T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 146
KARAR NO : 2020 / 202
KARAR TR : 27.4.2020
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A. O. G.
Vekil leri : Av. O.B.
Davalı : Konya Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekil leri : Av. M.E. T.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin kendisine ait 06 …3008 plakalı araçla 02.07.2017 tarihinde saat 11:30sıralarında Ilgın Seker Fabrikası Kavşağı,Atlantı Mahallesi yönünde ortalama 40 km/s hızla seyirhalinde iken 6 Km mesafede yol çalışması olmasısebebiyle önünde seyreden çekicinin toz kaldırmasısonucu kaza yaptığını; yol çalışmasıyapılan alanın öncesinde yahut çalışmayapılan alanda hiçbir trafik işaret/işaretçisininbulunmadığını, bu sebeple de önde seyreden aracınani freni sonucu toz bulutu oluştuğunu ve yasal sınırlariçerisinde normal hızında seyrederken toz bulutundangörüş mesafesinin sıfırlandığınıve kaza oluştuğunu, aracın tamiri için toplam 4.585,00 TLhasar bedelini ödediğini ve bunun yanı sıra daaraçta değer kaybının meydana geldiğini ifadeederek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmakkaydıyla, şimdilik, araçta meydana gelen hasar bedeli vedeğer kaybının tazmini için 6.000,00 TL'nin olaytarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıidareden tahsili istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
KONYA1.İDARE MAHKEMESİ: 29.9.2017 gün ve E:2017/1324, K:2017/1456sayı ile, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1., 2.,19.1.2011 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesi hükmüne yer verdiktensonra; “(…)Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesiuyarınca bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can vemal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılaniş bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 15. maddesinin 1-a bendi hükmü uyarınca davanıngörev yönünden reddine..." karar vermiş, istinafyoluna başvurulmaması üzerine bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekilibu kez, meydana gelen kazada araçta oluşan hasar ve değerkaybı için 5.000,00 TL’nin tahsili istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.
KONYA1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 13.2.2019 gün ve E:2018/715,K:2019/122 sayı ile,"(…) Dava, davalı idarenin hizmetkusurundan kaynaklı maddi tazminat talebine ilişkindir. Davacı,davalı belediyenin sorumluğunda bulunan kara yolunda, yol yapımçalışması esnasında gerekli tedbirleri almayandavalı idarenin kazanın oluşumunda kusurluğu olduğunuve oluşan zararın davalı idareden tahsilini iddia ve talepetmiştir.
Kamu hizmetigörmekle yükümlü olan davalı, kamu hizmetisırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukukhükümlerine tabi değildir. İdarenin karar ve eylemlerdendoğan zararın ödetilmesi istekleri 11.2.1959 günlü ve17/15 sayılı Yargıtay İçtihatı BirleştirmeKararında değinildiği üzere tam yargıdavasının konusunu oluşturur. Bu davaların ise 2577Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2.maddesihükmünce idari yargı yerinde açılması gerekir.Aynı doğrultuda, Yargıtay 17. HD 2015/17736 E-2018/9396 K.-2015/17570 E-2018/9131K. sayılı ilamları.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemecekendiliğinden (re'sen) dikkate alınması zorunludur. Tüm bunedenlerle davanın, HMK 114/1-b. maddesi gereğince yargı yolucaiz olmadığından HMK 115/2. maddesi gereğince davaşartı yokluğundan usulden reddine ilişkinaşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM(Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere):
1-)Davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle USULDENREDDİNE…”karar vermiş; istinaf yoluna gidilmesiüzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi: 2.5.2019gün ve E:2019/358, K:2019/381 sayı ile, “(…) davacıvekilinin davalının kaza yerinde gerekli güvenlikönlemlerini almaması nedeniyle hizmet kusuruna dayalı olarakaçılan davada uyuşmazlığınçözümünde idari yargı yolunun görevliolduğu gerekçesi ile HMK.'nın 114/1-b, 115/1-2 maddelerigereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden,mahkemece verilen kararının dosya içerisindeki bilgi vebelgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılandelillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul veesas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasınagöre istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesigereğince esastan reddine dair aşağıdaki hükmünkurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
1-Konya 1.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 13/02/2019 tarih 2018/715 esas 2019/122 kararsayılı kararın usul ve esas yönünden yasayaaykırı bir durum bulunmamasına göre davacılarvekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunun353/1-b.l.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE..." HMK'nun 362/1-amaddesi gereğince kesin olarak karar vermiş ve Mahkeme kararı kesinleşmiştir.
Davacıvekili idari ve adli yargı yerlerince verilen görevsizlikkararları nedeniyle oluştuğu öne sürülen olumsuzgörev uyuşmazlığının giderilmesi istemiylebaşvuruda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suat ARSLAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 27.4.2020günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, adli yargı dosyasının 15. maddede belirtilenyönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren mahkemece, İdari Yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda seyir halindeyken meydana gelen trafik kazası nedeniyleoluştuğu ileri sürülen zararın, davalı idarenin hizmetkusurundan kaynaklandığından bahisle tazmin edilmesiistemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleribelirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2.maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hakve yükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacının 06 DH 3008 plakalıaraçla 02.07.2017 tarihinde saat 11:30 sıralarında IlgınSeker Fabrikası Kavşağı, Atlantı Mahallesiyönünde seyir halinde iken 6 Km mesafede yolçalışması olması sebebiyle önünde seyredençekicinin toz kaldırması sonucu görüşmesafesinin sıfırlandığı ve kaza oluştuğu,araçta hasar meydana geldiği ve değer kaybıoluştuğu; olayda, çalışmayapıldığına ilişkin uyarıcı levha koymayanidarenin kusur ve sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek; kazasonucu uğranıldığı ileri sürülenzararın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıidareden tahsili istemiyle dava açıldığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevine girenbir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.2.2019 gün ve E:2018/715,K:2019/122 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.2.2019 gün ve E:2018/715,K:2019/122 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 27.4.2020gününde Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Suat DURSUN BOZER AKSU ARSLAN Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞI OY İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.27.4.2020 ÜYE Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy