T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO : 2019 / 887 KARAR NO : 2020 / 307 KARAR TR : 28.5.2020 ÖZET : Davacının İstanbul İli, Sultanbeyli ilçesindeki 1331-1418-1415-1336-1561 sayılı parsellerdeki hisselerinin, 7143 sayılı Kanunun Geçici 1. Maddesinin uygulaması sebebiyle Sultanbeyli Belediye Başkanlığı adına tescil edildiğinden bahisle; davalı adına yapılmış tescilin/tapu kaydının iptali ve davacı adına tekrar tescil edilmesi istemiyle açılan davanın, anılan Yasa ile, hak sahipliğinin idari usul ve esaslar çerçevesinde belirlenmesi yoluna gidildiği gözetildiğinde; İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : M. A. Vekili : Av. Muammer Ç. Davalı : Sultanbeyli BelediyeBaşkanlığı Vekili : Av. Ş.K. O L A Y : Davacı davadilekçesinde; İstanbul İli Sultanbeyli ilçesi1331-1337-1418-1415-1336-1561 sayılı parsellerde hisselerininbüyük çoğunluğunun İstanbul Anadolu 25. As. Hk.Mahkemesinin E:2013/242, K: 2014/427 sayılı kararı neticesindetaraflar arasında sulh yolu ile, kalan kısmı ise SultanbeyliTapu Müdürlüğünde satış yolu ile adınatescil edildiğini; Sultanbeyli ilçesinde 1/1000 Uygulama imarplanları yapılmış olmasına rağmen 3194sayılı İmar Kanunu hükümleri yerel yönetimlertarafından uygulanmadığı ve müstakil parseloluşturulmadığı için, arazi üzerindearsalarının sınırlarının belliolmadığını, hala tarla vasfındaolduklarını; arazilerin zaman içerisinde Belediyetarafından yasal olmayan “Beyana Dayalı Satış”anlayışı ile el değişip üzerlerinde kaçakyapılar yapılmasına göz yumulduğunu; hem zilyetsahiplerinin hem de hissedarların aynı arazilere yıllardıremlak vergisi ödeme zorunda bırakıldığını; Davalınıntalebi üzerine 7143 sayılı Kanunun geçici 1. maddesiuyarınca 1331-1337-1418-1415-1336-1561 parsellerdeki hisselerinin, hiçbirkamu yararı olmadığı halde Re'senkamulaştırmasız el koyma suretiyle, Sultanbeyli Tapu Müdürlüğütarafından Sultanbeyli Belediyesi adına tescil işleminingerçekleştirildiğini; bu taşınmazların kendisineait olduğunu, davalının hiçbir kullanım hakkıolmadığı halde, kendisininmiş gibi tapuya tescilettirmiş olduğunu; Sultanbeyli Belediyesinin 7143sayılı Kanunun geçici 1. maddesine istinaden, araziüzerindeki fiili (işgalci) kullanıcıları, varsakimlere ait olduğunun tespiti için 3402 sayılı Kadastro Kanununun4. maddesi hükümlerine göre ilçedeki tapusuz kaçakyapıların kullanıcılarına (işgalci) satmakamacıyla bir çalışma başlatmış bulunduğunu;Anayasada ve diğer mevzuatta mülkiyet hakkının teminataltına alındığını; mülkiyet hakkınamüdahalenin ancak kamu yararı gözetilmek kaydı ile ve 2942sayılı Kamulaştırma Kanununun 46 maddesine göreyapılması gerektiğini, burada hiçbir kamu yararıgözetilmediğini, bir kamulaştırma, tarafınaherhangi bir tebligat yapılmadığını ve herhangibir bedel yatırılmadan davalı adına tescil işlemiyapılmış olduğunu ifade ederek; söz konusutaşınmazlara ihtiyati tedbir konulması; davanınAnayasanın 152 ve 6216 sayılı kanunun 42. maddeleriuyarınca incelenmesi; davalı adına yapılmıştescilin iptali ve adına tekrar tescil edilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. Daha sonra davacı vekiliverdiği dilekçe ile; 1337 parselin dava konusutaşınmazlar arasından çıkarılmasını;7143 sayılı Kanunun Geçici 1. Maddesinin Anayasanın35.maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle AnayasaMahkemesine başvurulmasını talep etmiştir. İSTANBUL ANADOLU19.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 18.4.2019 gün ve E:2018/432,K:2019/170 sayı ile, “(…)Davalı vekili mahkememize ibrazettiği cevap dilekçesinde özetle; açılandavanın hukuki dayanağının olmadığını,7143 sayılı kanunun geçici 1. Maddesine göre tescilişlemi geçici olarak tescil edilmiş olup tescil sonrasıişlemler neticesinde davacının mülkiyet hakkınınaynen iade edileceğini, söz konusu işlemin anayasayaaykırı olmadığını ve dilekçesindebelirttiği diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesinisavunmuştur. 6100 Sayılı HukukMuhakemeleri Kanununun Dava şartları başlıklı 114/b.maddesine göre " Yargı yolunun caiz olması" davaşartıdır. 6100 Sayılı HukukMuhakemeleri Kanununun 115/(1). maddesine göre mahkeme davaşartlarının olup olmadığını her aşamadadikkate almakla yükümlüdür. Açıklanan kanunmaddeleri ve mevzuat gereğince davacının taleplerinin idari birişlem olduğu, tam yargı davası yönündekiişbu taleple ilgili olarak mahkememizin görevlibulunmadığı, idari yargının görevli olduğu,bu sebeplerle yargı yolu uyuşmazlığı sebebiyle davanın,dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmiştir. 7143 sayılı kanunungeçici 1.maddesi; "26/9/2011 tarihli ve 2011/2266 sayılıBakanlar Kurulu Kararına ekli kroki ile sınırlarıgösterilen alanda bulunan ve iyileştirme, yenileme vedönüşüm uygulamaları kapsamında bulunantaşınmazlar bu maddenin yürürlüğe girdiğitarih itibarıyla iyileştirme, yenileme ve dönüşümuygulamaları yapılarak fiili kullanıcılara devredilmeküzere talebi halinde tapuda ayni ve şahsi haklar ile temlikhakkını kısıtlayan veya yasaklayan şerhe ilişkinmuvafakat aranmaksızın Sultanbeyli Belediyesi adına tesciledilir. Bu taşınmazlarla birlikte daha önce bu kapsamda MaliyeBakanlığınca Belediyeye devredilen taşınmazlar,zilyetleri veya fiili kullanıcıları tespit edilmek ve varsaüzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veyakimler tarafından kullanıldığı kadastrotutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle21/6/1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun ek 4üncü maddesi hükümlerine göre kadastrosu yapılarakBelediye adına tescil edilir." hükmüne amirdir. Tüm dosya kapsamı vetoplanan delillerin değerlendirmesine göre, dava konusutaşınmaz yukarıda zikredilen 7143 sayılı kanunungeçici 1.maddesi kapsamındaki idari işlem neticesindedavalı Sultanbeyli Belediyesi adına tescil edilmiştir.İdari işlem iptal edilmeden tapu tescili mümkün değildir.Bu nedenle dava konusunun idari işlem olması, idari yargıyıilgilendirmesi sebebi ile davanın idari yargı yolu caizolduğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat vesonucuna varılarak aşağıdaki hükümkurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın HMK 'nun 114-1 -b,115/2 maddeleri uyarınca idari yargı yolu caiz olduğundanusulden REDDİNE,(…)” karar vermiş, bu karar istinafyoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir. Bu kez davacı vekili;müvekkilinin İstanbul İli Sultanbeyli İlçesi 1331parselde bulunan 1/310 oranındaki hissenin, 1418 parselde bulunan 1/155oranındaki hissenin, 1415 parselde bulunan 141047/139500000oranındaki hissenin, 1336 parselde bulunan 1/310 oranındaki hissenin,1561 parselde bulunan 500/6011503 oranındaki hissenin davalıadına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adınatesciline karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. İSTANBUL 12.İDAREMAHKEMESİ: 19.11.2019 gün ve E:2019/1503 sayı ile, “(…)Dava dosyasının incelenmesinden; davacıtarafından İstanbul İli, Sultanbeyli İlçesi, 1331sayılı parselde 1/310 oranında, 1418 sayılı parselde1/155 oranında, 1415 sayılı parselde 141047/13950000oranında, 1336 sayılı parselde 1/310 oranında, 1561 sayılıparselde 500/6011503 oranındaki hisselerin davalı Belediye adınaolan tapu kaydının iptal edilerek davacı adına tescilitalebiyle İstanbul Anadolu 19 Asliye Hukuk Mahkemesinde E:2018/432esasına kayden açılan davada İstanbul Anadolu 19 AsliyeHukuk Mahkemesince verilen ve 19.07.2019 tarihinde kesinleşen 18.04.2019tarih ve K:2019/170 sayılı kararla görevsizlik kararıverilmesi üzerine Mahkememiz nezdinde aynı taleplerle iş budavanın açıldığı anlaşılmakta ise de2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde sayılan idari davatürlerinden olmayan tapu iptali ve tescil talebiyle açılan davanıngörüm ve çözümünün Adli Yargınıngörev alanında olduğu, Mahkememiz görev alanına aitolmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle,2247 sayılı Yasa'nın 19. maddesi uyarınca, İstanbulAnadolu 19 Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde E:2018/432 esasına kaydenaçılan davada verilen 18.04.2019 tarih ve K:2019/170sayılı görevsizlik kararı üzerine Mahkememizdeaçılan eldeki davada, görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına,Uyuşmazlık Mahkemesince bu konuda karar verilinceye kadardavanın incelenmesinin ertelenmesine, dosyamız içinde yer alanİstanbul Anadolu 19 Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2018/432 Esassayılı dosyasının iş bu dosya ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine…” kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 28.5.2020günlü toplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde adliyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacının İstanbulİli, Sultanbeyli ilçesindeki 1331-1418-1415-1336-1561sayılı parsellerdeki hisselerinin, 7143 sayılı KanununGeçici 1. Maddesinin uygulaması sebebiyle Sultanbeyli BelediyeBaşkanlığı adına tescil edildiğinden bahisle;davalı adına yapılmış tescilin/tapu kaydınıniptali ve davacı adına tekrar tescil edilmesi açılmıştır. Açılan davayailişkin olarak Sultanbeyli Belediye Başkanlığıtarafından İstanbul Anadolu Adliyesi 19. Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliğine verilen cevap dilekçesinde;Sultanbeyli arazilerinin 1890'lı yıllardan itibaren özelmülkiyete konu olmaya başladığını, ilk olarakOsmanlı Bahriye Nazırlarından Hasan Hüsnü Paşaadına 84 parça olarak tapuya kaydedildiğini; arazilerin dahasonra Franz Phillipson isimli bir kişiye devredildiğini, Phillipsonunvarislerinin, 1 Mart 1954 tarihinde, noterde, karşılarındaki 104kişilik alıcı grupla, 155 hisse teşkil eder şekildesatış vaadi sözleşmesi düzenlediğini; bu devasaarazinin zaman içinde binlerce hisseye bölündüğünü, 1987 yılına kadar süren yasal sürecinbaşladığını; 104 kişinin, daha sonraEyüp Asliye Hukuk Mahkemesinde ellerindeki satış vaadinedayanarak adlarına tapuda tescil talep ettiğini, Mahkemenin,22.03.1954 Tarih 1954/187 Esas 1954/187 Karar sayılı ilamı iledavacıların tescil talebini kabul ettiğini ve 155 pay olarakadlarına tapuda tescile karar verdiğini, ancak paydaşlarıntasarruf edecekleri alanların belirlenmediğini; hissedarlarıntescil kararının ardından, 1956 yılında arazininzilyetlerine karşı Kartal 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde 1956/663 esassayılı meni müdahale davasını açtığını; davalıların, bu yerlerin Hâzineye ait olduğuitirazında bulunduğunu; 1958 yılındaSultanbeyli'de tapulama işlemleri yapıldığını, arazinin sınırlarının belirlendiğini, parselnumaralarının değiştiğini; bu tespitlerekarşı da Kartal Tapulama Mahkemesinde dava açıldığını; 1956 yılında açılan dava ile bu dava dosyasınınbirleştirildiğini; çeşitli nedenlerle Mahkeme sürecinintamamlanamadığını; mahkemenin Dosyayıtapulama komisyonuna iade ettiğini; bu iade kararının 1978yılında Yargıtay tarafından bozulduğunu; tashihi kararaşamasında tüm dava dosyalarının birleştirildiğini; Tapulama Mahkemesinin lağvı neticesinde bu sefer davaya Kartal1. Asliye Hukuk Mahkemesi bakmaya başladığını, Mahkemenin1984 yılında kararını verdiğini, bu kararın 1987yılında Yargıtay tarafından onaylanarak kesinleştiğini; hukuki sürecin 1954-1987 arasında tam 33 yıl sürdüğünü; Sultanbeyli'nin mevcut mülkiyet durumunu tespit eden ve hukukiçerçeveye kavuşturan Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin,Tapulama Mahkemesi sıfatıyla verdiği E:1981/650, K:1984/645sayılı kararın gerekçesinde; 6 ve 7. sahifelerde, davakonusu arazide (Sultanbeyli, Şamandıra, Yenidoğanbölgelerinin tamamı) kaçak yapılaşma veişgaller nedeniyle oluşan sorunların 2981 sayılı yasakapsamında değerlendirilmesi gerektiği yönünde izahatyapıldığını, arazinin 2981 sayılı kanunçerçevesinde planlanması gerektiğine işaret edildiğini; bölgenin o yıllardan bu yana 2981 sayılı yasakapsamında bulunduğunun bu kararla da belgelenmiş olduğunu;bu süreç ve sonrasında davacı ve ilgililerinmülkiyet sorunu bulunan bu arazileri hukuki geçerliliğiolmayan satış senetleri ile alım satım yaptıklarını; davacının hisselerinin bulunduğu 1331 parseldeki 103,23 m2, 1418parseldeki 377,92 m2, 1336 parseldeki 459,68 m2 olan hisselerini 10/10/2014tarihinde, 1415 parseldeki 1142,95 m2 olan hissesini 26/06/2014 tarihinde, 1561parseldeki 1621,65 m2 lik hissesini de 21/01/2015 tarihinde edindiğinin; davakonusu parsellerden sadece 1415 ve 1418 nolu parsellerde fiilikullanımı bulunduğunun tespit edildiğini; 1337parselde davacı adına hisse tapu bulunmadığını; Sultanbeyliİlçesinin meskûn alanının yaklaşıkyüzde ellisini oluşturan, İlçe merkezinin dearalarında bulunduğu ve üzerinde yaklaşık 200 binkişinin yaşadığı çok hisseli parsellerinmülkiyet sorununun çözümü noktasındayürütülen çalışmaların devam ettiğini;çalışmaların hukuki altyapısının hem kanunhükmü hem de Bakanlar Kurulu kararı ile tesis edildiğini; BakanlarKurulunun 2011/2266 sayılı kararı doğrultusunda'İstanbul İli, Sultanbeyli İlçesinde bulunan bazıalanlarda yürütülecek iyileştirme, yenileme vedönüşüm uygulamaları kapsamında Çevre veŞehircilik Bakanlığı ile MaliyeBakanlığının yetkilendirilmesi" ile zeminde fiilikullanımı olmadığı halde uhdesinde yüklü miktardahisse tapu bulunduran özel ve tüzel kişilerin hisselerinintrampa yöntemi ile kamulaştırılmayapılmasının önünün açıldığını;bu kapsamda toplam 2.849.735,28 m2 hissenin trampa işleminintamamlandığını; trampa işlemine tabitutulamayacak büyüklükte (intikal yolu ile oluşanbüyüklüğü 1 m2.nin altında yüzlerce hissebulunduğunu) hisselerin varlığı ve hisseli parsellerde imaruygulaması yapılmasının teknik zorlukları birliktedeğerlendirildiğinde, çözüm için yeni biryaklaşıma ihtiyaç duyulduğunu; bu noktada, Sultanbeyliİlçesinde bulunan bazı alanlarda uzun yıllardırsüregelen mülkiyet sorununun çözümüneyönelik olarak Resmi Gazetenin 18.05.2018 tarih ve 30425 sayılınüshasında yayımlanan 7143 Sayılı KanununGeçici 1 inci maddesi ile yeni bir aşamaya geçildiğini; bu maddeden anlaşılacağı üzere, gerçekleştirilen tescil işleminin geçici olarak tesisedilmiş olduğunu, tescil sonrası işlemler neticesindedavacının mülkiyet hakkının aynen iadeedileceğini ya da acele kamulaştırma sonucunda tazminedileceğini; 7143 Sayılı Kanunun Geçici incimaddesi ile 2011/2266 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli krokiile sınırları gösterilen alanda (Sultanbeyli ilçesi)zilyetleri veya fiili kullanıcıları tespit edilmek ve varsaüzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veyakimler tarafından kullanıldığı kadastrotutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle,21/6/1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun Ek-4üncü maddesi hükümlerine göre ilçelerindekimülkiyet problemi bulunan alanların etaplar halinde kadastrosuyapılarak Sultanbeyli Belediyesi adına, daha sonradan da haksahiplerine verilmek üzere, tescil edilmesininplanlandığını; kadastroçalışmalarının tamamlanmasından sonra, 7143Sayılı Kanunun Geçici Madde-1 kapsamına alınantaşınmazlardan; fiili kullanımı bulunan tapu maliklerinefiilen kullandıkları alanların, Belediyeye devredilenhisselerinden yüzde kırk oranında kesinti yapılmaksuretiyle, fiilen kullanımı bulunmayan veya kullandığıalandan fazla hisseye sahip olan tapu maliklerine ise, Belediyeye devredilenhisselerinden kullanıcısı olmayan parsellerin tam ve/veyahisseli olarak Belediyece bedelsiz olarak doğrudan devredileceğini; bu alanların yetmemesi halinde kalan hisseler için acelekamulaştırmaya ilişkin hükümlerin uygulanacağını; bununla birlikte 7143 Sayılı Kanunun Geçici Madde-1kapsamına alınan taşınmazlar üzerinde; fiilikullanımı bulunan ancak tapusu olmayan fiili kullanıcılarakullandıkları alanların tapularının, rayiçbedellerinin belirlenmesinin ardından Belediyeleri tarafındandoğrudan satılabileceğini; 7143 sayılı KanununGeçici 1. Maddesinin uygulama aşamalarının süratlibir şekilde devam ettiğini, davacının hisselerininyer aldığı bazı parselde sonuç aşamasınayaklaşıldığını; dava konusu tescil işlemineticesinde davacı hisselerinin bulunduğu ve tapu alanı; 32000m2 olan 1331 parselde 1/310 hisseye tekabül eden 103,23 m2 ve 58578 m2olan 1418 parselde 1/155 hisseye tekabül eden 377,92 m2 olan parsellerintamamının 23/05/2018 tarihinde; tapu alanı; 142500 m2 olan 1336parselde 1/310 hisseye tekabül eden 459,68 m2, 1130416 m2 olan 1415parselde 141047/139500000 hisseye tekabül eden 1142,95 m2 ve 6011503 m21561 parselde 1508130821/5560697790000 hisseye tekabül eden 1621,65 m2olan parsellerin tamamının 7143 Sayılı KanununGeçici 1. Maddesi kapsamında 25/06/2018 tarihinde geçiciolarak Sultanbeyli Belediyesinin uhdesine geçtiğini; davacınınhissesinin bulunduğu 1331 ve 1418 parsellerde 7143 SayılıKanunun Geçici 1. Maddesi kapsamında 1. Etapçalışmalarına başlandığını; 1331nolu parselin kadastro tespit çalışmalarınıntamamlandığın akabinde 24/07/2018 ila 28/08/2018 tarihleriarasında Belediyemiz Hizmet Binası, Sultanbeyli KadastroMüdürlüğü ve Turgut Reis MahalleMuhtarlığında askıya çıktığını, anılan parselin 20/09/2018 tarihinde Sultanbeyli TapuMüdürlüğünde tescil edildiğini, SultanbeyliKadastro Müdürlüğü tarafından araziçalışmaları bitirilen 1418 parselin 12/10/2018 tarihinde1 (bir) ay süre ile askıya çıkmış bulunduğunu;öte yandan Belediyeleri ve Tapu Kadastro GenelMüdürlüğü (TKGM) arasında imzalanan protokolgereği, 2. Etap Kadastro çalışmalarına başlanıldığını, bu aşamada; TKGM tarafından yapılan ihale sonucunda davacınınhisselerinin bulunduğu 1336, 1415 ve 1561 parsellerde arazi tespitçalışmalarına başlandığını,sonrasında ise askı süreçlerinin başlayacakağınıve nihayetinde yeni parsellerin tescil işleminingerçekleştirileceğini; 7143 Sayılı KanununGeçici 1. Maddesi Anayasada Ve Avrupa İnsan HaklarıSözleşmelerinde yer alan meşru kriteleribarındırdığından, mülkiyet hakkınınihlal gerekçesi ile Anayasayaaykırılığının ilerisürülemeyeceğini; Sultanbeyli İlçesinin birasırdan fazla zamandan beri süregelen mülkiyet sorununçözümü kapsamında, mevcut mevzuathükümleri doğrultusunda kamu otoritesi tarafındanyapılan çalışmalarda istenilen sonuçların elde edilememesi ve sorunun ülkemizde benzeri bulunmayan bir yapıdabulunması nedeniyle genele şamil mevzuat hükümleri yerineözel kanun maddesi ile çözümekavuşturulmasının gerektiği ortayaçıktığından, anılan geçici doğrultusundasorunun çözülmesinin planlandığını; Kanununuygulama alanı içerisinde yer alan parsellerin kadastral parsel olduğunu, 1415 parselin 1.130.416 m2, 1561 parselin 6.011.503 m2büyüklüklere sahip bulunduğunu; bununla birlikte buparsellerin binlerce hissedarı olmakla birlikte hemen hemen tamamınınbelediye teşkilatının kurulmasından önceyapılaştığını; 7143 SayılıKanunun Geçici 1 İnci Maddesiyle, Belediye Başkanlıklarıadına yapılan tescil işleminin geçici nitelikteolduğunu; bu sınırlamanın Anayasamızda, Avrupainsan hakları sözleşmesi ve ek protokollerinde yer alan unsurlarıbarındırır nitelikte olan geçici bir sınırlamaolduğunu; tescil işlemi sonrasında yadavacıların mülkiyet hakkı aynen kanundaki aşamalaruygulandıktan sonra kendilerine iade edilecek ya da kanundabelirtildiği şekli ile kamulaştırılıp mülkiyethakkı bedele dönüştürülerek kendilerineödeneceğini; her iki ihtimalde de hissedar olandavacıların mülkiyet hakkı ya da bu hakkınkarşılığı kendilerine teslim edileceğinden,mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönündeki iddianınmesnetsiz kalacağını; davacının, mülkiyetprobleminin çözümü noktasında Çevre VeŞehircilik Bakanlığının trampa suretiylekamulaştırma yapılması teklifini kabul etmediğini; davakonusu olan idari işlemin 7143 Sayılı Kanunun Geçici 1İnci Maddesi göre tesis edildiğini; uygulama sonucunda davacınında içinde yer aldığı hisseli parsel sahiplerinin tapudakayıtlı hisseleri kendilerine iade edilecek ya da kanundabelirtildiği şekli ile kamulaştırılıpmülkiyet hakkı bedele dönüştürülerekkendilerine ödeneceğinden herhangi bir mağduriyete sebebiyet verilmeyeceğiniifade ederek; davanın reddinin gerektiği savunulmuştur. 18/5/2018 tarih, 30425sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 7143 sayılı VergiVe Diğer Bazı Alacakların YenidenYapılandırılması İle Bazı KanunlardaDeğişiklik Yapılmasına İlişkin KanununGeçici 1.maddesinde; “ (1) 26/9/2011 tarihli ve 2011/2266sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli kroki ilesınırları gösterilen alanda bulunan ve iyileştirme,yenileme ve dönüşüm uygulamaları kapsamındabulunan taşınmazlar bu maddenin yürürlüğegirdiği tarih itibarıyla iyileştirme, yenileme vedönüşüm uygulamaları yapılarak fiilikullanıcılara devredilmek üzere talebi halinde tapuda ayni veşahsi haklar ile temlik hakkını kısıtlayan veyayasaklayan şerhe ilişkin muvafakat aranmaksızın SultanbeyliBelediyesi adına tescil edilir. Bu taşınmazlarla birlikte dahaönce bu kapsamda Maliye Bakanlığınca Belediyeye devredilentaşınmazlar, zilyetleri veya fiili kullanıcılarıtespit edilmek ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere aitolduğu ve kim veya kimler tarafından kullanıldığıkadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmeksuretiyle 21/6/1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun ek 4üncü maddesi hükümlerine göre kadastrosuyapılarak Belediye adına tescil edilir. (2) Bu kapsamda bulunantaşınmazların kullanıcılarına ve/veya muhdesatsahiplerine satış işlemlerinde 19/4/2012 tarihli ve 6292sayılı Orman Köylülerinin KalkınmalarınınDesteklenmesi ve Hazine Adına Orman SınırlarıDışına Çıkarılan YerlerinDeğerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım ArazilerininSatışı Hakkında Kanunun 6 ncı maddesihükümleri hak sahipliğinin düşürülmesineilişkin hükümler haricinde kıyasen uygulanır.Satışa konu edilecek taşınmazların rayiçbedellerinin belirlenmesinde; varsa üzerindeki muhdesata bedelbelirlenmeksizin 6292 sayılı Kanuna göre daha önce MaliyeBakanlığınca satılan taşınmazlarınrayiç bedelleri emsal alınır. (3) Bu madde kapsamındakalan taşınmazlardan; fiili kullanımı bulunan tapumaliklerine fiilen kullandıkları alanlar, Belediyeye devredilenhisselerinden yüzde kırk oranında kesinti yapılmaksuretiyle, fiilen kullanımı bulunmayan veya kullandığıalandan fazla hisseye sahip olan tapu maliklerine ise, Belediyeye devredilenhisselerinden yüzde kırk oranında kesinti yapılmaksuretiyle öncelikle kullanıcısı olmayan parseller tamve/veya hisseli olarak Belediyece bedelsiz olarak doğrudan devredilir. Bualanların yetmemesi halinde kalan hisseler hakkında 4/11/1983 tarihlive 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun acele kamulaştırmayailişkin hükümleri uygulanır. Bu yerlerden 3/5/1985 tarihlive 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesine göre birdaha kesinti yapılmaz. Uygulama sonucunda tahsil edilen bedellerden Hazinepayına isabet eden tutar kamulaştırma için yapılanmasraflar düşüldükten sonra ilgili Hazine hesaplarınaaktarılır. (4) Bu maddeninuygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Belediyeyetkilidir.”hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümlerle, 7143sayılı Kanunun Geçici 1.maddesi kapsamında, sınırlarıBakanlar Kurulu kararına ekli alandaki taşınmazlarınKadastro Kanununun ek 4 üncü maddesi hükümlerine görekadastrosu yapılarak Belediye adına tapuların geçiciolarak tescili; bu bağlamda askı süreci tamamlanançalışmaların tapuya tescili, yeni tescil edilenparsellerin rayiç satış bedellerinin belirlenmesi, yeni tesciledilen parsellerin fiili kullanıcı/hak sahiplerinesatış/devir işlemlerinin yapılması, fiilikullanımı olmayan tapu maliklerine arazide yer tahsisiyapılması, yer tahsisi mümkün değilse acelekamulaştırma işlemlerinin yapılması şeklinde işlemadımlarının söz konusu olduğu; anılan maddenin4.fıkrasında , bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul veesasları belirlemeye Belediyenin yetkili olduğununbelirtildiği görülmüş; bu bağlamda, tapuya tescilyetkisi, idari nitelik taşıyan uygulama işlemlerinindoğrudan bir sonucu olarak kullanılmıştır. Bu durumda, Mevzuathükmü ile somut olay birlikte irdelendiğinde;davacının hissedar olduğu taşınmazlarını dakapsayan mülkiyet sorununun, adli yargı yerinde açılandavalarda da bir çözüme kavuşturulamadığı;taşınmazlara yönelik Yasama organı tarafındançıkarılan 7143 sayılı Kanunun Geçici1.maddesi ile, hak sahipliğinin idari usul ve esaslarçerçevesinde belirlenmesi yoluna gidildiğigözetildiğinde; davacının Sultanbeyliilçesindeki bazı parsellerdeki hisselerinin, davalıadına yapılmış tescil kaydının iptali ile kendiadına tekrar tescil edilmesi isteminin; anılan Yasadaöngörülen esaslara uygun olup olmadığınınbelirlenmesinden kaynaklandığından,uyuşmazlığın çözümünde idariyargı yerlerinin görevli bulunduğu sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle, İstanbul12.İdare Mahkemesinin 19.11.2019 gün ve E:2019/1503 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir. S O N U Ç: Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle İstanbul12.İdare Mahkemesinin 19.11.2019 gün ve E:2019/1503 sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 28.5.2020 günündeOY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy