T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 171
KARAR NO : 2020 / 203
KARAR TR : 27.4.2020
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : İ. L. İnşaat Petrol Turizm Gıda SanayiDış Ticaret Limited Şirketi
Vekili : Av. A.Ş.
İdariYargıda
Davalı : Ormanve Su İşleri Bakanlığı
AdliYargıda
Davalı : DSİ Genel Müdürlüğü
Vekilleri : Av. S. M., Av.İ. H., Av.N. K., Av.M.Ç.
O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketeait 34 … 8920 plakalı aracın 30.12.2014 tarihindeS.D.’nin sevk ve idaresindeyken 6106 sokaktan dökümcüleristikametine seyrederken yağmurdan dolayı yolda, boyununyaklaşık 3 m eninin 60 cm oluşan göçüğedüştüğünü, aracın sol ön ve sol arkateker kısımlarının göçüğe girerekaracın kullanılamaz hale geldiğini, meydana gelen kazanın,yolun bakım ve onarımını yapmayıp, gerekli tedbirlerialmayan davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığınıileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla 30.000,00 TL maddi, 2,000,00 TL manevi olmak üzere toplam32.000TL.nin, zararın oluştuğu tarihten itibaren yasal faizi ilebirlikte tazmini istemiyle Orman ve Su İşleriBakanlığına karşı idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İZMİR6.İDARE MAHKEMESİ: 19.11.2015 gün ve E: 2015/40, K:2015/15sayı ile, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1., 2.,10., 19.1.2011 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. ve geçici 21. maddesihükmüne; ayrıca 2918 sayılı Kanunun 110.maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle İdareMahkemelerince yapılan başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesinin,iptal istemini reddettiği 08.12.2011 gün ve E:2011/124, K:2011/160sayı ile 08.11.2012 gün ve E:2012/118, K:2012/170 sayılıkararına yer verdikten sonra; “(…) Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesininyukarıda anılan kararları ve konuya ilişkinUyuşmazlık Mahkemesi kararları göz önündebulundurulduğunda, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı,olayda; davacı şirkete ait aracın uğradığızararın karayolunda bulunan çukurdan kaynaklandığıve trafik güvenliği ile denetimi kapsamında bulunduğu, bunedenle oluşan maddi hasarlı trafik kazasından dolayıaçılan sorumluluk davasının görüm ve çözümündeadli yargının görevli olduğu sonucunavarılmıştır.
NitekimUyuşmazlık Mahkemesi'nin 01.07.2013 tarih ve E:2013/987, K: 2013/1148sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle, davanın görev yönünden reddine…”karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez meydana gelen zararlar için 1.000 TL maddi, 1.000 TLmanevi olmak üzere toplam 2.000 TL tazminatın tahsili istemiyleDevlet Su İşleri Genel Müdürlüğünekarşı adli yargı yerinde dava açmış; daha sonramaddi tazminat istemi 38.761,36 TL olarak ıslah edilmiştir.
MUŞ1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 16.9.2019 gün ve E:2016/118, K:2019/827sayı ile, “(…) Dava, maddi ve manevi tazminat istemineilişkindir.
Dosyakapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Davacışirkete ait 34 FF 8920 plakalı aracın yolda seyrederkenaracın sol ön ve arka tekerleklerinin çukura girmesi sonucumaddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, meydana gelenzararın idare tarafından yürütülen kamu hizmetininkusurlu olmasından kaynaklandığı, hizmet kusuruna dayanantazminat taleplerinin adli yargıda görülemeyeceği,yargı yolu bakımından mahkememizin görevsiz olduğuanlaşılmakla, yargı yolu bakımından mahkememizingörevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine yönelikaşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
1-)Yargıyolu bakımından Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davadilekçesinin REDDİNE…” karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili idari ve adli yargı yerlerinceverilen görevsizlik kararları nedeniyle oluştuğu önesürülen olumsuz görev uyuşmazlığınıngiderilmesi istemiyle başvuruda bulunmuştur.
İNCELEME VEGEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suat ARSLAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 27.4.2020günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME:
Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247 sayılıYasa’nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, İdari Yargı dosyasınınUYAP örneği ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kazanedeniyle oluştuğu öne sürülen zararın tazminedilmesi istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; ancakaksine bir hüküm yoksa; karayolu dışındaki alanlardankamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcuve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolutaşıt trafiği için faydalanılan yerlerde de buKanun hükümlerinin uygulanacağı ifade edilmiş; Kanunun,4.maddesinde, Karayolu Trafik Güvenliği Kurulunun görev ve yetkilerine, Kanunun 5 ila 12maddelerinde; İçişleriBakanlığının, Trafikzabıtası ve genel zabıtanın, Karayolları GenelMüdürlüğünün, Millî EğitimBakanlığı, Sağlık Bakanlığı veUlaştırma, Denizcilik ve HaberleşmeBakanlığının, Tarım Orman ve KöyişleriBakanlığının, Belediye trafik birimlerinin, İl veilçe trafik komisyonlarının bu Kanunla ilgili görev veyetkileri sayılmış; bu kapsamda, Kanunun “Karayolutrafik güvenliği” başlıklı 13.maddesinde, karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ilegörevli ve sorumlu bütün kuruluşların, karayoluyapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden, davacı şirkete ait 34 … 8920 plakalıaracın İzmir İli, Bornova İlçesi, IşıkkentMahallesi, 6106 Sokaktan dökümcüler istikametine seyrederkenyoldaki çukura aracın sol ön ve arka tekerlerinin girmesi sonucumaddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, meydanagelen kazanın, yolun bakım ve onarımını yapmayıp,gerekli tedbirleri almayan davalı idarenin hizmet kusurundankaynaklandığı ileri sürülerek; uğranılan zararlara karşılık maddi ve manevi tazminatödenmesine karar verilmesi istemiyle görülmekte olandavanın açıldığıanlaşılmıştır..
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü, haklıneden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümünde adliyargı görevli olduğundan, Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.9.2019gün ve E:2016/118, K:2019/827 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.9.2019 gün veE:2016/118, K:2019/827 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 27.4.2020gününde Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Suat
DURSUN BOZER AKSU ARSLAN
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞI OY
İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurlu işletildiği,meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklanmasıkarşısında uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevindebulunduğu sonucuna ulaşıldığından,uyuşmazlığın çözümünde adliyargıyı görevli kabul eden çoğunluğunkararına katılmıyorum.27.4.2020 ÜYE Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy