T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/134
KARAR NO : 2020/145
KARAR TR: 24.02.2020
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : A.A. T.SigortaŞirketi
Vekili : Av.İ.K.Ç.
Davalı : AnkaraBüyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili : Av.Gökhan Aytekin
O L A Y :Davacıvekilidavadilekçesindeözetle;müvekkilincesigortalanan06BC … plaka sayılı araç ile 10/04/2012 tarihinde HasanKılavuz Caddesinden, Beytepe Köyü İstikametine seyirhalindeyken 1674 cadde kavşağını geçtikten sonrayüksekliği fazla olan rögar kapağına çarparakhasarlandığını ve pert olduğunu, yaptırılanekspertiz sonucunda sigortalı araçta meydana gelen hasariçin sigortalısına 12.750,00-TL hasar tazminatı ödendiğini,taraflarınca ASKİ aleyhine dava açılmış olupAnkara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/206 esas sayılı dosyasıile yapılan yargılama neticesinde davanın reddine kararverildiğini, yargılama sırasında Yargıtay bozmailamı doğrultusunda Ankara Büyükşehir Belediyesi Fenİşleri Daire Başkanlığı Asfalt Yol ŞubeMüdürlüğüne müzekkere yazılarak, kazamahallinin yetki ve sorumluluk alanlarında olup olmadığı vekaza tarihi itibarı ile kaza mahallinde herhangi bir yolçalışmasında bulunup bulunmadıklarınınbildirilmesi istenmiş olup, 25/05/2017 tarihli yazı ile kazanıngerçekleştiği yolun Ankara BüyükşehirBelediyesi Başkanlığının sorumluluk alanındaolduğunu bildirdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talepve dava hakkı saklı kalmak üzere 9.110,00-TL tazminatınödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdantahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi: 14.5.2019 gün veE:2018/60, K:2019/204 sayı ile, toplanan deliller ve tüm dosyakapsamı, hasar dosyası, bilirkişi raporu bir aradadeğerlendirildiğinde, davacıya sigortalı davadışı araç sürücüsünün %25oranında, davalının ise %75 oranında sorumlu olduğu,Türk Borçlar Kanunu'nun 49. Maddesine göre kusurlu ve hukukaaykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararıgidermekle yükümlü bulunduğunu, karar vermeye yeterlidenetime elverişli bilirkişi raporu ile davacıya ait aracınkazadan önce ikinci el piyasa değeri ile kazadan sonra hasarlıhaldeki bedel arasındaki farktan dolayı 12.750,00-TL'nindavalının kusur durumuna göre 9.110,00-TL'sinin davalıdantahsili gerektiğinden davanın kabulüne karar vermiş, bukarara karşı davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUKDAİRESİ: 16.10.2019 gün ve E:2019/1472, K:2019/1233sayı ile, davacının halefiyete dayalı olarakaçtığı işbu itirazın iptali davasında idariyargının görevli olduğu hususu gözetilerek, HukukMuhakemeleri Kanunu'nun 114/1 -b ve 115/2. maddeleri gereğincedavanın dava şartı yokluğundan usulden reddine kararverilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasınagirilerek hükmün kurulmasında isabet görülmediği;HMK'nun 355. maddesinde, istinaf incelemesinin istinaf dilekçesindegösterilen sebeplerle sınırlı olarakyapılacağı, ancak kamu düzenine aykırılıkhallerinin re'sen gözetileceği şeklinde düzenlememevcuttur. HMK'nun 114/1-b. maddesi gereğince yargı yolunun caizolması dava şartı olduğundan re'sen gözetileceği;davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenineaykırılık yönünden kabulüne, HMK'nın353(1)a-4. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararınınyargı yolu bakımından kaldırılmasına,davanın HMK'nun 114/1-b. maddesi atfıyla aynı Yasa'nın115/2. maddesi gereğince usulden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istem ile idari yargı yerindedava açmıştır.
ANKARA 13. İDARE MAHKEMESİ: 24.1.2020 gün ve E:2019/2121sayı ile, dava konusu uyuşmazlığın 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanmasınailişkin bir tazminat davası olduğu, anılan Kanunun 110.maddesi uyarınca davanın görüm veçözümünde adli yargı mercilerinin görevliolduğu gerekçesiyle adli yargının görev alanınagiren davanın, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesi’nin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesineve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan24.02.2020 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimGülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, sigortalı aracın uğradığıhasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleribelirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2.maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hakve yükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava dosyasında mevcut bilgi vebelgelerin incelenmesi sonucunda; Şirkete sigortalıvasıtanın geçirdiği trafik kazası neticesindehasarlandığı, bahis konusu olay neticesinde vasıtada maddihasarın meydana geldiği; tespit edilen hasar bedelinin sigortalıvasıta sahibine ödendiği, olayın meydana gelişindedavalı idarenin yol kusurunun tespit edildiği, meydana gelen hasarnedeniyle sigortalısına tazminat ödeyen şirketin kusurnispetine göre faiziyle birlikte davalı idareden tahsili istemiyledavanın açılmış olduğuanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyle Danıştayyetkili kılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idarehukuku alanına giren konularda idari yargı, özel hukukalanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır. Budurumda, idari yargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adli yargınıngörevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisininbulunduğunu söylemek olanaklı değildir. Ancak, idariyargının denetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu dolayısıyla, Ankara 13. İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. HukukDairesince verilen 16.10.2019 gün ve E:2019/1472, K:2019/1233sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara13. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, AnkaraBölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesince verilen 16.10.2019 gün veE:2019/1472, K:2019/1233 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 24.02.2020 gününde Üye AhmetARSLAN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞIOY
İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum. 24.02.2020
ÜYE
Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy