T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/179
KARAR NO : 2020/231
KARAR TR : 27.04.2020
ÖZET: 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile 5326 sayılı Kanun’un 36. maddesi uyarınca verilen idari para cezalarına karşı yapılan itirazın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.D.
Davalı : Şarköy Belediye Başkanlığı
Vekili :Av. İ.U.
OLAY : Şarköy Belediyesinin17.07.2018 gün ve 233 sayılı Encümen Kararı ile, inşaatyasağı ile ilgili olarak zabıta müdürlüğüekiplerince İlçe genelinde devam eden inşaatlarda yapılandenetim sonucu, davacıya ait inşaatta, inşaat yasağınauyulmadan çalışmaya devam edildiği vegürültü yaparak çevreye rahatsızlıkverildiğinin tespit edildiğinden bahisle, davacı adına,inşaat yasağına uymadığı için 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 32 ve 1608 sayılı UmuruBelediyeye Müteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 Tarihve 486 Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil Kanun’un 1. maddesi uyarınca 518,00 TL, gürültüyapıldığı için 5326 sayılı Kanun’un36/2. maddesi uyarınca 5.322,00 TL olmak üzere toplam olarak 5.840,00TL idari para cezası verilmiştir.
Davacı,idari para cezasının iptali istemiyle adli yargı yerine başvurudabulunmuştur.
ŞARKÖYSULH CEZA HÂKİMLİĞİ; 29.01.2019 gün veD.İş: 2018/261 sayı ile, ilgili idari para cezasınınidari işlemlerden olması, idare tarafından tek taraflıtesis edilmesi sebebiyle dayanağı encümen kararı olan paracezalarına karşı açılacak davaların İdariYargı Merciinde karara bağlanması gerektiğiaçıklanarak, başvurunun çözümününidari yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle başvurunun görevnedeniyle reddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir.
Davacı, bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
TEKİRDAĞ1. İDARE MAHKEMESİ; 29.01.2020 gün ve E:2019/297 sayı ile, 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nda çeşitli kabahatlerinsayıldığı ikinci kısmının “EmreAykırı Davranış” başlıklı 32. maddesi hükmü,“Gürültü” başlıklı 36. maddesi ve yaptırımlarakarşı başvuru yolunu düzenleyen 27. maddesi uyarınca, davacıyaait inşaatta inşaat yasağına uyulmadan vegürültü yaparak çevreye rahatsızlıkverildiğinden bahisle tesis edilen toplam 5.840,00-TL idari paracezasının iptali istemiyle açılan davanıngörüm ve çözümünün adli yargı yerineait olduğu gerekçesiyle 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesi uyarınca görevliyargı yerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına ve davanın incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesinin Hicabi DURSUN’un başkanlığında,Üyeler Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Suat ARSLAN, AydemirTUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN’ınkatılımlarıyla yapılan 27.04.2020 tarihlitoplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasınınMahkemece, ekinde adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyleUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 1608sayılı Kanun’un 1. maddesi ile 5326 sayılıKanun’un 36. maddesi uyarınca verilen idari para cezasınıniptali istemiyle açılmıştır. Hangi fiil ve eylemlerin kabahat niteliğinde olduğu, idariyaptırım türleri ve bu türler arasında sayılanİdari Para Cezaları ile İdari Tedbirlerin neler olduğu vebunlara itiraz yolları 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’ndadüzenlenmiştir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 2. maddesinde;“Kabahat deyiminden; kanunun, karşılığında idariyaptırım uygulanmasını öngördüğühaksızlık anlaşılır.” hükmü yeralmakta ve bu maddede kabahatin tanımı yapılmaktadır. Kanun’un “Kanunilik İlkesi”başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında;“Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanundaaçıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam vekoşulları bakımından belirlediği çerçevehükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyiciişlemleriyle de doldurulabilir.” hükmü, ikincifıkrasında da “Kabahat karşılığı olanyaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancakkanunla belirlenebilir.” hükmü yer almakta, böylece hangifiillerin kabahat oluşturduğunun kanunda açıkçatanımlanabileceği hususunun yanı sıra, idarenin de somutolayda olduğu gibi genel ve düzenleyici işlemleriyletanımlama yapabileceği belirtilmiş, ayrıca işlenen bir kabahatin karşılığı olanyaptırımın türü, süresi, miktarınınancak kanun ile belirlenebileceği de ifade edilmiş olmaktadır. Belediye encümenlerinin Kabahatler Kanunu hükümlerinegöre idari para cezası ve idari tedbir kararlarıverebileceğine dair hüküm 1608 sayılı Umuru BelediyeyeMüteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 tarih ve 486Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil Kanunun 1. maddesindebelirtilmiştir. Kanunun 1. maddesinde; “Belediye meclis veencümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerin verdiğivazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif hareketedenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiğifiilleri işleyenlere veya yapmayanlara belediye encümeninceKabahatler Kanununun 32nci maddesi hükmüne göre idarî paracezası ve yasaklanan faaliyetin menine karar verilir. Bu kararda ilgilikişiye bir süre de verilebilir.” hükmü yer almaktaolup, somut olayda belediye encümeni tarafından tatbik edilen idaripara cezası da bu kapsamda uygulanmıştır. 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “ÇeşitliKabahatler” üst başlığı altındadüzenlenen “Emre aykırı davranış”başlıklı 32. maddesinde, “ (1) Yetkili makamlartarafından adlî işlemler nedeniyle ya da kamugüvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığınkorunması amacıyla, hukuka uygun olarak verilen emre aykırıhareket eden kişiye yüz Türk Lirası idarî paracezası verilir. Bu cezaya emri veren makam tarafından karar verilir. (2) Bu madde,ancak ilgili kanunda açıkça hüküm bulunan hallerdeuygulanabilir. (3) 1.3.1926tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 526ncı maddesinediğer kanunlarda yapılan yollamalar, bu maddeyeyapılmış sayılır.” denilmiş olup, olayda idari yaptırıma konu inşaat yasağına uymamak eylemibu kapsamda yer almaktadır. AynıKanun’un 3. maddesini değiştiren 6.12.2006 günlü,5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesinde, “ (1) BuKanunun; a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b) Diğergenel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetinkamuya geçirilmesi yaptırımını gerektirenbütün fiiller hakkında, uygulanır”denilmiş; Kanun’un 16. maddesinde,kabahatler karşılığında uygulanacak olan idariyaptırımların idari para cezası ve idari tedbirlerdenibaret olduğu, idari tedbirlerin ise, mülkiyetin kamuyageçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerolduğu hükme bağlanmış; Kanunun 27.maddesinin (1) bendinde, “İdari para cezası ve mülkiyetinkamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç on beş gün içinde, Sulh Ceza Mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir” ve (8). bendinde ise, “İdariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararlarında verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiylebirlikte idari yargı merciinde görülür”hükümlerine yer verilmiştir. Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Ayrıca,1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkamı CezaiyeHakkında 16 Nisan 1340 tarih ve 486 Numaralı Kanunun BazıMaddelerini Muaddil Kanunun mülga 5.maddesinde; “Cezakararlarına tebliği tarihinden itibaren beş güniçinde mahsus hakimlere ve bulunmayan yerlerde sulh hakimliğinemüracaatla şifahi veya yazılı itiraz olunabilir.İtiraz şifahi ise bir zabıt tutularak muterize imza ettirilir. İtirazdasebep gösterilmesi şarttır. Sebep gösterilmeyen itirazlaryapılmamış sayılır. Ticaret ve sanattan menkararıyla para cezasını vermediğinden dolayı hapsedeğiştirme hükmünün infazı itirazınneticesine karar geri bırakılır.” hükmü yeralmakta iken, maddenin 1. fıkrasının Anayasayaaykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesine itirazyoluna başvurulmuş olup, Anayasa Mahkemesi 22.12.2006 gün,E:2001/26, K:2006/119 sayılı karar ile, “… haklınedenlerin ve kamu yararının bulunması halinde idariişlemlere yönelik itirazları inceleme görevi yasa koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. Buçerçevede, belediyelerce uygulanan kimi idariyaptırımlara karşı, belediye teşkilatınınyaygınlığına paralel bir idari yargıteşkilatlanmasının söz konusu olmaması nedeniyle sulhceza mahkemelerine başvuru olanağı tanımasınınhak arama özgürlüğünükolaylaştırıcı nitelikte olduğu, bu suretle kısasürede sonuç alınmasını olanaklıkıldığı ve sayılan hususların sözüedilen itirazları inceleme görevinin adli yargıyabırakılmasının haklı nedenini oluşturduğusonucuna varılmıştır….” demek suretiyle yasakuralının Anayasa’ya aykırıolmadığından bahisle iptal isteminin reddine kararvermiştir. 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Gürültü”başlığını taşıyan 36. maddesinde de,“(1) Başkalarının huzur ve sükununu bozacakşekilde gürültüye neden olan kişiye, elli TürkLirası idari para cezası verilir. (2) Bu fiilin bir ticari işletmenin faaliyetiçerçevesinde işlenmesi halinde işletme sahibigerçek veya tüzel kişiye bin Türk Lirasındanbeş bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. (3) Bu kabahat dolayısıyla idari paracezasına kolluk veya belediye zabıta görevlileri kararverir” hükmü yer almıştır. Olayda, davacıyaait inşaatta, inşaat yasağına uyulmadançalışmaya devam edildiği ve gürültüyaparak çevreye rahatsızlık verildiğinin ŞarköyBelediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerinceinşaatlarda yapılan denetim sonucu tespit edildiği, davacıadına 1608 sayılı Kanun ile 5326 sayılı Kanunuyarınca idari para cezası verildiğianlaşılmıştır. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlikkararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görevkuralının, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, 1608 sayılıKanun’un 1. maddesine dayanılarak ve 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun 36. maddesine göre idari para cezasıverilmiş; idari yaptırım kararının verildiğiişlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idariyargının görev alanına giren başka bir kararverilmemiş, kararın bu haliyle 5326sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden olduğu, 1608 sayılıKanun’da bu idari yaptırımlara karşı itiraz konusundagörevli mahkemenin gösterilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda,Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleridikkate alınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Tekirdağ 1. İdare Mahkemesince yapılanbaşvurunun kabulü ile, Şarköy Sulh CezaHâkimliğince verilen 29.01.2019 gün ve D.İş: 2018/261sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ: Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle, Tekirdağ 1. İdare Mahkemesinceyapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile, Şarköy Sulh CezaHâkimliğince verilen 29.01.2019 gün ve D.İş: 2018/261sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 27.04.2020gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Hicabi DURSUN Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Suat ARSLAN Üye Aydemir TUNÇ Üye Nurdane TOPUZ Üye Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy