T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/106
KARAR NO : 2020/136
KARAR TR: 24.02.2020
ÖZET: İl Telekom Müdürlüğünde çalışan davacının 2005-2006 yılları arasında eksik ödenen maaş ve ikramiyesinin faiziyle birlikte tazmini istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : Y.K.
Vekili : Av.A.O.K.
Davalı : TürkTelekomünikasyon A.Ş.
Vekili : Av. G.P.
O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesindeözetle, davacının Türk Telekom A.Ş. nezdinde 13 Ekim1988 ile 20 Mart 2006 yılları arasında tekniker unvanıyla657 SY tabi aslında kapsam dışı personel olduğu haldesözleşmeli personel statüsünden, 2.Tipsözleşmenin imzalandığı 20 Mart 2006 tarihi ile DevletPersonel Başkanlığına başka kamu kurumuna nakliiçin bildiriminin yapıldığı 3 Mart 2009 tarihleriarasında iş mevzuatına tabi kapsam dışı personelstatüsünden ücret ve hak edişleri ödenerekçalıştığını, 2000-2005 yıllarıarasında kapsam dışı personel olarakçalıştığı halde 399 sayılı KHK'yegöre ve 657 sayılı DMK tabi sözleşmeli personelstatüsünde eksik ödenen ücret ve hak edişlerininfaizleriyle birlikte hesaplanarak tarafına ödenmesi istemiyle26.9.2005 tarihinde idareye yaptığı başvurunun reddedilmesiüzerine Trabzon İdare Mahkemesince açtığı iptaldavası sonucu işyerindeki statüsünün kapsam dışıpersonel olduğu kabul edilerek 26.09.2005 tarihinden itibaren parasalhaklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine kararverildiğini ve bu kararın Danıştay temyiz incelemesindengeçerek kesinleştiğini; karar gereğince idarece26.09.2005-20.03.2006 tarihleri arası 6.304.15-TL ödemedebulunulduğunu ayrıca diğer kamu kurum ve kuruluşlarınanakledilmek üzere Devlet Personel Başkanlığı'nabildiriminin yapıldığı 03.03.2009 tarihinden Trabzonİl Sağlık Müdürlüğü emrineatandığı 27.07.2009 tarihleri arası nakil süresincebekletildiği dönemde kapsam dışı personel ücretiödenmesi gerektiği halde sözleşmeli personel ücretiolarak 1.600.00-TL üzerinden eksik ücret ve ikramiye ödemesiyapıldığını ileri sürerek, 2000-25.09.2005yılları arası eksik ödenen ücret, ders ücret veikramiyelerinin 25.09.2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline,25.09.2005-20.03.2006 yılları arasında eksik ödenenücret, ders ücreti ve ikramiyelerin davalınınödediği 6.304.15-TL’nin mahsup edilerek fark alacağınmuaccel olduğu tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek yasalfaizi ile birlikte, 03.03.2009 - 27.07.2009 tarihleri arası başkakamu kurum ve kuruluşlara nakli için Devlet PersonelBaşkanlığı emrinde geçirdiği dönemde eksiködenen ücret ile İkramiye alacağının muaccelolduğu tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ilebirlikte davalıdan alınması istemiyleadli yargı yerindedava açmıştır.
Trabzon 2. İş Mahkemesi: 9.10.2018 gün veE:2014/590, K:2018/519 sayı ile, dava konusu edilen 2000-2005yılları arası eksik ödendiği bildirilen ücret,ikramiye ve diğer mali haklar yönünden yapılan incelemede,dava konusu 2000-2005 dönemi parasal hakların talepedilemeyeceğine dair idari yargının kesinhükmünün bulunduğu, bir an için istenebilirliğigörülse bile davalının süresindezamanaşımı itirazında bulunması nedeniyle dava tarihiitibariyle 5 yıllık zamanaşımına uğrayan budönem ücret alacaklarının talep edilemeyeceği,29.07.2009 tarihinde davalı şirketten ilişiği kesilendavacıya Trabzon İdare Mahkemesi'nin 21.04.2011 günlü,2011/706 Esas, 2011/500 Karar Sayılı kararında 26.09.2005 tarihiitibariyle parasal haklarının ödenmesine hükmedilmesinedeniyle davalı şirketçe idareye başvuru tarihi olan26.09.2005 tarihinden tip 2.sözleşmesinin imzalandığı21.03.2006 tarihine kadar fark ücret, ikramiye ve ilave tediyealacaklarına karşılık 13.07.2011 tarihi itibariyle yasalfaizi ile birlikte 6.304.15 TL üzerinden ödenen tutarın mevzuatauygun olduğu, her ne kadar davacı bu dönem ders ücretialacağı da talep etmiş ise de ders ücret alacağıfiili yapılan ders karşılığı ödenen birücret olup, dosya kapsamında davacının25.09.2005-21.03.2006 tarihleri arası fiili dersçalışması tespit edilememesi nedeniyle bualacağında bulunmadığı, 03.03.2009-27.07.2009tarihleri arası başka kamu kurum ve kuruluşlara nakliiçin Devlet Personel Başkanlığı emrinde nakilsüresince geçirdiği dönemde eksik ödenen ücretve ikramiye alacağı talebinde bulunmuş ise de ücretalacakları 5 yıllık zamanaşımına tabi olupdavalı tarafça süresinde zamanaşımıitirazında bulunulduğu, bu alacak talebininzamanaşımına uğradığı gerekçesiyledavanın reddine karar vermiş, bu karara karşı davacıvekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi : 8.3.2019gün ve E:2019/27, K:2019/611 sayı ile, Danıştay İdariDava Dairelerinin gerekçeleri Dairelerince benimsendiği;gerçekten özelleştirmeden önce statü hukukuhükümlerine tabi davacı niteliğindeki personel,özelleştirme sonrası belirli bir süreliğinedavalı ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak işsözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girdiği, davacının İşSözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda “artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 Sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığıgörüldüğü; bu işlemlerin idare hukukualanında hukuki sonuçlar doğurduğu ve ilgili personelinnakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük ve parasalhaklarını belirlediği, söz konusu işlemlerin kamupersoneli hakkında ve idare hukuku alanında tesis edilmiş bireridari işlem niteliğinde oldukları; idari işlemlerle ilgiliuyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil, idariyargı yerinde çözümlenmesi gerektiği, nitekim,davacının bir kısım alacak taleplerini, İdariyargı kararına dayandırdığı, (benzer niteliktekidavada Trabzon 1. İş Mahkemesi'nin 2014/879 Esas, 2015/192 KararSayılı kararıyla davanın yargılama yapma yetkisi idariyargıya ait olduğundan davanın yargı yoluyönünden reddine karar verildiği, kararın Yargıtay9.Hukuk Mahkemesi'nin 2017/6852 Esas, 2018/9264 Karar Sayılıkararıyla onanmasına karar verildiği), bütün bunlardeğerlendirildiğinde yargılama yapma görevinin idariyargıya ait olduğu, mahkemece davanın HMK.nun 114/1 -b maddesiuyarınca "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyleaynı Yasanın 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine kararverilmesi gerekirken, yazılı şekilde esasa girilerekdavanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğuanlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi'ninkararında davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan istinaf itirazlarınınkabulü ile, dosyanın kararının 6100 SayılıH.M.K'nm 353/l-a-4, l14 maddeleri gereğince esası incelemedenkaldırılmasına; dosyanın Mahkemesine iade edilmesine kesinolarak karar vermiştir.
TRABZON 2. İŞ MAHKEMESİ: 11.7.2019 gün veE:2019/326, K:2019/633 sayı ile, davacı özelleştirmedenönce statü hükümlerine tabi personel olarakçalışmakta olup, nakledildiği kurumda statühukukunda çalıştırıldığı;davacının iş sözleşmesi ileçalıştığı dönemde davalı şirketedavacının ücreti konusunda artış oranınınkamudaki memur maaş artık oranında olacağıyönünde yükümlülükler getirilmişolması, 406 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca,davalı şirkete hak sahibi personeli devlet PersonelBaşkanlığına bildirmesi, bildirim ile beraber personelinnakledileceği kamu kurumunda yararlanacağı parasal haklara esasolmak üzere memur maaş nakil il muhabere düzenlenmesi,personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemlerinyapıldığının görüldüğü; buişlemler idare hukuku alanında sonuçlar doğurmakta olup,ilgili personelin nakledilecekleri kurumdaki statülerini özlükve parasal haklarını belirlediği, söz konusuişlemlerin kamu personel hakkında ve idare hukuku alanında tesisedilmiş birer idari işlem niteliğinde olduğuanlaşıldığından, davaya konuuyuşmazlığın idari yargı yerinde çözülmesigerektiği gerekçesiyle, Yargı yolunun caiz olmamasınedeniyle 6100 sayılı HMK 'nun 114/1-b ve 115/2 maddelerigereğince davanın usulden reddine karar vermiş, bu kararakarşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi : 3.10.2019gün ve E:2019/2438, K:2019/2338 sayı ile, dairelerinin kaldırmakararı doğrultusunda Mahkemece davanın HMK.nun 114/1-b maddesiuyarınca "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyleaynı Yasa'nın 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine kararverilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığıanlaşıldığından, başvurunun duruşmaaçılmadan HMK.'nın 353/1-b-l maddesi gereğince esastanreddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez, davalı idare bünyesinde 399sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca teknikerolarak görev yapmakta iken, Trabzon İdare Mahkemesinin E:2011/706,K:2011/1500 sayılı kararı uyarınca kapsamdışı personel olarak iş mevzuatına geçişisağlandığından bahisle, Trabzon İl TelekomMüdürlüğü'nde görev yaptığı 2005yılı Eylül ayından 2006 yılı Mart ayınakadar girmiş olduğu derslere karşılık, eksiködenen ders ücretinin, 2005 yılı Eylül ayından2006 yılı Mart ayına kadar almış olduğu maaşve ikramiyenin İş Kanunu hükümlerine göreödenmemesi nedeniyle eksik ödenen maaş ve ikramiyenin, 3.3.2009tarihinden Trabzon İl SağlıkMüdürlüğü'ne atandığı 27.7.2009tarihine kadar eksik ödenen maaş ve ikramiyelerin şimdilik7.000,00-TL'lik kısmının muaccel olduğu tarihten itibarenmevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödenmesi istemiyleidari yargı yerinde dava açmıştır.
TRABZON İDARE MAHKEMESİ: 13.1.2020 gün veE:2019/1233 sayı ile, davacının iş mevzuatına tabiolarak çalıştığı dönem ile maaş nakilbildirimi düzenleme ve dava tarihlerinde davalı mevkiinde kamu kuruluşuniteliği taşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari davadan söz etmekimkânı bulunmadığından;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varıldığıgerekçesiyle, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesiuyarınca Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine,Uyuşmazlık Mahkemesince bir karar verilinceye kadaryargılamanın ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan24.02.2020 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;İdare Mahkemesince, idari yargı dosyası ile birlikteadli yargı dosyası da temin edilmek sureti ile 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesinde öngörülen şekildebaşvurulduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, adli veidari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idare bünyesinde 399 sayılı KanunHükmünde Kararname uyarınca tekniker olarak görev yapmaktaiken Trabzon İdare Mahkemesinin E:2011/706, K:2011/1500 sayılıkararı uyarınca kapsam dışı personel olarak işmevzuatına geçişi sağlandığından bahisleTrabzon İl Telekom Müdürlüğü'nde görevyaptığı 2005 yılı Eylül ayından 2006yılı Mart ayına kadar girmiş olduğu derslerekarşılık eksik ödenen ders ücretinin, 2005yılı Eylül ayından 2006 yılı Mart ayınakadar almış olduğu maaş ve ikramiyenin İş Kanunuhükümlerine göre ödenmemesi nedeniyle eksik ödenenmaaş ve ikramiyenin, 03.03.2009 tarihinden Trabzon İlSağlık Müdürlüğü'ne atandığı27.07.2009 tarihine kadar eksik ödenen maaş ve ikramiyelerinşimdilik £7.000,00'lik kısmının muaccel olduğutarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikteödenmesi istemiyle açılmıştır.
Telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003tarihine kadar “tekel” olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunanTürk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Ancak, özelleştirme kapsamında bulunan TürkTelekomünikasyon A.Ş.’deki tamamı Hazineye ait bulunanhisselerden % 55’i, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile Oger Telekomünikasyon Anonim Şirketinesatılmıştır.
Olayda, davalının hisse devir (14.11.2005) tarihindeçalışmakta iken 406 sayılı Yasa'nın Ek-29.maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göreadı Devlet Personel Başkanlığına bildirilen vesonrasında kamu kurumu emrine atanan davacı tarafından;maaş ve ikramiyelerinin İş Kanunun hükümlerinegöre ödenmemesi nedeniyle düzeltilmesi istemiyle davaaçılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari YargıYetkisinin Sınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde:
a) (Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları,
b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları,
c) (Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar” idari dava türleri olarak sayılmış olup;kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzelkişilerine karşı açılan davalara bakılabilir.
Buna göre, davanın açıldığıtarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan sözetmekolanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevli olduğusonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Trabzon İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile Trabzon 2. İş Mahkemesince verilen11.7.2019 gün ve E:2019/326, K:2019/633 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Trabzon İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Trabzon 2. İşMahkemesince verilen 11.7.2019 gün ve E:2019/326, K:2019/633sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 24.02.2020gününde Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞI OY
Dava, davalı idare bünyesinde 399 sayılı KanunHükmünde Kararname uyarınca tekniker olarak görev yapmaktaiken Trabzon İdare Mahkemesinin E:2011/706, K:2011/1500 sayılıkararı uyarınca kapsam dışı personel olarak işmevzuatına geçişi sağlandığından bahisleTrabzon İl Telekom Müdürlüğü'nde görevyaptığı 2005 yılı Eylül ayından 2006yılı Mart ayına kadar girmiş olduğu derslerekarşılık eksik ödenen ders ücretinin, 2005yılı Eylül ayından 2006 yılı Mart ayınakadar almış olduğu maaş ve ikramiyenin İş Kanunuhükümlerine göre ödenmemesi nedeniyle eksik ödenenmaaş ve ikramiyenin, 03.03.2009 tarihinden Trabzon İl SağlıkMüdürlüğü'ne atandığı 27.07.2009tarihine kadar eksik ödenen maaş ve ikramiyelerin şimdilik£7.000,00'lik kısmının muaccel olduğu tarihtenitibaren mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödenmesiistemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümündegörevli yargı yerinin belirlenmesi açısındanöncelikle, dava konusu edilen işlemi tesis eden TürkTelekomünikasyon A.Ş.'nin ve bu kuruluştaçalışan personelin özelleştirme öncesi vesonrasındaki hukuki statüsünün ortaya konulmasıgerekmektedir.
Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi, 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun, 18/06/1994günlü, 21964 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4000sayılı Kanunla değiştirilen 1. maddesi uyarınca, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nceyürütülen telekomünikasyon hizmetlerinin sermayesinintamamı kamu kesimine ait olacak bir anonim şirket şeklindeyapılandırılması suretiyle kurulmuş ve 233 ile 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelere tabi bir kamu iktisadikuruluşu statüsü verilmiştir.
29/01/2000 günlü, 23948 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren ve Türk Telekom'unözelleştirilmesi amacıyla yapısının yenidendüzenlenmesine yönelik kurallar getiren 4502 sayılıKanun'un 1. maddesi ile, 406 sayılı Kanun'un 1. maddesine eklenendokuzuncu fıkrada, Türk Telekom’un, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirket olduğu, Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât vefaaliyetleri ile ilgili mevzuatın Türk Telekom’auygulanmayacağı kuralına yer verilmiş; anılan kural,23/05/2001 günlü, 24410 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 4673 sayılıKanun'un 1. maddesi ile değiştirilmiş ve TürkTelekom’un, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi biranonim şirket olduğu, bu Kanun hükümleri saklı kalmaküzere, kamu iktisadi teşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısındanfazlası kamuya ait olan kamu kurum, kuruluş veortaklıklarına uygulanan mevzuatın Türk Telekom’auygulanmayacağı belirtilmiştir. Ayrıca, 4502sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi ile de TürkTelekomünikasyon A.Ş., 233 sayılı KHK’nin ekindeki“B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)”bölümünde yer alan kuruluşlar listesindençıkarılmıştır.
4502 ve 4673 sayılı Kanunlar ile yapısı yenidendüzenlenen Türk Telekom'da çalışan personelin hukukistatüsü de, 406 sayılı Kanuna 4502 sayılı Kanunile eklenen Ek 22.madde ile yeniden düzenlenmiş ve anılanmaddede Türk Telekom’daki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genelşartlarına sahip olma ve en az dört yıllık yükseköğrenim görme şartları aranacağı,bunların dışında kalan personelin iş mevzuatıuyarınca istihdam edileceği, iş mevzuatına göreistihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartların YönetimKurulu tarafından tayin olunacağı kurallarına yerverilmiş, ayrıca, aynı Kanunun Geçici 4. maddesinde, 4502sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihteTürk Telekom’da 399 sayılı Kanun HükmündeKararnameye tabi olarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışmakta olanlardan isteyenlerin iş mevzuatınatabi personel statüsüne geçirileceği, işmevzuatına tâbi personel statüsüne geçmekistemeyenlerin mevcut statü, sosyal ve özlük haklarıylaistihdamlarına devam olunacağı kurala bağlanarak, işmevzuatına geçmek istemeyenlerin mevcut statü, sosyal veözlük hakları korunmuştur.
4502 sayılı Kanun'un Resmi Gazete’deyayımlandığı 29/01/2000 gününden,özelleştirme sürecinin tamamlanmasının ardındanhisse satış sözleşmesinin imzalandığı 14/11/2005tarihine kadar geçen bu dönemde, sermayesinin yüzde ellisindenfazlası kamuya ait olan Türk Telekom'un bir kamu kuruluşuolduğu ve personeliyle arasında doğan uyuşmazlıklaraidari yargıda bakılacağı Danıştaykararlarında kabul edilmiştir. (Örneğin Danıştay İdariDava Daireleri Kurulunun 17/06/2010 günlü, E:2010/329,K:2010/1310sayılı kararı.)
Hisselerin fiilen devredildiği ve Telekomünikasyon Kurumu ileTürk Telekom arasında imzalanan “TelekomünikasyonHizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin İmtiyazSözleşmesi”nin imzalandığı 14/11/2005 tarihindensonra ise, hisselerinin yüzde elliden fazlası özel hukuktüzel kişisine geçen Türk Telekom kamu kuruluşuniteliğini kaybetmiştir.
Belirtilen tarihten sonra, kural olarak, Türk Telekom personelininkamu personeli ve işlemlerinin idari işlemsayılamayacağı, bir özel hukuk tüzel kişisi olanTürk Telekom'a karşı idari yargıda davaaçılamayacağı açıktır.
Ancak, 406 sayılı Kanun'un Ek 29. maddesinin, 5398sayılı Kanun’un 14. maddesi ile değişik birincifıkrasında, özelleştirme tarihi itibarıyla TürkTelekom'da çalışmakta olan personelin haklarınınkorunması amacıyla, hukuki statülerini ve kamu kurumlarınanakil olanaklarını belirleyen bazı özel düzenlemelereyer verilmiştir. Buna göre, Türk Telekom hisselerinin devrisonucu kamu payının yüzde ellinin altına düşmesidurumunda; Türk Telekom’da, Ek 22. maddenin (a) bendinin bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen aslî ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22/01/1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüz seksen gün aylıksız izinlisayılacaktır. Aynı maddeye göre, bu personel belirtilensüre içinde Türk Telekom’da çalışmayadevam edecek, malî ve özlük hakları Türk Telekomtarafından karşılanacak, belirtilen süre içindenakle tâbi personelden Türk Telekom tarafından hizmetineihtiyaç duyulmayanlar tespit edildikleri tarihten, kendi isteği ilenakil talep edenler ise talep tarihinden itibaren en geç doksan güniçinde nakil için Türk Telekom tarafından DevletPersonel Başkanlığına bildirileceklerdir. Aynıfıkranın, 5457 sayılı Kanunla değiştirilencümlesinde ise , maddede sayılanlardan aylıksız izninbitiminden sonra T. Telekom'un tabi bulunduğu mevzuata ve bu fıkrayaistinaden akdedilen sözleşmeye göre çalışmayadevam edenlerden hisse devir tarihinden itibaren en geç beşyıl içinde iş sözleşmesi herhangi bir nedenle sonaerenlerin, bu madde hükümlerine göre işlem yapılmaküzere, sözleşmenin sona erdiği yılın 15 Ocaktarihindeki 3. fıkraya göre hesaplanan ücretleriyle DevletPersonel Başkanlığı'na bildirilecekleri, Türk TelekomYönetim Kurulu'nca 15/04/2004 tarihi itibarıyla bu unvana görebelirlenmiş olan ücret ve diğer mali haklarına, bu tarihtenDevlet Personel Başkanlığı'na bildirildikleri tarihtekikadro ve pozisyonlarına ilişkin olarak bildirim tarihine kadargeçen süre içinde kamu görevlilerine yapılacakartış, oran ve/veya miktarları uygulanmak suretiyle bulunacaktutarın dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır.
Aktarılan kanuni düzenleme ile, T. Telekom A.Ş.'ninözelleştirilmesi sonucunda, işlevsel görevlerde bulunan veikamesi kısa sürede imkansız personelin isteklerinebağlı olarak makul bir süre kamu görevlerindenaylıksız izinli sayılmasına ve aylıksız izinsüresinin bitiminden itibaren beş yıl süre ile nakilhakları korunarak özel hukuk tüzel kişisindeçalışmalarına olanak sağlandığıanlaşılmaktadır. Buna göre, söz konusu personelin,aylıksız izinli olarak geçen sürede kamu personelistatülerinin devam ettiği , izin süresinin bitiminden itibarenbeş yıl süreyle de kamu personeli statüsüne nakilhaklarının korunduğu anlaşılmaktadır.
Diğer yandan, İmtiyaz Sözleşmesi ile bir kamuhizmetini yürütmek hakkını elde eden davalışirkete, devir sonrasında yetişmiş personelyetersizliği nedeniyle doğabilecek aksaklıklarınönüne geçilebilmesi için, 406 sayılı Kanunhükümleri ile tanınan ayrıcalıkların sonucuolarak da, bünyesinde belli süre ile çalışmaya devameden söz konusu personelin kamu kurumlarına naklenatanmasının sağlanması amacıyla kimi görevleryüklenmiştir.
Bu görevler kapsamında, 406 sayılı Kanunhükümleri uyarınca davalı şirket tarafından, haksahibi personelinin devlet personel başkanlığınabildirilmesi, bildirim ile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler bulunmaktadır.
Sayılan işlemler, idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurmakta ve ilgili personelin nakledilecekleri kurumdakistatülerini, özlük ve parasal haklarını belirlemekteesas alınmaktadır.
Belirtilen nitelikleriyle, söz konusu işlemlerin kamupersoneli hakkında ve idare hukuku alanında tesis edilmiş bireridari işlem niteliğinde olduklarıanlaşılmaktadır.
Söz konusu işlemler, içerikleri itibarıyla idariişlem niteliğinde olmakla beraber, bir özel hukuk tüzelkişisi olan davalı şirketçe tesis edilmişolmaları nedeniyle idari yargı denetimine tabi olupolmayacağı da ayrıca değerlendirilmelidir.
Davalı şirketin, Telekomünikasyon Kurumu ile TürkTelekom arasında imzalanan “Telekomünikasyon HizmetlerininYürütülmesine İlişkin İmtiyazSözleşmesi” ile belli bir kamu hizmetini yürütmekgörev ve yetkisi ile donatıldığı, bu görev veyetkiler dahilinde bazı kamusal ayrıcalıkları veyükümlülükleri bulunduğu yukarıdabelirtilmiştir.
Belirtilen statüsü ve özel kanun hükümlerigereğince bazı kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere sahip olması nedeniyle davalışirketin, herhangi bir özel hukuk tüzel kişisindenfarklı bir hukuki statü içinde bulunduğuanlaşılmaktadır.
Benzer durumdaki özel hukuk tüzel kişileri ile ilgiliolarak Danıştay tarafından verilen kararlarda, kamusalayrıcalıklarla donatılan veya kamu kesimi ile, diğerözel hukuk tüzel kişilerinden farklı bir ilişkisibulunan tüzel kişilerin bazı işlemlerinin, nitelikleri esasalınmak suretiyle idari işlem olarak kabul edildiği ve idariyargıda dava konusu edilmesinin olanaklı olduğununbelirtildiği görülmektedir. Örneğin,Danıştay Onuncu Dairesinin 21/05/1996 günlü, E:1995/4326,K:1996/2769 sayılı kararıyla, Ankara BüyükşehirBelediyesi ile Atatürk Orman Çiftliği tarafından kurulanadi ortaklık niteliğindeki Şehirlerarası Terminalİşletmesinin, kamu kaynaklarından yapılan harcamalarla kamuhizmeti görmek üzere kurulması ve personelinin kamu personeliolması dikkate alınarak tesis ettiği işlemler, idariişlem sayılmıştır. Danıştay OnbirinciDairesinin, 25/01/2011 günlü, E:2010/5904, K:2011/570sayılı kararıyla da, TÜPRAŞ'ınözelleştirilmesinden sonra, kamu kurumlarına nakil hakkıbulunan personele kıdem tazminatı ödememesi yolunda tesisettiği işlemler, nakledilen personelin kamu personeli olması veanılan şirkete nakil süreci ile ilgili olarak bazıgörevler yüklenmesi nedeniyle, idari işlem kabul edilerek idariyargı denetimine tabi olduğu sonucunavarılmıştır.
Uyuşmazlık Mahkemesinin 13/02/1995 günlü, E:1995/2, K: 1995/1 sayılı kararında da, Dernekler Kanununa tabibir özel hukuk tüzel kişisi niteliğinde olan TürkiyeJokey Kulübü bünyesinde yer alan Komiserler Kurulununişlemleri, müşterek bahis tertip etme yetkisine sahipolması ve kurul üyeleri arasında idarenin temsilcilerinin de yeralması gözetilerek idari işlem sayılmıştır.
Bu durumda; imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetiniyürütmekle görevli ve yetkili kılınmasınedeniyle, diğer özel hukuk tüzel kişilerinden farklıolarak kimi kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere tabi olan, 406 sayılı Kanunhükümleri ile, kamu kurumlarına nakil hakkı bulunanpersoneli ile ilgili olarak bazı kamusal görevler yüklenendavalı şirketin, belirtilen görevleri kapsamında tesisettiği işlemlerin idari işlem niteliğinde olduğu ve buişlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığın çözümündeadli yargıyı görevli kabul eden çoğunluğunkararına katılmıyorum. 24.02.2020
ÜYE
Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy