T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 172
KARAR NO : 2020 / 207
KARAR TR : 27.4.2020
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : S. Sigorta A.Ş.
Vekili : Av. R. K. E.
Davalı : AdanaBüyükşehir Belediye Başkanlığı
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili şirketesigortalı, 07 … 16 plaka sayılı aracın; 24.03.2019tarihinde yolda seyir halinde iken Adana İli Yüreğirilçesi Yıldız Caddesi Yeşil Bulvarda yolunçökmesi sebebiyle yoldan çıkarak maddi zararlıtrafik kazası meydana geldiğini; trafik kaza neticesinde oluşan14.400 TL maddi hasarın sigortalısına ödendiğini,kazanın meydana geldiği yolda 2918 Sayılı KarayollarıTrafik Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca gerekli güvenlikönlemlerinin, davalı idare tarafından alınmadığını,olayda idarenin kusur ve sorumluluğunun bulunduğunu ifade ederek; fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sigortalıyaödenen 14.400 TL hasar bedelinin ödeme tarihinden itibaren avansfaizi ile birlikte davalıdan rücuen tazmini istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.
ADANA 2.ASLİYEHUKUK MAHKEMESİ: 24.5.2019 gün ve E: 2019/123, K:2019/577 sayıile, “(…) Dava, davacı sigorta şirketininsigortalısına yaptığı ödemenin, davalıdanrücuan tazmini talebine ilişkindir.
Yargıyolu kavramı, bir hukuk sisteminde herhangi bir davanın o hukuksistemine dahil yargı kollarından hangisinde bakılacağınıifade eder. Uyuşmazlığın hangi yargı kolundabakılacağı hususu, davanın genel koşullarındanolup mahkemece re'sen dikkate alınması gereklidir. Kamu hizmetigörmekle yükümlü olan belediye kamu hizmetisırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukukhükümlerine tabi değildir. Hizmet kusurundan dolayıaçılan davaların idari Yargılama UsulüHakkındaki Kanun'un 2. maddesi hükmü uyarınca tamyargı davası olarak ikame edilmesi gerekmektedir. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemecekendiliğinden dikkate alınması zorunludur. Esasen 2918sayılı KTK'nın hukuki sorumluluğa ilişkin 85 ve onuizleyen maddelerinde araç işletenin sorumluluğudüzenlenmiş olup idarenin hizmet kusurundan kaynaklanansorumluluğu bu yasa kapsamı dışında tutulmuştur(Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 07/05/2019 tarih ve2019/26-784 E.K. sayılı ilamı).
Sigortacınınhalefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminatdavasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetedeyayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirmekararında "sigortacının sorumlu kişi aleyhineaçacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir.Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynensigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşıaçmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalınınmuhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı haksigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davasıiçin de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Bunagöre; sigortacının halefiyete dayalı olarakaçtığı davada, davanın nitelendirmesiyapılırken, davacının sigortalısı ile zararaneden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiyebakılması gerekir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 18/03/2019tarih ve 2016/2119 E.2019/3132 K. sayılı ilamı).
Somut olayda;davacı vekilinin, sigortalısına ait aracın yolun anidençökmesi nedeniyle meydana gelen kaza sonucundahasarlandığını, davalı Belediye'nin yolun bakımve onarımını tam olarak yapmadığını, gerekligüvenlik tedbir ve önlemlerinin alınmadığınıileri sürdüğü, bu suretle mevcut davanın hizmetkusuruna dayandığı, buna göre davanın İdariYargı yerinde görülmesi gerektiğianlaşıldığından, mahkememizin görevsizliğinekarar verilerek, aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıdaaçıklandığı üzere;
DavanınHMK'nın 114/1 -c ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden REDDİ ilemahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
Davayabakmaya yetkili ve görevli mahkemenin İdare Mahkemesi OLDUĞUNA…”karar vermiş, istinaf yoluna gidilmesi üzerine Adana BölgeAdliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi: 26.11.2019 gün ve E: 2019/2105,K:2019/1746 sayı ile, “(…) Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin24/05/2019 tarih ve 2019/123 Esas, 2019/577 Karar sayılı kararıusul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinafbaşvurusunun HMK'nın 353/1-b. 1. maddesi gereğince ESASTANREDDİNE…” kesin olarak karar vermiş ve Mahkemekararı kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ADANA 1.İDARE MAHKEMESİ: 27.1.2020 gün ve E: 2019/1409 sayı ile,2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 2., 19.1.2011günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.ve geçici 21. maddesi hükmüne yer verdikten sonra; “(…)Dava dosyasının incelenmesinden; 24.03.2019 tarihinde, davacısigorta şirketi tarafından sigortalanan 07 … 16 plakalıaracın yolda seyir halindeyken yolun çökmesi ve yolunbakım ve onarımı ile trafik düzen ve güvenliğinisağlayıcı gerekli düzenleme ve koruma önlemlerininalınmadığından bahisle hasar görmesi nedeniylepoliçe sahibine ödenen 14.400,00 TL tutarın sigortalıyaödeme tarihi olan 06.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek avansfaiziyle birlikte tazmini istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
İncelenendavanın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nunyukarıda belirtilen maddesi ile davalı idareye verilmişgörev, yetki ve sorumlulukların gereği gibi yerinegetirilmediğinden bahisle açıldığı vearacın karayolu üzerinde maddi hasara uğradığıhususları dikkate alındığında, bu doğrultuda 2918sayılı Kanun'dan doğan sorumluluk davası kapsamındabulunduğu ve aynı Kanun'un yukarıda metni yazılı 110.maddesi hükmü uyarınca adli yargının görevindeolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle; Mahkememizin görevine girmeyen ve Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesitarafından da görevsizlik kararı verilen bu davada, görevlimahkemenin belirlenmesi için dava dosyasının 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkındaki Kanunun 19. maddesi uyarıncaUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, UyuşmazlıkMahkemesince bir karar verilinceye kadar yargılamanın ertelenmesine…”karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suat ARSLAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan 27.4.2020 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME:
Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasınınUYAP örneği ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalıaracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararının davalı idarece giderilmesi istemindenibaret bulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacı şirkete Kasko Sigorta Poliçesiile sigortalı, 07 AGF 16 plaka sayılı aracın; 24.03.2019tarihinde yolda seyir halinde iken Adana İli Yüreğirilçesi Yıldız Caddesi Yeşil Bulvarda yolun çökmesisebebiyle yoldan çıkarak maddi zararlı trafik kazasımeydana geldiği; kaza sebebiyle araçta meydana gelen zararlariçin sigortalıya 6.4.2019 tarihinde 14.400,00 TL ödendiği;yolun bakım ve onarımı ile trafik düzen vegüvenliğini sağlayıcı gerekli düzenleme ve korumaönlemlerini almayan idarenin kusur ve sorumluluğu bulunduğuileri sürülerek; fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydıyla, 14.400,00 TL'nin ödeme tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan rücuen tazmini istemiylebakılan davanın açıldığıanlaşılmıştır
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Adana 1. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Adana2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.5.2019 gün ve E:2019/123, K:2019/577 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Adana 1. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileAdana 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.5.2019 gün ve E:2019/123, K:2019/577 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 27.4.2020 gününde Üye AhmetARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Suat DURSUN BOZER AKSU ARSLAN Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞI OY İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısında uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevindebulunduğu sonucuna ulaşıldığından,uyuşmazlığın çözümünde adli yargıyıgörevli kabul eden çoğunluğun kararınakatılmıyorum.27.4.2020 ÜYE AhmetARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy