T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/286
KARAR NO : 2020/304
KARAR TR : 28.05.2020
ÖZET: 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’un 5. maddesinin ikinci ve on altıncı fıkraları uyarınca davacıya ait işyerinin 10 gün süre ile kapatılmasına ilişkin olarak verilen idari yaptırım kararının iptali istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlen-mesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Y.Y. Vekili : Av. T.Y.Ç. Davalı : BucaKaymakamlığı Vekili : Av. A.G.D. OLAY : BucaKaymakamlığı’nın 19.11.2018 gün ve 2018/214sayılı İdari Yaptırım kararı ile, davacıtarafından işletilen “I.A.K.” isimli işletmede,29.08.2018 günü yapılan denetim sırasında, 4207sayılı Tütün Ürünlerinin ZararlarınınÖnlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’un 2. maddesininilgili fıkraları gereği kapalı alanda tütünürünü tüketilmemesine ilişkin yasaklarınuygulanması ve tedbirlerin alınması ile ilgiliyükümlülüklerin yerine getirilmediğinden bahisle, biryıllık dönemde ikinci tekerrür nedeniyle 4207sayılı Kanun’un 5. maddesinin on altıncıfıkrası uyarınca davacı adına 5.103,00 TL idari paracezasıverilmiştir. BucaKaymakamlığının 16.01.2019 gün ve 2019/6sayılı İdari Yaptırım kararı ile, davacıtarafından işletilen “I.A.K.” isimli işletmede, 4207sayılı Tütün Ürünlerinin ZararlarınınÖnlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’un 2. maddesininilgili fıkraları gereği kapalı alanda tütünürünü tüketilmemesine ilişkin yasaklarınuygulanması ve tedbirlerin alınması ile ilgili yükümlülüklerinyerine getirilmediğinden bahisle, 31.01.2018 tarihinde 1.701,00 TL,14.05.2018 tarihinde 3.402,00 TL, 19.11.2018 tarihinde 5.103,00 TL cezaiişlem uygulandığı belirtilerek, 4207 sayılı Kanun’un5. maddesinin on altıncı fıkrası uyarıncasözü edilen işletmenin 10 gün süreylekapatılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili,idari para cezası ve işyeri kapatma cezasının iptaliistemiyle adli yargı yerine başvuruda bulunmuştur. İzmir6. Sulh Ceza Hâkimliği, 04.10.2019 gün ve D.İş:2019/2039sayılı kararı ile, idari para cezası ve kapatma cezasınakarşı yapılan başvuruyu esastan inceleyerek reddine kararvermiş, davacı vekili tarafından yapılan itirazın,İzmir 7. Sulh Ceza Hakimliği’nin 02.12.2019 gün veD.İş: 2019/1316 sayılı kararı ile kabulüne, İzmir6. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 04.10.2019 gün ve D.İş:2019/2039sayılı kararının kaldırılmasına kesin olarakkarar verilmiştir. İZMİR6. SULH CEZA HÂKİMLİĞİ: 10.12.2019 gün veD.İş No: 2019/6422 sayı ile; 5326 sayılıYasa’nın 27/8. maddesinde, idari yaptırımkararının verildiği işlem kapsamında aynıkişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanınagiren kararların da verilmiş olması halinde idariyaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılıkiddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargımerciinde görülür hükmünün bulunduğu,işletme hakkında verilen kapatma kararının da dava konusuedildiği, bu nedenle itiraz konusu idari para cezası ve kapatmakararı hakkında 5326 sayılı Yasa’nın 27/8.maddesi uyarınca idari yargının görevli olduğu,hâkimliğin başvuru konusu hakkında yargı yolubakımından görevsiz olduğu gerekçesiyle başvurunungörev nedeniyle reddine karar vermiş, davalı vekilitarafından yapılan itiraz, İzmir 7. Sulh CezaHâkimliği’nin 14.01.2020 gün ve D.İş No:2020/138sayılı kararı ile kesin olarak reddedilmiştir. Davacı vekili, bu kez, kapatma kararının iptaliistemiyle idari yargı yerindedava açmıştır. İZMİR 4. İDARE MAHKEMESİ: 12.03.2020 gün ve E:2020/42sayı ile, 4207 sayılı Kanunun 5. maddesinin on altıncıfıkrası uyarınca ve bu fıkrada öngörülensürelere uygun olanak süresiz değil, belirli bir süreiçin davacıya ait işyerinin 10 gün süre ilekapatılmasına ilişkin idari yaptırımkararının, 5326 sayılı Kanunun 16. maddesinde belirtilenidari yaptırım türlerinden biri olduğu, önce 13.2.2011tarih ve 6111 sayılı Kanunun 202. maddesiyle, daha sonra 24.5.2013tarih ve 6487 sayılı Kanunun 27. maddesiyle, 4207 sayılıKanunda yapılan değişikliklerle Kanunun yenidendüzenlendiği ve bu haliyle, 4207 sayılı Kanununda“işyerinin 10 gün süre ile kapatılmasına”ilişkin karara karşı kanun yoluna ilişkin birdüzenlemenin yer almadığınınanlaşıldığı, bu durumda, Kabahatler Kanununun 5560sayılı Kanunla değişik 3. maddesinde belirtildiğiüzere, idari yaptırım kararlarına karı kanun yolunailişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından iş yerinin 10 gün süre ilekapatılmasına ilişkin karara karşı açılandavanın görüm ve çözümünde, UyuşmazlıkMahkemesinin konu ile ilgili emsal bir kararı da gösterilerek,anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralıbendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğugerekçesiyle, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasınave davanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesininHicabiDURSUN’un başkanlığında, ÜyelerŞükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ,Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN’ın katılımlarıylayapılan 28.05.2020 tarihli toplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adliyargı dosyası da temin edilmek suretiylebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiğive usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından,“16.01.2019 gün ve 2019/6 sayılı İdariYaptırım kararı ile verilen kapatma kararınakarşı açılan dava yönünden oluşan”görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 4207 sayılıTütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi veKontrolü Hakkında Kanun’un 5. maddesinin ikinci ve on altıncı fıkralarıuyarınca davacıya ait işyerinin 10 gün süre ilekapatılmasına ilişkin olarak verilen idari yaptırımkararının iptali istemiyle açılmıştır. 4207 sayılıKanun’un “Ceza hükümleri”başlığı altında düzenlenen 5. maddesinin ikincifıkrasında, “ (Değişik: 13/2/2011-6111/202 md.) 2nci maddenin (a) bendi hariç birinci,üçüncü, dördüncü ve beşincifıkralarında belirtilen yasakların uygulanması vetedbirlerin alınması ile ilgili yükümlülükleriniyerine getirmeyen işletme sorumlularına, mahalli mülki amirtarafından bin Türk Lirasından beş bin TürkLirasına kadar idarî para cezası verilir.”; on altıncı fıkrasında, “ (Ek:13/2/2011-6111/202 md.; Değişik: 24/5/2013-6487/27 md.) Bu maddedekicezaları gerektiren fiillerin bir yıllık dönemdetekerrürü hâlinde idari para cezası bir kat; ikincitekerrürü hâlinde iki kat artırılarak verilir.Aynı dönemdeki üçüncü tekerrürde deiş yeri on günden bir aya kadar kapatılır.”denilmiş; “Tütün ürünlerininyasaklanması” başlığı altındadüzenlenen 2. maddesinin birinci fıkrasında ise,“Tütün ürünleri; a) Kamu hizmet binalarınınkapalı alanlarında, b)Koridorları dahil olmak üzere her türlü eğitim,sağlık, üretim, ticaret, sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeriamaçlı özel hukuk kişilerine ait olan ve birdençok kişinin girebileceği (ikamete mahsus konutlarhariç) binaların kapalı alanlarında, c) (Değişik: 24/5/2013-6487/26md.) Hususi araçların sürücü koltukları iletaksi hizmeti verenler dâhil olmak üzere karayolu, demiryolu,denizyolu ve havayolu toplu taşıma araçlarında, ç) Okul öncesieğitim kurumlarının, dershaneler, özel eğitim veöğretim kurumları dahil olmak üzere ilk ve ortaöğrenim kurumlarının, kültür ve sosyal hizmetbinalarının kapalı ve açık alanlarında, d) Özel hukukkişilerine ait olan lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibieğlence hizmeti verilen işletmelerde, tüketilemez…..” hükmü yer almıştır. Öte yandan; 30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a) İdarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b) Diğer genelhükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında, uygulanır.”; 16.maddesinde, “(1) Kabahatler karşılığındauygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî paracezası ve idarî tedbirlerden ibarettir. (2)İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgilikanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir”; 19. maddesinde, “(1)Diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için; a) Bir meslek vesanatın yerine getirilmemesi, b)İşyerinin kapatılması, c) Ruhsat veyaehliyetin geri alınması, d)Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferdenalıkonulması, Gibiyaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda buKanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklıdır”; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise,“İdari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin idari yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beşgün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleriyeralmıştır. Buna göre, KabahatlerKanunu’nun; idari yaptırım kararlarına karşıkanun yoluna ilişkin hükümlerinin, Kanun’un 19. maddesindesayılan yaptırımlar saklı tutulmak kaydıyla, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı;diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 27. maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenensekizinci fıkrasında, idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, buişlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği kurala bağlanmış, bu maddeningerekçesinde de bu hükümle, Kabahatler Kanunu'ndakidüzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir. 19.12.2006 tarihindeyürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak; idariyaptırım kararının verildiği işlem kapsamındaaynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görevalanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idariyaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılıkiddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idariyargı merciinde görüleceği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesince,idari para cezası yönünden oluşan olumsuz görevuyuşmazlık-larının çözümünde, idaripara cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bukararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğininanlaşılması halinde; idari para cezasına ilişkinkararın hukuka aykırılığıiddiasının da, idari yargı yerinde görüleceğisonucuna varılarak, idari yargı yerince verilen görevsizlikkararlarının kaldırılmasına kararverilmiştir. Olayda,davacıya ait işyerinin 4207 sayılı Kanun’un 5.maddesinin on altıncı fıkrasına dayanılarak ve bufıkrada öngörülen sürelere uygun olarak süresizdeğil, belirli bir süre için (10 gün)kapatılmasına ilişkin idari yaptırımkararının; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun“Saklı tutulan hükümler”başlığını taşıyan 19. maddesinde,“diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için, ….. İşyerininkapatılması …….gibiyaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda buKanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklıdır” denilerek, ilgili kanununda, bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklı tutulan, başka bir deyişle, belirtilen istisnalariçinde sayılan yaptırımlardan biri olduğu, 4207sayılı Kanun’un ilk kez, 13.2.2011 tarih ve 6111sayılı Kanun’un 202. maddesiyle, daha sonra 24.5.2013tarih ve 6487 sayılı Kanun’un 27. maddesiyledeğiştirilerek yeniden düzenlendiği ve “işyerinin belirli bir süre için kapatılması”na ilişkin karara karşı kanunyoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmıştır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlikkararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görevkuralının, değişikliğin yürürlüğegirmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dairintikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, 4207 sayılı Kanun’un 5. maddesinin ikincive on altıncı fıkralarıuyarınca ve bu fıkralarda öngörülen sürelereuygun olarak süresiz değil, belirli bir süre içindavacıya ait işyerinin (10 gün) süre ilekapatılmasına ilişkin idari yaptırım kararının,5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, önce 13.2.2011 tarihve 6111 sayılı Kanun’un 202. maddesiyle, daha sonra24.5.2013 tarih ve 6487 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle, 4207sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerleKanun’un yeniden düzenlendiği ve bu haliyle, 4207sayılı Kanun’da, “işyerinin 10 gün süreile kapatılmasına” ilişkin karara karşı kanunyoluna ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı anlaşılmıştır. Budurumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, “işyerinin 10 günsüre ile kapatılmasına” ilişkin kararakarşı açılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,İzmir 4. İdare Mahkemesince yapılan başvurunun kabulüile, İzmir 6. Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 10.12.2019 gün ve D.İş No: 2019/6422 sayılıgörevsizlik kararının, 16.01.2019 gün ve 2019/6sayılı İdari Yaptırım kararı ile verilen kapatmakararı ile ilgili kısmının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N U Ç: Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle, İzmir 4. İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUNKABULÜ ile, İzmir 6. Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 10.12.2019 gün ve D.İş No: 2019/6422 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ, 16.01.2019 gün ve 2019/6sayılı İdari Yaptırım kararı ile verilen kapatmakararı ile ilgili kısmının KALDIRILMASINA, 28.05.2020gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Hicabi DURSUN Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Birol SONER Üye Aydemir TUNÇ Üye Nurdane TOPUZ Üye Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy