T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 99
KARAR NO : 2020 / 189
KARAR TR : 27.4.2020
ÖZET : Karayolları Genel Müdürlüğü 3. Bölge Müdürlüğünde ait işveren firmanın işçisi olarak çalışan davacı tarafından, adı geçen Genel Müdürlüğe işçi alımına ilişkin imzalanan 29.04.2015 tarihli protokol ve 04.04.2016 tarihli ek protokol kapsamında, sürekli işçi kadrosuna alınmak için gerekli şartları taşıdığı halde kadroya alınmadığından bahisle, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün kadroya almama işleminin iptali (muarazanın giderilmesi) istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :N. T.
Vekilleri : Av. K. C., Av.A. E. A.
Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekilleri :Av.İ. Ö. D.
O L AY : Karayolları Genel Müdürlüğü3. Bölge Müdürlüğünde alt işverenfirmanın işçisi olarak çalışan davacıtarafından, adı geçen Genel Müdürlüğeişçi alımına ilişkin imzalanan 29.04.2015 tarihliprotokol ve 04.04.2016 tarihli ek protokol kapsamında, sürekliişçi kadrosuna alınmak için gerekli şartlarıtaşıdığı halde kadroyaalınmadığından bahisle Karayolları GenelMüdürlüğü'nün kadroya almama işleminin;kadroya alınmama durumunu 18.07.2016 tarihinde öğrendiği,Karayolları Genel Müdürlüğünün üyesibulunduğu Türk Ağır Sanayi ve Hizmet Sektörü Kamuİşverenleri Sendikası ile Türkiye Yol Yapıİnşaat İşçileri Sendikası arasındataşeron firmalarda çalışan işçilerinKarayolları Genel Müdürlüğü kadrolarınageçirilmesi ve sürekli işçi olarak istihdam edilmeleriamacıyla 29.04.2015 tarihli imzalanan Protokolde belirtilen tümşartları taşıdığı, bununla ilgili tümbelgeleri kuruma verdiği, işlemin hukuka aykırı olduğuileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemiyle idari yargıyerinde dava açılmıştır.
KONYA1.İDARE MAHKEMESİ: 30.11.2017 gün ve E:2017/906, K:2017/1858sayı ile, “(…)4857 sayılı İşKanununun 2. maddesinde; "Bir işverenden, işyerindeyürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkinyardımcı işlerinde veya asıl işin birbölümünde işletmenin ve işin gereği ileteknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve buiş için görevlendirdiği işçilerini sadece buişyerinde aldığı işte çalıştırandiğer işveren ile iş aldığı işverenarasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işverenilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, altişverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgiliolarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenintaraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğanyükümlülüklerinden alt işveren ile birliktesorumludur." hükmüne yer verilmiştir.
5521sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1.maddesinde:"İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle(o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve Efıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlarhariç) işveren veya işveren vekilleri arasında işakdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hakiddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarınınçözülmesi ile görevli olarak lüzum görülenyerlerde iş mahkemeleri kurulur." hükmü yeralmıştır.
Davadosyasının incelenmesinden; davacının KarayollarıGenel Müdürlüğü 3. BölgeMüdürlüğünde alt işveren firmanınişçisi olarak çalıştığı,davalı Karayolları Genel Müdürlüğününüyesi bulunduğu Türk Ağır Sanayi ve HizmetSektörü Kamu İşverenleri Sendikası (TÜHİS)ile Türkiye Yol Yapı İnşaat İşçileriSendikası (YOL-İŞ) arasında 29.04.2015 tarihli protokolimzalandığı, söz konusu protokol kapsamında dahaönceden Genel Müdürlüğe ait işyerlerinde altişverenin himayesinde çalışmış olan ve yineprotokolde belirtilen şartları taşıyanişçilerin kadrolu işçi olarak Kamu İşvereni(Karayolları Genel Müdürlüğü) bünyesinealınacağının düzenlendiği, protokolünuygulanmasından kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın16. Dönem Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinegöre oluşturulacak Merkez işbirliği Kuruluaracılığıyla giderileceği hususlarınındüzenlendiği, diğer taraftan 04.04.2016 tarihinde taraflararasında ek protokol düzenlendiği ve protokoller kapsamındakamu işvereninde düz işçi kadrosunda çalıştırılmaküzere protokollerde belirtilen usulde başvurular alınıpşartları taşıyanların düz işçikadrosuna alımlarının gerçekleştirildiği,kendisinin de işçi kadrosuna, alınması talebiyle19.04.2016 tarihinde başvuruda bulunduğu, davalı idaretarafından, sözkonusu protokol kapsamında kadro hakkındanyararlanmak için gerekli şartlarıtaşımadığı nedeniyle kadroya alınmamasıüzerine kadroya alınmama işleminin iptali istemiylebakılmakta olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkkonusu olayda: davacının davalı kurumda 4857 sayılıİş Kanunu hükümleri kapsamında alt işverene tabiolarak çalıştırıldığı, davalıidarenin üyesi bulunduğu Türk Ağır Sanayi ve HizmetSektörü Kamu İşverenleri Sendikası ile TürkiyeYol Yapı İnşaat İşçileri Sendikasıarasında yapılan görüşmeler sonucu alt işvereninbünyesinde istihdam edilen ve kamu işverenininyürüttüğü işlerdeçalıştırılan alt işverene tabiişçilerin, kamu işvereninde sürekli işçiolarak, istihdam edilmeleri yönünde 29.04.2015 tarihli protokolimzalandığı, protokolle alt işverendeçalışan işçilerden davalı idarebünyesine geçebilmelerinin şartlarının ve kadrosayılarının belirlendiği, öte taraftan yine ilavekadro sayısıyla birlikte önceki protokole ek maddeleriçeren 04.04.2016 tarihli ek protokol imzalandığı vetaraflar arasında akdedilen protokol hükümleri gereğincealt işveren bünyesinde istihdam edilen işçilerin kamuişvereni bünyesine kadrolu işçi statüsünealımlarının sağlandığı, davacınında bu kapsamda taraflar arasında imzalanan protokol hükümlerindebelirtilen şartları taşımadığıgerekçesiyle düz işçi statüsünealınmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda,davalı idare bünyesine düz işçi alımınınkamu işveren tarafını temsil eden sendika ile işçitarafını temsil eden sendika arasında imzalanan protokol ve ekprotokol hükümleri kapsamındagerçekleştirildiği, protokolün hukuki niteliğiningenel sözleşme niteliğinde olduğu, tarafların serbestiradelerine dayanılarak düzenlendiği ve özel hukukhükümlerine tabi bir sözleşme olduğudüşünüldüğünde, tarafların serbestiradelerine dayanılarak düzenlenen özel hukuksözleşmesi niteliğinde bulunan protokol kapsamında işealımların gerçekleştirildiği ve davacınınkadrolu işçi olarak alınmamasına yönelik dava konusuişlemin de adı geçen protokol kapsamındadeğerlendirilerek kamu işverenince (davalı idarece) tesisedildiği anlaşılmakla, idarenin tek yanlı iradesi ile kamugücüne dayanılarak işlem tesis ettiğindenbahsedilemeyeceğinden uyuşmazlığınçözümünün adli yargı merciilerinin(İş Mahkemesinin) görevine girdiği sonucunaulaşılmaktadır.
Açıklanannedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun15 inci maddesinin 1-a bendi hükmü uyarınca davanıngörev yönünden reddine…” karar vermiş, istinafyoluna gidilmesi üzerine Konya Bölge İdare Mahkemesi5.İdari Dava Dairesi: 3.4.2018 gün ve E.2018/251, K:2018/705sayı ile, istinaf isteminin reddine, kesin olarak karar vermiş veMahkeme kararı kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez, müvekkilinin Protokol şartlarınıtaşıdığı hususunun tespiti ile davalıİdarenin, müvekkilin kadroya alınmaması işlemininiptaline (muarazanın giderilmesi) karar verilmesi istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
ANKARA 11.İŞMAHKEMESİ: 19.3.2019 gün ve E:2018/220, K:2019/115 sayı ile,"(...) Uyuşmazlığa konu olayda, taşeronişçi olarak görev yapan davacının isteminin,tarafına kadro tahsis edilmesine ilişkin olması, bu isteğinreddine dair işlemin ise idari bir merci tarafından tesisedilmiş bulunması ve kadro tahsisi isteminin reddine ilişkinişlemden kaynaklanan uyuşmazlığın iş akdi ileilgili olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde;dava görüm ve çözümü yönünden idariyargının görev alanına girmektedir.
Bu durumda,uyuşmazlığın kamu kurum ve kuruluşlarına aitkadroların ihdası, iptali ve kullanılmasına dair esas veusulleri düzenleyen mevzuattan doğduğu, idare hukukuesaslarına göre kadro kullanımına ilişkin olarak tesisedilen işlemin, kamu görevlileri mevzuatından kaynaklanan biruyuşmazlık olarak değerlendirilmesi gerektiğiaçıktır.
Uyuşmazlıkmahkemesinin 2018/778-2019/44E.K., sayılı kararında davanıngörüm ve çözümünde İdari yargıyerinin görevli olduğu belirtilmekle görevsizlik kararıverilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-GörevliYargı yeri idare mahkemesi olduğundan Mahkememizingörevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 114.ve 115. Maddesi gereği davanın usulden REDDİNE,
2-HMK'nun20.maddesi gereği, Mahkememiz kararının kanun yolunabaşvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararınkesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halindeise bu başvurunun reddi kararının kesinleşmesinden itibarenolumsuz görev uyuşmazlığıçıktığından dosyanın UYUŞMAZLIKMAHKEMESİNE gönderilmesine…” karar vermiş; istinafistemine başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi9.Hukuk Dairesi: 12.9.2019 gün ve E:2019/2487, K:2019/1879 sayı ile, davacınınistinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.l maddesigereğince esastan reddine karar vermiş; temyiz edilmesi üzerineYargıtay 22.Hukuk Dairesi: 5.12.2019 gün ve E:2019/8417, K:2019/22464sayı ile, tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanunauygun olan kararın onanmasına kesin olarak karar vermiş; kararın kesinleşmesinden sonra Mahkeme 17.1.2020 gün veE:2018/220 sayılı bir üst yazıyla, görevuyuşmazlığının giderilmesi talebiyledosyayı Mahkememize göndermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suat ARSLAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 27.4.2020günlü toplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasanın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, olay kısmındabelirtildiği üzere, tarafları, konusu ve nedeni aynı olandavada; idari yargı yerince adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle verilmiş bir görevsizlik kararıbulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayı inceleyen adliyargı yerinin sahip olduğu seçenekler ile verdiği kararbakımından bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
1-2247sayılı Yasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinintarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerinigörevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca (…) ileri sürülebilir.”hükmüne göre, idari yargı yerinin kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine adli yargı yerince degörevsizlik kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesihalinde, olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuşolacak; hukuk alanında doğmuş bulunan buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilecektir.
2- 2247sayılı Yasanın 19. maddesindeki “Adli ve idari yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeyebaşlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.
(Değişikikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargı merciince,önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası datemin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir.”hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davaya bakmagörevinin daha önce görevsizlik kararı veren idariyargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar iledoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daiçermesi gerekir.
Yasakoyucu,14. maddeye göre olumsuz görev uyuşmazlığıdoğması durumunda her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma istencini davanıntaraflarına bırakmış iken, bu yönteme oranla dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağını tanımıştır.
Olayda, adli yargı yerince, önceliklegörevsizlik kararı verilmekle birlikte, bununla yetinilmemiş;kararın kesinleşmesinden sonra, görevuyuşmazlığının giderilmesi için UyuşmazlıkMahkemesi'ne başvurulmasına da karar verilmiştir.
Öte yandanİş Mahkemesi’nce Yasadabelirtilen hükümlerin aksine, önceki görevsizlikkararına ilişkin dava dosyası temin edilmedengönderildiği görülmekte ise de; davaya ilişkin bilgive belgelerin adli yargı dosyasında yer aldığıgörüldüğünden, İdare Mahkemesikararının mahkemesinden temin edilmesiyle yetinilmiştir. Bu haliyle, İş Mahkemesi’nce yapılanbaşvuru, 2247 sayılı Yasa’da öngörülenyönteme uymamakta ise de; Uyuşmazlık Mahkemesi’ninönüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekse UyuşmazlıkMahkemesi’nin kuruluş amacına uygun olacağından vesonuç itibariyle, idari ve adli yargı yerleri arasındaolumsuz görev uyuşmazlığı doğduğundan veusule ilişkin başka bir noksanlık da bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliğiile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Karayolları GenelMüdürlüğü 3. BölgeMüdürlüğünde ait işveren firmanınişçisi olarak çalışan davacı tarafından,adı geçen Genel Müdürlüğe işçialımına ilişkin imzalanan 29.04.2015 tarihli protokol ve 04.04.2016tarihli ek protokol kapsamında, sürekli işçi kadrosunaalınmak için gerekli şartlarıtaşıdığı halde kadroyaalınmadığından bahisle, Karayolları GenelMüdürlüğü'nün kadroya almama işlemininiptali (muarazanın giderilmesi) istemiyleaçılmıştır. Davadosyasının incelenmesinden; davacının KarayollarıGenel Müdürlüğü 3. BölgeMüdürlüğünde alt işveren/taşeron firmada,yol bakım işçisi olarakçalıştığı, davalı Karayolları GenelMüdürlüğünün üyesi bulunduğu TürkAğır Sanayi ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleriSendikası (TÜHİS) ile Türkiye Yol Yapıİnşaat İşçileri Sendikası (YOL-İŞ)arasında 29.04.2015 tarihli protokol imzalandığı, sözkonusu protokol kapsamında daha önceden GenelMüdürlüğe ait işyerlerinde alt işvereninhimayesinde çalışmış olan ve yine protokoldebelirtilen şartları taşıyan işçilerin kadroluişçi olarak Kamu İşvereni (Karayolları GenelMüdürlüğü) bünyesinealınacağının düzenlendiği, protokolünuygulanmasından kaynaklanan her türlüuyuşmazlığın 16. Dönem Toplu İşSözleşmesi hükümlerine göre oluşturulacak Merkezişbirliği Kurulu aracılığıyla giderileceğihususlarının düzenlendiği, diğer taraftan 04.04.2016tarihinde taraflar arasında ek protokol düzenlendiği veprotokoller kapsamında kamu işvereninde düz işçikadrosunda çalıştırılmak üzere protokollerdebelirtilen usulde başvurular alınıp şartlarıtaşıyanların düz işçi kadrosunaalımlarının gerçekleştirildiği,davacının de işçi kadrosuna alınması talebiyle19.04.2016 tarihinde başvuruda bulunduğu, davalı idaretarafından, sözkonusu protokol kapsamında kadro hakkındanyararlanmak için gerekli şartlarıtaşımadığı nedeniyle kadroya alınmamasıüzerine, kadroya alınmama işleminin iptali/ protokolşartlarını taşıdığı hususunun tespitiile davalı İdarenin kadroya alınmaması işlemininiptali (muarazanın giderilmesi) istemiyle davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. 657sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinde kamuhizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personelve işçiler eliyle gördürüleceği hükmebağlanmış olup, kamu kurum ve kuruluşlarındaçalışan işçilerin de geniş anlamda kamugörevlisi olduğu içtihatlarla kabul edilmiştir. Öte yandan 2.7.2018 günve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 9.maddesinde; " (1) 13/12/1983 tarihli ve190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında KanunHükmünde Kararname yürürlüktenkaldırılmıştır. 190 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin eki cetvellerde yer alan kadrolar, bu maddeninyürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ayiçinde yeniden düzenlenerek genel kadro ve usulüneilişkin ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnamesine eklenir.Bu süre içinde anılan cetveller ile 10/5/2018 tarihli ve 7142sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanılarakyürürlüğe konulan kanun hükmünde kararname veilgili Cumhurbaşkanlığı kararnameleriçerçevesinde yeniden teşkilatlanan kurumlara ait kadro vepozisyonlar genel kadro ve usulüne ilişkin ilgiliCumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümleri çerçevesindegeçerliliğini korur." denilmiş ve bu madde uyarınca; Genel Kadro ve UsulüHakkında 2 sayılı CumhurbaşkanlığıKararnamesinin "Sürekli işçi kadroları vesözleşmeli personel pozisyonları" başlıklı8. maddesinde; " (1) BuCumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamına girenkuruluşların, a) Atölye, şantiye,fabrika ve çiftlik gibi işçi istihdamı zorunlu olanhizmet birimleri ile temizlik, koruma ve güvenlik, bakım veonarım gibi destek hizmetleri için Cumhurbaşkanınca sürekliişçi kadrosu ihdas edilebilir. b) Sürekli işçikadroları Devlet Personel Başkanlığınca başkaunvanlı sürekli işçi kadroları iledeğiştirilebilir, birimler arası aktarmalarda da aynı usuleuyulur. Bu işlemlere ilişkin bilgiler Devlet PersonelBaşkanlığınca bir ay içerisinde Strateji ve BütçeBaşkanlığına bildirilir. c) Sürekli işçikadrolarından boş olanların açıktan atamaamacıyla kullanılması, ilgili mevzuatı uyarıncayükümlü oldukları engelli ve eski hükümlü işçiatamaları ile sürekli işçiyken askerlik görevisebebiyle kurumlarından ayrılanlardan muvazzaf askerlik hizmetidönüşü göreve başlayacaklar hariç DevletPersonel Başkanlığının görüşüüzerine Strateji ve Bütçe Başkanlığınıniznine tâbidir. (2) BuCumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamına girenkuruluşların, a) Sözleşmeli personelpozisyonları; sayı, unvan, nitelik, sözleşme ücreti vesürelerinin belirlenmesi suretiyle merkezde toplam sayı olarak,taşrada ise bölge veya il bazında Cumhurbaşkanıncaihdas edilebilir. b) Sözleşmeli personelpozisyonları Devlet Personel Başkanlığınca başkaunvanlı sözleşmeli personel pozisyonları iledeğiştirilebilir, birimler arası aktarmalarda da aynı usuleuyulur. Bu işlemlere ilişkin bilgiler Devlet PersonelBaşkanlığınca bir ay içerisinde Strateji veBütçe Başkanlığına bildirilir. c) Sözleşmeli personelpozisyonlarından boş olanların açıktan alımamacıyla kullanılması, Devlet PersonelBaşkanlığının görüşü üzerineStrateji ve Bütçe Başkanlığının izninetâbidir. (3) İhdas ve izinişlemleri tamamlanmaksızın sürekli işçi vesözleşmeli personel çalıştırılamaz. (4) Boş kadro vepozisyonlara yapılacak atamalar, atamanınyapıldığı tarihten itibaren bir ay içerisindeStrateji ve Bütçe Başkanlığı ile DevletPersonel Başkanlığına bildirilir. " hükmüneyer verilmiştir. Bu hükümle, bukararname kapsamına giren kuruluşların kanunla vemilletlerarası anlaşmalarla veya yıllık programlarlakurulması veya genişletilmesi öngörülen atölye,şantiye, fabrika ve çiftlik gibi işçi istihdamızorunlu olan hizmet birimleri için ihtiyaç duyacaklarısürekli işçi kadrolarını mevcut kadrolarındankarşılayacakları, mevcut işçi kadrolarınınbu birimlerin ihtiyaçlarının karşılanmasınakafi gelmemesi halinde, Devlet Personel Dairesinin görüşü üzerineStrateji ve Bütçe Başkanlığı yeni birimlerinnorm kadrolarını aşmamak üzere, bütçe imkanlarıgözönünde bulundurularak uygun görülebilecekkısmı kadar sürekli işçi kadrosu vizeedilebileceği hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1.fıkrasında idari dava türleri sayılmış olup, (a)bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu vemaksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davalarının bir idari dava türüolduğu belirtilmiştir. Uyuşmazlığa konuolayda, taşeron işçi olarak görev yapandavacının isteminin, tarafına kadro tahsis edilmesineilişkin olması, davacının kadroya alınmamaişleminin de idari bir merci tarafından tesis edilmişbulunması ve uyuşmazlığın iş akdi ile ilgiliolmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde; davagörüm ve çözümü yönünden idariyargının görev alanına girmektedir. Bu durumda,uyuşmazlığın kamu kurum ve kuruluşlarına aitkadroların ihdası, iptali ve kullanılmasına dair esas veusulleri düzenleyen mevzuattan doğduğu, idare hukukuesaslarına göre kadro kullanımına ilişkin olarak tesisedilen işlemin, kamu görevlileri mevzuatından kaynaklanan biruyuşmazlık olarak değerlendirilmesi gerektiğiaçıktır. Açıklanannedenlerle, Ankara 11.İş Mahkemesinin yönteme uymayanbaşvurusunun kabulü ile Konya 1.İdare Mahkemesinin 30.11.2017gün ve E:2017/906, K:2017/1858 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara11.İş Mahkemesinin yönteme uymayan BAŞVURUSUNUN KABULÜile Konya 1.İdare Mahkemesinin 30.11.2017 gün ve E:2017/906,K:2017/1858 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 27.4.2020 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Suat DURSUN BOZER AKSU ARSLAN Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy