kişilerin belirlenmesi için kurumcagelir testi yöntemi (GSS) uygulanarak kimlerin genel sağlıksigortalı olacağı belirlenmekte olup davacı hakkındayapılan gelir testi sonucunda prim ödemeyükümlülüğü kapsamına alınmasındankaynaklanan uyuşmazlığın görüm veçözümü 5510 sayılı Kanunun 101.maddesiuyarınca İş Mahkemelerinin görev alanınagirdiğinden bakılan davanın çözümündeMahkememizin görevli bulunmadığı sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüYasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca davanıngörev yönünden reddine…” karar vermiş, bukarar kesinleşmiştir.
2-a)Davacı bu kez aynı istemle, aynıdavalıya karşı adli yargı yerinde davaaçmıştır.
2-b)Şanlıurfa1.İş Mahkemesi: 20.6.2017 gün ve E:2016/457, K:2017/838sayı ile, uyuşmazlığın esasını inceleyerekdavanın kabulüne karar vermiş, bu karara karşı istinafyoluna başvurulmuştur.
2-c)GaziantepBölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesi: 8.2.2018 gün ve E:2017/2986,K:2018/282 sayı ile, “(…)Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin05.10.2017 Tarih 2015/19562 Esas - 2017/6431 Karar sayılıilamında da açıklandığı üzere;sigortalıların genel sağlık sigortası, primlerinintahakkuk ve tahsil edilmesi görevi Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK)aittir. Ne var ki primlerin tahakkuk ve tahsil edilebilmesi için primeesas gelir testinin usulünce yapılıp kesinleşmişolması gerekecektir. SGK'ye genel sağlık sigortası primmiktarının belirlenmesinde esas alınacak gelir testi yapmahususunda görev verilemiş, aksine 633 sayılı KHK ile genelsağlık sigortalılığının tespitinde esasalınacak gelir testlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek vebu testleri Sosyal Yardımlaşma ve DayanışmaVakıflarıyla işbirliği yaparak uygulamak görevi Aileve Sosyal Politikalar Bakanlığınabırakılmıştır. Dolayısıyla gelir testiuygulamasından kaynaklanan davalarda, 5510 sayılı Kanununuygulanmasını gerektirir herhangi bir yasal düzenlemeolmadığından gelir testinin iptali içinaçılan davaların çözüm yerinin idariyargı olduğu açıktır. Ancakuyuşmazlığın gelir testinin kesinleşmesininardından tahakkuk edecek prim tutarı ve tahsile ilişkinolması durumunda 5510 sayılı Kanunun kapsamındayargılama ve değerlendirme yapılacağından işmahkemesi görevli olacaktır.
Bu kapsamda;
1-)08.03.2017 tarihli ve 30001 sayılı Resmi Gazete’deyayımlanan “6824 sayılı Bazı Alacakların YenidenYapılandırılması ile Bazı Kanun ve KanunHükmünde Kararnamelerde Değişiklik YapılmasınaDair Kanun” ile 1/4/2017 tarihinde yürürlüğe girmeküzere 5510 sayılı Kanunun 60, 61, 80, 81 inci maddelerindeyapılan değişiklikler ve Kanuna eklenen geçici 73. maddeile genel sağlık sigortası uygulamalarına ilişkindeğişiklikler yapılmış olup, değişiklikgereği davacının, 5510 sayılı Kanunun 60. maddesininbirinci fıkrasının "g" bendi kapsamında genelsağlık sigortası primi ödeyenler statüsünde primödeme yükümlüsü kabul edilip edilmediği varsatahakkuk eden prim borcu SGKden sorulmalı,
2-Yazıcevabına göre davacının beyanı alınarakuyuşmazlığın devamı halinde:
a-)Davacıtarafından Kurumca prim borcu çıkartıldığınıniddia edildiği, sigortalıların genel sağlıksigortası primlerinin tahakkuk ve tahsil edilmesi görevi SGK'ye aitolduğu gözetilerek, HMK’nin 124. maddesi dikkate alınmak suretiile usulüne uygun şekilde SGK'ye husumet yöneltilmesiiçin davacı tarafa süre verilmeli ve kendisine husumetyöneltilen SGK'nın göstereceği bütün delillertoplandıktan sonra değerlendirme yapılmalı,
b-HaliliyeKaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve DayanışmaVakfı tarafından yapılan gelir testine ilişkin idariprosedür dava dosyasından ayrılarak görevsizlik verilmeli,idari yargı kararı HMK'nin 165. maddesi gereğince bekleticimesele yapılmalı, kesinleşmenin ardından davaya konu primtahakkuk işlemi hakkında inceleme yapılarak sonucuna görebir karar verilmelidir.
Yerigelmişken belirtilmelidir ki, HMK'nin 355. maddesinde,“İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerlesınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliyemahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğütakdirde bunu resen gözetir.” 353. maddesinde, “(1) Öninceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığıanlaşılırsa; a) Aşağıdaki durumlarda bölgeadliye mahkemesi, esası incelemeden kararınkaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi içindosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargıçevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya dagörevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadankesin olarak karar verir: ... 4)Diğer dava şartlarınaaykırılık bulunması. ... 6) Mahkemece, taraflarındavanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerinhiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiçdeğerlendirilmeden karar verilmiş olması...”düzenlemelerini içermektedir.
Eldekidavada, hakimin yukarıda açıklanan resen toplamasıgereken delilleri toplamadan ve değerlendirmeden karar verdiğianlaşılmaktadır. Hakimin resen değerlendirmesi gerekendeliller toplanmadan sonuca ulaşılması mümkünolmayıp, anılan delillerin 353/1-a-6. madde içerisindeolduğunun kabul edilmesi gerekir. Delillerin tümününtoplanmamış olması, adil yargılanma hakkı ve hukukidinlenilme hakkının ihlalidir.
Buçerçevede, yukarıda belirtilen, kuşku ve duraksamayayer olmayacak şekilde yargılamanınsonuçlandırılabilmesi için yanılgılıdeğerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde kararverilmiş olması, usul ve esas yönlerden hukuka aykırıolup, HMK'nin 353/1 -a maddesinin (4) ve (6) numaralı alt bendiuyarınca davalının istinaf başvurusunun kabul edilmesigerektiği kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı;
1-)Davalının istinafbaşvurusunun kabulü ile, Şanlıurfa 1. İş Mahkemesinin20.06.2017 Tarih ve 2016/457 Esas - 2017/838 Karar sayılıkararının, HMK'nin 353/1-a maddesinin (4) ve (6) numaralı altbentleri uyarınca KALDIRILMASINA;
2-)Açıklanan eksiklikleringiderilmesi yönünden davanın yeniden görülmesiiçin dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE…”karar vermiştir.
2-d) Davacı, Şanlıurfa 1.İş Mahkemesine hitabenverdiği “Bölge Adliye Mahkemesi kararınailişkin talepleri”ni konu 17/07/2018 tarihli dilekçesinde;“Kararda gelir testine yönelik itiraz işleminin idariyargıda çözümlenmesi gerektiği belirtilmiş isede; davalı Haliliye Sosyal Yardımlaşma ve DayanışmaVakfı, gelir testine yönelik işlemini dava aşamasındaiptal ederek (şartlarımda hiçbir değişiklikolmadığı halde) prim ödememe kapsamı olan 5510sayılı Yasa’nın 60. md (c) bendinin (1) nolu alt bendikapsamındaki herhangi bir prim ödememe kapsamınaalınmış bulunmaktayım. Dolayısıyla gelir testineyönelik idari işlem davalı idarece dava aşamasında iptaledilmiş olduğundan idari dava konusu edilmesine gerekkalmamıştır.
Tahakkuk edenprim borcunun silinmesine yönelik talebimin Bölge Adliye Mahkemesikararında da belirtildiği üzere husumetin SGK’yayöneltilmesi gerektiği belirtilmekle, dava konusu prim borcunayönelik olarak davanın davalısının SGK olarakdüzeltilmesi ve husumetin SGK ya yöneltilmesine muvafakat etmekle,söz konusu usulsüz prim borcumun silinmesini saygıyla arz vetalep ederim.” demiştir.
2-e)Davacı 23.10.2018 tarihli dilekçesiyle, husumetin SosyalGüvenlik Kurumuna yöneltilmesini, davaya davalı olarak dahiledilmesini talep etmiştir.
2-f)Şanlıurfa 1.İş Mahkemesi, 26.2.2019 tarihli duruşmada,E:2018/143 sayı ile, “1-Haliliye Kaymakamlığı SosyalYardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafındanyapılan gelir testine ilişkin idari prosedürün tefriki ileyeni esas kaydına, 2-Tefrik edilen dosyanın sonucununbeklenilmesine” karar vermiştir.
2-g) DosyaMahkemenin E:2019/185 sayılı esas numarasınakaydedilmiştir.
Mahkemece hem1- SGK İL MÜDÜRLÜĞÜ/ ŞANLIURFA, hem de 2- HALİLİYESOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFI BAŞKANLIĞIdavalı olarak gösterilmiştir.
2-h)ŞANLIURFA 1.İŞ MAHKEMESİ: 25.4.2019 gün ve E:2019/185,K:2019/403 sayı ile, “(…)Dava, HaliliyeKaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve DayanışmaVakfının gelir testine ilişkin işlemi Kurum işlemininiptali istemine ilişkindir.
Öncelikle633 sayılı Aile ve Sosyal PolitikalarBakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri HakkındaKanun Hükmünde Kararnamenin 11. maddesinin h bendinde. "Sosyalyardıma hak kazanılmasında ve genel sağlıksigortalılığının tespitinde esas alınacak gelirtespit testlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek, bu testleriSosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarıylaişbirliği yaparak uygulamak." görevi Aile ve SosyalPolitikalar Bakanlığının Sosyal İşler GenelMüdürlüğü'nün görevleri arasındasayılmıştır.
Yargıtay10. Hukuk Dairesinin 05.10.2017 Tarih 2015/19562 Esas - 2017/6431 Kararsayılı ilamında da açıklandığıüzere; sigortalıların genel sağlık sigortasıprimlerinin tahakkuk ve tahsil edilmesi görevi Sosyal GüvenlikKurumuna (SGK) aittir. Ne var ki primlerin tahakkuk ve tahsil edilebilmesiiçin prime esas gelir testinin usulünce yapılıpkesinleşmiş olması gerekecektir. SGK'ye genel sağlıksigortası prim miktarının belirlenmesinde esas alınacakgelir testi yapma hususunda görev verilmemiş, aksine 633sayılı KHK ile genel sağlıksigortalılığının tespitinde esas alınacak gelirtestlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek ve bu testleri SosyalYardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarıylaişbirliği yaparak uygulamak görevi Aile ve Sosyal PolitikalarBakanlığına bırakılmıştır.Dolayısıyla gelir testi uygulamasından kaynaklanan davalarda,5510 sayılı Kanunun uygulanmasını gerektirir herhangi biryasal düzenleme olmadığından gelir testinin iptali içinaçılan davaların çözüm yerinin idariyargı olduğu açıktır. Ancak uyuşmazlığıngelir testinin kesinleşmesinin ardından tahakkuk edecek primtutarı ve tahsile ilişkin olması durumunda 5510 sayılıKanunun kapsamında yargılama ve değerlendirmeyapılacağından iş mahkemesi görevli olacaktır.
Yukarıdaayrıntılı açıklandığı gibi HaliliyeKaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve DayanışmaVakfı tarafından yapılan gelir testine ilişkin idariprosedür dava dosyasında görevli mahkeme idariyargıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.Anılan Kanunun 114/1 -b maddesi gereğince yargı yolunun caizolması dava şartı olup. 115. maddesine göre Mahkeme, davaşartlarının mevcut olup olmadığını,davanın her aşamasında kendiliğindenaraştırır. Bu haliyle alınan karar idari bir kararolduğundan idari kararın yerinde olup olmadığınındenetlenmesi idare mahkemesinin görev alanında olduğundanmahkememizce görevsizlik kararı verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere;
Alınankarar idari bir karar olduğundan idari kararın yerinde olup olmadığınındenetlenmesi idare mahkemesinin görev alanında olduğundanmahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
Kararkesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevliŞanlıurfa İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine…”karar vermiş, bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir.
2-ı)Davacının talebi üzerine dosya Şanlıurfa 2.İdareMahkemesine gönderilmiş ise de; Mahkemece 4.10.2019 gün veE:2019/1185, K:2019/955 sayı ile, dosya esas kaydı kapatılarakMahkemesine iade edilmiştir.
2-i)Davacının talebi üzerine dosya Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan 28.5.2020 günlütoplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre: idari ve adli yargıyerleri arasında anılan Yasa’nın 14. maddesindeöngörülen biçimde davacının “primödememe kapsamına alınması/ HaliliyeKaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve DayanışmaVakfı tarafından yapılan gelir testine ilişkin idariprosedür” yönünden olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu; adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme aykırıolarak, taraflarca herhangi bir talep olmadan doğrudanUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği; Mahkememizce dosyanın iade edilmesi üzerine bu defa,davacının talebiyle birlikte, dosyanın usulüneuygun olarak, idari yargı dosyası da temin edilerekUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği anlaşılmaktadır.
Usuleilişkin herhangi bir noksanlık görülmediğinden esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacının GenelSağlık Sigortası kapsamında prim ödememesigerektiğinden bahisle yaptığı itiraza ilişkin olarak,Haliliye Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığıncaverilen, “…hane halkı ziyareti sonucunda yapılan gelirhesaplaması, güncel GSS mevzuatı ve Vakfımızınkarar organı olan Mütevelli Heyetinin kararıyla Gelir Testiitirazınız G1 olarak tescillenmiştir…”içerikli ve 26.02.2016 tarih ve 2016-1/73 sayılı kararıniptali istemine ilişkin bulunmaktadır.
29/05/1986gün ve 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma veDayanışmayı Teşvik Kanunu’nun 1. maddesinde(Değişik madde: 16/06/1989 - 3582/1 md.), “Bu Kanununamacı; fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlarile gerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye'ye kabuledilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek, sosyaladaleti pekiştirici tedbirler alarak gelirdağılımının adilane bir şekilde tevzi edilmesinisağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayıteşvik etmektir.” hükmü ile kanunun amacı belirtilmiş;”Kapsam” başlıklı 2.maddesinde; Fakrü zaruretiçinde ve muhtaç durumda bulunan kanunla kurulu sosyal güvenlikkuruluşlarına tabi olmayan ve bu kuruluşlardan aylık vegelir almayan (...)(1) vatandaşlar ile geçici olarakküçük bir yardım veya eğitim ve öğretimimkanı sağlanması halinde topluma faydalı hale getirilecek,üretken duruma geçirilebilecek kişiler bu Kanun kapsamıiçindedir.
(Ekfıkra: 30/5/1997-KHK-572/17 md.; Değişik ikinci fıkra:17/4/2008-5754/77 md.) Ancak, 5510 sayılıSosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 60ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindesayılan genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlüolduğu kişilerin 5510 sayılı Kanun gereğiödedikleri katılım payları bu Kanunkapsamındadır. Ancak yıl içinde ödenen tutarlar,takip eden yılda Hazine tarafından Fona geri ödenir.
(Ek fıkra: 4/7/2012-6353/17 md.) Ayrıca, kanunlaveya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiylekurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmakla veya bukuruluşlarca aylık veya gelir bağlanmış olmaklabirlikte, Fon Kurulunca belirlenecek ölçütlere göre; haneiçindeki kişi başına düşen geliri, onaltıyaşından büyükler için belirlenen aylık netasgari ücretin 1/3’ünden az olan kişilerden fakir vemuhtaç durumda bulunanlar da bu Kanun kapsamındadır.
(Ek fıkra: 4/7/2012-6353/17 md.) Hertürlü acil durum ve afetten zarargörenler ve şehit yakınları ile gaziler ise, Fon Kurulu ileSosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarıncabelirlenecek kriter ve süreler çerçevesinde bu Kanun ilesağlanacak haklardanyararlandırılır.”nükmüne yer verilmiş; aynıKanunu’nun 3. maddesinde, “Bu Kanunda öngörülenhizmetlerin gerçekleştirilmesi içinCumhurbaşkanınca görevlendirilen Cumhurbaşkanıyardımcısına veya bakana bağlı ve T.C. MerkezBankası nezdinde Sosyal Yardımlaşma veDayanışmayı Teşvik Fonu kurulmuştur. (3)”hükmüile Sosyal Dayanış ve Yardımlaşma Fonu’nun kuruluşuyapısı belirlenmiştir..
1/12/2004 gün ve 5263 sayılı SosyalYardımlaşma ve Dayanışma GenelMüdürlüğü Teşkilât ve GörevleriHakkında Kanun’un (mülga) 1. maddesinde, bu Kanununamacının, 29.5.1986 tarihli ve 3294 sayılı SosyalYardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunununuygulanmasını sağlamak üzere Başbakanlığabağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma GenelMüdürlüğünün kurulması,teşkilâtı, görev ve yetkilerine ilişkin usul veesasları düzenlemek olduğu ifade edilmiş, 2. maddesinde, buKanunda geçen vakfın, il ve ilçe sosyal yardımlaşmave dayanışma vakıflarını ifade ettiğibelirtilmiş, 5. maddesinde, vakıflarda çalıştırılacakpersonelin nitelikleri ile özlük hakları ve diğerhususlarla ilgili belirlenecek kriterleri görüşmek ve kararabağlamak” fon Kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.
5263sayılı Kanun, 08/06/2011 tarih ve 633 sayılı KanunHükmünde Kararname’nin 35. maddesi ileyürürlükten kaldırılmış, aynı kanunhükmünde kararnamenin 11. Maddesinde yer alan “3294sayılı Sosyal Yardımlaşma ve DayanışmayıTeşvik Kanununun amaçlarını gerçekleştirmekve uygulanmasını sağlamak için gerekli idari ve malitedbirleri almak.” şeklindeki düzenleme ile SosyalYardımlaşma ve Dayanışma GenelMüdürlüğü’nün, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlıSosyal Yardımlar Genel Müdürlüğüadı altında; 10.07.2018tarihli ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiile de; kurulan Aile, Çalışma ve Sosyal HizmetlerBakanlığının ana hizmet birimi olarak yenidenyapılandırıldığı tespit edilmiş; 08.06.2011tarih ve 633 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin“Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı TeşvikFonu Kurulu” başlıklı 34. Maddesin 3. Fıkrasınınc bendinde “c)İl ve ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışmavakıflarında çalıştırılacak personelin nitelikleriile özlük hakları ve diğer hususlarla ilgili belirlenecekkriterleri görüşmek ve karara bağlamak.”fonun görevleri arasında sayılmış; 633 sayılıKanun Hükmünde Kararname’nin belirtilen hükümleri 2/7/2018 tarih ve 703 sayılı KHK’nin3.maddesiyle yürürlüktenkaydırılmıştır. Bubağlamda 29/05/1986 gün ve 3294 Sayılı Kanunincelendiğinde; Kanunun “Vakıflar”başlıklı 7.maddesinde; “– (Değişik birincifıkra: 1/12/2004-5263/19 md.) Bu Kanunun amacına uygun faaliyet veçalışmalar yapmak ve ihtiyaç sahibi vatandaşlaranakdî ve aynî yardımda bulunmak üzere her il veilçede sosyal yardımlaşma ve dayanışmavakıfları kurulur. (Değişikikinci fıkra: 1/12/2004 – 5263/19 md.) Mülkî idareamirleri vakfın tabii başkanı olup, illerde belediyebaşkanı, defterdar, il millî eğitim müdürü,il sağlık müdürü, il tarım müdürü,il sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumu müdürü ve ilmüftüsü; ilçelerde belediye başkanı, malmüdürü, ilçe millî eğitimmüdürü, Sağlık Bakanlığınınilçe üst görevlisi, varsa ilçe tarımmüdürü ve ilçe müftüsü vakfınmütevelli heyetini oluşturur. Ayrıca her faaliyet dönemiiçin, il dahilindeki köy ve mahalle muhtarlarının valininçağrısı üzerine yapacağı toplantıyakatılanların salt çoğunluğuyla kendiaralarından seçecekleri birer muhtar üye ile ilde kurulan vebu Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan siviltoplum kuruluşlarının yöneticilerinin kendiaralarından seçecekleri iki temsilci ve hayırsevervatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği ikikişi; ilçe dahilindeki köy ve mahalle muhtarlarınınkaymakamın çağrısı üzerine yapacağıtoplantıya katılanların salt çoğunluğu ilekendi aralarından seçecekleri birer üye ile ilçedekurulu ve bu Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunansivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin kendiaralarından seçecekleri bir temsilci ve hayırsevervatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği ikikişi mütevelli heyetinde görev alırlar. İl veyailçede bu Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyettebulunan sivil toplum kuruluşu olmaması halinde, hayırsevervatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceğiüçüncü bir kişi daha mütevelli heyetindegörev yapar. (Ekfıkra: 20/2/2014-6525/18 md.) Büyükşehir belediyesi bulunanillerdeki il ve ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışmavakıflarında, ikinci fıkrada hayırsever vatandaşlararasından seçileceği belirtilen iki üye; il sosyalyardımlaşma ve dayanışma vakıfları içindoğrudan vali tarafından, ilçe sosyal yardımlaşma vedayanışma vakıfları için ise kaymakamın teklifiüzerine vali tarafından belirlenir. Ayrıca, il veyailçede bu Kanunda belirlenen amaçlara yönelik faaliyettebulunan sivil toplum kuruluşu bulunmaması hâlinde il sosyalyardımlaşma ve dayanışma vakıfları içindoğrudan vali tarafından, ilçe sosyal yardımlaşma vedayanışma vakıfları için ise kaymakamın teklifiüzerine vali tarafından üçüncü bir kişidaha belirlenir. İl veya ilçe sınırlarıiçerisinde köy bulunmaması hâlinde, köymuhtarı yerine bir mahalle muhtarı daha mütevelli heyetindegörev yapar. İlde vali, bir vali yardımcısınıbaşkan vekili olarak; büyükşehir belediyebaşkanı, genel sekreteri veya genel sekreteryardımcısını; il belediye başkanı da bir belediyebaşkan yardımcısını toplantılarda kendisinitemsil etmek üzere görevlendirebilir. Vakıfsenetleri mahallin en büyük mülki idare amiri tarafındanMedeni Kanundaki hükümlere göre tescil ettirilir. (Mülgadördüncü fıkra: 1/12/2004-5263/19 md.) (Ekfıkra: 16/5/2018-7144/7 md.) Vakıflar, 18/10/2012 tarihli ve 6356sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun34 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükmünegöre, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı SosyalYardımlar Genel Müdürlüğünce imzalanacakişletme düzeyinde toplu iş sözleşmesi kapsamındaişyerleridir.” Hükmüne; “Vakfıngelirleri” başlıklı 8.maddesinde; “–SosyalYardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarınıngelirleri; a)Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundanaktarılacak miktardan, b)(Mülga: 7/12/2004-5272/87 md.) c)(Mülga: 2/3/2014-6529/16 md.) d)İşletme ve iştiraklerden elde edilecek gelirlerden, e)Diğer gelirlerden, Teşekküleder.” Hükmüne; 20/2/2008 tarih ve 5737 sayılı VakıflarKanununun “Tüzel kişilik” başlıklı4.maddesinde; “– Vakıflar, özel hukuk tüzelkişiliğine sahiptir.” Hükmüne yer verilmiş; 25/01/213 tarih ve 28539 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 65 YaşınıDoldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz TürkVatandaşları ile Engelli ve Muhtaç TürkVatandaşlarına Aylık Bağlanması HakkındaYönetmeliğin 19. maddesinde; bu Yönetmeliğinyürürlüğe girmesi ile birlikte muhtaçlıkkararının alınması ve aylıkların bağlanmasınailişkin tüm iş ve işlemlerin Vakıflar tarafındanyerine getirileceği kurala bağlanmış, anılanYönetmeliğin "Tanımlar” başlıklı 4.maddesinin (e) bendinde, mütevelli heyetinin; SosyalYardımlaşma ve Dayanışma Vakfının kararorganını, (i) bendinde ise, vakfın; Sosyal Yardımlaşmave Dayanışma Vakıflarını ifade ettiğibelirtilmiştir. Son olarak, Aile ve SosyalPolitikalar Bakanlığı, Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğünün resmi Web sitesinde, SosyalYardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına ilişkinolarak; Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma (SYD)Vakıflarının, 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşmave Dayanışmayı Teşvik Kanunu hükümlerineistinaden Kanunun amacına uygun faaliyet ve çalışmalaryapmak üzere her il ve ilçede Türk Medeni Kanunuhükümlerine göre kurulmuş oldukları, halihazırdaülke genelinde 1.003 SYD Vakfının hizmet verdiği; SYD Vakıflarının Gelirlerinin: Sosyal Yardımlaşmave Dayanışmayı Teşvik Fonundan aktarılanmiktardan, işletme/iştiraklerden elde edilecek gelirlerden vediğer gelirlerden oluştuğu; 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 4üncü maddesinde, Vakıfların özel hukuk tüzelkişiliğine sahip olduklarınınaçıkça hükme bağlandığı;her bir SYD Vakfının ayrıayrı birer işyeri olduğu (4857 sayılı İş Kanunuçerçevesinde) ve her birinin ayrı karar organlarının bulunduğu ifade edilmek suretiyle, vakıflarınişlemlerinde özel hukuk hükümlerine tabi olduklarıhususuna açıklık getirildiği görülmektedir. Olayda, davacı tarafından; GenelSağlık Sigortası kapsamında prim ödememesigerektiğinden bahisle yaptığı itiraza ilişkin olarak,Haliliye Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığıncaverilen, “…hane halkı ziyareti sonucunda yapılan gelirhesaplaması, güncel GSS mevzuatı ve Vakfımızınkarar organı olan Mütevelli Heyetinin kararıyla Gelir Testi itirazınız G1 olarak tescillenmiştir…”içerikli ve 26.02.2016 tarih ve 2016-1/73 sayılı kararıniptali istemiyle dava açıldığı; konuya ilişkinolarak davalı Vakıf tarafından İş Mahkemesine sunulancevap dilekçesinde; Genel Sağlık SigortasıKapsamında Gelir Tespiti, Tescil ve İzleme Sürecine İlişkinUsul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin 14. maddesi5.fıkrasında “Bakanlık veya SGK tarafından ailebireylerine ilişkin, aile içinde kişi başınadüşen geliri etkileyecek diğer unsurların belirlenmesihalinde, bu unsurlara göre Vakıf personeli tarafındanyapılacak tespitler sonucu elde edilen bilgiler de kişilerin gelirtespitinde dikkate alınır” denildiği; davacınınGelir Tespiti amacıyla kurumlarına ilk 20/08/2014 tarihindebaşvurduğu, ilk hane ziyaretinin personellerince 04/09/2016tarihinde gerçekleştirildiği; davacınınbaşvurusu sonucu ikinci hane ziyaretinin 17/12/2015 tarihindegerçekleştirildiği; ikinci hane ziyareti raporunda, memurlarının;Yönetmeliğin 14.maddesi gereği önceki hane ziyaretlerindenedindiği tecrübe doğrultusunda davacının gelirinidüşük göstermek amacıyla ikametini ailesininyanından aldığı, boş bir inşaatı kötüniyetli olarak ikamet adresi gösterdiği, ailesinin maddi durumununŞanlıurfa ortalamasının üstünde olduğu ve bunedenle G1 olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatineulaşmış olduğu; bu tespitte kasıtlı bir durumbulunmadığı; görevli personelin davacıyı G1 veyaprim ödememe kapsamına almasında hiçbirçıkarının olmadığı; Yönetmeliğin, hane ziyaretini zorunlu tuttuğu, ziyarete giden memurungörüşü doğrultusunda karar verme yetkisini, VakıfMütevelli Heyetine verdiği, davacının hane ziyaretlerindensonra yapmış olduğu bütün başvurularınmütevelli heyet tarafından görüşüldüğünüve reddedildiği ifade edilerek; davanın reddinin gerektiğisavunulmuştur. Konuya ilişkin mevzuat hükümleri ile somutolay birlikte irdelendiğinde; 3294 sayılı Kanun’agöre faaliyet gösterecek vakıfların mütevelliheyetleri (çoğunlukla) belli kamu görevlilerindenoluşmasına rağmen, gerek 3294 sayılı Yasada, gerekdiğer düzenlemelerde; söz konusu vakıfların kamutüzel kişiliği şeklinde kurulduğuna işaret edenözel bir düzenlemeye yer verilmeyip, söz konusuvakıfların Medeni Kanun hükümlerine tabi olarak kurulupfaaliyette bulunmalarının öngörülmüşolması karşısında; davacının, GenelSağlık Sigortası kapsamında prim ödememesigerektiğinden bahisle yaptığı itiraza ilişkin olarak,Haliliye Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma VakfıBaşkanlığınca verilen, “…hane halkıziyareti sonucunda yapılan gelir hesaplaması, güncel GSSmevzuatı ve Vakfımızın karar organı olan Mütevelli Heyetinin kararıyla Gelir Testi itirazınızG1 olarak tescillenmiştir…” içerikli ve 26.02.2016tarih ve 2016-1/73 sayılı kararın iptali istemiyleaçtığı davanın özelhukuk hükümleri uyarınca çözümlenmesigerekecektir. Bu durumda; davaya konu edilen işlemin, 3294sayılı yasanın 7. maddesi kapsamında vakıfmütevelli heyeti kararı ile yapıldığı, 3294sayılı yasa gereğince söz konusu vakıflarınMedeni Kanun hükümlerine tabi olarak kurulup faaliyettebulunmalarının öngörülmüş olması nedeniile dava konusu işlemin kamu gücü kullanılmak suretiyletesis edildiğinin kabulünün mümkünbulunmadığı sonucuna varılmakla; davanıngörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Şanlıurfa1.İş Mahkemesinin, 25.4.2019 gün ve E:2019/185, K:2019/403sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç:Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Şanlıurfa 1.İşMahkemesinin, 25.4.2019 gün ve E:2019/185, K:2019/403 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,28.5.2020 gününde Üye Ahmet ARSLAN’ın KARŞI OYUve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞI OY Dava, HaliliyeKaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve DayanışmaVakfının gelir testine ilişkin işlemin iptali istemiyleaçılmıştır. 633 sayılıAile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı nın Teşkilat veGörevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 11.maddesinin h bendinde, “Sosyal yardıma hak kazanılmasındave genel sağlık sigortalılığının tespitindeesas alınacak gelir tespiti testlerine ilişkin usul ve esaslarıbelirlemek, bu testleri Sosyal Yardımlaşma ve DayanışmaVakıflarıyla işbirliği yaparak uygulamak.”görevi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Sosyalİşler Genel Müdürlüğü nüngörevleri arasında sayılmıştır. Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 05/10/2017 günlü, E:2015/19562, K:2017/6431sayılı kararında; sigortalıların genelsağlık sigortası primlerinin tahakkuk ve tahsil edilebilmesigörevi Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) ait olduğu, primlerintahakkuk ve tahsil edilebilmesi için prime esas gelir testininusulünce yapılıp kesinleşmiş olmasınıngerektiği, SGK’ye genel sağlık sigortası primmiktarının belirlenmesinde esas alınacak gelir testi yapmahususunda görev verilmediği, 633 sayılı KHK ile genelsağlık sigortalılığının tespitinde esasalınacak gelir testlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek vebu testleri Sosyal Yardımlaşma ve DayanışmaVakıflarıyla işbirliği yaparak uygulamak görevininAile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bırakıldığı,dolayısıyla gelir testi uygulamasından kaynaklanan davalarda,5510 sayılı Kanunun uygulanmasını gerektirir herhangi biryasal düzenleme olmadığından gelir testinin iptaliiçin açılan davaların çözüm yerininidari yargı olduğu açık olduğu, ancakuyuşmazlığın gelir testinin kesinleşmesininardından tahakkuk edecek prim tutarı ve tahsile ilişkinolması durumunda 5510 sayılı Kanunun kapsamındayargılama ve değerlendirme yapılacağından işmahkemesi görevli olacağını vurgulamıştır. Yukarıdaaçıklandığı üzere; HaliliyeKaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve DayanışmaVakfı tarafından yapılan gelir testine ilişkin idariişlemden kaynaklanan uyuşmazlığın görüm veçözüm yeri idari yargı yerleri olduğundançoğunluk kararına katılmıyorum. ÜYE AhmetARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy