T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/3
KARAR NO : 2020/51
KARAR TR: 27.01.2020
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen zararın tazmin edilmesi istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacılar: Ş.E.'e velayeten L.İ.
Vekili : Av. B.V.O.
Davalılar:1- Hatay Su ve Kanalizasyon İdaresi GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. B.B.
2- Kırıkhan Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. S.D.
3- Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili : Av.D.A.K.
O L A Y: Davacılar vekili dava dilekçesindeözetle; davacının bisikletiyle yolda giderken, bisikletinkontrolünü kaybederek yolun kenarında bulunan dereyedüşmesi neticesinde yaralanması ve akabinde malulkaldığından bahisle 10.000,00.-TL maddi. 100.000.00.-TL manevizararın tazmini istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Davalılardan Hatay Su ve Kanalizasyon İdaresi GenelMüdürlüğü vekili, süresi içindeverdiği cevap dilekçesinde, davanın adli yargı yerindeçözülmesi gerektiğinden bahisle görev itirazındabulunulmuştur.
HATAY 1. İDARE MAHKEMESİ: 22.10.2019 gün veE:2017/2402sayı ile, dava konusu tazmin istemine dayanak olayındavalı idarelerce kamu hizmetinin eksik veya kusurlu olarak ifaedilmesinden meydana geldiği anlaşıldığından,davanın görüm ve çözüm yerinin idari yargıolduğu sonuç ve kanaatine varıldığıgerekçesiyle, davalı Hatay Su ve Kanalizasyon İdaresi GenelMüdürlüğü'nün görev itirazınınreddine karar vermiştir.
Davalı Hatay Su ve Kanalizasyon İdaresi GenelMüdürlüğü vekili tarafından, süresiiçinde verilen dilekçe ile olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılması istemiylebaşvuruda bulunulması üzerine dilekçe, dava dosyasıile birlikte Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’na gönderilmiştir.
YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI: "... 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu Kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; “Tanımlar”başlıklı 3. maddesinde, “Bisiklet: Üzerinde bulunaninsanın adale gücü ile pedal veya el ile tekerleğidöndürülmek suretiyle hareket eden motorsuztaşıtlardır. Azami sürekli anma gücü 0,25KW’ı geçmeyen, hızlandıkça gücüdüşen ve hızı en fazla 25 km/saate ulaştıktansonra veya pedal çevrilmeye ara verildikten hemen sonra gücütamamen kesilen elektrikli bisikletler de bu sınıfa girer.”hükmüne yer verilmiş; 10. maddesinde, yapım vebakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
2918 sayılı Kanun uyarınca, can ve malgüvenliği yönünden-karayollarında trafikdüzeninin sağlanması ve trafik güvenliğini ilgilendirenhususlarda alınacak tedbirler ile ilgili olarak, Yönetmeliktedüzenlenmesi işaret edilen ve gerekli görülen diğerhükümleri ve bunların uygulanmasına ait esas ve usulleribelirlemek amacıyla çıkarılan Karayolları TrafikYönetmeliğinin, 3. maddesinde bisiklet tanımına da yerverilmiş; 35. maddesinde, Motorsuz Taşıtların Tescilindeuygulanacak esasların neler olduğu belirtilmiş; “HızSınırları” başlıklı 100. maddesinde ise,motorlu ve motorsuz bisikletlerin yerleşim yeri içinde,dışında hangi hızda seyredebilecekleri kuralabağlanmış ve otoyollara giremeyecekleri ifade edilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Kanunun 19/01/2011 tarihli ResmiGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Kanunun 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafık kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır. / Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir.”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz.”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacınınçocuklarının bisikletle seyir halindeyken kazayaptıkları, bu kaza neticesinde oluştuğuönesürülen zararın tazmini talebiyle bakılan bu davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık Mahkemesinin 27/11/2017 tarihli veE.-K.2017/723-762 sayılı kararında da "2918sayılı Yasanın 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesininişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçenKanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu ..." denilmek suretiyle bu tür davalarıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu vurgulanmıştır.
Yukarıdaki açıklamalara göre, somut olayailişkin davanın da adli yargı yerinde görülmesigerektiği düşünülmektedir.
KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle 2247sayılı Kanunun 10 ve 13. maddeleri gereğince, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına,dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınagönderilmesine..." şeklinde karar vermiştir.
Başkanlıkça, 2247 sayılı Yasanın 13.maddesine göre DanıştayBaşsavcısı’nınyazılıdüşüncesi istenilmemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan27.01.2020 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Başvuru yazısı ve davadosyası örneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı HataySu ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğüvekilinin, anılan Yasa'nın 10/2 maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süreiçinde başvuruda bulunması üzerine YargıtayCumhuriyet Başsavcısı'nca, 10. maddede öngörülenbiçimde, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimGülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacının çocuğunun davalı idarelerinsorumluluk sahasında kalan yolda bisikleti ile seyir halinde iken meydanagelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen zararıntazmin edilmesi istemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; “Tanımlar” başlıklı3.maddesinde, “Bisiklet :(Değişik: 12/7/2013-6495/13 md.)Üzerinde bulunan insanın adale gücü ile pedal veya el iletekerleği döndürülmek suretiyle hareket eden motorsuztaşıtlardır. Azami sürekli anma gücü 0,25KW’ı geçmeyen, hızlandıkça gücüdüşen ve hızı en fazla 25 km/saate ulaştıktansonra veya pedal çevrilmeye ara verildikten hemen sonra gücütamamen kesilen elektrikli bisikletler de bu sınıfa girer.”denilmiş; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğuyolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara veyerlere trafik ışıklı işaretleri, işaretlevhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafikbirimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca, canve mal güvenliği yönünden; karayollarında trafikdüzeninin sağlanması ve trafik güvenliğiniilgilendiren hususlarda alınacak tedbirler ile ilgili olarak,Yönetmelikte düzenlenmesi işaret edilen ve gerekligörülen diğer hükümleri ve bunlarınuygulanmasına ait esas ve usulleribelirlemek amacıylaçıkarılan Karayolları TrafikYönetmeliği’nin, 3. maddesinde bisiklet tanımına dayer verilmiş; 35. maddesinde, Motorsuz Taşıtların Tescilindeuygulanacak esasların neler olduğu belirtilmiş;“HızSınırları” başlıklı 100.maddesinde ise,motorlu ve motorsuz bisikletlerin yerleşim yeri içinde,dışında hangi hızda seyredebilecekleri kuralabağlanmış ve otoyollara giremeyecekleri ifade edilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacınınçocuğunun bisikleti ile seyir halindeyken kazayaptığı, bu kaza neticesinde oluştuğuönesürülen zararın tazmini talebiyle bakılan budavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'ncayapılan başvurunun kabulü ile davalı Hatay Su veKanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü vekiliningörev itirazının reddine ilişkin Hatay 1. İdareMahkemesinin 22.10.2019 gün ve E:2017/2402 sayılıgörevlilik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nca yapılanBAŞVURUNUN KABULÜ ile davalı Hatay Su ve Kanalizasyonİdaresi Genel Müdürlüğü vekilinin görevitirazının reddine ilişkin Hatay 1. İdare Mahkemesinin22.10.2019 gün ve E:2017/2402 sayılı GÖREVLİLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 27.01.2020 gününde Üye AhmetARSLAN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞI OY
İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.
ÜYE
AhmetARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy