T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 173
KARAR NO : 2020 / 208
KARAR TR : 27.4.2020
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : H. Sigorta A.Ş.
Vekili : Av. M.U. Y.
Davalı : Malatya BüyükşehirBelediye Başkanlığı
Vekili : Av.V. D.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili şirkete sigortalı,44 … 490 plaka sayılı aracın fidan sokak üzerinde veBattalgazi Jandarma Komutanlığı istikametine doğru seyirhalindeyken, yolun altından geçmekte olan rögarkapağının yerinden çıkması sonucu maddihasarlı trafik kazası meydana geldiğini; meydana gelen trafik kazasının,davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığını;meydana gelen zarar için sigortalıya 23.2.2017 tarihinde 12.200,00TL ödendiğini ifade ederek; fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla sigortalıya ödenen 12.200,00 TL.ninödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan rücuentazmini istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
MALATYAİDARE MAHKEMESİ: 12.12.2017 gün ve E: 2017/1665,K:2017/1764 sayı ile, “(…) 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1., 2., 10., 19.1.2011 günlüResmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. vegeçici 21. maddesi hükmüne; ayrıca 2918sayılı Kanunun 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesinin iptal istemini reddettiği 26.12.2013 tarihve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararına yer verdikten sonra;“(…) 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemlerikapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıylaoluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumlulukdavalarının görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu; olayda, sürücüİ.T sevk ve idaresindeki 44 PC 490 plakalı aracın, Malatyaİli, Battalgazi İlçesi Fidan Sokak üzerinde seyir halindeiken, yolun altından geçmekte olan logar kapağınınüzerinden sol tekeri ile geçtiği esnada kapağınyerinden çıkarak araç alt kısımlarınaçarpması sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasınedeniyle davacı kasko şirketi tarafından sigortalıyayapılan ödemenin rücuen tazmini istemiyle açılaniş bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Öteyandan, adli, idari ve askeri yargı kollan arasındaki görevuyuşmazlıklarını çözmekle görevli Anayasalkurum olan Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 2918 sayılıYasanın 110. maddesinin yürürlüğe girdiği19.01.2011 tarihinden itibaren benzer uyuşmazlıklarda istikrarlıolarak verdiği kararlarda, adli yargının görevliolduğuna işaret edilmektedir.
Nitekim,benzer nitelikteki uyuşmazlıklarda Gaziantep Bölge İdareMahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nin 11/04/2017 tarih ve E:2016/3547,K2017/609 sayılı karar ile 11/04/2017 tarih ve E:2016/3464,K:2017/610 sayılı kararları da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle, davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 15/1-a maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine…” karar vermiş ve bu karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Malatya3.Asliye Hukuk Mahkemesi: 19.3.2019 gün ve E:2018/43, K:2019/137 sayıile, uyuşmazlığın esasını inceleyerek davanınkabulüne karar vermiş, istinaf yoluna başvurulmasıüzerine;
GaziantepBölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi: 10.12.2019 gün veE:2019/2727, K:2019/2286 sayı ile, “(…) Dava, trafikkazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle maddi tazminatistemine ilişkindir.
HMK'nun 355.Maddesi uyarınca davalının istinaf itirazları ve kamudüzenine ilişkin hususlarla sınırlı olmak üzereyapılan inceleme sonunda;
Yargıyolunun caiz olması hususu dava şartlarından (HMK. M.l14/1 -b),bu nedenle de kamu düzenine ilişkin olup, taraflarcayargılamanın her aşamasında ilerisürülebileceği gibi, mahkemelerce re'sen gözetilmesigereken bir husustur. (HMK. m.l15/1)
Davacı,davalı belediyenin sorumluluk alanında bulunan yol üzerindekiyapım, bakım ve onarım eksikliği nedeniyle kusurluolduğunu ileri sürerek tazminat talebinde bulunduğuna göre hizmetkusuruna dayanmaktadır.
DavalıMalatya Büyükşehir Belediye Başkanlığı kamutüzel kişisi olup, kamu hizmeti görmekle yükümlübulunması nedeniyle kamu hizmeti sırasında verdiği iddiaolunan zararlardan dolayı oluşan sorumluluğu özel hukukhükümlerine tabi değildir. Kamu tüzel kişilerininyasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerinkullanılması sırasında oluşan zararlar, niteliğiitibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup bu zararlarıntazmini amacıyla anılan idarelere karşı hizmetkusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama Usulü HakkındakiKanun’un 2. maddesi hükmü uyarınca idari yargıyerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir.
NitekimYargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04.11.2015 tarih ve 2015/17-731, 2015/2366K. (ve 5 adet emsal dosya) sayılı kararı ile de hizmet kusurunadayanılarak açılan davalarda idari yargınıngörevli olduğu belirtilmiştir.
Ancak, dosyakapsamına göre, aynı konuda Malatya İdare Mahkemesince12.12.2017 tarih, 2017/1665 Esas - 2017/1764 Karar sayılı karar ileadli yargının görevli olduğu gerekçesi iledavanın görev yönünden reddine karar verildiği,kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
UyuşmazlıkMahkemesi Kanunu'nun 19. maddesinde “Adli, idari yargı mercilerindenbirisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararıüzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veyaincelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararıveren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçelibir karar ile görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işinincelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değinerteler. Yargı merciince, önceki görevsizlik kararmailişkin dava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvurukararı ile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Bu durumdamahkemece, idari yargının görevli olduğu nazaraalınarak Uyuşmazlık Mahkemesi Kanunu'nun 19. maddesigereğince işlem yapılarak elinde derdest bulunan davadosyasındaki yargılamayı durdurmak suretiyle idare mahkemesidosyası ile birlikte dosyanın kül halinde, yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesiaçısından Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesi, verilecek kararın beklenerek sonucuna görehüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu gibikarar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarladavacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derecemahkemesi kararının HMK'nun 353/l-a,4 maddesi uyarıncakaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacıvekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
1-Malatya 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 19/03/2019 tarih, 2018/43 esas ve 2019/137 kararsayılı karar sayılı kararının HMK'nun 3 5 3/1-a,4maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dosyanındavanın yeniden görülmesi için MAHALLİNE İADESİNE…”HMK'nun 353/1-a maddesi uyarınca kesin olarak karar vermiştir.
MALATYA3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:3.1.2020 gün ve E:2020/4 sayı ile,“(…) GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-TaraflaraDuruşma gününü bildirir davetiye gönderilmesine,
2-DosyamızınMalatya İdaresi Mahkemesine ait 2017/1665 esas sayılı dosya ilebirlikte uyuşmazlık mahkemesine gönderilerek: yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesininistenilmesine…” karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suat ARSLAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 27.4.2020günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME:
Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
Olaykısmında belirtildiği üzere, tarafları, konusu vesebebi aynı olan davada; idari yargı yerince adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle verilmiş vekesinleşmiş bir görevsizlik kararından sonra davayıinceleyen adli yargı yerinin verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir.
2247sayılı Yasanın 19. maddesindeki “Adli ve idari yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayanveya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararıveren merciin görevli olduğu kanısına varırsa,gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesiniUyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler.”hükmüne göre ise, ikinci yargı yeri, davaya bakmagörevinin daha önce görevsizlik kararı veren yargıyerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar ile doğrudanUyuşmazlık Mahkemesine başvurma olanağına sahiptir.Şu kadar ki, başvuru kararının, görev konusundaUyuşmazlık Mahkemesince karar verilmesine değin işinincelenmesinin ertelenmesi hususunu da içermesi gerekir.
Olayda, idariyargı yerince adli yargı yerinin görevli olduğugerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlikkararından sonra adli yargı yerince, Bölge Adliye Mahkemesininkararı doğrultusunda görevsizlik kararı verilmekle birlikte;Uyuşmazlık Mahkemesine 2247 sayılı Yasanın 19. maddesikapsamında yapılan başvuru kararında, herhangi birgerekçeye yer verilmediği görülmüştür.
Buhaliyle, her ne kadar 2247 sayılı Yasa’daöngörülen yönteme uymamakta ise de, Asliye HukukMahkemesi’nce yapılan başvurunun 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesi kapsamında olduğununkabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesi’nin önünegelmiş bulunan görev uyuşmazlığınınçözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisinegerekse Uyuşmazlık Mahkemesi’nin kuruluş amacınauygun olacağından, görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasındasigortalı aracın uğradığı hasar bedeliniödeyen sigorta şirketinin, zararının davalı idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacı şirkete Kasko Sigorta Poliçesiile sigortalı, 44 … 490 plaka sayılı aracınFidan Sokak üzerinde ve Battalgazi Jandarma Komutanlığıistikametine doğru seyir halindeyken yolun altından geçmekteolan rögar kapağının yerinden çıkmasısonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği; meydanagelen trafik kazasının, davalı idarenin hizmet kusurundankaynaklandığı ileri sürülerek; fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla, 12.200,00 TL'nin ödemetarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdanrücuen tazmini istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmıştır
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü, haklıneden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca,başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargı organlarıbakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 3.1.2020 gün ve E:2020/4sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 3.1.2020 gün ve E:2020/4sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 27.4.2020 günündeÜye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Suat DURSUN BOZER AKSU ARSLAN Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞI OY İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.27.4.2020 ÜYE Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy