T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/623
KARAR NO : 2020/146
KARAR TR: 24.02.2020
ÖZET : Güneş enerji santrali (GES) projesi için alınan proje onay bedelinin, davalı Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.'den (TEDAŞ) tazmin yoluyla tahsili istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : Güneş A Enerji A.Ş.
Vekili : Av. B.A.A.
Davalı:Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. GenelMüdürlüğü
Vekili :Av. M.N.Ç.G.
O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; davacı şirketin, Konya İli,Meram İlçesi, 251 Ada, 335 Parsel sayılıtaşınmazda kurulması planlanan GES projesinin onayıiçin Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş kurum olandavalı TEDAŞ'a başvurduğunu, davalı idaretarafından proje onayı için 23/08/2016 tarihli ve 16-298sayılı yönetim kurulu kararıylayürürlüğe konulan "Elektrik Tesislerinin ProjeOnayı ve Kabul İşlemlerine Ait Yetkilendirmelereİlişkin Usul ve Esaslar" uyarınca, TEDAŞ GenelMüdürlüğü Hizmet Satışı, Araç veGereç Kira Yönetmeliği esaslarıçerçevesinde talep edilen proje onay bedelininödendiğini ve bu bedelin tazmin yolu ile tahsili istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
Davalı vekili, süresi içinde verdiği cevapdilekçesinde, davanın idari yargı yerindeçözülmesi gerektiğinden bahisle görevitirazında bulunmuştur.
ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ: 30.5.2019gün ve E:2019/102 sayı ile, Davalı yanın idari yargıyoluna gidilmesi yönündeki yargı yolu talebinin yerindeolmadığına, adli yargı yolu bu davada sebepsizzenginleşmeye dayalı talebin Borçlar Hukuku vs.çerçevesinde çözümlenmesinigerektirdiğinden mahkemelerinin davada görevli olması sebebiyleitirazın reddine karar vermiştir.
DavalıTürkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.vekili tarafından, süresi içinde verilen dilekçe ileolumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle başvuruda bulunulmasıüzerine dilekçe, dava dosyası ile birlikte DanıştayBaşsavcılığı’na gönderilmiştir.
DANIŞTAY BAŞSAVCISI: "... 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2-1 maddesinde idari davatürlerinin;
"a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K: 1995/47 sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme:8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptaldavaları,
b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları,
c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar" olduğu, 2. bendinde ise;
" İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerinhukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütmegörevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığıkararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerinegetirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlemniteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimdeyargı kararı veremezler." hükmü yer almaktadır.
İdare tarafından, bir kamu hizmetininyürütülmesi dolayısıyla kamu gücükullanılarak tek taraflı iradeyle tesis ettikleri icrai işlemlerveya eylemlerden doğan uyuşmazlıkların idari yargımerciinde çözümlenmesi gerekmektedir.
İdarî işlemler, çeşitli hukukîetkiler doğurmak amacıyla yapılan tek yanlı ve icraîirade açıklamaları olarak tanımlandığında,"iradenin açıklanması" yönünden, buiradenin sahibi durumunda olan "İdarî makam" kavramıönem kazanmaktadır. Bu noktada, yalnızca işlemi yapanmerciye göre belirlenen organik ölçüt tekbaşına yeterli olmamaktadır. Yani idarenin her işlemiİdarî işlem olmadığı gibi, bütünİdarî işlemlerin kamu tüzel kişileri tarafındantesis edilmesi de söz konusu değildir. Bu açıdan,İdarî karar alma yetkisi ve gücüyledonatılmış olmalarına karşılık, gerekstatüleri ve gerekse teşkilatlanmaları ve yönetimleri bakımındanözel hukuk tüzel kişisi olup da, kamu hizmeti görenkuruluşlar, bu hizmetleri yerine getirirlerken kamu makamı gibihareket etmekte ve işlemleri de idare hukuku kurallarına tabiolmaktadır.
Yasama organı tarafından özel faaliyetler içinsöz konusu olmayacak bir ayrıcalıklar veyükümlülükler rejimine tabi tutulan ve sorumluluğu iledenetimi son tahlilde bir kamu otoritesi tarafından üstlenilenfaaliyetler, kamu hizmeti olarak kabul edilmektedir. Kamu hizmeti yerinegetirilirken sahip olunan ayrıcalıklara dayanılarak, tekyanlı irade beyanıyla tesis edilen, hukuk düzenindedeğişiklik yapan, başka bir deyişle, kişilerinhukukî durumlarında değişiklik meydana getiren etkili ve yürütülmesizorunlu işlemler iptal davasına konu edilebileceği gibi, buişlemler nedeniyle uğranılan zararların tazmini içintam yargı davası açılması damümkündür.
Olayda; davacı şirket tarafından, Konya İli, Meramİlçesi, 251 ada, 335 parsel için hazırlananGüneş A Güneş Enerji santrali (GES) projesinin davalıidare onayına sunulması üzerine talep edilen proje onaybedelinin ödendiği ve bu bedelin, tazmin yolu ile tahsiliamacıyla yargı yoluna başvurulduğuanlaşımış olup, dava konusu proje onay bedelinin, tektaraflı irade beyanı ile yürürlüğe konulanTEDAŞ Genel Müdürlüğü HizmetSatışı Araç Gereç Kira Yönetmeliği,Elektrik Tesislerinin Proje Onayı ve Kabul İşlemlerine AitHizmet Bedellerinin Hesaplanmasına İlişkin Usul ve Esaslar'dankaynaklandığı açık olduğundan, bu bedelintazmini için açılmış davada yargısaldenetimin, İdari yargıda yapılması gerektiği sonucunavarılmıştır.
SONUÇ : Açıklanan nedenle, güneş enerjisantrali projesi için alman proje onay bedelinin tazmin yolu ile tahsiliistemiyle açılan davada, 2247 sayılı Yasa'nın10'uncu maddesi uyarınca, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine..." şeklinde karar vermiştir.
Başkanlıkça, 2247 sayılı Yasanın 13.maddesine göre Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın da yazılıdüşüncesi istenilmiştir.
YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI: "...2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı kenar başlıklı 2. maddesinde, idari davatürleri: a) İdari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalarolarak sayılmıştır.
Elektrik enerjisine ilişkin faaliyetlerin bir koordinasyoniçinde yürütülmesi amacıyla 4628 sayılıEnerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve GörevleriHakkında Kanun ile 2001 yılında kamu tüzelkişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip ve bu Kanunile kendisine verilen görevleri yerine getirmek, enerjipiyasasını düzenlemek ve denetlemek üzere EPDKkurulmuştur.
Elektrik piyasası faaliyetleri, 4628 sayılı Kanun ile6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuatındaayrıntılı olarak düzenlenmiş, 6446 sayılıKanunun 4. maddesinde elektrik piyasası faaliyetleri; "piyasadafaaliyet gösterecek tüzel kişilerin üretim, iletim,dağıtım, toptan satış, perakende satış,piyasa işletim, ithalat ve ihracat faaliyetleri" olarak sıralanmıştır.Kanunda elektrik enerjisi iletim faaliyeti dışındaki diğerfaaliyetlerde, kamu tüzel kişilerinin yanında, özel hukuktüzel kişilerinin de hizmetlerin yürütülmesinekatılabileceği öngörülmüştür. Elektrikpiyasası faaliyetlerinin yürütülmesinde kamu-özelayrımı yapılmaksızın, kural olarak lisansalınması zorunluluğu getirilmiştir.
Bu durumda, elektrik piyasası faaliyetlerinin, arzgüvenliğini ve kamu hizmeti gerekliliklerini sağlayacak uyumiçinde yürütülmesi adına düzenleme, denetlemeve kolluk faaliyetlerinde bulunma işlevlerinin kamu gücüyleyerine getirildiği bir kamu hizmeti faaliyeti olduğuanlaşılmaktadır.
Öte yandan, elektriğin kamu hizmeti özelliği,“dağıtım” faaliyeti açısından elealındığında, 6446 sayılı Kanun,dağıtım şirketlerinin lisanslarında belirtilenbölgelerdeki tesislerde yenileme, ikame ve kapasite artırımyatırımlarını yapma, dağıtım sisteminebağlı ve/veya bağlanacak olan tüm sistemkullanıcılarına, eşit taraflar arasında ayrımgözetmeksizin elektrik enerjisi dağıtımı vebağlantı hizmeti sunma yükümlülüğügetirmiştir. Kanunda ve ilgili yönetmeliklerde,“dağıtım” faaliyetini yerine getirecekişletmelerin uyması gereken yükümlülükleraçıkça düzenlenmiştir. Buyükümlülüklerin yerine getirilmemesi doğrudan hizmetinaksamasına yol açacak niteliktedir. Bu nedenle elektrikpiyasası faaliyetlerinden "dağıtımın" kamuhizmeti niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Elektrik dağıtım piyasasının en temelaktörü TEDAŞ, tüzel kişiliğe sahip, 6446sayılı Kanun, 233 ve 399 sayılı KHK ve Ana Statühükümleri saklı kalmak üzere özel hukukhükümlerine tabi, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğusermayesiyle sınırlı, elektrik dağıtımıyla,elektriğin tüketicilere perakende satışı vetüketicilere perakende hizmet verilmesi ile iştigal eden bir iktisadidevlet teşekkülüdür.
6446 sayılı Kanunun 14. maddesinde, lisans alma veşirket kurma yükümlülüğünden muaf tutulacakkişilerin sisteme bağlanmasına ilişkin teknik usul veesaslar ile satışa, başvuru yapılmasına ve denetimyapılmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikledüzenleneceği belirtilmiştir. Bu madde uyarıncayürürlüğe konulan Elektrik Piyasasında LisanssızElektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin 9/2.maddesinde; "... diğer kaynaklar bakımındanbağlantı başvurusu uygun bulunan veya İlgili Şebekeİşletmecisi tarafından teklif edilen alternatifbağlantı noktası önerisini kabul edenler ile rüzgar vegüneş enerjisine dayalı başvurularda TeknikDeğerlendirme Raporu olumlu olanlara İlgili Şebekeİşletmecisi tarafından Bağlantı AnlaşmasınaÇağrı Mektubu gönderilir. Kendisine BağlantıAnlaşmasına Çağrı Mektubu gönderilengerçek veya tüzel kişilere, ... BağlantıAnlaşmasına Çağrı Mektubunun tebliğ tarihindenitibaren yüzseksen gün süre verilir. Gerçek veyatüzel kişiler söz konusu sürenin ilk doksan günüiçerisinde üretim tesisi ve varsa irtibat hattı projesiniBakanlık veya Bakanlığın yetki verdiği kurum ve/veyatüzel kişilerin onayına sunar. Proje onayına yetkili Kurumveya Kuruluş tarafından proje onayı için başvurudabulunan kişiler ile başvuru tarihlerini haftalık olarak internetsayfasında ilan eder. Doksan gün içinde proje onayıiçin başvuruda bulunmayan gerçek veya tüzelkişilerin bağlantı başvuruları geçersizsayılarak sunmuş oldukları belgeler kendilerine iadeedilir." hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, 3154 sayılı Enerji ve Tabii KaynaklarBakanlığının Teşkilat ve Görevleri HakkındaKanunun 2/1.j maddesinde, elektrik üretim, iletim, dağıtımve tüketim tesislerinin milli menfaatlere ve modem teknolojiye uygunşekilde kurulması ve işletilmesi için gerekli yükümlülükleriile ilgili olarak inceleme, tespit, raporlama, proje onay ve kabulişlemleri yapmak üzere; ihtisas sahibi kamu kurum vekuruluşlarını, 6446 sayılı Kanun kapsamındadağıtım lisansı sahibi tüzel kişileri veyaözel hukuk tüzel kişilerini görevlendirmek, yetkilendirmekveya bu tüzel kişilerden hizmet satın almak ve bu tüzelkişilerin nitelikleri, yetkilendirilmesi, hak veyükümlülükleri ile bu tüzel kişilere uygulanacakyaptırımları ve diğer hususları yönetmelikledüzenlemek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınıngörevleri arasında sayılmıştır. Bu maddeyegöre çıkarılan Elektrik Tesisleri ProjeYönetmeliğinin 4/1. maddesinde, proje onay biriminin (POB), elektriktesislerinin, hesap ve raporlarını inceleyerek projepaftalarını onaylamak üzere görevlendirilmişBakanlık birimini veya bu amaçla Bakanlık tarafındanyetkilendirilen DSİ, TEİAŞ, TEDAŞ, EDAŞ,EÜAŞ, OSB ve benzeri ihtisas sahibi kurum ve kuruluşlarıifade ettiği belirtilmiş; 8/1. maddesinde ise, "BuYönetmelik kapsamındaki elektrik tesislerinin proje onay veonaylı projelerine göre yapılan tesislerin kabul işlemlerive tutanak onay işlemleri yetkisi Bakanlığa aittir.Bakanlık bu yetkisini doğrudan kullanabileceği gibi buişlemleri ihtisas sahibi kurum, kuruluş veya tüzelkişilerle birlikte yapabilir ya da kurum, kuruluş veya tüzelkişilerden hizmet alarak ya da bu kurum, kuruluş veya tüzelkişilere yetki devretmek suretiyle yaptırabilir."hükmüne yer verilmiştir. Bu Kanun ve Yönetmelikhükümleri gereğince Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığıtarafından tesis edilen 26/07/2016 tarihli ve 19973 sayılıişlemle; elektrik tesislerinin proje onay, kabul ve tutanak onayişlemlerinin yapılması konusunda kurum ve kuruluşlarınyetkilendirilmesine ilişkin olarak yürürlüğe konulan"Yetkilendirme Tablosu" ile lisanssız üretim tesisi olanGES projeleri için davalı idare yetkilendirilmiş,sonrasında bu yetkilendirilme yenilenmiştir.
Bu itibarla, yukarıda bahsedilen düzenlemelerin birliktedeğerlendirilmesinden, dava konusu proje onay bedelinin, TEDAŞ GenelMüdürlüğü Hizmet Satışı, Araç veGereç Kira Yönetmeliği ile Elektrik Tesislerinin ProjeOnayı ve Kabul İşlemlerine Ait Hizmet BedellerininHesaplanmasına İlişkin Usul ve Esaslardankaynaklandığı, yukarıda belirtilen mevzuat uyarıncaçıkarılan Yetkilendirme Tablosu ile yetkilendirilen ve yinebelirtilen mevzuat hükümlerine göre üstünayrıcalıklara sahip olan, yükümlülükler rejiminetabi tutulan, sorumluluğu ve denetimi bir kamu otoritesi tarafındanüstlenilen kamu hizmeti niteliğindeki elektrik dağıtımfaaliyetini yürüten TEDAŞ GenelMüdürlüğü tarafından kamu gücünedayalı, re'sen ve tek yanlı olarak tesis edilen proje onay bedelinintazmini istemiyle açılan davanın görüm veçözümünde idari yargı yerlerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, DanıştayBaşsavcılığının 2247 sayılı Kanunun 10.maddesi gereğince yapmış olduğu başvurunun kabulüile Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/05/2019 tarihli ve 2019/102 Esassayılı görevlilik kararınınkaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir."yolundadüşünce vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Hicabi DURSUN’un Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ,Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan24.02.2020günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Başvuru yazısı ve davadosyası örneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı idarevekilinin, anılan Yasa'nın 10/2 maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvurudabulunması üzerine Danıştay Başsavcısı'nca,10. maddede öngörülen biçimde, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, güneş enerji santrali (GES) projesi içinalınan proje onay bedelinin, davalı Türkiye ElektrikDağıtım A.Ş.'den (TEDAŞ) tazmin yoluyla tahsilinekarar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ)tüzel kişiliğe sahip, özel hukuk hükümlerinetabi, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesi ilesınırlı, elektrik dağıtımıyla,elektriğin tüketicilere perakende satışı vetüketicilere perakende hizmeti verilmesiyle iştigal eden bir iktisadidevlet teşekkülüdür. Doğal tekel niteliğindekielektrik dağıtım faaliyeti 4628 sayılı Kanunöncesinde TEDAŞ tarafından gerçekleştirilmekte iken,4628 sayılı Kanun uyarınca, dağıtımsektörünün, EPDK tarafından verilen dağıtımlisanslarıyla bölgesel tekeller olarak işletilmesiöngörülmüştür. 17.03.2004 tarihinde YüksekPlanlama Kurulu'nun 2004/3 sayılı kararıyla onaylanarakyürürlüğe giren "Elektrik Enerjisi SektörüReformu ve Özelleştirme Stratejisi Belgesi" (Strateji Belgesi)ile elektrik dağıtım ve üretim alanları içinözelleştirme girişimi başlatılaraközelleştirme uygulamalarına dağıtımsektöründen başlanacağı belirtilmiş, StratejiBelgesi'ndeki eylem planına uygun olarak ÖzelleştirmeYüksek Kurulu'nun 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılıkararıyla TEDAŞ, özelleştirme programınaalınmıştır. Bu kapsamda, söz konusu YüksekPlanlama Kurulu kararı ekinde yer alan dağıtımbölgelerinin şirketleştirilmesinin tamamlanarak TEDAŞ'ınhissedarı olmuş ve dağıtım, perakende satışhizmeti yürüten 20 dağıtım şirketioluşturulmuştur. 6446 sayılı Elektrik PiyasasıKanunu'nun 30. maddesi ile mülga 4628 sayılı Kanun'un 14.maddesinin 2. fıkrasındaki "TEDAŞ'ın faaliyetalanında yer alan ve dağıtım faaliyeti için gerekliolan işletme ve varlıklar üzerinde, mülkiyeti saklıkalmak kaydı ile TEDAŞ ile belirlenen dağıtımbölgelerinde faaliyet göstermek üzere kurulan elektrikdağıtım şirketleri arasında işletme hakkıdevir sözleşmesi düzenlenebilir." kuralıuyarınca, TEDAŞ ile %100 hisselerine sahip olduğu 20 elektrikdağıtım şirketi arasında dağıtımvarlıklarının işletilmesine yönelik İdarî sözleşmeniteliğine sahip "İşletme Hakkı DevirSözleşmesi" imzalanmış ve ÖzelleştirmeYüksek Kurulu'nun 07.11.2005 tarih ve 2005/125 sayılıkararıyla da; sermayesinin %100'ü TEDAŞ'a ait olan ve elektrikdağıtım bölgelerinde dağıtım lisansıile TEDAŞ'ın uhdesinde bulunan dağıtım sistemininişletme hakkına sahip olan veya ileride sahip olacakdağıtım şirketlerinin hisselerinin blok olaraksatış yöntemi ile özelleştirilmesine kararverilmiştir.
Dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesinde"İşletme Hakkı Devri"ne dayalı "HisseSatış Modeli" uygulanmakta olup bu modele göreyatırımcı, özelleştirilen dağıtımşirketinin bulunduğu bölgedeki elektrik dağıtımlisansına sahip tek şirket olmaktadır. Ancak,yatırımcının işletme hakkınıdevraldığı dağıtım tesisleri ve bu tesislerinişletilmesinde varlığı zorunlu unsurlarınmülkiyeti TEDAŞ'ın uhdesinde kalmaya devam etmektedir.Yatırımcı, dağıtım şirketinin hisselerininsahibi olarak, TEDAŞ ile imzalanmış olan işletme hakkıdevir sözleşmesi çerçevesinde dağıtımvarlıklarının işletme hakkını elde etmektedir.Başka bir anlatımla, "hisse satış modeli"nde,mevcut varlıklar ile özelleştirme sonrasıyatırımcı tarafından gerçekleştirilecekyatırımlar sonucu oluşacak yeni varlıklarınmülkiyeti TEDAŞ'ta kalırken, yatırımcı,dağıtım tesislerinin ve bu tesislerin işletilmesindevarlığı zorunlu diğer unsurların işletmehakkı ile birlikte tüm yeni yatırımlarıgerçekleştirme yükümlülüğünüüstlenmektedir. Ayrıca yatırımcı, işletmehakkı çerçevesinde vereceği hizmeti ve üstlendiğiyükümlülükleri, 4628 sayılı Kanun ve ilgili altdüzenlemeler uyarınca ve EPDK'nın denetimi altındagerçekleştirmektedir.
Olayda; davacı şirketin, Konya İli, Meramİlçesi, 251 Ada, 335 Parsel sayılı taşınmazdakurulması planlanan GES projesinin onayı için Bakanlıktarafından yetkilendirilmiş kurum olan davalı TEDAŞ'abaşvurduğu, davalı idare tarafından proje onayıiçin 23/08/2016 tarihli ve 16-298 sayılı yönetim kurulukararıyla yürürlüğe konulan "ElektrikTesislerinin Proje Onayı ve Kabul İşlemlerine AitYetkilendirmelere İlişkin Usul ve Esaslar" uyarınca, TEDAŞ Genel Müdürlüğü Hizmet Satışı,Araç ve Gereç Kira Yönetmeliği esaslarıçerçevesinde talep edilen proje onay bedelinin ödendiğive bu bedelin tazmini için davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda; üstün ayrıcalıklara sahip olan veyükümlülükler rejimine tabi tutulan, sorumluluğu iledenetimi son tahlilde bir kamu otoritesi tarafından üstlenilen kamuhizmeti niteliğindeki elektrik dağıtım faaliyetiniyürüten davalı Türkiye Elektrik DağıtımAŞ. Genel Müdürlüğü (TEDAŞ) ile davacışirket arasında, elektrik dağıtım faaliyetininözelleştirilmesi sürecinde, tarife yolu ile tahsil edilemeyenyatırım tutarının tazmini içinaçılmış davada yargısal denetim, İdarîyargıda yapılması gerekmektedir. Ayrıca idarisözleşme niteliğine sahip olan işletme hakkı devirsözleşmesi ile daha sonra düzenlenen protokollerde yer alan,EPDK'dan tarife yoluyla tahsil edilemeyen yatırımtutarlarının TEDAŞ tarafındankarşılanacağı yolundaki hükümler,sözleşmenin idari sözleşme niteliğini ve yukarıdaizah edilen şekilde bu sözleşmeden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargı yerindeçözülmesi gerekliliğini ortadankaldırmamaktadır.
Belirtilennedenlerle Danıştay Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinceverilen 30.5.2019 tarih ve E:2019/102 sayılı görevlilikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Danıştay Başsavcısı'nca yapılan BAŞVURUNUNKABULÜ ile Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 30.5.2019 tarihve E:2019/102 sayılı GÖREVLİLİK KARARININKALDIRILMASINA, 24.02.2020 günündeÜyeler Şükrü BOZER,Mehmet AKSU ve Birol SONER'in karşı oyları ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞI OY
Davalı TEDAŞ 14/02/2018 gün ve 30332 sayılıResmi Gazetede yayınlanan Ana Statüsünde de belirtildiğiüzere; tüzel kişiliğe sahip, faaliyetlerinde özerk vesorumluluğu sermayesiyle sınırlı bir İktisadi DevletTeşekkülüdür. Teşekkül; 6446 sayılıKanun, 233 ve 399 sayılı KHK ve bu Ana Statü hükümlerisaklı kalmak üzere özel hukuk hükümlerine tabidir.
Tarihsel gelişim itibarıyla davalı kuruluşun hukukiyapısını incelemek gerekirse: Türkiye Elektrik Kurumu(TEK), Elektrik sektöründeki yapının yenidendüzenlenmesi amacıyla 1970 yılındaçıkarılan 1312 sayılı Kanun ile kurulmuş;özelleştirme politikaları çerçevesinde, BakanlarKurulunun 12.08.1993 tarih ve 93/4789 sayılı Kararı ile,Türkiye Elektrik Üretim-İletim A.Ş. (TEAŞ) veTürkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) adıaltında iki ayrı İktisadi Devlet Teşekkülü olarakyeniden yapılandırılmış ve 1994 yılındatüzel kişiliklerine kavuşmuşlardır. Daha sonra,dağıtımbölgeleri baz alınarak Kamu mülkiyetindeki elektrikişletmelerinin yeniden yapılandırılması suretiyleelektrik enerjisi dağıtım hizmetlerininözelleştirilmesine karar verilmiş ve Yüksek PlanlamaKurulu’nun 17.03.2004 tarih ve 2004/3 sayılı Kararıİle kabul edilen “Elektrik Sektörü Reformu veÖzelleştirme Stratejisi Belgesi” çerçevesindeÖzelleştirme Yüksek Kurulu’nun 02.04.2004 tarih, 2004/22sayılı kararı ile davalı Şirketin de bağlıolduğu TEDAŞ özelleştirme kapsam ve programınaalınmış, dağıtım bölgeleri yenidenbelirlenerek, Türkiye 21 dağıtım bölgesineayrılmıştır.
Bundan sonra Davacı şirket ile Davalı TEDAŞarasında davalının özelleştirme kapsamınaalınması ve 20 ayrı dağıtım şirketineayrılması kapsamında 24.07.2006 tarihinde"İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi"akdedildiği, Davacı Boğaziçi ElektrikDağıtım A.Ş (BEDAŞ) 2 Nisan 2004 tarihinde alınankarar ile diğer tüm elektrik dağıtım bölgelerigibi özelleştirme kapsamına alındığı,Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 07.03.2013 tarih. 2013/20sayılı kararı doğrultusunda da BEDAŞ'ta bulunandavalı TEDAŞ’ın hisselerinin tamamının 1.960milyon ABD Doları karşılığında bedelle enyüksek teklifi veren Cengiz-Kolin-Limak Ortak Girişim Grubunaİhale Şartnamesi çerçevesindesatıldığı, davalı şirketin %100 kamu hissesinin28.05.2013 tarihinde düzenlenen hisse satışsözleşmesiyle belirtilen girişim grubuna devredildiğianlaşılmıştır.
Tüm bu anlatımlar itibarıyla; davacı şirketin,hisselerinin özelleştirilmesinden önceDavalıTEDAŞ’a bağlı bir ortaklık yapısıylaçalıştığı, bu kapsamda taraflar arasındamuhtelif tarihlerde, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi veProtokoller imzalandığı, hisselerin tamamınınözelleştirilmesi sonrası ise devralan grup ileÖzelleştirme İdaresi Başkanlığıarasında hisse satış sözleşmesi düzenlendiğigörülmektedir.
6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunun 19/3 maddesinde:"Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişilerce yenidağıtım tesisleriyle ilgili yapılankamulaştırmaların gerektirdiği kamulaştırmabedelleri ile diğer giderler tarifeler yoluyla geri ödenir"
Hükmü bulunmakta,
Davacı ile davalı TEDAŞ arasında imzalanan"İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi"hükümleri incelendiğinde;
"Amaç" başlıklı 1.1 maddesinde:"...bu Sözleşme’nin amacı; İstanbul İliAvrupa Yakası Elektrik Dağıtım Bölgesi’nde yeralan ve TEDAŞ uhdesinde bulunan Dağıtım Sistemi’nin,Dağıtım Tesisleri’nin ve DağıtımTesisleri’nin işletilebilmesi için varlığızorunlu diğer taşınır ve taşınmazların,mülkiyet hakkı saklı kalmak koşuluylaBOĞAZİÇİ Elektrik Dağıtım AnonimŞirketi’ne İşletme Hakkının devredilmesi ileDağıtım Tesisleri’nin ve gerekli diğerunsurların iyileştirilmesi, güçlendirilmesi ve yeniDağıtım Tesisi yapımının esaslarını vetabi olduğu hükümleri belirlemektir"
"Sözleşmenin Konusu" başlıklı 3.1maddesinde: "3.1. Sözleşme’nin konusunu;Sözleşmede yer alan kapsam ve şartlar dâhilinde,Dağıtım Bölgesi’ndeki mevcut ve yeni yapılacakelektrik Dağıtım Sistemi’nin, DağıtımTesisleri’nin ve Dağıtım Tesisleri’ninişletilebilmesi için varlığı zorunlu diğertaşınır ve taşınmazların DağıtımFaaliyeti için İşletme Hakkının Devri, bu tesisleriniyileştirilmesi ve güçlendirilmesi ile ihtiyaç duyulanyeni dağıtım hat ve tesislerinin yapımı veSözleşme’nin herhangi bir şekilde sona ermesinde sözkonusu bütün tesislerin TEDAŞ’a veyaTEDAŞ’ın belirleyeceği kuruluşa geri devredilmesi ilebu konularda Tarafların her türlü hak veyükümlülüklerinin tespit edilmesioluşturmaktadır"
"Sözleşmenin Süresi" başlıklı4. Maddenin 4.1 kısmında: "4.3. Taraflarınsözleşmede tanınan tek taraflı olarak sözleşmeyisona erdirme hakları ile yürürlükteki mevzuattaöngörülen sona erme halleri saklıdır"
"Geri Devir" başlıklı 12. Maddenin 12.9kısmında: TEDAŞ İşletmeHakkı Devri sonrasında, Şirket tarafındanDağıtım Tesisleri’ne yönelikgerçekleştirilen ve sona erme ile birlikte TEDAŞ’adevredilen ve fiilen gerçekleşmiş yatırımlarınKurum tarafından onaylanmış tutarlarının tarifeleryoluyla geri alınamamış ana parasını, buSözleşme’nin sona erme tarihinden itibaren en geç biryıl içerisinde Şirket’e öder.
"UyuşmazlıklarınÇözümlenmesi" başlığı altında;
14.1.Bu Sözleşme’den doğanuyuşmazlıkların çözümündemünhasıran Ankara Mahkemeleri ve/veya İcra Daireleri yetkilidir.
14.2. Bu sözleşme’dendoğan uyuşmazlıkların çözümündeTürk Hukuku uygulanacaktır.
Düzenlemeleri yer almaktadır.
Ayrıca davacı ile davalı arasında TEDAŞtarafından Avrupa Yatırım Bankasından temin edilenkredilerden, davacının faaliyet alanındagerçekleştirilecek şehir şebekeleri projeleri içinkullanılacak tutarın anapara ve faiz ile tüm ferilerinin geriödemelerinin,dağıtım tarifelerinden elde edeceğigelirlerden karşılanmasına ilişkin usul ve esaslarınbelirlenmesine ilişkin protokoller imzalandığı, buprotokollerde de Ankara Mahkemeleri ile İcra Dairelerinin yetkilikılındığı görülmektedir.
Bir kamu hizmetinin yürütülmesi içinihtiyaç duyulan mal veya hizmet temini sırasında,"idarede kanunilik" ilkesi gereğince idarenin belirli usul veesaslara uyması zorunlu olup; işin sözleşmeyebağlanmasından önce geçen bu süreçte tesisedilen işlemlerin, kamu gücüne dayalı, re'sen ve tekyanlı olması nedeniyle idari işlem niteliğinitaşıması karşısında, yargısal denetiminin idarehukuku ilkelerine göre idari yargı yerlerinceyapılacağı tartışmasızdır. Ancak, işinsözleşmeye bağlanmasından sonraki işlemlerin hangihukuki rejime tabi olacağının tespiti için,yapılansözleşmenin konusu ile içerdiği hüküm vekoşulların niteliğinin ayrıca incelenmesi gerekecektir.
İdari sözleşme, idarenin kamusal yetkisine dayanarak,kamu hizmeti gerekleri ve kamu yararı nedeniyle yaptıklarısözleşmelerdir. Bunlar idarenin ayrıcalıklı veüstün hak ve yetkilerini içerirler. İdare, busözleşme hükümlerinde tek yanlı değişiklikyapabilir ya da sözleşmenin feshine gidebilir, Bu nitelikte olmayandiğer sözleşmeler ise, genelde özel hukuk alanında,özel hukuk kurallarına göre düzenlenir.
Davacı Şirketin gerçekleştirdiğiyatırım harcamalarını tarifelere yansıtamayacağınailişkin EPDK kararlarına karşı idari yargı yerindeaçtığı davanın "TEDAŞ'ınyatırımlara ilişkin gerekli izinleri EPDK'danalmadığı" gerekçesiyle reddedildiği, bununüzerine Davacı tarafından aralarındaki sözleşmeve protokollere dayanarak TEDAŞ aleyhine adli yargı yerinemüracaat edildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda özetlenen yasa düzenlemesi, sözleşmeve protokol hükümleri ile tüm dosya kapsamınınincelenmesinde; davacı özel hukuk, davalı TEDAŞ ise kamuhukuku tüzel kişisidir. Ancak TEDAŞ' ın özel hukukhükümlerine tabi olduğu ana statüsündeaçıkça düzenlenmiştir. Davacı 6446Sayılı Elektrik Piyasası Kanunun 19/3 maddesi uyarıncakendisine verilen yatırım bedellerini tarifeler yoluyla tahsilişlemini EPDK kararları nedeniyle gerçekleştiremeyincesözleşme ve protokollere dayanarak, Borçlar Hukuku ve TicaretHukuku ilkeleri gereği alacak davası açmıştır.
Yukarıda bazı maddelerinden bölümleralıntılanan sözleşme ile protokollerin,taraflarakarşılıklı olarak çeşitli hak veyükümlülükler getirdiği, tarafların serbestiradelerine dayandığı, ticari nitelikli olduğu,kamuhukukunun ve dolayısıyla kamu gücünün busözleşme ve protokollerde yerinin bulunmadığı;tarafların karşılıklı fesih yetkilerininbulunduğu gibi hususlara yer verildiği görülmektedir.
Davacı ile davalının özel hukukhükümlerine tabi oldukları tartışmasızolduğu gibi, dosyaya ibraz edilen sözleşme ve protokollerinincelenmesinde sözleşmelerin tarafların serbest iradesi ileoluştuğu görülmektedir. Bu sebeplerle idari yargıyetkisi kapsamında açılmış bir idari davabulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim dağıtım şirketleri ile TEDAŞarasında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesine dayananuyuşmazlıklarla ilgili adli yargı mercilerince verilen kararlaradair Yargıtay Hukuk Daireleri tarafından verilen ilamlar da buyöndedir.
Busebeplerle davanın görüm ve çözümününadli yargı yerinin görevine girdiğigörüşüyle çoğunluk kararınakatılmıyoruz.
Üye Üye Üye
Şükrü Mehmet Birol
BOZER AKSU SONER
Full & Egal Universal Law Academy