T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/107
KARAR NO : 2020/185
KARAR TR: 27.04.2020
ÖZET : Kaçakçılık soruşturması kapsamında el koyma kararı verilerek idareye teslim edilen otomobil sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : S.A.
Vekili : Av. F.S.
Davalı : Gebze GümrükMüdürlüğü
Adli Yargıda
1-Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
Vekili : Av. Ç.D.
2-İçişleri Bakanlığı
Vekili : Av. D.A.T.
O L A Y: Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; davacının satın aldığı 34 H... plakanumaralı aracın yurtdışından yasal olmayan yollarlaithal edilip Türkiye'ye giriş yaptığıgerekçesiyle, mahkeme kararı ile 14.12.2012 tarihinde elkonulmasında, davalı idarenin gümrük denetimlerinigereği gibi yerine getirmeyerek kaçak araçların yurdagirmesine sebebiyet vermek hususunda ihmal ve kusuru olduğundan bahisleuğranıldığı ileri sürülen 168.805,00-TL(araç bedeli)+58.500,00-TL (aracı kullanamamaktan kaynaklızarar) olmak üzere toplam 227.305,00-TL maddi zararın el koyma tarihindenitibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
KOCAELİ 2.İDARE MAHKEMESİ: 16.11.2017 gün veE:2017/773, K:2017/1771 sayı ile, 2918 sayılı Kanun’unuygulanmasından doğan sorumluluk davalarınıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarıldığı gerekçesiyle,davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a.maddesi uyarınca görev yönünden reddine karar vermiş,bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aracın satış bedeli olan168.805,00-TL'nin el konulma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte tazmini istemiyleadli yargı yerinde davaaçmıştır.
GEBZE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 12.2.2019 gün veE:2018/201, K:2019/43 sayı ile, olayda; tazminat talebinin temelinde,davalı idarenin mevzuatla kendisine verilen denetim görevinigereği gibi yerine getirmemesi sonunda, idarenin kayıtlarınagüvenerek tasarrufta bulunan kişilerin zarara uğramasınasebebiyet verildiği iddiasının bulunduğu ve davanında, aracın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine neden olanhatalı ithalat işleminden kaynaklanan tam yargı davasıniteliği taşıdığınınanlaşıldığı; uyuşmazlığıngörüm ve çözümünde idari yargı görevibulunduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanınyargı yolunun caiz olmasına ilişkin dava şartıyokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermiş, bu kararakarşı taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuştur.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi: 19.12.2019gün ve E:2019/1107, K:2019/976 sayı ile, davaya konuuyuşmazlığın çözümü idariyargının görev alanına girdiğinden, ilk derecemahkemesinin yargı yolu caiz olmadığından davanınusulden reddine karar vermesi usul ve yasaya uygun olduğundan davacıvekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekili lehine vekaletücreti verilmemesi ise hatalı olduğundan DavalıGümrük ve Ticaret Bakanlığı vekilinin istinafistemlerinin kabulü ile, Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesikararının HMK 353/1 -b-2 maddesi hükmü uyarıncakaldırılmasına, HMK'nun 353. maddesinin 1.fıkrasının (b) bendinin 2 alt bendi uyarınca yeniden esashakkında karar verilmesi gerektiğinden; davanın İdariYargının görev alanına girmesi nedeniyle,HMK’nın 114/1-b maddesi gereğince, dava şartıyokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili idari ve adli yargı yerlerince verilmişolan görevsizlik kararları nedeniyle oluştuğunu ilerisürdüğü olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suat ARSLAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan27.04.2020günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; idari ve adliyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacının satın aldığı 34 H...plakalı araca yurt dışından kaçak olarak ithal edilmişolması nedeniyle mahkeme kararı ile el konulmasındagümrük denetimleri yetersiz kalan davalı idarenin kusurluolduğu ileri sürülerek, maddi zararın el konulma tarihindenitibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliistemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun“İçişleri Bakanlığının görev veyetkileri” başlıklı 5. Maddesinde;(Başlığı ile Birlikte Değişik:6/12/2019-7196/39md.)
a) Araçları, bu Kanuna göre araçlardabulundurulması gerekli belge ve gereçleri, sürücülerive bunlara ait belgeleri, sürücülerin ve karayolunu kullanandiğer kişilerin kurallara uyup uymadığını, trafikdüzenlemelerinin ve çeşitli tesislerin bu Kanunhükümlerine uygun olup olmadığını denetlemek.
b) Duran ve akan trafiği düzenlemek ve yönetmek.
c) El koyduğu trafik kazalarında trafik kaza tespittutanağı düzenlemek.
d) Trafik suçu işleyenler hakkında tutanakdüzenlemek, gerekli işlemleri yapmak ve takip etmek.
e) Trafik kazası neticesinde hastalanan veya yaralananlarınbakımlarını sağlayacak tedbirlerin süratlealınmasına yardımcı olmak ve yakınlarına habervermek.
f) Araçların tescil işlemlerini yaparak belge veplakalarını vermek.
g) Sürücülerin belgelerini vermek.
h) Ülke çapında taşıtların vesürücülerin sicillerini tutmak, bunlara ilişkin teknik vehukuki değişiklikleri işlemek, işlettirmek, istatistikselbilgileri toplamak ve değerlendirmek.
i) Trafik kazalarının oluş nedenleri ile ilgili tümunsurları kapsayan istatistik verileri ve bilgilerini toplamak,değerlendirmek, sonuçlarına göre gereken önlemlerinalınmasını sağlamak ve ilgili kuruluşlara tekliftebulunmak.
j) Hasar tazminatı ödemelerini hızlandırmakamacıyla sigorta şirketlerince istenecek gerekli bilgi ve belgelerivermek.
k) Ayrıca bu Kanunla ve bu Kanuna göreçıkarılmış olan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmak.
Sürücülere ait bilgilerde meydana gelebilecekdeğişiklikler ve araçlar üzerinde meydana gelebilecekteknik veya hukuki değişiklikler ile haciz, rehin, ihtiyati tedbir vebelge iptali gibi kısıtlayıcı şerhlerin; elektronikortamda tutulan siciller üzerine işlenmesi vekaldırılması işlemleri, bu değişiklik veyaşerhlere karar veren yargı ve icra birimleri ile kamu kurum veyakuruluşları tarafından elektronik sistemle yapılabilir.Sürücü belgesi ve tescil işlemlerine esas teşkiledecek bilgiler, İçişleri Bakanlığıtarafından ilgili kamu kurum veya kuruluşlarından elektroniksistemle temin edilebilir veya kanunlardaki istisnalar hariç olmaküzere bu amaçla sınırlı olarakpaylaşılabilir. Bu fıkraya ilişkin usul ve esaslaryönetmelikte belirlenir.
Bu maddedeki görev, yetki ve sorumluluklara ait diğer esaslarile trafik kuruluşlarının, çalışma şekilve şartları, görevlendirilecek personelin nitelikleri,seçimi, çalışma usulleri, görev, yetki vesorumluluklarına ait esaslar İçişleriBakanlığınca çıkarılacak yönetmeliktebelirtilir." hükmüne,
Aynı Kanununun “Araçların satış, devirve tescili ile bu işlemlerle ilgili yetki ve sorumluluk”başlıklı 20.maddesinde,
"Tescil süreleri, satış ve devirler, noterlerinsorumluluğu ile ilgili esaslar şunlardır:
a) Araç sahipleri,
1-(Değişik: 13/2/2011-6111/55 md.) Tescili zorunlu ve ilktescili yapılacak olan araçların satın alma veyagümrükten çekme tarihinden itibaren üç ayiçinde tescili için; bunların hurda durumuna gelmesihâlinde ise bir ay içinde tescilin silinmesi için ilgilitrafik tescil kuruluşuna veya Emniyet GenelMüdürlüğünün belirleyeceği kamu kurum veyakuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzelkişilerine başvurmak,
2- (Değişik: 2/4/1998 - 4358/3 md.) Tescilin yapılmasıveya silinmesi için vergi kimlik numarası ile yönetmeliktebelirtilen bilgi ve belgeleri sağlamak,
Zorundadırlar.
a) Araçların giriş işlemlerini yapangümrük idareleri bu durumu 15 gün içinde araçsahiplerinin beyan ettikleri tescil kuruluşuna bildirmekleyükümlüdürler.
c) Tescil belgesi, aracın başkasına satış veyadevrine, hurdaya çıkarılmasına veya araçta,yönetmelikte belirtilen niteliklerin değişmesine kadargeçerli sayılır.
d) (Değişik: 24/12/2009-5942/1 md.) Tescil edilmişaraçların her çeşit satış ve devirleri,satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlutaşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergicezası ve trafik idari para cezası borcu bulunmadığınıntespit edilmesi ve taşıt üzerinde satış ve/veya devrikısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıtbulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiştescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınaraknoterler tarafından yapılır. Noterler tarafından yapılmayanher çeşit satış ve devirler geçersizdir.
Satış ve devir işlemi, siciline işlenmek üzereüç işgünü içerisinde ilgili trafik tescilkuruluşu ile vergi dairesine bildirilir. Bu bildirimle birliktealıcı adına trafik tescil işlemi gerçekleşmişsayılır. Satış ve devir tarihi itibariyle, 197sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu hükümleriuyarınca eski malikin vergi mükellefiyeti sona erer, yeni malikinvergi mükellefiyeti başlar.
Yapılan satış ve devir işlemi üzerine noterlertarafından yeni malik adına bir ay süreyle geçerlitescile ilişkin geçici belge düzenlenir.
197 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinde yer alansorumluluk hükümleri saklı kalmak kaydıyla, anılanmaddede ve bu bentte yer alan isteme ve bildirmeleri elektronik ortamdayaptırmaya ve bu konuda yükümlülük getirmeye,elektronik bildirmelere ilişkin usul ve esasları belirlemeye Gelirİdaresi Başkanlığı ve Emniyet GenelMüdürlüğü yetkili olup, bu kurumlar satış,devir ve tescile ilişkin işlemlerin gerçekleştirilmesiiçin gerekli elektronik veri akışını sağlarlar.Satış ve devir işlemlerini yapanlar, bu işlemlersırasında edindikleri bilgileri ifşa ettikleri takdirdeTürk Ceza Kanununun 239 uncu maddesi uyarıncacezalandırılırlar.
Satış ve devir işlemlerinin bildiriminden itibaren biraylık süre içerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu veyaEmniyet Genel Müdürlüğünün uygungördüğü kamu kurum veya kuruluşlarıtarafından yeni malik adına tescil belgesi düzenlenerek eldenveya posta aracılığıyla teslim edilir. Tescil belgesininbir ay içerisinde teslim edilememesi halinde yeni malike sorumlulukyüklenemez.
Bu bentte düzenlenen satış ve devir işlemleri hertürlü harçtan, bu işlemlere ilişkin düzenlenenkâğıtlar damga vergisi ve değerli kâğıtbedellerinden istisnadır. Trafik tescil kuruluşunda yeni malikadına yapılacak tescil nedeniyle düzenlenmesi gerekendeğerli kâğıtların bedelleri, satış vedevir esnasında noterler tarafından tahsil edilir ve 1512sayılı Noterlik Kanununun 119 uncu maddesi uyarınca beyanedilerek ödenir. Bu bentte yer alan işlemler sebebiyle noterlereherhangi bir pay veya aidat ödenmez.
1512 sayılı Kanunun 112 nci maddesi uyarınca belirlenenücret uygulanmaksızın satış ve devre ilişkin hertürlü işlem karşılığında toplam 20Türk Lirası maktu ücret alınır. Söz konusuücret, her takvim yılı başından geçerli olmaküzere önceki yılda uygulanan ücret tutarının oyıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarıncatespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranındaartırılması suretiyle hesaplanır.
Haciz, müsadere, zapt, buluntu, trafikten men gibi nedenlerle;icra müdürlükleri, vergi dairesi müdürlükleri,milli emlak müdürlükleri ile diğer yetkili kamu kurum vekuruluşları tarafından satışı yapılanaraçların satış tutanağının birörneği aracın kayıtlı olduğu trafik tescilkuruluşlarına üç işgünü içerisindegönderilir. Aracı satın alanlar gerekli bilgi ve belgeleri sağlayarakilgili trafik tescil kuruluşundan bir ay içerisinde adlarınatescil belgesi almak zorundadırlar. Alıcıların tescilbelgesi almak için süresinde başvurmamaları halinde buaraçları alıcıları adına re’senkayıt ve tescil ettirmeye Emniyet Genel Müdürlüğüyetkilidir.
Bu bendin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslarıbelirlemeye İçişleri ve Maliye Bakanlıklarıyetkilidir.
e) (Değişik: 24/12/2009-5942/1 md.) Araç satınalıp, bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1)numaralı alt bendine uymayanlar ile (d) bendinin sekizinci paragrafıhükümlerine göre bir ay içerisinde tescil belgesi almayanalıcılara 130 Türk Lirası, (d) bendi hükümlerineuymayan noterlere ise her bir işlem için 1.000 TürkLirası idari para cezası verilir. Tescil yapılmadan trafiğeçıkarılan araçlar, tescil yapılıncaya kadartrafikten men edilir.” denilmek sureti ile ülkeye gümrükkanalı ile giriş yapan araçların ilk tescilişlemlerinin araç sahiplerinin gümrüktengeçişi yapılan araçların tescili içingümrükten çekme tarihinden itibaren üç ayiçinde tescili için; ilgili trafik tescil kuruluşuna veyaEmniyet Genel Müdürlüğünün belirleyeceğikamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzelkişilerine başvurmaları gerektiği, bu sıradaaraçların giriş işlemlerini yapan gümrük idarelerininbu durumu 15 gün içinde araç sahiplerinin beyan ettikleritescil kuruluşuna bildirmekle yükümlü oldukları,tescil edilmiş araçların her çeşit satışve devirlerinin, satış ve devri yapılacak araçtandolayı motorlu taşıtlar vergisinin, gecikme faizinin, gecikmezammının, vergi cezası ve trafik idari para cezası borcubulunmadığının tespit edilmesi ve taşıtüzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcıherhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araçsahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescilkayıtları esas alınarak noterler tarafındanyapılacağı ve araç satın alıp, bu maddeninbirinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendineuymayanlar ile (d) bendinin sekizinci paragrafı hükümlerinegöre bir ay içerisinde tescil belgesi almayan alıcılara130 Türk Lirası, (d) bendi hükümlerine uymayan noterlereise her bir işlem için 1.000 Türk Lirası idari paracezası verileceği ve tescil yapılmadan trafiğe çıkarılanaraçların tescil yapılıncaya kadar trafikten menedileceği hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun “Belge ve plaka vermeye yetkilikuruluşlar:” başlıklı 22. Maddesinde;
Yönetmelikte gösterilen esaslara göre:
Birinci fıkrada bentler halinde sayılan istisnalar haricindekalanaraçlara ilişkin tescile yönelik işlemlerin EmniyetGenel Müdürlüğü veya bağlı trafik tescilkuruluşlarınca yapılacağı, Emniyet GenelMüdürlüğünün ilk tescili yapılacakaraçların tesciline esas teşkil edecek işlemlerielektronik ortamda bilgi paylaşımı yoluylayapacağıdüzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının satınaldığı34 H... plaka numaralı aracınİstanbul 11.Sulh Ceza Mahkemesi'nce el koyma kararı verilmesi sonrasında,14.12.2012 tarihinde araca el konulması sebebiyleuğranıldığı ileri sürülen fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak üzere 168.805,00-TL araç bedelininel koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminiistemiyle dava açtığıanlaşılmıştır.
Nitekim 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlüResmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“…bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür”Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmek sureti ile 2918 sayılı Kanun’unuygulanmasından kaynaklanan zararların tazmini istemi ileaçılacak sorumluluk davalarında adli yargı yerleriningörevli olacağı ayrıca ve açıkçabelirtilmiştir.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin 2918 sayılı Kanun’unuygulanmasından kaynaklanan sorumluluk davalarınıkapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ileçalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla 2918 sayılı Kanun’un uygulanmasındandoğan sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar, dava konusu olayda davacının zararınasebebiyet veren eylemler, dava dışı kişilerin hileliişlemleri ile idare yanıltılarak trafiğe tescilleriiçin gerekli işlemlerin hukuka aykırı şekildegerçekleştirilmesi sebebiyle, idareçalışanlarının kusurundan kaynaklanan ve idarihizmetin kötü işlemesi kapsamındadeğerlendirilebilecek nitelikte eylemler ise de; davayakonu zarardandoğan sorumluluğun 2918 sayılı Kanun’un ve bu kanununuygulanmasına yönelik Karayolları TrafikYönetmeliği’nin araçların tesciline ilişkinhükümlerine aykırı hareket edilmesindenkaynaklandığı, 2918 sayılı Kanun’un 110.Maddesinde de, madde ayrımı yapılmaksızın 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan sorumluluk davalarınınadli yargı yerinde çözümleneceğininaçıkça belirtildiği; bu düzenlemenin, genel idareesaslarına ilişkin sorumluluk hükümlerini düzenleyendiğer kanunlara nazaran özel nitelikte olduğu ve bu nedenleidare ajanlarının eylemlerindenkaynaklansa dahi davaya konuuyuşmazlıkta öncelikli olarak uygulanması gerektiğikanaatine ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın görüm veçözümünde adli yargı yeri görevliolduğundan, Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 12.2.2019 günve E:2018/201, K:2019/43 sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, Gebze 1. AsliyeHukuk Mahkemesince verilen 12.2.2019 gün ve E:2018/201, K:2019/43sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,27.04.2020 gününde, Üyeler Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ veAhmet ARSLAN'ın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Suat
DURSUN BOZER AKSU ARSLAN
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞIOY
UyuşmazlıkMahkemesinin 15/02/2016 gün, E:2015/926, K:2016:50 sayılıkararındaki karşı oy gerekçesinde belirtildiği gibi;"Uyuşmazlık, davacıya ait araca, gümrük mevzuatınaaykırı olarak yurda sokulduğundan bahisle emniyet yetkililerinceel konulması üzerine uğranıldığı ilerisürülen maddi zararın yasal faizi ile birlikte tazminiisteminden doğmuştur.
Adli veİdari yargı yerlerince verilen görevsizlik kararlarınedeniyle oluşan olumsuz görev uyuşmazlığıüzerine sayın çoğunluk görüşüdoğrultusunda “Uyuşmazlığınçözümünün 2918 sayılı yasanın 110.maddesi gereğince adli yargının görev alanındabulunduğu” gerekçesiyle adli yargının görevliolduğuna karar verilmiştir.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 110. maddesine 6099sayılı Kanunla eklenen 1. fıkra ile "İşleteniveya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır." hükmü getirilmiştir.
Eldekiuyuşmazlık ise anılan yasa hükmü kapsamındakalmamaktadır.
Zira, 2918sayılı Kanunun 85. maddesinde açıkçabelirtildiği üzere yasa motorlu araçlarınişletilmesinden doğan zararlar nedeniyle araç işletenininhukuki sorumluluğunu düzenlemektedir. Oysa ki somutuyuşmazlıkta davacı, noter yoluyla satınaldığı araca gümrük mevzuatına aykırıolarak yurda sokulduğundan bahisle emniyet yetkililerince elkonulduğunu ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi sebebiyleuğradığı zararda davalı idarenin hizmet kusurubulunduğunu ileri sürmektedir.
Anayasanın125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerinekarşı yargı yolunun açık olduğu belirtildiktensonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerindendoğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmıştır.
İdare kuralolarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellikbağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup;idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar İdare Hukukukuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuzsorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdareninyürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda,düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel niteliklibozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmetkusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veyahiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenintazmin yükümlülüğünün doğmasınayol açmaktadır.
Davalıkamutüzel kişiliği olup; kural olarak, işlem ve eylemleri idarinitelik taşır. Somut olayda, bu davalının yasa ilekendilerine verilmiş bulunan görevleri gereği gibi yerinegetirmedikleri ileri sürülmüştür. Görevinhiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hizmet kusuru niteliğindedir.İdare’nin hizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı,İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddesigereğince İdare’ye karşı idari yargı yerinde tamyargı davası açılması gerekir.
Trafik tescil vebüro amirliği tarafından araç tesciline ilişkinolarak yapılan işlemlerin idari nitelikte olup hiçyapılmaması, geç yapılması ya da gereği gibiyapılıp yapılmadığı hususunun idari yargıyerinin denetimine tabi bulunmasına göre 2577 sayılıİ.Y.U.K 2/1- b maddesinde sayılan dava çeşitlerinden olaneldeki tam yargı davasında uyuşmazlığınçözümünde idari yargı görevlidir.
Bugerekçelerle uyuşmazlıkta Adli Yargıyı görevlikabul eden sayın çoğunluğun görüşünekatılmıyoruz.
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy