T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 67
KARAR NO : 2020 / 198
KARAR TR : 27.4.2020
ÖZET : Davacının satın almış olduğu araca Emniyet Müdürlüğü tarafından change (çalınmış, değiştirilmiş) olduğu gerekçesiyle el konulması olayında, araçların tesciline ilişkin hükümlere aykırı davranan idarenin kusur ve sorumluluğu bulunduğu iddia edilerek, uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Kanun’un 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :M. T.
Vekili :Av. S.G.
Davalı :T.C.İçişleri Bakanlığı
Vekili :Av.F.A.
O L AY : Davacı vekili; müvekkilinin İskenderunl.Noterliği'nin 16/11/2015 tarih ve 29340 yevmiye numaralıAraç Satış Sözleşmesi ile satınaldığı 19 … 065 plakalı, 2005 model, Renault Meganemarka aracına, change (çalınmış,değiştirilmiş) olduğu gerekçesiyle 13/11/2018tarihinde Arsuz İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafındanel konulduğunu, müvekkilinin aracı resmi olarak tutulansicillere güvenerek, tamamen mevzuata uygun olarak satınaldığını, resmi kayıtlara güvenerek satınalan iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu; aracın ruhsatını aldığını, vergileriniödediğini, muayenesini yaptırdığını;aracın tescili aşamasında kusurlu hareket edilmesi sonucu changeolduğunun fark edilmemesi, çalıntı aracın trafikkaydına buna ilişkin şerh konulmaması veçalıntı aracın müvekkili adına tesciliyapılması neticesinde davaya konu zarardan doğansorumluluğun, 2918 sayılı Kanuna ve ilgiliyönetmeliğe aykırı hareket edilmesindenkaynaklandığını ifade ederek; uğranıldığıiddia olunan zararlarına karşılık 37.358,00 TL maddi,10.000,00 TL manevi tazminatın 13/11/2018 tarihinden itibarenişleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır.
HATAY 2.İDARE MAHKEMESİ: 3.4.2019 gün ve E:2019/191, K:2019/358sayı ile, “(…)2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun “Emniyet GenelMüdürlüğünün, merkez, bölge, il veilçe trafik kuruluşları, görev ve yetkileri”başlıklı 5. Maddesinin ‘kuruluş’başlıklı alt bendinde; “Bu Kanunla, Emniyet GenelMüdürlüğüne verilen görevler, Emniyet GenelMüdürlüğüne bağlı olarak kurulan TrafikHizmetleri Başkanlığınca yürütülür.Trafik Hizmetleri Başkanlığı, Emniyet Genel MüdürYardımcısı tarafından yürütülür.Emniyet Genel Müdürlüğünün merkez bölge, ilve ilçe trafik zabıta kuruluşları Trafik HizmetleriBaşkanlığına bağlı olarakçalışır.
Araçlarave sürücülere ait işlemleri yapmak, plaka ve belgelerinivermek ve bu amaca yönelik hizmetleri yürütmek üzere herilde ve gerekli görülen ilçelerde tescil şube veyabüroları kurulur.
Tescilşube veya bürolarında emniyet hizmetleri sınıfıpersonelinden ayrı olarak teşkilat ve kadrolarındagösterilen sayıda genel idare ve teknik hizmetlersınıfında personel ile sözleşmeli personelçalıştırılabilir.” denilmek sureti ilearaçlara ve sürücülere ilişkin işlemleriyapmak, plaka ve belgelerini vermek ve bu amaca yönelik hizmetleriyürütmek üzere her ilde ve gerekli görülenilçelerde tescil şube veya büroları kurulacağıbelirtilmiş',
Aynımaddenin ‘ görev ve yetkiler ‘ alt başlıklı bbendinin 7. fıkrasında “Araçların tescilişlemlerini yaparak belge ve plakalarını vermek”, 9.fıkrasında “Ülke çapındataşıtların ve sürücülerin sicillerini tutmak,bunlara ilişkin teknik ve hukukî değişiklikleriişlemek, işlettirmek, istatistiksel bilgileri toplamak vedeğerlendirmek” görevleri oluşturulacak bu şube vebürolara bırakılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun “Araçlarınsatış, devir ve tescili ile bu işlemlerle ilgili yetki vesorumluluk” başlıklı 20.maddesinde,
“Tescilsüreleri, satış ve devirler, noterlerin sorumluluğu ileilgili esaslar şunlardır: Araç sahipleri,
Tescilizorunlu ve ilk tescili yapılacak olan araçların satınalma veya gümrükten çekme tarihinden itibaren üçay içinde tescili için; bunların hurda durumuna gelmesihâlinde ise bir ay içinde tescilin silinmesi için ilgilitrafik tescil kuruluşuna veya Emniyet GenelMüdürlüğünün belirleyeceği kamu kurum veyakuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzelkişilerine başvurmak,
Tescilinyapılması veya silinmesi için vergi kimlik numarası ileyönetmelikte belirtilen bilgi ve belgeleri sağlamak,zorundadırlar.
Araçlarıngiriş işlemlerini yapan gümrük idareleri bu durumu 15gün içinde araç sahiplerinin beyan ettikleri tescilkuruluşuna bildirmekle yükümlüdürler.
Tescilbelgesi, aracın başkasına satış veya devrine, hurdayaçıkarılmasına veya araçta, yönetmeliktebelirtilen niteliklerin değişmesine kadar geçerlisayılır.
Tesciledilmiş araçların her çeşit satış vedevirleri, satış ve devri yapılacak araçtan dolayımotorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergicezası ve trafik idari para cezası borcubulunmadığının tespit edilmesi ve taşıtüzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcıherhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araçsahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtlanesas alınarak noterler tarafından yapılır. Noterlertarafından yapılmayan her çeşit satış vedevirler geçersizdir.
Satışve devir işlemi, siciline işlenmek üzere üçişgünü içerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu ilevergi dairesine bildirilir. Bu bildirimle birlikte alıcı adınatrafik tescil işlemi gerçekleşmiş sayılır.Satış ve devir tarihi itibariyle, 197 sayılı MotorluTaşıtlar Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca eskimalikin vergi mükellefiyeti sona erer, yeni malikin vergimükellefiyeti başlar.
Yapılansatış ve devir işlemi üzerine noterler tarafından yenimalik adına bir ay süreyle geçerli tescile ilişkingeçici belge düzenlenir.
197sayılı Kanunun 13 üncü maddesinde yer alan sorumlulukhükümleri saklı kalmak kaydıyla, anılan maddede ve bubentte yer alan isteme ve bildirmeleri elektronik ortamda yaptırmaya ve bukonuda yükümlülük getirmeye, elektronik bildirmelereilişkin usul ve esasları belirlemeye Gelir İdaresiBaşkanlığı ve Emniyet GenelMüdürlüğü yetkili olup, bu kurumlar satış,devir ve tescile ilişkin işlemlerin gerçekleştirilmesiiçin gerekli elektronik veri akışını sağlarlar.Satış ve devir işlemlerini yapanlar, bu işlemlersırasında edindikleri bilgileri ifşa ettikleri takdirdeTürk Ceza Kanununun 239 uncu maddesi uyarıncacezalandırılırlar.
Satışve devir işlemlerinin bildiriminden itibaren bir aylık süreiçerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu veya Emniyet GenelMüdürlüğünün uygun gördüğükamu kurum veya kuruluşları tarafından yeni malik adınatescil belgesi düzenlenerek elden veya posta aracılığıylateslim edilir. Tescil belgesinin bir ay içerisinde teslim edilememesihalinde yeni malike sorumluluk yüklenemez.
Bu benttedüzenlenen satış ve devir işlemleri her türlüharçtan, bu işlemlere ilişkin düzenlenenkâğıtlar damga vergisi ve değerli kâğıtbedellerinden istisnadır. Trafik tescil kuruluşunda yeni malikadına yapılacak tescil nedeniyle düzenlenmesi gerekendeğerli kâğıtların bedelleri, satış vedevir esnasında noterler tarafından tahsil edilir ve 1512sayılı Noterlik Kanununun 119 uncu maddesi uyarınca beyanedilerek ödenir. Bu bentte yer alan işlemler sebebiyle noterlereherhangi bir pay veya aidat ödenmez.
1512sayılı Kanunun 112 nci maddesi uyarınca belirlenen ücretuygulanmaksızın satış ve devre ilişkin hertürlü işlem karşılığında toplam 20Türk Lirası maktu ücret alınır. Söz konusuücret, her takvim yılı başından geçerli olmaküzere önceki yılda uygulanan ücret tutarının oyıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarıncatespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranında artırılmasısuretiyle hesaplanır.
Haciz,müsadere, zapt, buluntu, trafikten men gibi nedenlerle; icramüdürlükleri, vergi dairesi müdürlükleri, milliemlak müdürlükleri ile diğer yetkili kamu kurum vekuruluşları tarafından satışı yapılanaraçların satış tutanağının birörneği aracın kayıtlı olduğu trafik tescilkuruluşlarına üç işgünü içerisindegönderilir. Aracı satın alanlar gerekli bilgi ve belgelerisağlayarak ilgili trafik tescil kuruluşundan bir ay içerisindeadlarına tescil belgesi almak zorundadırlar.Alıcıların tescil belgesi almak için süresindebaşvurmamaları halinde bu araçlarıalıcıları adına re’sen kayıt ve tescil ettirmeyeEmniyet Genel Müdürlüğü yetkilidir.
Bu bendinuygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeyeİçişleri ve Maliye Bakanlıkları yetkilidir.
Araçsatın alıp, bu maddenin birinci fıkrasının (a)bendinin (1) numaralı alt bendine uymayanlar ile (d) bendinin sekizinciparagrafı hükümlerine göre bir ay içerisinde tescilbelgesi almayan alıcılara 130 Türk Lirası, (d) bendihükümlerine uymayan noterlere ise her bir işlem için1.000 Türk Lirası idari para cezası verilir. Tescilyapılmadan trafiğe çıkarılan araçlar, tescilyapılıncaya kadar trafikten men edilir.” denilmek sureti ileülkeye gümrük kanalı ile giriş yapanaraçların ilk tescil işlemlerinin araç sahipleriningümrükten geçişi yapılan araçlarıntescili için gümrükten çekme tarihinden itibarenüç ay içinde tescili için; ilgili trafik tescilkuruluşuna veya Emniyet Genel Müdürlüğününbelirleyeceği kamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veyaözel hukuk tüzel kişilerine başvurmalarıgerektiği, bu sırada araçların giriş işlemleriniyapan gümrük idarelerinin bu durumu 15 gün içindearaç sahiplerinin beyan ettikleri tescil kuruluşuna bildirmekleyükümlü oldukları, tescil edilmişaraçların her çeşit satış ve devirlerinin,satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlutaşıtlar vergisinin, gecikme faizinin, gecikme zammının,vergi cezası ve trafik idari para cezası borcubulunmadığının tespit edilmesi ve taşıtüzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcıherhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araçsahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescilkayıtlan esas alınarak noterler tarafındanyapılacağı ve araç satın alıp, bu maddeninbirinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendineuymayanlar ile (d) bendinin sekizinci paragrafı hükümlerinegöre bir ay içerisinde tescil belgesi almayan alıcılara130 Türk Lirası, (d) bendi hükümlerine uymayan noterlereise her bir işlem için 1.000 Türk Lirası idari paracezası verileceği ve tescil yapılmadan trafiğeçıkarılan araçların tescil yapılıncayakadar trafikten men edileceği hükme bağlanmıştır.
AynıKanunun “Belge ve plaka vermeye yetkili kuruluşlar:”başlıklı 22. Maddesinde;
Yönetmeliktegösterilen esaslara göre:
1.Fıkrada bentler halinde sayılan istisnalar haricinde kalanaraçlara ilişkin tescile yönelik işlemlerin Emniyet GenelMüdürlüğü veya bağlı trafik tescilkuruluşlarınca yapılacağı, Emniyet GenelMüdürlüğünün ilk tescili yapılacakaraçların tesciline esas teşkil edecek işlemlerielektronik ortamda bilgi paylaşımı yoluyla yapacağıdüzenlenmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden, davaya konu 19 … 065 plakalı,2005 model, Renault Megane marka aracın, davacı tarafındanİskenderun 1.Noterliği'nin 16/11/2015 tarih ve 29340 yevmiyenumaralı Araç Satış Sözleşmesi ile EmineDağlı isimli kişiden satın alındığı,davacının 16/11/2015 tarihinde satın aldığı buaraca Şanlıurfa İl EmniyetMüdürlüğünün 02/11/2018 tarih ve81865735-47362-91244-E.2018110117034070042 EBYS sayılıyazısı ekinde gönderilen 01/11/2018 tarihli Araştırmave Değerlendirme Tutanağı uyarınca Change olduğu yönündekişüphe üzerine 13/11/2018 tarihinde Arsuz İlçeEmniyet Müdürlüğü tarafından el konulduğu,Adana Kriminal Polis LaboratuvarıMüdürlüğü'nün 18/12/2018 tarihli UzmanlıkRaporunda aracın şasi numarasının dava konusu araca kaynakile sonradan monte edildiğinin, orijinal olmadığınınbelirtildiği, söz konusu aracın şasi numarasınınüçüncü kişilerce change yapılarak piyasayasürüldüğünün anlaşıldığı,bunun üzerine davacı tarafından uğramışolduğu zararlarının giderilmesi istemiyle 10/01/2019 tarihindedavalı idareye ön başvuru yapıldığı,davacının başvurusuna davalı idarece 60 güniçerisinde bir cevap verilmemesi üzerine, olayda idarenin hizmetkusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı iddiaolunan zararlarına karşılık 37.358,00 TL maddi, 10.000,00TL manevi tazminatın 13/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
2918sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde “...buKanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür” Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önceidari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz” denilmeksureti ile 2918 sayılı Kanun’un uygulanmasındankaynaklanan zararların tazmini istemi ile açılacak sorumlulukdavalarında adli yargı yerlerinin görevli olacağıayrıca ve açıkça belirtilmiştir.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “... Anayasa Mahkemesi’nin dahaönceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihselgelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir...” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s. 136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Olayda, 2918sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin 2918 sayılı Kanun’unuygulanmasından kaynaklanan sorumluluk davalarınıkapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ileçalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla 2918 sayılı Kanun’un uygulanmasındandoğan sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar,dava konusu olayda davacının zararına sebebiyet veren eylemler,dava dışı kişilerin hileli işlemleri ile idareyanıltılarak trafiğe tescilleri için gerekliişlemlerin hukuka aykırı şekildegerçekleştirilmesi sebebiyle, idareçalışanlarının kusurundan kaynaklanan ve idarihizmetin kötü işlemesi kapsamındadeğerlendirilebilecek nitelikte eylemler ise de; davaya konu zarardandoğan sorumluluğun 2918 sayılı Kanun’un ve bu kanunimuygulanmasına yönelik Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin araçların tesciline ilişkin hükümlerineaykırı hareket edilmesinden kaynaklandığı, 2918sayılı Kanun’un 110. Maddesinde de, madde ayrımıyapılmaksızın 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanansorumluluk davalarının adli yargı yerindeçözümleneceğinin açıkçabelirtildiği', bu düzenlemenin, genel idare esaslarınailişkin sorumluluk hükümlerini düzenleyen diğer kanunlaranazaran özel nitelikte olduğu ve bu nedenle idareajanlarının eylemlerinden kaynaklansa dahi davaya konuuyuşmazlıkta öncelikli olarak uygulanması gerektiğikanaatine ulaşılmıştır.
Bu durumda,change araç sebebiyle uğranılan zararın tazminineilişkin olarak açılan davanın, özel hukukhükümlerine göre adli yargı yerinde görülmesigerekmektedir.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 24/12/2018 tarih, E:2018/624 - K:2018/841sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 15'inci maddesinin l'inci fıkrasının (a) bendiuyarınca davanın görev yönünden reddine…”karar vermiş; bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
İSKENDERUN2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 24.10.2019 gün ve E:2019/160,K:2019/307 sayı ile, “(…)Dava, Maddi ve Manevi Tazminatİstemine ilişkindir.
Davacıvekili, Müvekkilinin 16/11/2015 tarihinde satın almışolduğu aracın change (çalınmış,değiştirilmiş) olduğu gerekçesiyle elkonulduğunu, aracın tescili aşamasında changeolduğunun fark edilmemesinden yani trafik sicilinin düzgüntutulmamasından dolayı müvekkilinin kusurununolmadığını, müvekkilinin yaşadığıolaylar neticesinde hem maddi hem manevi olarak mağdur olduğunu,itibarının sarsıldığını, bu nedenlerle37.358,00.-TL maddi ve 10.000,00.-TL manevi tazminatın davalıdanalınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Dava idareyekarşı açılmış ve idarenin işlemindenkaynaklı olarak tazminat talep edilmiştir. Davacı hizmetkusuruna dayanmaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesince aynıolaya ilişkin olarak Adli Yargının görevli olduğundanbahisle yasa yolu bakımından görevsizlik kararıverilmiş ise de talebin dayanağını hizmet kusuruoluşturması karşısında işbu davanın idariyargıda görülmesi gerekmektedir.
Somut olayabirebir uyumlu Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2012/12485 E. Ve 2012/18653K. Sayılı kararında da;
"Somutolayda davacı davalılardan maddi tazminat isteminde bulunmuştur.Araç üzerine konulan şerhin üzerinden uzun zamangeçmesi ve sicilin zamanaşımına uğrayacağışeklindeki yerinde olmayan gerekçe ile talepten başka birşeye karar verilmesi doğru değildir.
Davacı,davalı İçişleri Bakanlığınınçalıntı kaydı bulunan aracın trafikte devir vetescil işlemlerini yaptığını, bu nedenle zarargördüğünü belirterek davalı idareden madditazminat isteminde bulunduğuna göre; istemin hizmet kusurunadayandığı sonucuna varılmaktadır.
Hizmetkusurundan doğan zararlardan dolayı İdari YargılamaUsulü Yasası’nın 2/1-b maddesigereğince idareye karşı, idari yargı yerinde tam yargıdavası açılması gerekir. Görev konusu kamudüzenine ilişkin olup ileri sürülmese bileyargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğindengözetilir.
Yerelmahkemece açıklanan yönler gözetilerek, yargı yolubakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle davadilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayanyazılı gerekçe ile davalı, İçişleriBakanlığı yönünden de işin esasınınincelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğindenkararın bozulması gerekmiştir.
Mahkememizcedava görev yönünden incelendiğinde; mevcut dava da idariyargının görevli olduğu anlaşılmışolmakla dava dilekçesinin görev yönünden usulden reddinekarar vermek gerekmiş ve aşağıda belirtilen şekildehüküm kurulmuştur." denilmektedir.
Mahkememizcedava görev yönünden incelendiğinde; hizmet kusurunadayalı olarak açılan mevcut, dava da idari yargınıngörevli olduğu anlaşılmış olmakla davadilekçesinin görev yönünden usulden reddine karar vermekgerekmiş ve aşağıda belirtilen şekilde hükümkurulmuştur.
HÜKÜM:Ayrıntıları yukarıda açıklandığıüzere;
1-)Davalı İçişleri Bakanlığı aleyhineaçılan davanın idari yargının görevalanına girdiği anlaşıldığından davadilekçesinin görev yönünden REDDİNE…”karar vermiş, bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suat ARSLAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 27.4.2020günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre; idari ve adliyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının; davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren Mahkemece 15. maddede belirtilenhükmün aksine, önceki görevsizlik kararınailişkin dava dosyası temin edilmeden gönderildiğigörülmekte ise de; davaya ilişkin bilgi ve belgelerin dosyadayer aldığı anlaşıldığından, idariyargı kararının kesinleşme durumuna ilişkinbilginin Mahkemesinden temin edilmesiyle yetinildiği vesonuçta usule ilişkin başka bir noksanlık dabulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacının satınalmış olduğu araca Emniyet Müdürlüğütarafından change (çalınmış,değiştirilmiş) olduğu gerekçesiyle el konulmasıolayında, araçların tesciline ilişkin hükümlereaykırı davranan idarenin kusur ve sorumluluğu bulunduğuiddia edilerek, uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun“İçişleri Bakanlığının görev veyetkileri” başlıklı 5. Maddesinde; “(Başlığıile Birlikte Değişik:6/12/2019-7196/39 md.)
İçişleriBakanlığının görev ve yetkileri şunlardır:
a)Araçları, bu Kanuna göre araçlarda bulundurulmasıgerekli belge ve gereçleri, sürücüleri ve bunlara aitbelgeleri, sürücülerin ve karayolunu kullanan diğer kişilerinkurallara uyup uymadığını, trafik düzenlemelerinin veçeşitli tesislerin bu Kanun hükümlerine uygun olupolmadığını denetlemek.
b) Duran veakan trafiği düzenlemek ve yönetmek.
c) Elkoyduğu trafik kazalarında trafik kaza tespit tutanağıdüzenlemek.
d) Trafiksuçu işleyenler hakkında tutanak düzenlemek, gerekliişlemleri yapmak ve takip etmek.
e) Trafikkazası neticesinde hastalanan veya yaralananlarınbakımlarını sağlayacak tedbirlerin süratlealınmasına yardımcı olmak ve yakınlarına habervermek.
f)Araçların tescil işlemlerini yaparak belge veplakalarını vermek.
g)Sürücülerin belgelerini vermek.
h) Ülkeçapında taşıtların ve sürücülerinsicillerini tutmak, bunlara ilişkin teknik ve hukukideğişiklikleri işlemek, işlettirmek, istatistiksel bilgileritoplamak ve değerlendirmek.
i) Trafikkazalarının oluş nedenleri ile ilgili tüm unsurlarıkapsayan istatistik verileri ve bilgilerini toplamak, değerlendirmek,sonuçlarına göre gereken önlemlerinalınmasını sağlamak ve ilgili kuruluşlara teklifte bulunmak.
j) Hasartazminatı ödemelerini hızlandırmak amacıyla sigortaşirketlerince istenecek gerekli bilgi ve belgeleri vermek.
k)Ayrıca bu Kanunla ve bu Kanuna göreçıkarılmış olan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmak.
Sürücülereait bilgilerde meydana gelebilecek değişiklikler ve araçlarüzerinde meydana gelebilecek teknik veya hukuki değişikliklerile haciz, rehin, ihtiyati tedbir ve belge iptali gibikısıtlayıcı şerhlerin; elektronik ortamda tutulansiciller üzerine işlenmesi ve kaldırılmasıişlemleri, bu değişiklik veya şerhlere karar verenyargı ve icra birimleri ile kamu kurum veya kuruluşlarıtarafından elektronik sistemle yapılabilir. Sürücübelgesi ve tescil işlemlerine esas teşkil edecek bilgiler,İçişleri Bakanlığı tarafından ilgili kamukurum veya kuruluşlarından elektronik sistemle temin edilebilir veyakanunlardaki istisnalar hariç olmak üzere bu amaçla sınırlıolarak paylaşılabilir. Bu fıkraya ilişkin usul ve esaslaryönetmelikte belirlenir.
Bu maddedekigörev, yetki ve sorumluluklara ait diğer esaslar ile trafikkuruluşlarının, çalışma şekil veşartları, görevlendirilecek personelin nitelikleri,seçimi, çalışma usulleri, görev, yetki vesorumluluklarına ait esaslar İçişleri Bakanlığıncaçıkarılacak yönetmelikte belirtilir.”hükmüne,
AynıKanunun “Tescil belgesi alma zorunluluğu”başlıklı 19.maddesinde; “Araç sahipleriaraçlarını yönetmelikte belirtilen esaslara göreyetkili kuruluşa tescil ettirmek ve tescil belgesi almak zorundadırlar.
Ancak :
a) Tesciledildiği ülkenin tescil belgesi ve tescil plakası bulunan vegeçici olarak Türkiye'ye girmesine izin verilmiş olanaraçlar,
b) Tesciledildiği ülkenin tescil belgesi ve tescil plakası bulunan ikilive çok taraflı anlaşmalara göre, Türkiye'de tescil zorunluluğundanmuaf tutulmuş araçlar,
c)Araç imal, ithal, ihraç edenlerin vesatıcılığını yapanların, ithal,ihraç, depolama, teşhir ve satış amacıylageçici olarak bu işlere mahsus yerlerde maliki olarakbulundurdukları motorlu araçlar.
d) Tescilzorunluluğu bulunan motorlu taşıtlarla çekilenler ile 22nci maddenin (c) bendine göre tescili gerekli görülenlerhariç, bütün motorsuz taşıtlar,
Buhükmün dışındadır.” hükmüne,
“Araçlarınsatış, devir ve tescili ile bu işlemlerle ilgili yetki vesorumluluk” başlıklı 20.maddesinde, “(Değişik: 18/1/1985 - KHK 245/7 md.; Değiştirilerek kabul:28/3/1985-3176/7 md.)
Tescilsüreleri, satış ve devirler, noterlerin sorumluluğu ileilgili esaslar şunlardır:
a)Araç sahipleri,
1.(Değişik: 13/2/2011-6111/55 md.) Tescilizorunlu ve ilk tescili yapılacak olan araçların satınalma veya gümrükten çekme tarihinden itibaren üçay içinde tescili için; bunların hurda durumuna gelmesihâlinde ise bir ay içinde tescilin silinmesi için ilgilitrafik tescil kuruluşuna veya Emniyet GenelMüdürlüğünün belirleyeceği kamu kurum veyakuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzelkişilerine başvurmak,
2.(Değişik: 2/4/1998 - 4358/3 md.) Tescilin yapılması veyasilinmesi için vergi kimlik numarası ile yönetmeliktebelirtilen bilgi ve belgeleri sağlamak,
Zorundadırlar.
b)Araçların giriş işlemlerini yapan gümrükidareleri bu durumu 15 gün içinde araç sahiplerinin beyanettikleri tescil kuruluşuna bildirmekle yükümlüdürler.
c) Tescilbelgesi, aracın başkasına satış veya devrine, hurdayaçıkarılmasına veya araçta, yönetmeliktebelirtilen niteliklerin değişmesine kadar geçerlisayılır.
d )(Değişik: 24/12/2009-5942/1 md.) Tescil edilmişaraçların her çeşit satış ve devirleri,satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlutaşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergicezası ve trafik idari para cezası borcubulunmadığının tespit edilmesi ve taşıtüzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcıherhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araçsahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescilkayıtları esas alınarak noterler tarafındanyapılır. Noterler tarafından yapılmayan herçeşit satış ve devirler geçersizdir.
Satışve devir işlemi, siciline işlenmek üzere üçişgünü içerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu ilevergi dairesine bildirilir. Bu bildirimle birlikte alıcı adınatrafik tescil işlemi gerçekleşmiş sayılır.Satış ve devir tarihi itibariyle, 197 sayılı MotorluTaşıtlar Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca eskimalikin vergi mükellefiyeti sona erer, yeni malikin vergimükellefiyeti başlar.
Yapılansatış ve devir işlemi üzerine noterler tarafından yenimalik adına bir ay süreyle geçerli tescile ilişkingeçici belge düzenlenir.
197sayılı Kanunun 13 üncü maddesinde yer alan sorumlulukhükümleri saklı kalmak kaydıyla, anılan maddede ve bubentte yer alan isteme ve bildirmeleri elektronik ortamda yaptırmaya ve bukonuda yükümlülük getirmeye, elektronik bildirmelereilişkin usul ve esasları belirlemeye Gelir İdaresiBaşkanlığı ve Emniyet GenelMüdürlüğü yetkili olup, bu kurumlar satış,devir ve tescile ilişkin işlemlerin gerçekleştirilmesiiçin gerekli elektronik veri akışını sağlarlar.Satış ve devir işlemlerini yapanlar, bu işlemlersırasında edindikleri bilgileri ifşa ettikleri takdirdeTürk Ceza Kanununun 239 uncu maddesi uyarıncacezalandırılırlar.
Satışve devir işlemlerinin bildiriminden itibaren bir aylık süreiçerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu veya Emniyet GenelMüdürlüğünün uygun gördüğükamu kurum veya kuruluşları tarafından yeni malik adınatescil belgesi düzenlenerek elden veya postaaracılığıyla teslim edilir. Tescil belgesinin bir ayiçerisinde teslim edilememesi halinde yeni malike sorumluluk yüklenemez.
Bu benttedüzenlenen satış ve devir işlemleri her türlüharçtan, bu işlemlere ilişkin düzenlenenkağıtlar damga vergisi ve değerli kağıt bedellerindenistisnadır. Trafik tescil kuruluşunda yeni malik adınayapılacak tescil nedeniyle düzenlenmesi gereken değerlikağıtların bedelleri, satış ve devir esnasındanoterler tarafından tahsil edilir ve 1512 sayılı NoterlikKanununun 119 uncu maddesi uyarınca beyan edilerek ödenir. Bu bentteyer alan işlemler sebebiyle noterlere herhangi bir pay veya aidatödenmez.
1512sayılı Kanunun 112 nci maddesi uyarınca belirlenen ücretuygulanmaksızın satış ve devre ilişkin hertürlü işlem karşılığında toplam 20Türk Lirası maktu ücret alınır. Söz konusuücret, her takvim yılı başından geçerli olmaküzere önceki yılda uygulanan ücret tutarının oyıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarıncatespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranındaartırılması suretiyle hesaplanır.
Haciz,müsadere, zapt, buluntu, trafikten men gibi nedenlerle; icramüdürlükleri, vergi dairesi müdürlükleri, milliemlak müdürlükleri ile diğer yetkili kamu kurum vekuruluşları tarafından satışı yapılanaraçların satış tutanağının birörneği aracın kayıtlı olduğu trafik tescilkuruluşlarına üç işgünü içerisindegönderilir. Aracı satın alanlar gerekli bilgi ve belgelerisağlayarak ilgili trafik tescil kuruluşundan bir ay içerisindeadlarına tescil belgesi almak zorundadırlar.Alıcıların tescil belgesi almak için süresindebaşvurmamaları halinde bu araçlarıalıcıları adına re’sen kayıt ve tescil ettirmeyeEmniyet Genel Müdürlüğü yetkilidir.
Bu bendinuygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeyeİçişleri ve Maliye Bakanlıkları yetkilidir.
e)(Değişik: 24/12/2009-5942/1 md.) Araç satın alıp, bumaddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı altbendine uymayanlar ile (d) bendinin sekizinci paragrafıhükümlerine göre bir ay içerisinde tescil belgesi almayanalıcılara 130 Türk Lirası, (d) bendi hükümlerineuymayan noterlere ise her bir işlem için 1.000 TürkLirası idari para cezası verilir. Tescil yapılmadan trafiğeçıkarılan araçlar, tescil yapılıncaya kadartrafikten men edilir.” denilmek sureti ile ülkeye gümrükkanalı ile giriş yapan araçların ilk tescilişlemlerinin araç sahiplerinin gümrüktengeçişi yapılan araçların tescili içingümrükten çekme tarihinden itibaren üç ayiçinde tescili için; ilgili trafik tescil kuruluşuna veyaEmniyet Genel Müdürlüğünün belirleyeceğikamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veya özel hukuktüzel kişilerine başvurmaları gerektiği, busırada araçların giriş işlemlerini yapangümrük idarelerinin bu durumu 15 gün içinde araçsahiplerinin beyan ettikleri tescil kuruluşuna bildirmekleyükümlü oldukları, tescil edilmişaraçların her çeşit satış ve devirlerinin,satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlutaşıtlar vergisinin, gecikme faizinin, gecikme zammının,vergi cezası ve trafik idari para cezası borcu bulunmadığınıntespit edilmesi ve taşıt üzerinde satış ve/veya devrikısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıtbulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiştescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınaraknoterler tarafından yapılacağı ve araç satınalıp, bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1)numaralı alt bendine uymayanlar ile (d) bendinin sekizinci paragrafıhükümlerine göre bir ay içerisinde tescil belgesi almayanalıcılara 130 Türk Lirası, (d) bendi hükümlerineuymayan noterlere ise her bir işlem için 1.000 TürkLirası idari para cezası verileceği ve tescil yapılmadantrafiğe çıkarılan araçların tescilyapılıncaya kadar trafikten men edileceği”hükmüne;
Kanunun,“Belge ve plaka vermeye yetkilikuruluşlar”başlıklı 22.maddesinde ise; “(Değişik: 18/1/1985-KHK 245/8 md.; Aynen kabul: 28/3/1985-3176/8 md.)
Yönetmeliktegösterilen esaslara göre :
a) Askerimaksatlarla kullanılan Türk Silahlı Kuvvetlerine aitbütün araçlar ile çesitli anlaşmalara göreaskeri amaçla yurdumuzda bulunan kuruluşlara aitaraçların tescilleri Türk Silahlı Kuvvetlerince,
b) Raylısistemle çalışan araçların tescilleri,kullanıldığı yerlere göre ait olduğu kuruluşlarca,
c)İş makinesi türünden araçların tescilleri;
1. Kamukuruluşlarına ait olanlar ilgili kuruluşlarınca,
2.(Değişik: 17/10/1996-4199/10 md.) Özel veyatüzelkişilere ait olanlardan; tarım kesiminde kullanılanlarziraat odalarınca, tarım kesiminde kullanılanlarındışında kalan ve sanayi, bayındırlık vediğer kesimlerde kullanılanların tescilleri, üyesioldukları ticaret, sanayi veya ticaret ve sanayi odalarınca,
d) Tarımkesiminde kullanılanlar hariç, İl Trafik Komisyonlarındankarar alınmak şartı ile motorsuz taşıtlardan gerekligörülenlerin tescilleri belediyelerce,
e)(Mülga: 13/2/2011-6111/57 md.; Yeniden düzenleme: 2/1/2017-KHK-680/52md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/51 md.) Jandarma GenelKomutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığınaait bütün araçların tescilleri Emniyet GenelMüdürlüğünce,
Yapılır,belge ve plakaları verilir.
(Ekfıkra: 13/2/2011-6111/57 md.) Birinci fıkrada sayılanlardışında kalan bütün araçların tescilleri,araca ait belgelerin düzenlenmesi, kişiselleştirilmesi,kişiselleştirilen belgelerin basımı ve ilgililerine eldenveya posta aracılığı ile teslimi işlemleri EmniyetGenel Müdürlüğü veya bağlı trafik tescilkuruluşlarınca yapılır. Emniyet GenelMüdürlüğü; ilk tescili yapılacakaraçların tesciline esas teşkil edecek işlemlerielektronik ortamda bilgi paylaşımı yoluyla yapmak üzere,elektronik ortamda oluşturduğu bir ay süre ile geçerlitescile ilişkin geçici belgeyi basmak ve araç sahibinevermek üzere kamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veyaözel hukuk tüzel kişilerini yetkilendirebilir. Yetkilendirilen bu gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri, yapacakları işlemleri aralarındadüzenleyecekleri protokol çerçevesinde başkagerçek veya özel hukuk tüzel kişilerine deyaptırabilirler. Araca ait kişiselleştirilen belgelerinbasımı ve ilgililerine elden veya posta yoluyla teslimi, Emniyet GenelMüdürlüğü tarafından belirlenen kamu kurum veyakuruluşları ile özel hukuk tüzel kişilerine deyaptırılabilir. Bu işlemlerin yapılmasına dairusûl ve esaslar yönetmelikte belirlenir.
(Ekfıkra: 13/2/2011-6111/57 md.) Tescil belgesinin bir ay içindeteslim edilememesi hâlinde, buna ilişkin olarak araç sahibinesorumluluk yüklenemez.
(Ekfıkra: 13/2/2011-6111/57 md.) Genel hükümlerden kaynaklanansorumlulukları saklı kalmak üzere, ikinci fıkrahükmüne göre yetkilendirilmiş gerçek veya özelhukuk tüzel kişilerine, belirlenen usûl ve esaslaraaykırı hareket etmeleri halinde tespitinyapıldığı yerin mülki amiri veya bu konu ile ilgiliolarak yetkilendireceği trafik tescil birim amiri tarafından on binTürk Lirası idarî para cezası verilir.
(Ekfıkra: 13/2/2011-6111/57 md.) Tescile ilişkin geçici belge,5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanmasında resmîbelge sayılır.’’hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununa dayanılarakçıkarılmış olan Karayolları TrafikYönetmeliği’nin 28.maddesinde “AraçlarınTescil Mecburiyeti”; 29.maddesinde “Tescile YetkiliKuruluşlar, Tescil İçin Müracaat Etme ve BildirmeMecburiyeti ile Süreleri”; 30.maddesinde “Tescilİşlemleri Müşterek Hükümleri”; 31.maddesinde “Yeni Kayıt”; 32.maddesinde “TescilBelgesi ve Geçerliliği”; 33.maddesinde “Motorluaraç trafik belgesi ve geçerliliği”; “Tescile Dair Diğer İşlemler” üstbaşlığı altındaki 36.maddesinde “Satışve Devirler”; 37.maddesinde “Satış veya devirişlemi yapılan araçların tescilişlemleri”; 43.maddesinde “Çalınanaraçlar hakkında yapılacak işlemler”; 44.maddesinde“Çalınan, kaybedilen, kullanılamaz hale gelen, bilgilerideğişen belge ve plakalar” ilgili hususlarayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davaya konu 19 TK 065 plakalı, 2005 model, Renault Meganemarka aracın, davacı tarafından İskenderun1.Noterliği'nin 16/11/2015 tarih ve 29340 yevmiye numaralıAraç Satış Sözleşmesi ile Emine Dağlıisimli kişiden satın alındığı,davacının 16/11/2015 tarihinde satın aldığı buaraca Şanlıurfa İl EmniyetMüdürlüğünün 02/11/2018 tarih ve81865735-47362-91244-E.2018110117034070042 EBYS sayılıyazısı ekinde gönderilen 01/11/2018 tarihli Araştırmave Değerlendirme Tutanağı uyarınca Change olduğuyönündeki şüphe üzerine 13/11/2018 tarihinde Arsuzİlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından elkonulduğu, Adana Kriminal Polis LaboratuvarıMüdürlüğü'nün 18/12/2018 tarihli UzmanlıkRaporunda aracın şasi numarasının dava konusu araca kaynakile sonradan monte edildiğinin, orijinal olmadığınınbelirtildiği, söz konusu aracın şasi numarasınınüçüncü kişilerce change yapılarak piyasayasürüldüğününanlaşıldığı, bunun üzerine davacıtarafından uğramış olduğu zararlarınıngiderilmesi istemiyle 10/01/2019 tarihinde davalı idareye önbaşvuru yapıldığı, davacınınbaşvurusuna davalı idarece 60 gün içerisinde bir cevapverilmeyerek istemin zımnen reddedilmesi üzerine, olayda idareninhizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığıiddia olunan zararlarına karşılık 37.358,00 TL maddi,10.000,00 TL manevi tazminatın 13/11/2018 tarihinden itibarenişleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiylebakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Öteyandan; 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“…bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür” Geçici 21. maddesindede “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmek sureti ile 2918 sayılı Kanun’unuygulanmasından kaynaklanan zararların tazmini istemi ileaçılacak sorumluluk davalarında adli yargı yerleriningörevli olacağı ayrıca ve açıkçabelirtilmiştir.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin 2918 sayılı Kanun’unuygulanmasından kaynaklanan sorumluluk davalarınıkapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ileçalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla 2918 sayılı Kanun’un uygulanmasındandoğan sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar,dava konusu olayda davacının zararına sebebiyet veren işlemya da eylemlerin, dava dışı kişilerin hileli işlemleriyanında, aracın devir, satış ve tescilişlemlerinin hukuka aykırı şekilde gerçekleştirilmesisebebiyle, idare çalışanlarının kusurundankaynaklanan ve idari hizmetin kötü işlemesi kapsamındadeğerlendirilebilecek nitelikte eylemlerinin olduğu iddia edilmekteise de; davaya konu zarardan doğan sorumluluğun 2918 sayılıKanun’un ve bu kanunun uygulanmasına yönelik KarayollarıTrafik Yönetmeliği’nin araçların devir,satış ve tesciline ilişkin hükümlerineaykırı hareket edilmesinden kaynaklandığı, 2918sayılı Kanun’un 110. maddesinde de, madde ayrımıyapılmaksızın 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanansorumluluk davalarının adli yargı yerindeçözümleneceğinin açıkçabelirtildiği; bu düzenlemenin, genel idare esaslarınailişkin sorumluluk hükümlerini düzenleyen diğerkanunlara nazaran özel nitelikte olduğu ve bu nedenle idareajanlarının eylemlerinden kaynaklansa dahi davaya konuuyuşmazlıkta öncelikli olarak uygulanması gerektiğikanaatine ulaşılmıştır.
Açıklanannedenlerle, İskenderun 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.10.2019 gün veE:2019/160, K:2019/307 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İskenderun2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.10.2019 gün ve E:2019/160, K:2019/307sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 27.4.2020gününde Üyeler Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Suat
DURSUN BOZER AKSU ARSLAN
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞI OY
Uyuşmazlık Mahkemesinin15/02/2016 gün, E:2015/926, K:2016:50 sayılı kararındakikarşı oy gerekçesinde belirtildiği gibi;"Uyuşmazlık, davacıya ait araca, gümrükmevzuatına aykırı olarak yurda sokulduğundan bahisleemniyet yetkililerince el konulması üzerineuğranıldığı ileri sürülen maddi zararınyasal faizi ile birlikte tazmini isteminden doğmuştur.
Adli ve İdari yargıyerlerince verilen görevsizlik kararları nedeniyle oluşanolumsuz görev uyuşmazlığı üzerine sayınçoğunluk görüşü doğrultusunda“Uyuşmazlığın çözümünün2918 sayılı yasanın 110. maddesi gereğince adliyargının görev alanında bulunduğu”gerekçesiyle adli yargının görevli olduğuna kararverilmiştir.
2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 110. maddesine 6099 sayılı Kanunlaeklenen 1. fıkra ile "İşleteni veya sahibi Devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır." hükmü getirilmiştir.
Eldeki uyuşmazlık iseanılan yasa hükmü kapsamında kalmamaktadır.
Zira, 2918 sayılıKanunun 85. maddesinde açıkça belirtildiği üzereyasa motorlu araçların işletilmesinden doğan zararlarnedeniyle araç işleteninin hukuki sorumluluğunu düzenlemektedir.Oysa ki somut uyuşmazlıkta davacı, noter yoluyla satınaldığı araca gümrük mevzuatına aykırıolarak yurda sokulduğundan bahisle emniyet yetkililerince elkonulduğunu ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi sebebiyle uğradığızararda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğunu ilerisürmektedir.
Anayasanın 125. maddesinde;idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşıyargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, sonfıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararıödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmıştır.
İdare kural olarak yürüttüğükamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminleyükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğanzararlar İdare Hukuku kuralları çerçevesinde, hizmetkusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmeklegörevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda,düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel niteliklibozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmetkusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veyahiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenintazmin yükümlülüğünün doğmasınayol açmaktadır.
Davalı kamu tüzelkişiliği olup; kural olarak, işlem ve eylemleri idari niteliktaşır. Somut olayda, bu davalının yasa ile kendilerineverilmiş bulunan görevleri gereği gibi yerine getirmedikleriileri sürülmüştür. Görevin hiç veyagereği gibi yerine getirilmemesi hizmet kusuru niteliğindedir.İdare’nin hizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı,İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddesigereğince İdare’ye karşı idari yargı yerinde tamyargı davası açılması gerekir.
Trafik tescil ve büroamirliği tarafından araç tesciline ilişkin olarakyapılan işlemlerin idari nitelikte olup hiçyapılmaması, geç yapılması ya da gereği gibiyapılıp yapılmadığı hususunun idari yargıyerinin denetimine tabi bulunmasına göre 2577 sayılıİ.Y.U.K 2/1- b maddesinde sayılan dava çeşitlerinden olaneldeki tam yargı davasında uyuşmazlığınçözümünde idari yargı görevlidir.
Bu gerekçelerleuyuşmazlıkta Adli Yargıyı görevli kabul edensayın çoğunluğun görüşünekatılmıyoruz.27.4.2020
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy