T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 228
KARAR NO : 2020 / 204
KARAR TR : 27.4.2020
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Ö. A.
Vekili : Av. Ş.A.
Davalı : Bursa BüyükşehirBelediye Başkanlığı
Vekili : Av.P.U.
O L A Y :Davacı vekili, müvekkiline ait 16 … 91 plakalı aracın21.10.2018 günü saat 01:53 sıralarında Gaziakdemir Mah.Mudanya Cad. No:33 Petrol Ofisi, Osmangazi/BURSA adresi önündeaşırı yağış sonucu rögarkapağının suyu tahliye edememesi sonucu aşırıyoğunlukta su birikintisine maruz kaldığını,rögar kapağının da yerinden çıkıp aracaçarptığını; bunun sonucunda aracınmotorunun önemli derecede zarar gördüğünü vekullanılamaz hale geldiğini, meydana gelen kazanın veuğranılan zararın davalı idarenin hizmet kusurundankaynaklandığını ifade ederek; fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydı ile 34.293.00 TL’nin davalı idaredentazmini istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
BURSA2.İDARE MAHKEMESİ: 9.4.2019 gün ve E: 2019/411, K:2019/431sayı ile, “(…) 2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 1., 2., 10., 19.1.2011 günlü Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. ve geçici 21. maddesihükmüne; ayrıca 2918 sayılı Kanunun 110.maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesinin,anılan kuralı Anayasaya aykırı görmeyerek iptalistemini oy birliğiyle reddettiği 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararına yer verdikten sonra; “(…)Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev-yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini ihtiva ettiği görülmekle,meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan işbu davanınadli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
NitekimUyuşmazlık Mahkemesi'nin 11.04.2016 günlü, E:2016/163,K:2016/210 sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle, davanın, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 15/1 -a maddesi uyarınca görevyönünden reddine…” karar vermiş ve bu kararkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
BURSA10.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 29.1.2020 gün ve E:2019/63 sayıile, “(…) Dava; idarenin hizmet kusuruna dayalı tazminatisteminden ibarettir.
Bir kamukurumunun görevlerinden olan bir işi yapmayıkararlaştırması idari bir karar olduğu gibi, bu kararıyerine getirmek üzere yaptığı işlemler de verilenkararın neticesi olan birer idari eylemdir. İdare, kural olarakyürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağıkurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylemve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kurallarıçerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerigereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmeklegörevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda,düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel niteliklibozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmetkusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veyahiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenintazmin yükümlülüğünün doğmasınayol açmaktadır.
Davacı,davalı belediyenin hizmet kusuru niteliğindeki eyleminedayandığına göre bu tür isteklerin, 2577sayılı İdari Yargılama UsulüYasası’nın 2/1-b maddesi gereğince, idari yargıyerinde tam yargı davası olarak ileri sürülmesi gerekir. Budavalarda idare mahkemeleri görevli olup 6100 Sayılı HukukMuhakemeleri Kanununun HMK 114/1-b ve 115/2 hükümleri uyarıncayargı yolunun caiz olmadığıanlaşılmıştır.
Bursa 2.İdare Mahkemesinin 2019/411 E., 2019/431 K. Sayılı görevyönünden redde ilişkin kararının 17/05/2019 tarihindekesinleştiği anlaşılmakla dosyamızın yargıyolu uyuşmazlığının çözümlenmesiaçısından Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesineilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Uyuşmazlığınçözüm merciinin idari yargı olduğuanlaşılmakla 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkındaki Kanunun 19. maddesi uyarıncaBursa 2. İdare Mahkemesinin 2019/411 Esas, 2019/431 Karar sayılıgörevsizlik kararı ile mahkememiz dosyası arasında olumsuzgörev uyuşmazlığıçıktığından, her iki dosyanın kül halindeyargı yolu uyuşmazlığınınçözümlenmesi amacıyla Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine…” karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suat ARSLAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 27.4.2020günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME:
Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; Asliye Hukuk Mahkemesince,2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülen durumun aksine, önceki görevsizlikkararına ilişkin idari yargı dava dosyası temin edilmedenUyuşmazlık Mahkemesine başvurulduğu görülmekteise de; davaya ilişkin bilgi ve belgeler ile idari yargıkararının kesinleşme durumunu gösteren onaylı birörneğinin adli yargı dosyası içerisindebulunduğu ve sonuçta usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, adli veidari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,aşırı yağış nedeniyle rögarkapağının suyu tahliye edememesinden kaynaklanan suların,davacının trafikte seyreden aracına maddi hasar verdiğindenbahisle, uğranılan zararın tazmini istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacının 16 … 91 plakalı aracıyla trafikteseyir halindeyken 21.10.2018 günü saat 01:53 sıralarındaGaziakdemir Mah. Mudanya Cad. No:33 Petrol Ofisi, Osmangazi/BURSA adresiönünde aşırı yağış sonucu rögarkapağının suyu tahliye edememesi sonucu aşırıyoğunluktaki su birikintisine maruz kaldığı, rögar kapağınında yerinden çıkıp araca çarptığı, bununsonucunda aracın motorunun önemli derecede zarargördüğü ve kullanılamaz hale geldiği; olayınve oluşan zararın davalı idarenin hizmet kusurundankaynaklandığı ileri sürülerek; 34.293.00 TL maddihasarın davalıdan tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Bursa 10.Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.1.2020 gün ve E:2019/63sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Bursa 10.Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.1.2020 gün ve E:2019/63sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 27.4.2020 günündeÜye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Suat DURSUN BOZER AKSU ARSLAN Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞI OY İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.27.4.2020 ÜYE Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy