T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 802
KARAR NO : 2020 / 111
KARAR TR : 24.2.2020
ÖZET: Davacıya ait gecekonduya kamulaştırmasız el atılarak yıkıldığından bahisle şimdilik 1.000,00 TL'nin tahsili istemiyle açılan davanın, imar mevzuatı hükümleri çerçevesinde ve 2577 sayılı Kanunun 2/1-b maddesi kapsamında İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : M. B.
Vekili :Av. B.P.
Davalı : Altındağ BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. G.D.
O L A Y :Davacıvekili dilekçesinde; müvekkilinin, Ankara,Altındağ, Gültepe mahallesi, Mevlana Cd. No:95Altındağ/ANK. adresinde (Eski Adres: Gültepe Mah. DerelçiSok.no:94), Pafta K.128, 6868 ada 15 parsel sayılı taşınmazda122 m2 gecekondusu bulunmakta iken, kamulaştırmasız filli elatma sebebiyle şu anda gecekondunun bulunduğu yerde TOKİbloklarının yapıldığını; 2981sayılı yasaya göre verilen tapu tahsis belgesi ve 2000liralık ödeme pulunu, müvekkilinin enkazısatış senedi ile G. B.’dan satın aldığınailişkin Satış senedini, Emlak vergileri ile diğergiderlerin ödendiğine ilişkin belgeleri sunduklarını; Gecekondununtüm kayıtlarının Davalı AltındağBelediyesinde bulunduğunu; davalı idareye, gecekondunun akıbetive bedeli istemli verdikleri dilekçeye verilen cevabi yazıda,anılan gecekondu ve ada parsel ile ilgili kamulaştırmaçalışmalarının devam ettiğinin kendilerine bildirildiğini;müvekkiline ait gecekonduya kamulaştırmasız fiili el koymasebebiyle bedelinin tahsili amacı ile iş bu davanınaçıldığını ifade ederek; fazlayailişkin haklarının saklı kalması kaydıyla,söz konusu gecekonduya kamulaştırmasız fiili el atmasebebiyle şimdilik 1.000.00 TL.nin tahsiline karar verilmesiistemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. Davalı idare vekili,süresi içerisinde verdiği savunma dilekçesinde, davakonusu talebin dayanağının 2981 sayılı yasadankaynaklandığını ve davanın idari yargı yerindegörülmesi gerektiğini ileri sürerek görevitirazında bulunmuştur. ANKARA 4.ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ: 23.10.2018 gün ve E:2015/472 sayı ile, görevitirazının reddine karar vermiştir. Davalı vekilinin, idariyargı yararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içindeverdiği dilekçesi üzerine, dava dosyasınınonaylı bir örneği DanıştayBaşsavcılığı'na gönderilmiştir. DANIŞTAYBAŞSAVCISI; “(…)Anayasa'nın 125. maddesinin sonfıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde de, tamyargı davaları, idarenin eylem ve işlemlerinden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan davalar olarak tanımlanmıştır. İdariişlem ve eylemlerden doğan zararların tazmini taleplerinin, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12 ve 13.maddeleri uyarınca, idari yargı yerlerinde açılacak tamyargı davalarına konu edilmeleri, anılan yasa hükümleriningereğidir. Uygulama veöğreti'de, kamu idarelerinin, kamu hizmetinin yürütümüsırasında, kamu gücü kullanarak tek yanlı iradeaçıklamalarıyla yapmış oldukları işlemler,"idari işlem"; herhangi bir işlem ya da karara dayanmaksızıngerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle, görevleriyle ilgilihareketsizlikleri de, "idari eylem" olaraktanımlanmaktadır. 775sayılı Gecekondu Kanununun “Yeniden gecekonduyapımının önlenmesi” başlıklı18.maddesinde, “Bu kanunun yürürlüğe girdiğitarihten sonra, belediye sınırları içinde veyadışında, belediyelere, Hazineye, özel idarelere, katma bütçelidairelere ait arazi ve arsalarda veya Devletin hüküm ve tasarrufualtında bulunan yerlerde yapılacak, daimi veya geçicibütün izinsiz yapılar, inşa sırasında olsun veyaiskan edilmiş bulunsun, hiçbir karar alınmasınalüzum kalmaksızın, belediye veya Devlet zabıtasıtarafından derhal yıktırılır. Yıkımsırasında lüzum hasıl olduğunda, belediyeler ilgilimülkiye amirlerine başvurarak yardım istiyebilirler.Mülkiye amirleri, Devlet zabıtası ve imkanlarındanfaydalanmak suretiyle, izinsiz yapıların yıkım konusundayükümlüdürler. Özelkişilere veya bu maddenin 1 inci fıkrasında sözügeçenler dışındaki tüzel kişilere ait arazi vearsalar üzerinde yapılacak izinsiz yapılar hakkında, arsasahiplerinin yazılı müracaatları üzerine vemülkiyet durumlarını tevsik etmeleri şartıyla bu maddehükümleri, aksi halde genel hükümler ve 3194sayılı İmar Kanunu hükümleri uygulanır.”hükmüne yer verilmiştir. Dosyanınincelenmesinden, Altındağ İlçesi, Gültepe Mahallesi,6868 ada, 15 parsel sayılı 535 m2 taşınmazın 63 m2payının 775 sayılı Gecekondu Kanunu'nun Geçici 5.maddesi uyarınca 1970 yılında Garip (Karip) Balcı'ya bedelikarşılığı devredildiği, taşınmazınbedelinin adı geçen kişi tarafından ödenmesiüzerine tapusunun verildiği, aynı kişi tarafındanpaydaş olduğu 6868 ada, 15 parsel sayılı taşınmazüzerindeki imar mevzuatına aykırı yapılar içinve ayrıca aynı parselde belediyeye ait pay üzerindeki gecekonduiçin 2981 sayılı Yasa uyarınca başvurulardabulunulduğu, gecekondu nedeniyle yapının işgal ettiği122 m2 alana karşılık adı geçene 1986 tarihinde taputahsis belgesi düzenlendiği, bu gecekondunun 09.05.1991 tarihindeenkaz satış senedi ile davacı tarafından satınalındığı, Garip Balcı'nın vefatıüzerine taşınmazdaki 63/535 payın aralarındadavacının da yer aldığı mirasçılaraintikal ettiği, bölgede yapılan imar uygulamasısonrasında bu paya karşılık Karip Balcı'ya 23653 ada,1 parsel ve 23659 ada, 1 parsel sayılı taşınmazlardan payverildiği, taşınmazdaki davacının murisine aitpayın sonrasında ne olduğunun ve davacının satınaldığı gecekonduya ilişkin tesis edilmiş olanişlemlere ait belgelerin dosyada bulunmadığı, parselin dahasonra 23646 ada, 1 parsel numaralı taşınmaz olarakbelirlendiği ve üzerinde yer alan yapı veya yapılarınyıkılarak yerinde TOKİ tarafından inşa edilenyapıların bulunduğu, Asliye Hukuk Mahkemesince yerindeyaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucudüzenlenen bilirkişi raporları ile de gecekondunun parseldekibinaların yapılmasıyla yıkılmışolduğunun, ancak gecekondunun kim tarafından yıkıldığınınbilinemediğinin belirtildiği, davalı idare tarafındanverilen savunma dilekçesinde, uyuşmazlığa konuyapının 2981 sayılı Yasa uyarınca imar affınauğramamış ve davalı idarenin malik olduğu hisseüzerinde kalması nedeniyle 775 sayılı Yasa kapsamında yıkılmışolduğunun, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle verilen dilekçede isetaşınmazın Kentsel Dönüşüm Projesialanı içerisinde kaldığı ve davacıya aitruhsatsız yapının yıkıma ilişkin idari bir kararalınarak yıkıldığı ve alanda kentseldönüşüm yapılarak konutların hak sahiplerineteslim edildiğinin öne sürüldüğüanlaşılmaktadır. Bu durumda,her ne kadar davalı idarece, uyuşmazlığa konu gecekondunun775 sayılı Yasa uyarınca yıkıldığıbelirtildikten sonra Kentsel Dönüşüm Projesiuygulaması kapsamında karar alınarak yapınınyıkıldığı öne sürülmekte, dosyada bukonunun açıklığa kavuşmasınısağlayacak bilgi ve belge bulunmamakta ise de, sonuç itibariyleyapının davalı idarece imar mevzuatı uygulanmak suretiyleyıkıldığı konusu tartışmasız olup; bunagöre imar mevzuatı hükümleri çerçevesindekamu gücü kullanılarak davacıya ait yapınınyıktırılması sonucu uğranıldığıöne sürülen zararın tazminine ilişkin bulunandavanın, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları" kapsamında imarmevzuatı hükümleri çerçevesinde idari yargıyerince çözümlenmesi gerekmektedir. SONUÇ: Açıklanan nedenle, 2247 sayılı Yasa'nın 10'uncumaddesi uyarınca, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine…” karar vermiştir. Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göre YargıtayCumhuriyet Başsavcısı'nın da yazılıdüşüncesi istenilmiştir. YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI; “(…), Anayasanın 125/7.maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararıödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmış; 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1.b maddesinde de, tam yargı davaları,idarenin eylem ve işlemlerinden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olaraktanımlanmıştır. İdariişlem ve eylemlerden doğan zararların tazmini taleplerinin, 2577sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 12 ve 13. maddeleriuyarınca, idari Yargı yerlerinde açılacak tam yargıdavalarına konu edilmeleri, anılan yasa hükümleriningereğidir. İdarelerin3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca tek yanlı iradeaçıklamaları ile tesis ettikleri, genel vedüzenleyici imar planları ile 2981 sayılıKanun uyarınca tek yanlı irade açıklamaları iletesis ettikleri, genel ve düzenleyici ıslah imar planları ve buplanlara dayanılarak tesis edilen parselasyon, kamulaştırma,ruhsat gibi bireysel işlemler, "idari işlem'' bu imar planıuyarınca yapmak zorunda oldukları program ve uygulamaları bununiçin gerekli zamanda gerçekleştirmemeleri; yani, bu konudakihareketsizlikleri de, ''idari eylem'' niteliğitaşımaktadır. Olayda,davacıya ait yapının imar ve gecekondu mevzuatıuyarınca yıktırılmasından dolayı maddi tazminatistemiyle dava açıldığı, dava konusuuyuşmazlığın, idarelerin yetkili organlarınınkamu gücünü kullanarak, res'en ve tek taraflı olarak tesisettiği işlemi nedeniyle uğranıldığı ilerisürülen zarardan kaynaklandığı, davacı vekilitarafından da, bu işlemlerden doğan zararın tazminininistenildiği gözetildiğinde; davanın, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1.b maddesinde yer alan"İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları" kapsamında idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir. UyuşmazlıkMahkemesinin 25/02/2019 tarihli ve E.2018/839, K.2019/124 sayılıkararında da benzer hususlar vurgulanmıştır. Bu nedenle,Danıştay Başsavcılığının 2247sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince yapmışolduğu başvurunun kabulü ile Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin23/10/2018 tarihli ve 2015/472 Esas sayılı görevlilikkararının kaldırılmasına karar verilmesi…”gerektiği yolunda yazılı düşüncevermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 24.2.2020günlü toplantısında: I-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyasıörneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalı idareninanılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvurudabulunması üzerine Danıştay Başsavcısı'nca,10. maddede öngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Ankara İli,Altındağ İlçesi, Gültepe Mahallesi, Mevlana Caddesi,No:95 (eski 94) adresinde, K.128 pafta, 6868 ada, 15 parsel sayılıtaşınmaz üzerinde davacıya ait gecekonduyakamulaştırmasız el atılarakyıkıldığından bahisle, fazlaya ilişkin haklarsaklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin tahsili istemiyleaçılmıştır. Anayasa'nın 125. maddesinin sonfıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmış; 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendindede, tam yargı davaları, idarenin eylem ve işlemlerindendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan davalar olaraktanımlanmıştır. İdari işlem ve eylemlerdendoğan zararların tazmini taleplerinin, 2577 sayılı idariYargılama Usulü Kanunu'nun 12 ve 13'üncü maddeleriuyarınca, idari Yargı yerlerinde açılacak tam yargıdavalarına konu edilmeleri, anılan yasa hükümleriningereğidir. İdarelerin3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca tek yanlı iradeaçıklamaları ile tesis ettikleri, genel vedüzenleyici imar planları ile 2981 sayılıKanun uyarınca tek yanlı irade açıklamaları iletesis ettikleri, genel ve düzenleyici ıslah imar planları ve buplanlara dayanılarak tesis edilen parselasyon, kamulaştırma,ruhsat gibi bireysel işlemler, "idari işlem'' bu imar planıuyarınca yapmak zorunda oldukları program ve uygulamaları bununiçin gerekli zamanda gerçekleştirmemeleri; yani, bu konudakihareketsizlikleri de, ''idari eylem'' niteliğitaşımaktadır. Öte yandan, 775 sayılı GecekonduKanunun “Yeniden gecekondu yapımının önlenmesi”başlıklı 18.maddesinde, “Bu kanununyürürlüğe girdiği tarihten sonra, belediyesınırları içinde veya dışında,belediyelere, Hazineye, özel idarelere, katma bütçelidairelere ait arazi ve arsalarda veya Devletin hüküm ve tasarrufualtında bulunan yerlerde yapılacak, daimi veya geçicibütün izinsiz yapılar, inşa sırasında olsun veyaiskan edilmiş bulunsun, hiçbir karar alınmasınalüzum kalmaksızın, belediye veya Devlet zabıtasıtarafından derhal yıktırılır. Yıkımsırasında lüzum hasıl olduğunda, belediyeler ilgilimülkiye amirlerine başvurarak yardım istiyebilirler.Mülkiye amirleri, Devlet zabıtası ve imkanlarındanfaydalanmak suretiyle, izinsiz yapıların yıkım konusundayükümlüdürler. Özelkişilere veya bu maddenin 1 inci fıkrasında sözügeçenler dışındaki tüzel kişilere ait arazi vearsalar üzerinde yapılacak izinsiz yapılar hakkında, arsasahiplerinin yazılı müracaatları üzerine vemülkiyet durumlarını tevsik etmeleri şartiyle bu maddehükümleri, aksi halde genel hükümler ve 3194sayılı İmar Kanunu hükümleri uygulanır.”hükmüne yer verilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; Altındağİlçesi, Gültepe Mahallesi, 6868 ada, 15 parselsayılı 535 m2 taşınmazın 63 m2 payının 775sayılı Gecekondu Kanunu'nun Geçici 5. maddesi uyarınca1970 yılında Garip (Karip) Balcı'ya bedelikarşılığı devredildiği, taşınmazınbedelinin adı geçen kişi tarafından ödenmesiüzerine tapusunun verildiği, aynı kişi tarafındanpaydaş olduğu 6868 ada, 15 parsel sayılı taşınmazüzerindeki imar mevzuatına aykırı yapılar içinve ayrıca aynı parselde belediyeye ait pay üzerindeki gecekonduiçin 2981 sayılı Yasa uyarınca başvurulardabulunulduğu, gecekondu nedeniyle yapının işgal ettiği122 m2 alana karşılık adı geçene 1986 tarihinde taputahsis belgesi düzenlendiği, bu gecekondunun 09.05.1991 tarihindeenkaz satış senedi ile davacı tarafından satınalındığı, Garip Balcı'nın vefatıüzerine taşınmazdaki 63/535 payın, aralarındadavacının da yer aldığı mirasçılaraintikal ettiği, bölgede yapılan imar uygulamasısonrasında bu paya karşılık Karip Balcı'ya 23653 ada,1 parsel ve 23659 ada, 1 parsel sayılı taşınmazlardan payverildiği, taşınmazdaki davacının murisine aitpayın sonrasında ne olduğunun ve davacının satınaldığı gecekonduya ilişkin tesis edilmiş olanişlemlere ait belgelerin dosyada bulunmadığı, parselin dahasonra 23646 ada, 1 parsel numaralı taşınmaz olarak belirlendiğive üzerinde yer alan yapı veya yapılarınyıkılarak yerinde TOKİ tarafından inşa edilenyapıların bulunduğu, Asliye Hukuk Mahkemesince yerindeyaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucudüzenlenen bilirkişi raporları ile de gecekondunun parseldekibinaların yapılmasıyla yıkılmışolduğunun, ancak gecekondunun kim tarafındanyıkıldığının bilinemediğininbelirtildiği; davalı idare tarafından verilen savunmadilekçesinde, uyuşmazlığa konu yapının 2981sayılı Yasa uyarınca imar affına uğramamışve davalı idarenin malik olduğu hisse üzerinde kalmasınedeniyle 775 sayılı Yasa kapsamındayıkılmış olduğunun, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılması istemiyleverilen dilekçede ise taşınmazın KentselDönüşüm Projesi alanı içerisindekaldığı ve davacıya ait ruhsatsız yapınınyıkıma ilişkin idari bir karar alınarakyıkıldığı ve alanda kentseldönüşüm yapılarak konutların hak sahiplerineteslim edildiğinin öne sürüldüğüanlaşılmaktadır. Bu durumda,her ne kadar davalı idarece, uyuşmazlığa konu gecekondunun775 sayılı Yasa uyarınca yıkıldığıbelirtildikten sonra Kentsel Dönüşüm Projesi uygulamasıkapsamında karar alınarak yapınınyıkıldığı öne sürülmekte, dosyada bukonunun açıklığa kavuşmasınısağlayacak bilgi ve belge bulunmamakta ise de; sonuçitibariyle, yapının davalı idarece imar mevzuatı uygulanmaksuretiyle yıkıldığı konusunda tartışmabulunmadığı; buna göre, imar mevzuatıhükümleri çerçevesinde kamu gücükullanılarak davacıya ait yapınınyıktırılması sonucu uğranıldığıöne sürülen zararın tazminine ilişkin bulunandavanın, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları" kapsamında imarmevzuatı hükümleri çerçevesinde idari yargıyerince görülmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle, Danıştay Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile davalı vekilinin görevitirazının, Ankara 4.Asliye Hukuk Mahkemesince reddine ilişkin 23.10.2018gün ve E:2015/472 sayılı kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenleDanıştay Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile davalı vekilinin görev itirazının Ankara4.Asliye Hukuk Mahkemesince reddine ilişkin 23.10.2018 gün ve E:2015/472sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,24.2.2020 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy