T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 84
KARAR NO : 2020 / 126
KARAR TR : 24.2.2020
ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.A.T.Sigorta Şirketi
Vekilleri : Av.H. L. P., Av.D.P.
Davalı : 1-Sincan Belediye Başkanlığı
Vekili : Av.M. Ö.
2-Ankara Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av.F.S.B.
O L A Y : Davacı vekili, müvekkil şirketeKasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı, E. K.'a ait 06 … 8536plakalı araca, 24/04/2018 tarihinde, Ankara ili Sincan ilçesi Kadersokak üzerinde seyir halinde olan ve Peçenek istikametine gidensürücüsü H. C. yönetimindeki 06 … 7766plakalı araç Lale Caddesi kavşağına girdiğinde,soldan Lale caddesi üzerinde seyir halinde olan olan araca,aracının sol ön yan kısmı ile, sigortalınınotomobilinin ön kısmına çarpması neticesi,aracın kaldırıma çıkarak durduğu ve hasarmeydana geldiğini; hadise mahallinde tutulan trafik kaza tespittutanağında, davalıların sorumluluğundaki yolüzerindeki denetim, bakım ve onarımın yetersizolduğunun, yeterli işaretlemeyapılmadığının, işaretlemede aksaklık olduğunun,gelen 06 … 7766 plakalı aracın yönündeki yol verlevhasının bahçe içinde yatık olduğununsaptandığını; yol üzerindeki yapım,bakım, denetim sorumluluğunun ihlali ile bilhassa yolungüvenliğinin sağlanamaması ve ilgilikurumların bu yolları seyrüsefere açık tutmasorumluluklarının ihlali ile kazaya sebebiyet verildiğini; kazasonucu zarardan dolayı oluşan hasarı gidermek içinsigortalıya yapılan ekspertiz incelemesi sonucundasigortalının aracında 10.865,19 TL.+ 533,36 TL. (radyatör),toplam 11.398,55TL. hasar tespit edilmiş olduğunu, sigortalıya24/05/2018 tarihinde 10.865,19TL, 25/6/2018 tarihinde 533,36 TLödendiğini ifade ederek; bu bedelden sigortalıya çarpan2.aracın tali %25 kusurunun düşülerek,davalıların %75 asli kusurlarıkarşılığı 8.548,50 TL’nin davalılarabaşvuru tarihi olan 16.07.2018 den itibaren yasal faizi ile birliktedavalılardan tahsili istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır.
Ankara23.İdare Mahkemesi: 25.10.2018 gün ve E:2018/1328, K:2018/307sayı ile, 2918 sayılı Kanun'un 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin benzer bir konuda İdare Mahkemesi’nin davayabakmakla görevli bulunmadığı yolundaki kararlarıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiğinden bahisle, davanın 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Yasasının 15/1 -a. maddesi hükmüuyarınca görev yönünden reddine karar vermiş;istinafyoluna başvurulması üzerine;
AnkaraBölge İdare Mahkemesi 10.İdari Dava Dairesi: 17.4.2019 günve E:2019/505, K:2019/632 sayı ile, bakılan uyuşmazlığınözel hukuktaki araç işletenin hukuki sorumluluğundandeğil, 2918 sayılı Kanun'un 7.maddesiyle davalı idareyeverilen yol bakım, yapım ve uyarı levhası konulmamaksuretiyle trafik güvenliğinin sağlanmaması ve böyleceyürütülen hizmeti kusurlu işletmek ve hizmet kusurunedeniyle davacının zarar görmesine neden olmak iddiasındankaynaklandığından, davanın görüm veçözümünün idare mahkemelerine ait olduğugerekçesiyle; davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne,Ankara 23. idare Mahkemesi'nce verilen 25/10/2018 gün ve E.2018/1328, K:2018/307sayılı kararın kaldırılmasına, yeniden bir kararverilmek üzere dava dosyasının mahkemesine iadesine kararvermiştir.
Davalıidarelerin vekilleri, süresinde verdikleri savunma dilekçelerinde,uyuşmazlığın adli yargı yerinde görülmesigerektiğinden bahisle, görev itirazındabulunmuşlardır.
ANKARA23.İDARE MAHKEMESİ: 3.12.2019 gün veE:2019/996 sayı ile, “(…)Devlet ve diğer kamukuruluşlarına ait motorlu araçlarınkarıştığı kazalar nedeniyle araç işleticisıfatıyla kamu idareleri ve kuruluşlarına karşıaçılacaklar da dahil bütün araç sahibi ve işleticilerinekarşı açılan davaların görüm veçözümünün adli yargı yerindegörülmesi amaçlanmıştır. Nitekim 2918sayılı Kanunun 110. maddesinde değişiklik yapan 11.01.2011tarih ve 6099 sayılı Kanunun gerekçesi incelendiğinde, buKanun hükmüyle kamuya ait araçların karayoluüzerindeki seyri sırasında meydana gelen kazalarda, sebebiyetverdikleri zararların tazmini istemiyle açılan davalarınadli yargı yerinde görülmesininamaçlandığı görülecektir. Dolayısıyla2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda 6099 sayılıKanun ile yapılan değişiklikte, kamu idarelerinin yolyapım, bakım ve trafik düzeni ve güvenliğinisağlama hizmetlerinin yürütülmesiyle ilgili hukukisorumluluklarına yönelik olarak yeni bir düzenlemegetirilmemiştir. Fakat kamu idareleri ve kuruluşlarının,trafik güvenliği ve düzenini sağlamak amacıyla gerekkendi kuruluş yasaları gerekse 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununa göre yürüttükleri hizmetlerin, kamu hizmetiniteliğini taşımaları ve 2918 sayılı Kanundagörevlendirilen kamu idare ve kuruluşlarınınsorumluluklarının ayrıca düzenlenmemiş olmasıkarşısında; trafik düzeni ve güvenliğihizmetlerinden kaynaklandığı öne sürülenzararların tazmini istemiyle, ilgili idarelere karşıaçılan davaların görüm veçözümü idari yargının görev alanına girmektedir.
Bu itibarla, 2918 sayılı Kanunda sayılankamu kurumu ve kuruluşlarına 2918 sayılı Kanundasayılan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletmeve trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürüttükleri kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluklarının idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; bu sebeple açılacak tam yargıdavalarının da idari yargı yerinde çözümlenmesigerekmektedir.
Açıklanannedenlerle davalı idarelerin görev itirazlarının reddine…” ve Mahkemelerinin görevliolduğuna karar vermiştir.
DavalılardanSincan Belediye Başkanlığı vekili tarafından,süresi içinde verilen dilekçe ile olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılması istemiylebaşvuruda bulunulması üzerine dilekçe, dava dosyasıile birlikte Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’na gönderilmiştir.
YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI; “(…) Bilindiği gibi, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öteyandan, 2918 sayılı Kanunun 6099 sayılı Kanunun 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde, “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. / Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir hükmü; Geçici 21.maddesinde de "Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmışbulunan davalara uygulanmaz” hükmü bulunmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110/1. maddesinin iptali istemiyle Bursa 3.AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,26/12/2013 tarihli ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararıylakanun koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110/1. maddesi ile öngörülen, buKanundan doğan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörülmesi düzenlemesinin Anayasaya aykırıbulunmadığına karar vermiş olup, bu kararın esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karar olduğu veAnayasanın 158. maddesi uyarınca tüm yargı organlarıbakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesinde olduğukuşkusuzdur.
UyuşmazlıkMahkemesinin 23/12/2019 tarihli ve E.2019/864, 2019/912 sayılıkararında da "2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’ninişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçenKanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu" denilmek suretiyle bu tür davaların görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu vurgulanmıştır.
Yukarıdakiaçıklamalara göre, somut olaya ilişkin davanın daözel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerindegörülmesi gerektiği düşünülmektedir.
KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle 2247 sayılı Kanunun 10ve 13. maddeleri gereğince, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına,dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınagönderilmesine…” karar vermiştir.
Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göreDanıştay Başsavcısından yazılıdüşüncesi istenilmemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, HicabiDURSUN’un Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ,Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıylayapılan 24.2.2020 günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; davalılardanSincan Belediye Başkanlığı vekilinin anılanYasanın 10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısınca, anılanİdare yönünden 10. maddede öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasındasigortalı aracın uğradığı hasar bedeliniödeyen sigorta şirketinin, zararının davalı idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”;Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacışirkete kasko sigortası yapılan 06 … 8536 plakalıaracın Sincan İlçesi Lale Caddesi üzerinde seyirhalindeyken başka bir araçla çarpışmasısonucu araçta hasar meydana geldiği, gerekli trafik işaretininbulunmaması ve önlem alınmaması sebebiyle kaza vehasarın oluştuğu; olayda bu işaretlerin konulmasındanve önlem alınmasından sorumlu İdarelerin hizmet kusurubulunduğu iddia edilerek; sigortalıya yapılan 10.865,19 TLbedelin asli kusurluluk oranı olan %75'ine tekabül eden 8.548,50 TLbedelin ödenmesi istemiyle yapılan müracaatın reddiüzerine meydana gelen zararın dava tarihinden itibaren işleyecekyasal faiziyle birlikte davalılardan rücuen tazminiistemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiğiüzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli veidari yargı ayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısının başvurusunun kabulü ile Ankara23.İdare Mahkemesinin 3.12.2019 gün ve E:2019/996 sayılıgörevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısının BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara23.İdare Mahkemesinin 3.12.2019 gün ve E:2019/996sayılı GÖREVLİLİK KARARININKALDIRILMASINA, 24.2.2020 gününde Üye AhmetARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞIOY İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından,uyuşmazlığın çözümünde adliyargıyı görevli kabul eden çoğunluğunkararına katılmıyorum.24.2.2020 ÜYE Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy