T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/9
KARAR NO : 2020/133
KARAR TR: 24.02.2020
ÖZET : Ankara İli, Mamak İlçesi, Gülveren Mahallesi, 37599 Ada, 9 Parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan gecekonduya kamulaştırmasız el atıldığından bahisle meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı:M.P.mirasçıları
1-H.P.
2-U.P.
3-H.B.
4-Y.P.
Vekili : Av. C.Y.
Davalı : Mamak Belediye Başkanlığı
Vekili :Av. F.E.
O L A Y :Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkillerinin Ankara İli, Mamak İlçesi, GülverenMahallesi, 37599 ada, 9 parsel sayılı taşınmazınüzerinde bulunan gecekondunun, davacıların murisitarafından N.A. isimli şahıstan 26/01/1960 tarihinde satınalındığını, söz konusu gecekondu için 775ve 2981 sayılı Kanunlar uyarınca verilmiş herhangi bir tapuveya tapu tahsis belgesinin bulunmadığını, davacılartarafından gecekondunun tüm emlak, çevre ve temizlik vergilerininödendiğini, 775 sayılı Gecekondu Kanununun 17. maddesiuyarınca beyanname verildiğini, bina sicil kartı ile elektrik vesu aboneliklerinin bulunduğunu, gecekondu üzerine davalı idaretarafından kamulaştırma işlemi yapılmaksızınbina inşa edilerek el atıldığını ilerisürerek, uğranıldığı ileri sürülenzararın tazmini istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Davalı vekili, süresi içinde verdiği cevapdilekçesinde, davanın idari yargı yerindeçözülmesi gerektiğinden bahisle görevitirazında bulunmuştur.
ANKARA 10. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 13.6.2019 günve E:2018/120 sayı ile, davalı vekilinin görevitirazının, açılan davanın niteliği itibari ilemahkemelerinin görevli olduğundan reddine karar vermiştir.
Davalı vekili tarafından, süresi içinde verilendilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle başvuruda bulunulmasıüzerine dilekçe, dava dosyası ile birlikte DanıştayBaşsavcılığı’na gönderilmiştir.
DANIŞTAY BAŞSAVCISI: "... 775 sayılıGecekondu Kanununun “Kapsam ve tarif kenar” başlıklı1. maddesinde "Mevcut gecekonduların ıslahı, tasfiyesi,yeniden gecekondu yapımının önlenmesi ve buamaçlarla alınması gereken tedbirler hakkında bu kanunhükümleri uygulanır." kuralı yer almış, 2.maddesinde ise, "Bu kanunda sözü geçen (Gecekondu) deyimiile imar ve yapı işlerini düzenleyen mevzuata ve genelhükümlere bağlı kalınmaksızın, kendisine aitolmayan arazi veya arsalar üzerinde, sahibinin rızasıalınmadan yapılan izinsiz yapılar kastedilmektedir."hükümlerine yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun “İdari dava türleri ve idari yargıyetkisinin sınırı” başlığınıtaşıyan 2. maddesinin 1. fıkrasında ise, “İdaridava türleri şunlardır:
(İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep,konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâledilenler tarafından açılan iptal davaları,
İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları,
Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar” hükmü yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacıların murisinin Ankaraİli, Mamak İlçesi, Gülveren Mahallesi, Ardiye Sokak,No:119/A kapı numaralı gecekonduyu N.A. isimli şahıstan26/01/1960 yılında satın aldığı, söz konusugecekondu için gerek 775 sayılı Yasa gerekse 2981sayılı Yasa uyarınca verilmiş herhangi bir tapu veya taputahsis belgesinin bulunmadığı, davacılar tarafındangecekondunun tüm emlak, çevre ve temizlik vergilerininödendiği, 775 sayılı Kanunun 17. Maddesi uyarıncabeyanname makbuzu ve bina sicil kartı ile elektrik ve su aboneliklerininhak sahibi olduklarını gösterdiği, söz konusugecekondu üzerine davalı idare tarafından kamulaştırmayapılmadan bina inşa edilerek kamulaştırmazsız elatıldığı ileri sürülerekuğradıkları zararın tazmini istemiyle davanınaçıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacıların 775 sayılı Yasauyarınca hak sahibi olduklarını ileri sürdüklerigecekondunun bulunduğu taşınmaz üzerinde bina inşaedilmesi sonucu uğranıldığı belirtilen zararıntazminine ilişkin bulunan davanın, davalı idarece kamugücü kullanılarak, tek yanlı biçimde yapılanuygulamalardan kaynaklanması nedeniyle, uyuşmazlığın2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b.maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları" kapsamında gecekondu mevzuatıhükümleri çerçevesinde idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir.
SONUÇ : Açıklanan nedenle, 2247 sayılıYasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine..."şeklinde karar vermiştir.
Başkanlıkça, 2247 sayılı Yasanın 13.maddesine göre Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın da yazılıdüşüncesi istenilmiştir.
YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI: "... 20/07/1966tarihli ve 775 sayılı Gecekondu Kanununun "Kapsam ve tarif"kenar başlıklı 1. maddesinde "Mevcut gecekondularınıslahı, tasfiyesi, yeniden gecekondu yapımınınönlenmesi ve bu amaçlarla alınması gereken tedbirlerhakkında bu kanun hükümleri uygulanır."-, aynıkenar başlıkta yer alan 2. maddesinde ise, "Bu kanundasözü geçen (Gecekondu) deyimi ile, imar ve yapıişlerini düzenleyen mevzuata ve genel hükümlerebağlı kalınmaksızın, kendisine ait olmayan arazi veyaarsalar üzerinde, sahibinin rızası alınmadan yapılanizinsiz yapılar kastedilmektedir." hükümlerine yerverilmiştir.
Aynı Kanunun 17. maddesinde, "Belediyesınırları ve varsa mücavir sahalar içindekibütün gecekonduların ve ayrıca 16 ncı maddegereğince tesbit edilen bölge ve sahalar içinde bulunanbütün yapıların sahipleri ve her ne şekilde olursaolsun bu yapılarda oturan veya bunları işyeri olarakkullananlar, Toplu Konut İdaresi Başkanlığıncahazırlanacak örneğe uygun bir beyannameyi ilan tarihindenitibaren 3 ay içerisinde yapının bulunduğu yerbelediyesine makbuz karşılığında vermekzorundadırlar." hükmüne; "Tahsis amacınaaykırı davranışların önlenmesi'başlığında yer alan 34. maddesinde, "Bu Kanunhükümlerine göre belediyelerce tahsis olunan arsalar, yapılarve bu arsalar üzerinde yapılan bina ile meydana gelentaşınmaz mallar, tahsis tarihinden itibaren 10 yıl süreiçinde: a) Devir ve temlik olunamaz. / b) Rehin, ve diğer aynihaklarla takyidedilemez. / c) Satış va'di sözleşmesine konuteşkil edemez. / d) Taksim ve satış suretiyle şüyuungiderilmesi talebine konu olamaz. / e) Haczedilemez ve işgal olunamaz./hükmüne;41. maddesinde ise "Bu kanunun uygulanması gereken yerlerde,diğer kanunların bu kanuna aykırı hükümleriuygulanmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesisonucunda, öngörülen koşullara uygunluğu saptananilgililere arsa veya hisse tahsis etmek ve bunlar adına tapuya tescilettirmek, koşulları taşımayanların istemlerini isereddetmek yetkisine sahip olan idarenin bu mevzuattan kaynaklananişlemleri, kamu gücüne dayalı, re’sen ve tekyanlı nitelik taşımakta olduğuanlaşılmaktadır.
Anayasanın 125/son maddesinde, idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun 2/1.b maddesinde, idari eylem veişlemlerden dolayı haklan ihlal edilenler tarafındanaçılan tam yargı davaları, idari dava türleriarasında sayılmıştır.
Bu durumda uyuşmazlık, 775 sayılı Kanundabelirlenen hak sahipliği hükümleri uyarıncadavacıların hak sahibi olduklarını belirttikleritaşınmazın üzerinde bina inşa edilmesi sonucuuğranıldığı ileri sürülen zararıntazminine ilişkin olduğundan, davalı idare tarafından kamugücü kullanılarak, tek yanlı biçimde yapılanuygulamalardan kaynaklanan davanın görüm veçözümünde idare mahkemelerinin görevli olduğusonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, DanıştayBaşsavcılığının 2247 sayılı Kanunun 10.maddesi gereğince yapmış olduğu başvurunun kabulüile Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/06/2019 tarihli ve E.2018/120sayılı görevlilik kararınınkaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir." yolundadüşünce vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan24.02.2020 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Başvuru yazısı ve davadosyası örneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı idarevekilinin, anılan Yasa'nın 10/2 maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süreiçinde başvuruda bulunması üzerine DanıştayBaşsavcısı'nca, 10. maddede öngörülenbiçimde, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, Ankara İli, Mamak İlçesi, GülverenMahallesi, 37599 Ada, 9 Parsel sayılı taşınmazüzerinde bulunan gecekonduya kamulaştırmasız elatıldığından bahisle meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılmıştır.
775 sayılı Gecekondu Kanununun “Kapsam ve tarifkenar” başlıklı 1. maddesinde "Mevcutgecekonduların ıslahı, tasfiyesi, yeniden gecekonduyapımının önlenmesi ve bu amaçlarlaalınması gereken tedbirler hakkında bu kanun hükümleriuygulanır." kuralı yer almış, 2. maddesinde ise,"Bu kanunda sözü geçen (Gecekondu) deyimi ile imar veyapı işlerini düzenleyen mevzuata ve genel hükümlerebağlı kalınmaksızın, kendisine ait olmayan arazi veyaarsalar üzerinde, sahibinin rızası alınmadan yapılanizinsiz yapılar kastedilmektedir." hükümlerine yerverilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun “İdari dava türleri ve idari yargıyetkisinin sınırı” başlığınıtaşıyan 2. maddesinin 1. fıkrasında ise, “İdaridava türleri şunlardır:
(İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep,konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâledilenler tarafından açılan iptal davaları,
İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları,
Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar” hükmü yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacıların murisinin Ankaraİli, Mamak İlçesi, Gülveren Mahallesi, Ardiye Sokak,No:119/A kapı numaralı gecekonduyu Nuran Atasever isimlişahıstan 26/01/1960 yılında satınaldığı, söz konusu gecekondu için gerek 775 sayılıYasa gerekse 2981 sayılı Yasa uyarınca verilmiş herhangibir tapu veya tapu tahsis belgesinin bulunmadığı, davacılartarafından gecekondunun tüm emlak, çevre ve temizlikvergilerinin ödendiği, 775 sayılı Kanunun 17. Maddesiuyarınca beyanname makbuzu ve bina sicil kartı ile elektrik ve suaboneliklerinin hak sahibi olduklarını gösterdiği, sözkonusu gecekondu üzerine davalı idare tarafındankamulaştırma yapılmadan bina inşa edilerekkamulaştırmazsız el atıldığı ilerisürülerek uğradıkları önesürülenzararın tazmini istemiyle davanın açıldığıanlaşılmıştır.
Bu durumda, davacıların 775 sayılı Yasauyarınca hak sahibi olduklarını ileri sürdüklerigecekondunun bulunduğu taşınmaz üzerinde bina inşaedilmesi sonucu uğranıldığı belirtilen zararın tazminineilişkin bulunan davanın, davalı idarece kamu gücükullanılarak, tek yanlı biçimde yapılan uygulamalardankaynaklanması nedeniyle, uyuşmazlığın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b.maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları" kapsamında gecekondumevzuatı hükümleri çerçevesinde idari yargıyerince çözümlenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, DanıştayBaşsavcısı'nca yapılan başvurunun kabulü iledavalı vekilinin görev itirazının reddine ilişkin Ankara 10.Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.6.2019 gün ve E:2018/120 sayılıkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Danıştay Başsavcısı'nca yapılan BAŞVURUNUNKABULÜ ile davalı vekilinin görev itirazının reddineilişkin Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.6.2019 gün veE:2018/120 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 24.02.2020gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy